Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Bel Soğukluğu Hastalığı Belirtileri

Cinsel kategorisine
9 Şubat 2012
eklenmiştir.

Bel Soğukluğu Hastalığı Belirtileri

İdrar yollarında, gözde, rektumda, üreme organlarında ve rahim ağzında yerleşen bakterilerin oluşturduğu hastalığa denir. Bel soğukluğu hastalığı belirtileri, nedenleri ve tedavisi hakkında merak ettiğiniz herşeyi sitemizden öğrenebilirsiniz. Sizinde varsa bu konuyla ilgili görüşleriniz bize yorum olarak yazabilirsiniz.

Gonokok adı verilen bakterinin (mikrop) neden olduğu gonore, en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Halk arasında bel soğukluğu hastalığı olarak da bilinmektedir. Tedavi edilmez ise özellikle kadınlarda önemli sağlık sorunlarına neden olur.

Gonorenin yaygınlığı nedir?

1995 yılı Dünya Sağlık Teşkilatı tahminlerine göre her yıl yaklaşık 62 milyon kişi hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık en sık Güney ve Güneydoğu Asya da görülmektedir. Son yıllarda Sovyetler Birliği nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Bağımsızlıklarını Yeni Kazanmış Devletler de de hastalığın giderek arttığı bildirilmektedir.

Gonorenin belirtileri nedir?

Gonore, kadın hastaların %80 inde herhangi bir belirti vermez. Belirti vermeyen kişilerin çoğu tedaviden yoksun kalırlar ve hastalığı bilmeden sağlam cinsel eşlerine de bulaştırırlar. Belirti veren kadınlarda, vajinadan yeşil veya sarı renkte fena kokulu akıntı olabilir. İdrar yaparken yanma ve ağrı vardır, sık sık ve az miktarda idrara çıkılır. İki adet arasında kanama şikayeti olabilir.

Erkeklerin çoğunda belirti vardır. Hastalık belirtileri mikrobun, bulaşmasından 2-6 gün sonra (kuluçka süresi),penisin ucundaki üretra (dış idrar yolu) ağzından sarı yeşilimsi cerahat akar. İdrar yaparken yanma ve ağrı vardır, sık sık ve az miktarda idrara çıkılır.

Gonore, gebe kadından bebeğine bulaşır mı?

Tedavi görmemiş gonoreli hamile kadın, doğum esnasında mikrobu bebeğine de bulaştırabilir. Mikrop yenidoğan bebekte göz iltihabına neden olur. Bebekteki bu göz iltihabı tedavi edilmez ise hastalık körlüğe neden olabilir.

Gonore kadın sağlığını olumsuz etkiler mi?

Gonore, zamanında ya da etkisiz ve tam tedavi edilmediğinde kadında önemli sağlık sorunlarına neden olur. Yumurta kanallarının iltihaplanması sonucu kısırlık, dış gebelik gelişebilir. Karnın alt kısmında kronik (süreğen) ağrı şikayeti olabilir.

Gonore erkekte de kısırlığa neden olabilir mi?

Erkek hasta tedavi edilmediğinde meni yollarında iltihap ve bunun sonunda da kısırlık ortaya çıkabilir.

Gonorenin tanısı basit midir?

Gonorenin tanısı çok basittir. Penis ucundaki veya vajinadaki akıntıdan alınacak bir örnek mikroskop altında incelenerek gonore olup olmadığı basit olarak söylenebilir. Hastalığın tanısı hekim tarafından konulmalıdır.

Gonorenin tedavisi var mıdır?

Gonore antibiyotiklerle kolayca tedavi edilebilen bir hastalıktır. Mikrop, bilinçsiz ve recetesiz antibiyotik kullanımına bağlı olarak bazı antibiyotiklere karşı direnç kazanmıştır. Bu nedenle hekim recetesi dışında antibiyotik kullanımından sakınılmalıdır. Cinsel eşin de muayenesi ve gerekirse tedavisi gerekmektedir. Gonore vakaları ve cinsel eşleri, hastalık tam tedavi oluncaya kadar cinsel ilişkiden kaçınmalıdır.
Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayınız!
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz.
Cinsel eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız.
Gonoreden nasıl korunulur?
Cinsel ilişkide kondom kullanınız.
Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız.
Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız.
Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız.
Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırınız.

