Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Aile Planlaması

Aile kategorisine
13 Şubat 2012
eklenmiştir.

Aile Planlaması
Aile planlaması ve aile sağlığıyla ilgili herşeyi bulabileceğiniz yazımızı okumanızı ve sitemizi takip etmenizi öneririz.

Aile Planlaması sadece gebelikleri önlemek değil aynı zamanda çocuk sahibi olamayanlara da hizmet vermek, yol göstermektir. Aileler çocuk yapıp yapmamakta serbestirler. İstedikleri kadar çocuk sahibi olabilirler. Ancak aileler çocuk sahibi olmak istemiyorsa onlara yol göstermek Aile Planlaması Hizmetinin görevidir.
Ailelerin İstedikleri zaman İstedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır. Aile Planlamasında zorunluluk yoktur. Katılım gönüllüdür. Aileler eğitilir ve isteyene çocuk sahibi olabilmesi için isteyene gebelikten korunmak için hizmet verilerek yardımcı olunur.

AİLE PLANLAMASININ AMAÇLARI

1. Ailelerin istemedikleri halde çocuk sahibi olmalarını önlemek,
2. Kadınların sık aralıklarla ve fazla sayıda doğum yaparak sağlıklarının bozulmasını önlemek,
3. Çok genç yaşta veya ileri yaşlardaki kadınların gebe kalmalarını önlemek,
4. Doğurgan çağdaki kadınlara ve erkeklere üremenin nasıl olduğu ve doğum kontrolünün nasıl yapılacağı konusunda bilgi vermek,
5. Çocuk sahibi olmak isteyenlere yardımcı olup yol göstermek,
6. Çocukların daha sağlıklı yetişmesini sağlamaktır.

AİLE PLANLAMASININ YARARLARI
(Bu Hafta 22 Defa Okundu)
Anne Ölümlerini Azaltır: Anne ölümlerinin çoğu, sık aralıklarla, çok sayıda (4’ten fazla), 18 yaşindan küçük ve 35 yaşindan büyük annelerin yaptigi dogumlarda görülmektedir. Aile planlamasi hizmeti yüksek riskli gebelikleri önleyerek anne ölümlerini azaltir.
Düşükleri ve Düşüge Bagli Anne Ölümlerini Azaltir: Aile planlamasi hizmeti ile kadinlarin istenmeyen gebelikleri önlemeleri saglanarak düşükler azaltilmaktadir.
Bebek Ölümlerini Azaltir: Riskli gebelikler bebek ölümlerini artirirlar. Yüksek riskli gebelikler ve dogumlar aile planlamasi ile önlenir. Böylece bebek ölümleri azaltilabilir.
Dogurganlik Orani Azaltilir: Annelerin sahip olduklari çocuk sayisi arttikça anne ölüm orani yükselmektedir,Aşiri dogurganlik bebek ve çocuk sagligi açisindan da risk oluşturmaktadir. Aile planlamasi hizmeti ile dogurganlik azaltilirken, anne sagligi, çocuk sagligi iyileştirilmiş, dolayisiyla toplumsal ve ekonomik alanlarda da iyileştirilmeler saglanmiş olacaktir.
Saglikli Dogum Yaşi Saglanir: Anne ve çocuk sagligi açisindan, gebelik ve dogum için 18-34 yaşlar arasi en uygundur. Daha erken ve daha geç yaşlarda hastalik ve ölüm riski artar.
Saglikli Dogum Araligi Saglanir: Iki yildan kisa aralikli gebelik ve dogum yüksek risklidir. Kisa dogum araligi, hem anne ölümlerini, hem de bebek ölümlerini artirmaktadir. Gebelikler arasindaki süreyi uzatmak etkili bir aile planlamasi hizmeti ile gerçekleşebilir.
Çocuk Sagligina Olumlu Etki Yapar: Yüksek riskli gebelikler sonucunda meydana gelen dogumlarda ölüm olmasa bile, bebek çeşitli saglik sorunlariyla karşi karşiyadir. Bu sorunlar şunlardir: – Düşük dogum agirligi ve erken dogum
– Kötü beslenme (Malnütrisyon)
– Infeksiyon hastaliklari
– Fiziksel büyüme ve gelişme geriligi
– Doguştan sakatliklar
– Zeka düzeyinde gerilik

Aile planlaması, istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için ailelere verilen hizmetlerin tümüdür. Aile planlaması ailelerdeki kişi sayısını sınırlandırma anlamını taşımaz. Amaç anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü iki yıldan az aralıklarla yapılan doğumlar annenin vücut sağlığını önemli ölçüde bozmakta, gebelik sırasında riskleri artırmakta, hatta ara vermeden arka arkaya yapılan doğumlar anne ölümlerine neden olmaktadır. Ayrıca sık aralıklarla doğan çocukların anne karnında gelişmeleri tam olmamakta (doğum ağırlığı düşük bebekler), sakatlık oranı yükselmekte, bakımları güçleşmekte ve bebek ölümleri artmaktadır.

