Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Ağız Yaraları Tedavisi

Ağız Diş kategorisine
30 Eylül 2011
eklenmiştir.

Ağız Yaraları Tedavisi

Ağız yaralarından birçok kişi (%25)muzdariptir. Aft diye de bilinen ağız yaraları(ülserleri), ağızda dil, diş eti, yanak, damak gibi hassas bölgelerde meydana gelen kişinin yemek yemesine, bir şeyler içmesine, konuşmasına engel olmakta hatta tükürük salgılarını bile kontrol edememesine neden olmaktadır. Sarı ya da beyaz renkli olabilen ülserler ve 1-2 mm kadar derinliğinde olabilmektedir. Ağız yaraları tek başına olabildiği gibi çok sayıda da çıkabilir. Bayanlarda daha sık oranda görülebilen ağız yaraları değişik sebeplere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Ağızda yaralara, ağızda normalde de bulunan Candida albicans olarak isimlendirilen bir mantar türü neden olmaktadır. Var olduğu halde her durumda hastalık yapmamasının nedeni ise bağışıklık sistemimizin bu tür mantarı yok edebilmesidir. Fakat tersi durumda ise aynı şeyi söyleyemeyeceğiz.

AĞIZ YARALARINDA ROL OYNAYAN ETMENLER

Ağız yaralarında değişik nedenler rol oynamaktadır. Ağız yaralarının birçoğu çok ciddi sorunlar olduğunu ifade etmez. Kişinin sağlıksız beslenmesi ya da diğer bir tabirle buna bağlı olarak bağışıklık sisteminin zayıflaması sadece aft değil tüm hastalıkların altında yatan temel nedendir. Ağız yaralarına maruz kalmadan önce vücut direncini artıracak şekilde beslenmeye özen göstermeniz gerekmektedir. Kendinize bakım yapmadığınızda aft oluşumu hızlanacak hatta sıklaşacaktır. Bağışıklık sisteminin zayıf olmasına sürekli antibiyotik kullanımı da neden olmaktadır. Bu nedenle her hastalandığımızda antibiyotik kullanımı doğru bir davranış değildir. Antibiyotik kullanımı böbreklere ve bağırsak ortamında yaşayan faydalı bakterileri yok etmektedir. Bunu ifade ettikten sonra aşağıda sıralanacak olanlara dikkat ederseniz ağız yaralarının oluşma ihtimalini azaltmış olursunuz. Aft oluşumunda etkili olan diğer faktörler şunlardır;

STRES: Çağımızın çoğu hastalıklarının en büyük nedenlerinden biri strestir. Stres yani sürekli gergin olma hali kişinin direncinin kırılmasına neden olur. Direnci kırılan insanda aft oluşumu hızlanabilir. Özellikle bu dönemlere, kadınların adet öncesinde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Doğal olarak stresi yok eden sarı kantaron çayını size tavsiye ediyoruz. Psikolojinizi düzeltmenize yardımcı olacaktır.
YİYECEKLER: Yediğimiz yiyeceklerin sertliği yumuşaklığı, sıcaklığı ve soğukluğu aft oluşumunu tetikleyebilir. Sert olan yiyecekler yumuşak olan ağız mukozasını tahriş edebili, aft oluşumuna zemin hazırlayabilir. Aşırı tuzlu, acı gıda tüketimi, aşırı sıcak yiyecekler de aft olumuna neden olur.
TRAVMA: Ağızda meydana gelen tahrişlere bağlı olarak ağız yaraları meydana gelebilir. Bu, diş fırçasının sert kullanımı ilgili olabilir ya da yanlışlıkla yanak veya dudakların ısırılması ile ilgili olabilir. Bunların dışında yanlış protez takılması yad sert yiyeceklerin tüketilmesine de bağlı olabilir.
DİŞ MACUNU: Diş macunlarının yapısında bulunan köpürtücü madde(sodyum lauryl sülfat) ağız aftının sebeplerindendir. Bu maddenin aşırı olmayan diş macunları tercih edilmelidir.
Ağız yaralarının diğer sebepleri ise Behçet Hastalığı, B12 vitamini eksikliği, aşırı C vitamini tüketimi, Konjonktivit, retinit, lokositoz, demir eksikliği, sigara içme olarak sayılabilir.
AĞIZ YARALARINDA TEDAVİ

Genellikle ağız yaraları kendi kendine bir haftaya kadar iyileşebilmektedir. Doktora görünüldüğünde doktorunuz size antibiyotik tedavisi ve ağız içi gargara verecektir. Bunlarla büyük oranda iyileşme sağlanabilmekte, tedavi hızlandırılabilmektedir. Bunların dışında ağız yaralarından muzdarip olmuş biri olarak size, misvak kullanımını tavsiye etmek istiyorum. Misvakın ağız içi asitlik derecesi ile aynı asitlik derecesine sahip olması aft oluşumunu engellemektedir. Misvak, ağız temizliğinin yanı sıra balgam sökücü, hafıza kuvvetlendirici ve güzel telaffuzu sağlama gibi olumlu etkileri de bulunmaktadır. Bunu dışında ağız yaralarından kurtulabilmek için yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilave edilerek sık sık gargara yapabilirsiniz. Aynı işlemi sirke kullanarak da yapabilirsiniz. Faydasını göreceksiniz. Bir diğer tavsiyeyi de Prof. Dr. Ahmet Maranki’ den dinleyelim.