Gonore adıyla da bilinen belsoğuklu-akut ya da kronik gidişli, daha çok id­rar yolları ve üreme organlarının muko­zasına yerleşen ve cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıktır. Enfeksiyon kan dolaşımı oluyla vücudun dölyolu, dölyatağı tüpepididim kanalı, prostat, eklemler, jnjunktiva (göz dış zan), yutak ve kalp başka bölümlerine de yayılabilir.Belsoğukluğu tanısında en güvenilir yöntem irinli akıntıda gonokoklann aranmasıdır. Akıntı bir lam üzerinde toplanır, sabitleştirilir, bo­yanır ve opak mikroskopla incelenir. Enfeksiyon varsa mikroskopta çok sayıda granüllü nötrofil ve bunların sitoplazmasında yer alan go-nokoklar görülür. Aşağıdaki mikroskop fotoğrafında okla işaretli ola­rak küçük kahve çekirdeklerini andıran gonokoklar görülmektedir. Bunlar kullanılan boyama yöntemine göre koyu mavi ya da kırmızı renkli olabilir. Enfeksiyon uzun süredir varsa mikroorganizmalar hüc­re sitoplazmasının dışında da görülebilir.
NEDENLERİ

Belsoğukluğunun etkeni, gonokok cin­sinden Neisseria gonorrhoeae türü bak­teridir. Bu mikroplar bir kapsül içinde ve genellikle ikili gruplar halinde bulu­nur. Mikroskopla bakıldığında kahve çekirdeklerini andıran tipik bir görü-Dümleri vardır. Erkekte siyekten alınan irinli akıntı Örneği incelendiğinde gono-koklar akyuvarların içinde görülür. Özellikle hastalığın kronik biçiminde serbest bakterilere de rastlanır.
YAYILMASI
BeIsoğukluğu cinsel ilişkiyle bulaşan ıtalıklarm en yaygınıdır; erişkinler .sında tek bulaşma yolu da cinsel iliş-Özellikle 1960′Iann başından bu a hastalık gençler arasında daha sık görülmektedir. Gonokoklann en önemli kaynağı, enfeksiyonun kuluçka döne­minde olduğu hastalar ve belirti verme­yen kronik olgulardır.
BELİRTİLERİ
Hastalığın 48-72 saat süren kuluçka döneminden sonra ilk klinik belirti ortaya çıkar. Hasta siyeğin dış ucunda yanma duyar. Siyeğin ucu kızarmış, şişmiş ve aşırı kanlanmış durumdadır. Birkaç saat sonra san-yeşil renkte irinli bir akıntı başlar. Akıntı kendiliğinden ya da penis başı sıkıldığında bol miktarda gelir. İd­rar yaparken duyulan yanma gittikçe ar­tar ve bazen idrar yapmayı zorlaştırır. Hastada baş ağrısı, halsizlik ve hafif ateş görülebilir, ama hastalık genellikle ağır belirtilere yol açmaz. Hastanın iki ayrı kaba idrar yapması istendiğinde (Thompson testi) ilk kaptaki idrann da­ha bulanık olduğu ve içinde hemen dibe çöken artıkların bulunduğu saptanır. Bu­na karşılık ikinci kaptaki idrar daha ber­raktır. Bu durumda hastada ön siyek akut gonokok enfeksiyonu olduğu düşü­nülür. Ön siyek deyimi enfeksiyonun si­yeğin dışa yakın bölümünde bulunduğu­nu anlatır. Bu bölüm yapısından ötürü sandalsı çukur denen genişlemiş alandır.Enfeksiyon önemsenmez ya da tam tedavi edilmezse kronikleşir. Kronikle­şen enfeksiyonda akıntı gittikçe azalır ve belirtiler büyük ölçüde geriler.
Önce sülfamitlerin, daha sonra da penisilinin kullanıma girmesiyle belso­ğukluğunun komplikasyonları çok azal­mıştır. Bu tür ikincil sorunlardan örne­ğin anüs çevresinde dolgunluk duygusu, dışkılama ve idrar yapma sırasında ağ­rıyla kendini belli eden prostat iltihabı günümüzde ender görülmektedir. Pros­tatın düzbağırsak (rektum) yoluyla ya­pılan muayenesi hastaya çok ağrı verir ve prostat bezinin elle sıkılmasıyla idrar yolundan hastalığa özgü parçacıklar atı­lır. Belsoğukluğunun günümüzde de gö­rülen bir komplikasyonu epididim ilti­habıdır (epididimit). Bu hastalığın belir­tileri siyekte irinli akıntı birikmesiyle birdenbire ortaya çıkar. Başlıca