Bütün bunlar gözönüne alındığında aile planlamasının amaçlarını şöyle sıralayabiliriz ;

Bireyleri ve aileleri, üreme sağlığı konusunda eğitmek
Anne ölümlerini önlemek ve sağlığını korumak
Bebeklerin sağlıkla doğmalarını ve yaşamalarını sağlamak
Yüksek riskli gebelikleri önlemek
İstenmeyen gebelikleri önlemek
Çocuk sahibi olmak isteyenlere tıbbi yardım sağlamak
Bireyleri aile planlaması yöntemleri konusunda eğitmek.
Türkiye’de aile planlaması hizmetleri; Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan sağlık ocakları, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri ve hastanelerin yanında SSK hastaneleri, üniversite ve diğer kamu kuruluşlarının hastaneleri ve özel sağlık merkezlerinde verilmektedir. Kamu kuruluşlarında, kondom ve doğum kontrol hapları ücretsiz dağıtılmakta, rahim içi araç (RİA) ücretsiz ya da çok düşük bir ücret karşılığında uygulanmaktadır.
Aile planlaması yöntemleri
Aile planlaması amacı ile gebeliği önleyici yöntemler, etkinliği yüksek sağlıklı modern yöntemler ve etkinliği düşük eski yöntemler olarak iki grupta incelenmektedir.

A. Etkinliği yüksek, sağlıklı, modern yöntemler

1. Prezervatif (kondom, kılıf)
Erkek tohum hücrelerinin (spermlerinin) vajina(hazneye) dökülmesini, dolayısı ile sperm ve yumurtanın karşılaşmasını engelleyerek gebeliği önler. Bir başka özelliği de cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engelleyen tek yöntem olmasıdır. (örn: AIDS, sifiliz, bel soğukluğu vs.) Halk arasında kılıf diye de bilinir. Cinsel ilişki öncesi erkek tarafından doğru şekilde kullanıldığında koruyuculuk oranı % 95 – 98 ‘ dir. Her bir prezervatif bir defa kullanılmalıdır. Sağlığa hiçbir zararı yoktur.

2. Vajinal bariyerler (diyafram, sperm öldürücü krem, köpük, fitil)
Diyafram rahim ağzına takılarak spermlerin içeriye geçmesini engeller. Sperm öldürücüler, vajinadaki tüm spermleri işe yaramaz hale getirir.
Diyafram ve sperm öldürücüler birarada ve doğru kullanıldığında etkinlikleri artar. İlişkiden önce kadın tarafından yerine yerleştirilir. İlişkiden sonra en az 6 saat yerinde bırakılmalıdır. Sağlığa bir zararları yoktur.

3. Rahim içi araçlar (spiraller)
Rahim içine uygulanarak yumurtanın rahim içine naklini, spermlerin yumurtanın yanına gitmesini ve döllenme olsa bile rahim içinin özelliklerini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engeller. Çıkarıldığında doğurganlık geri döner. Yan etkileri yok denecek kadar azdır, kontrolleri düzenli olarak yapılrsa 10 yıl süre ile % 98 oranında korur.

4. Hormonal yöntemler (doğum kontrol hapları, iğneleri)
Hemen hepsi, yumurtlamayı durdurur, rahim ağzı tıkacını kalınlaştırarak spermin rahim içine girmesini engeller, rahim içi zarı inceltir.

Haplar ağızdan alınır, 21 ile 25 gün kullanılanları vardır.

İğneler aylık ya da 3 aylık iki ayrı formdadır. Enjeksiyon iğne tipine göre her ay, ya da 3 ayda bir kas içine yapılarak uygulanır. Kullanımları bırakıldığında doğurganlık geri döner.

Hormonal yöntem kullanmadan önce mutlaka bir muayeneden geçip hangi yöntemin nasıl kullanılacağı hekim ve çift tarafından kararlaştırılmalıdır. Koruyuculuk oranları doğru kullanıldıklarında % 100’e çok yakındır.

Özellikle 5 yıldan uzun süre hap kullanan kadınlarda kullanmayanlara nazaran rahim ve yumurtalık kanseri görülme sıklığı yaklaşık yarı yarıya azalmaktadır!.

5. Tüp ligasyonu (kadınlarda kordonların (rahim kanalları) bağlanması)
Kadınlarda yumurtanın geçtiği rahim kanallarının kapatılması ya da bağlanması işlemidir. Genellikle genel anestezi ile yapılan küçük bir ameliyat gerektirir. Böylece sperm ve yumurtanın karşılaşması engellenir. Geri dönüşü olmayan bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde adet bozukluklarına ya da hormonal değişime, cinsel istek azalmasına neden olmaz. Kesinlikle bir daha çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler tercih etmelidir.

6. Vasektomi (erkekte sperm kanallarının bağlanması)
Erkekte lokal anestezi ile spermin geçtiği kanalların kesilmesi veya bağlanması işlemidir. Geri dönüşü yoktur. Ancak erkeklik gücünde ya da cinsel ilişkide herhangi bir azalmaya veya değişmeye neden olmaz.