Kuru üzüm, anason ve bal aynı oranda karıştırılır. Ezilerek ağız yaralarının üzerine sürülür.
Kuru üzüm, baldıran, kitre ve gül suyu eşit miktarlarda alınır. Ağızda tutularak sık sık gargara yapılır.
Kekik çiğnenir.
Eğer sıklıkla ağız içi yaralarınız oluyorsa ve iyileşmesi uzun süre alıyorsa bir hekime başvurmanız gerekir.

Ağız içinde oluşan, bazen tekrarlayıcı olan yaraların, basit bir vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceği gibi kanser, behçet ve frengi gibi ciddi hastalıkların da başlangıcı olabilir
Ağız yaraları, ağız içerisinde derin veya yüzeysel doku kaybına neden olan çoğu ağrılı ve sızılı belirtilerdir ve hepsinin de ciddi hastalıkların belirtileri olarak dikkate alınmaları gerekir. Ağız içerisindeki derin yaralar özellikle ağız içi kanserlerini düşündürmelidir. Genellikle daha önceden varolan kırmızı veya beyaz belirtiler üzerinden çıkarlar ve hızla yayılırlar. Erken tanı ve cerrahi çıkarma kesin sonuç verebilir. Çok sık olmamak üzere tüberküloz, frengi, bazı özel mantar hastalıkları gibi mikrobik hastalıklar da böyle derin yaralara neden olabilirler. Ayrıca çok seyrek görülen özel hastalıklar vardır. Daha sık görülen ve çok karışan grup yüzeysel yaralardır. ”Aft” bunların en sık görüleni olup, ”ağız yarası” sözcüğünün en çok kullanıldığı hastalıktır. Etrafı kırmızı, ortası sarımsı yara şeklinde olup, aniden ortaya çıkar ve 8 – 10 günde geçerler. Ağrılı olan hastalık, birden fazla sayıda ve sık yineleyerek seyrettiğinde çok rahatsız edici olabilir. Ayrıca çok sık yineleyen aftlar ”Behçet Hastalığının” da belirtisi olabilir. Frenginin ağız içi belirtileri yara halini aldığında aftlara çok benzer sıyrıklar yapabilir ve çok yanıltırlar. Basit yanıklar, ağız içerisinde kabarcıklar ve sonra sıyrıklar yaparlar ve pek çok hastalığı da taklit ederler. Bazı ilaçlara bağlı olarak, duyarlı kişilerde yanık gibi birden ortaya çıkan ve şiddetli ağrılı olan reaksiyonlar görülebilir. Bunların şiddetli şekilleri bazen yaşamsal tehlikelere neden olabilse de genellikle kendiliğinden 15 – 20 gün içerisinde geçme eğilimindedir. Benzer şekilde yanığımsı yaralarla başlayan ve iyileşme eğilimi göstermeden sürekli yayılarak ilerleyen ”Pemfigus” adlı hastalık bu grubun en önemli üyesidir. Aynı zamanda deride de benzer yaralarla süren hastalık, sürekli ağrılı, akıntılı ağız nedeniyle hastanın beslenmesini, sıvı alımını bozar ve çok ciddi yaşamsal tehlikelere sebep olabilir. Göz korkutan bütün bu hastalıklarda, bir deri hastalıkları uzmanının erken tanı ve tedavisi hayatı yeniden yaşanabilir hale getirecektir.

Tedavi
Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:

Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:
Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır.
“2% hydrogen peroxide” solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir.
Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir.
Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,
Yemeklerden önce aft bölgesine “xylocaine” solusyonu ya da ağız için hazırlanmış anestezik kremler uygulanabilir.
Aft üzerine uygulanacak “orabase”, “Gly-oxide”, “Cankaid”,”Ambesol” gibi ağız içi kremler uygulanabilir.
“sucralfate” tableti ılık suda eritip gargara yapılabilir.
Özellikle aftı başlangıç aşamasında “tetrasiklin” tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.
Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir topikal steroid “%0.1 lik triamcinalone” uygulanması ya da steroidli bir gargara “betamethasone syrup” ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.
“Chlorhexadine” gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır.
“Tetrasiklin” şurup la hazırlanan 12,500 unite “nystatin”, 1.25 mg “diphenhydramine”, ve 0.25 mg/m “hydrocortisone” karışımı ‘shotgun’ solusyonu olarak kullanılabilir.

agiz yaralari, agiz yarasi, agiz yaralari tedavisi, agiz yaralari tedavisi, agiz yarasi tedavi yontemleri, agiz yarasi tedavisi, agizda yara cikmasi, agizdaki yaralara cozumler,