belirti­ler şiddetli ağrı, enfeksiyonun yerleştiği erbezinde şişme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğudur. Hastalığın her iki erbezine yayıldığı durumlarda erken te­davi yapılmazsa, ersuyu (sperma) kana­lı tıkanmasına bağlı kısırlık gelişir.Belsoğukluğu kadınlarda erkeklere göre çok daha sessiz gidişlidir. Genel­likle fark edilmez ya da kadınlarda sık görülen sıradan bir “akıntı” olduğu dü­şünülerek önemsenmez. Belsoğukluğu kadınlarda daha çok dölyatağı (rahim) boynu kanalına yerleşir; bu kanal dölya-tağıyla dölyolu arasındaki geçiş bölgesi­dir. Bazen de hastalık siyektedir. Kadın­larda siyek daha kısa ve az karmaşık ya­pıda olduğundan, enfeksiyon siyekteyse şiddetli belirtiler görülmez; yalnız idrar yaparken ağn vardır. Buna karşılık en­feksiyon dölyatağı boynundaysa dölyo-lundan bol miktarda san-yeşil renkte akıntı gelir. Bu dönemde yapılan jineko­lojik muayenede dölyatağının dölyoluna açılan ağzında ödem, kan toplanması, şişkinlik ve kızarıklık” gözlenir. Bölge yüzeyini döşeyen mukoza örtüsü zede­lenmiştir ve kolayca kanar. Ayrıca döl­yatağı boynu kanalından bol miktarda akıntı gelir. Bu akıntıdan alınan örneğin bir lam üzerine damlatılıp metilen mavi­si ile boyanarak mikroskopta incelen­mesiyle hemen tanıya varılır.
Hastalığın komplikasyonlan erkek­lerde olduğu gibi kadınlarda da enfeksi­yonun yukarıya doğru yayılmasına bağ­lıdır. Başlıca komplikasyonlan dölyolu ağzmm her iki yanında bulunan Bartho-lin bezlerinin enfeksiyonu, dölyatağı iç duvarının enfeksiyonu (endometrit), yu­murtalık iltihabı ve tüplerin iltihabıdır (salpenjit). Bunlardan özellikle yumur­talık ve tüplerin iltihabı çok ciddi so­nuçlar doğurur; iltihabın her İki yumur­talığa yerleşmesiyle tüpler tıkanır ve kı­sırlık gelişir. Bartholin bezlerinin iltiha­bında büyük dudaklarda belirgin şişme, aynca şiddetli ağrı, kızarıklık ve bezle­rin salgı kanalından çıkan irinli akıntı görülür. Eskiden çok yüksek ateş yapan bu iltihap uzun süreli tedavi, hatta ba­zen bu bezlerin kesilmesini ve irinin dı­şarı akıtılmasını gerektirmekteydi. Gü­nümüzde ise tıbbi tedavi bu hastalıkta başarılı sonuçlar vermektedir. Enfeksi­yonun yumurtalık ve tüplere yayılması durumunda başlıca belirtiler kamın de­rinliklerinde duyulan ağn ve bazen peri­ton zedelenmesi sonucunda gelişen kann Ön duvan kaslarında sertleşmedir. Bütün bu komplikasyonlarda aynca ateş yükselir ve genel durum bozulur.
Gonokok enfeksiyonlan bebek ve çocuklarda da görülebilir. Ama yenido-ğanda konjunktivit ve göz iltihabı (pa-noftalmit) sonucunda körlüğe neden olan belsoğukluğu olgulan artık tarihe kanşmıştır. Eskiden belsoğukluğunun bu korkunç komplikasyonundan korun­mak için doğumdan hemen sonra bebe­ğin gözüne gümüş nitrat damlatılması pek çok ülkede yasal zorunluluktu. Crede yöntemi denen bu yolla hastalı­ğın doğum anında annenin dölyolundan bebeğin gözlerine bulaşması önleniyor­du. Erişkin kadınlarda dölyolunun yapı­sal özelliği gonokok enfeksiyonlarının dölyolunda yerleşmesine olanak ver­mez. Oysa çocuklarda kirli bezler, ter­mometre ve tedavi malzemesinin kulla­nılması ya da çocuğun tecavüze uğra­ması sonucunda dölyolunda gonokok enfeksiyonu görülebilir. Çocukta bu en-feksiyonlann klinik belirtileri çok ağır­dır. İdrar yaparken ağn ve yanma, bü­yük ve küçük dudaklarda ödem, kıza­rıklık, kan toplanması ve bol miktarda irinli dölyolu akıntısı vardır. Ateş çok yüksektir ve çocuğun genel durumu be­lirgin biçimde bozulmuştur. Bu olgular­da erken ve kesin tanı çok önemlidir.

