Bugün
sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler

Bademcik Kanseri

Cuma, 27 Ocak 2012
Bademcik Kanseri

Bademcik Kanseri

Her kanserde olduğu gibi bademcik kanseride yavaş seyreden, belirtileri dikkat edilmezse ilerledikçe ortaya cıkabilen sinsi bir kanser türüdür. Bademcik kanserinin ne olduğu, bademcik kanserinin belirtileri ve tedavisiyle ilgili bilgileri öğrenmek için yazımızı takip edebilirsiniz.

Bademcikler yutak girişinin her iki yanında birer adet bulunan, oval şekilli, üzerlerinde küçük yarıkları olan organlardır. Boyutları kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bademcik kanserleri tüm Kanser vakalarının %0,3ˊünü oluşturur. sigara içen, tütün çiğneyen, Alkol kullanan ve ağız hijyenine dikkat etmeyen kişilerde bademcik kanseri riski daha fazladır. Bademcik kanserleri her yaşta görülebilir, fakat hastalar sıklıkla orta ve ileri yaşlardadır.
Bademcik kanserleri genellikle geç dönemde bulgu verirler. Tanı anında yüksek oranda boyun lenf bezlerine yayılım vardır ve bazen hastalık bu lenf bezinin büyümesinden anlaşılır. Boğazda takılma hissi, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve aynı yandaki kulakta ağrı gibi şikâyetler ile de ortaya çıkabilir. Ateş, halsizlik, kilo kaybı ve gece terlemeleri gibi genel belirtiler de görülebilir. Muayene sırasında her iki bademcik arasındaki boyut farkının saptanması en önemli uyarıcıdır. Bunun dışında bademcik üzerinde kitle, renk değişikliği, ülser ve boyunda kitle saptanabilir.
Bademcik kanserinin erken teşhisi ile hastanın tedaviden göreceği yarar artar. Bu hastalıktan şüphe edildiğinde tanı koymak amacıyla bademcikten bir parça (biyopsi) alınır veya bademciğin tamamı ameliyatla alınır ve incelenir. Bademcik kanseri teşhisi alan hastaların lenf bezlerinin çıkarılması amacıyla boyun bölgesine de cerrahi uygulanır. Şua tedavisi (ışın tedavisi) cerrahi tedaviye bir alternatif olarak veya cerrahi sonrası tamamlayıcı tedavi olarak uygulanabilir. Bazı durumlarda Kemoterapiye (ilaç tedavisi) ihtiyaç duyulabilir.

Birçok kanser vakalarında, gizlilik süreci uzun olup, onu zamanında anlayabilmek çok zor bir iştir. Buna rağmen her kanser türü önceden bazı ipuçlarını verir. Onları ciddiye alarak zamanında müdahale edilmesi son derece yararlı olacaktır. Şu hiç unutulmamalıdır ki; “hangi tür kanser olursa olsun erken teşhis çok önemlidir.” Tümörlerde önceden görülen bazı belirtiler aşağıda sıralanmış olup, bu belirtilerin ciddiye alınması ve sebeplerinin mutlaka araştırılması kötü huylu tümör(kanser )olup–olmadığına doğru teşhis konulması çok yararlı olacaktır. Bu belirtiler kanserin mutlak belertiliri olmayıp kanser olabileceğine işarettir.

* * *
1) Vücudun herhangi bir yerinde şişlik olması. Lenf bezlerinin büyümesi, kızarması, ağrı olması, herhangi bir şişliğin ağrısız bir şekilde sürekli yavaş–yavaş büyümesi, gibi belirteler olursa lenf bezlerinin mutlaka tahlil ettirilmesi bu şişliklerin sebebinin araştırılması gerekir.

* * *
2) Yüz kısımdaki ben ve benzeri şişliklerin yavaş–yavaş büyümesi ve zamanla kendiliğinden parçalanarak oradan sıvı akarsa ya da o bölge devamlı ıslak kalırsa, ben üzerindeki kıllar birden dökülürse ve büyüme yaparsa benin pigment kanserine dönüşüp–dönüşmediğinin araştırılması gerekir.

* * *
3) Ciltteki yaraların uzun süre tedavi edilmesine rağmen iyeleşme göstermez ise ve yaraların kenarlarında müdür(kabarcık) çıkıntılar ortaya çıkarsa, bu durumda cilt kanseri olup olmadığı araştırılması gerekir.