BELİRTİLER
İdrar yolundan (ureta) koyu kalın cerahat gibi akıntı;
Yanma, sık idrara çıkma.
Bel soğukluğuna Neisseria gonorrhoeae bakterileri neden olur. Çabuk bulaşan bir hastalıktır. ABD’-de her yıl kabaca 3 milyon vaka görülür. En çok 15-29 yaş grubunda görülür. Ekseriyetle cinsi ilişkiden geçer. Hem kadınlarda hem erkeklerde olabilir. Fakat kadınlar daha çok taşıyıcı durumundadır, onlarda en azından üç beş hafta veya ay belirtiler ortaya çıkmaz. Homoseksüel erkeklerde de farenks veya rektum etkilendiğinde hiç belirti görülmeyebilir.
TEŞHİS
Erkeklerde ilk belirtiler bakteriyi aldıktan 2 gün ila 2 hafta arasında ortaya çıkar. Önce idrar yolunda bir sızlama duyulur sonra idrara çıkmak acı vermeye başlar ve sütlü görünümünde bir akıntı fark edilir. Enfeksiyon ilerledikçe idrar yolundaki ağrı artar ve cerahat gibi krem yoğunluğunda akıntı da çoğalır. Kadınlarda belirti 1 ila 3 hafta arasında meydana çıkmayabilir. Enfeksiyon genellikle rahim boynunda ve üreme organlarında oluşur fakat idrar yollarına da yayılabilir. Bazı kadınlarda bel soğukluğu çok ağrılı sık ve acil idrara çıkma gereği uyandırır ve çok miktarda cerahat görünümünde bir akıntı ya vaginadan ya da idrar yollarından gelir. Gene de bazı kadınlarda tek belirti vaginadan gelen akıntının biraz artması ve sadece muayeneyle fark edilebilecek kadar bir iltihaplanmadır. Bu belirtiler o kadar hafif olabilir ki, bazı kadınlar enfeksiyonu aldıklarını hissetmeyebilirler. Ekseriyetle bir kadının bel soğukluğu olup olmadığını anlamanın tek yolu ilişkide bulunduğu erkeğin bu hastalığa yakalanmış olmasıdır. Her iki cinste de rektal (makat) bel soğukluğu enfekte olmuş kimseyle anal ilişkiden kaynaklanır veyagenital (tenasül organlarının bölgesi) bölgedeki enfeksiyonun yayılmasıyla meydana gelir. Anüs bölgesinde ve tuvalete çıkarken rektumda rahatsızlık hissedilebilir fakat birçok vakada hiç belirti olmaz. Oral (ağız yoluyla) seks gırtlakta bel soğukluğuna neden olur. Boğaz yanar, yutkunurken acı duyulur, boğaz ve bademciklerde kırmızılık görülür. Gene birçok kimse hiç belirti hissetmeyebilir. Eğer enfeksiyon göze yayılırsa konjonktivit (göz zarı iltihabı) olabilir.
TEDAVİ
Bel soğukluğu oldukça bulaşıcı bir rahatsızlıktır. Bu nedenle enfeksiyon tamamen ortadan kalkmadan cinsi ilişkiye girmemeniz önemlidir. Erkeklerde komplikasyonların (hastalığın doğurduğu problemlerin) tedavisi için, prostat iltihaplanmasında küvetin yarısına kadar sıcak su doldurup girmek ve yatak istirahat! uygulanır. Eğer skrotumun (torbanın) arkasındaki tüpler iltihaplanırsa soğuk buz torbaları koymak ve hareket etmemek gerekir. Kadınlarda tüplerin iltihaplanması yatak istirahatıyla geçmezse cerrahi müdahale gerekebilir. İltihaplı bölgelerde iltihabın seyrini belirlemek için kültür uygulaması, tıbbi tetkik için mikropların üretilmesi önerilir.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • bel soukluu belirtileri