* * *
4) Başın bir tarafı sürekli ağrı yapar ve tek taraflı kulak çınlaması olursa. Boyun kısmında birer şişlik ortaya çıkarsa.. Burun veya damak kanserinin olup–olmadığının araştırılması gerekir.

* * *
5) Boğazın bir tarafındaki bademcik yavaş–yavaş büyüme yaparsa ve o bölgede yanma, ağrı olmaz ise tedavilerine de olumlu cevap vermezse bademcik kanserinin olup–olmadığına bakılmalıdır.
6) Takma diş ve çürük dişlerin sürekli olarak dil kenarlarını aşındırarak o bölgede yara ve sert şişlikler meydana getirirse bu yaralar uzun süre tedavi edilmesine rağmen hiç iyileşme göstermez ise bu durumda dil kanseri olup –olmadığına bakılmalıdır.

* * *
7) Anormal bir öksürük olursa ve sık–sık öksürüp bazen öksürükle beraber kanlı balgam görülür ise. Göğüs kısmında ve sırtlarda belli bir noktada ağrı olursa akciğere bakılmalıdır.

* * *
8) Sebepsiz yere ses kesilir ve bu durum gün geçtikçe daha da ağırlaşır ise ve normal tedavilere cevap vermezse boğaz kanseri yada başka bir bölgedeki kanserin boğaz sınırlarına sıçramış olup olmadığının araştırılması gerekir.

* * *
9) Yemekleri yutkunurken zorlama yaparsa ve zamanla kuru gıdalar yutarken ağrı olursa. Şişlik belirlerse, yemek borusunda kanser olup–olmadığına bakılmalıdır.

* * *
10) Uzun süredir mide rahatsızlığı olanlarda midesinde ağrı şekli birden –bire değişir hiç beklenmedik bir ağrı şekli ortaya çıkarsa, midede şiddetli yanma olursa, iştiha birden kesilir sürekli kilo kaybına sebep olursa mide kanseri olup olmadığına bakılmalıdır.

* * *
11) Eskiden mide de hiçbir sorunu yokken birden –bire midede şiddetli bir rahatsızlık görülür ise. Mide ve bağırsaklara bakılmalıdır.

* * *
12) Sebepsiz yere durup–dururken yüzde solgunluk görülür ise, mide–bağırsak, ak kan, ilk, gibi, çok yönlü araştırmalar yapılması gerekir.

* * *
13) Karın yukarı kısmi, üst tarafta şiddetli ağrı yaparsa, düz yattığı zaman ağrı şiddetlenir, oturup öne eğildiği zaman ağrı kesilir ise ya da ayakları toplarsa ağrı hafiflerse pankras kanseri yâda başka yerdeki bir kanserin pankrasa geçip geçmediğine bakılması gerekir.

* * *
14) Daha önceden karaciğer hastalığı geçirenlerde, alkol kullananlarda, karaciğerin üst bölgesinde ağrı veya ağırlık, hissizlik görülür ise karının sağ üst tarafında sert şişlik belirlerse karaciğer kanseri olup–olmadığına bakılmalıdır.

* * *
15)Vücutta hiçbir hararet görülmeden, ağrı –sızı olmadan, karaciğer hastalık belirtileri görülmeksizin göz ve cilt renginde aşırı sarılık belirlenirse. Bu durum gittikçe ağırlaşır bir aydın daha uzun süre devam ederse, safra kesesinde veya pankrasta tümör olup–olmadığına bakılmalıdır.

* * *
16) Büyük abdest nöbetlerinde birden değişim olarak sık–sık gitme ihtiyacı ortaya çıkarsa, abdestte yapışkan sıvı veya kan belirlerse, büyük abdesttin şekli ince olup tedavilere cevap vermezse barsak tümörü olup–olmadığına bakılmalıdır.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • bademcik kanseri belirtileri
  • bademcik kanserinin belirtileri
  • bademcik yaraları
  • bademcikte yara
  • bademcik ustu kitle
  • kotu huylu bademcik
  • bademcik kanserinde iyilesme orani
  • saglikli bademcik sekli nasil olur
  • bademcikte renk degisikligi
  • bademcik kanseri nasıl anlaşılır

1. Yorumlar yazarken Türkçe kurallarına uyulması zorunludur.

2. Her üye yazdığı yorumdan kendisi sorumludur.

3. Küfür, argo ve hakaret içeren yorumlar asla yayımlanmaz.

Bu yorum Ahmet Aka tarafından 28 Ocak 2012 tarihinde yazıldı.

Paylaşım için çok tşk ederim…Elinize sağlık..

Copyright © Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri - sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler