Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Beslenme Alışkanlıkları

Beslenme kategorisine
8 Aralık 2011
eklenmiştir.

Beslenme Alışkanlıkları

Beslenme alışkanlıkları çocuklarda bu dönemde en önemli nokta çocuğun süt dışındaki besinleri yemeye alıştırılmasıdır. Bu gıdalar onun hoşlanacağı şekerleme, pasta, kurabiye ve bisküvi değil esas öğünlerdeki alması gerekli besinler olmalıdır. Çünkü bebeğin yeterli ve dengeli beslenmesi, büyüme ve gelişmesi buna bağlıdır. Öğünlerde sadece tatlı kolay yenen gıdaları alması öğünlerdeki gerekli besinleri almasını engellediği gibi ayrıca diş çürümelerine de neden olmaktadır.
Süt çocukları aldıkları gıdaların tadını ve yumuşak sert, acı, ekşi oluşunu öğrenmeli ve alıştırmalıdır. Bu çocuklar kaşıkla beslenmeye, bardaktan su içmeye ve besinleri çiğneyerek yutmaya alıştırılmalıdır. Süt çocukların da bebeklerde beslenme alışkanlıklarının önemi çok özel bir yere sahiptir. Yanlış beslenme alışkanlığı kazandırılması ve çocuğun malnütrüsyon dediğimiz yeteriz ve dengesiz olarak beslenmesine neden olabilir.

Anneler beslenmeyi karın doyurma olarak algılayıp “yesinde nasıl yerse yesin” düşüncesi ile hareket ederlerse çocuklar genellikle tek tip beslenmeye alışmakta veya besin değeri düşük tek taraflı olarak beslenmektedirler. Bunun sonucu hem büyüme ve gelişmeyi etkiler, hem de ileride ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Onun için çocuklara ek besinlerin zamanında verilerek alıştırılmaması ondan sonraki yaşlarda süt kıvamında olmayan pütürlü besinleri almasını güçleştirmektedir. Çocukların bazı besinlere alışamamasının bir diğer nedeni de ailelerin çocuk beslenmesi ve beslenme konusundaki yanlış ve basit inançları, sosyal adetleridir.

Kaşıkla beslenen süt çocuğunda “dil ile itme refleksi” vardır. Ağızlarına dokunan kaşığı dileri ile iterler. İlk kez verilen su ve süt gibi çok sulu besinleri ağızlarında dolaştırırlar ve dışarıya doğru iterler ve çıkarırlar. Çoğu zaman ilk denemeler başarısızlıkla sonuçlanır. Şekerli süte alıştırmak daha kolaydır. Erken yaşlarda başlayarak alıştırmak gereklidir. Bunun için bebek annesinin kucağında ve başı biraz yukarıda olacak şekilde, su ya da meyve suyu, kaşıkla verilerek ilk adım atılmalı ve başlangıç yapılmalıdır. Alıştırıldıktan sonra daha koyu olan muhallebi tarzında besinleri alması kolaylaşmış olur.

Çocuğunuz büyüdükçe doğal beslenen anne memesini, yapay beslenenler biberonlarını tutmak isterler. Tabaklarını kaşıklarını tutarlar. 6 ila 8 aylarda kaşığı ve bazende ellerini tabağa daldırırlar. Bu fena bir alışkanlık değildir. Kendi kendini beslenmeye yöneltmektedirler. Çocuklar 5-6 aydan itibaren bardaktan su içmek isterler. Buna alışmaları için sevdikleri meyvesuları ya da suyu küçük fincanlarla vermek onları cesaretlendirir. İlk deneyimlerinde öksürebilir ve devam etmek istemezlersede daha sonra rahatlıkla yatabilirler.

Hayatın 6. ayına kadar, besinleri yutmaya alışmıştır. Sulu ve yumuşak besinler verilmesi sürdürülürse, dişleri çıktıktan sonra da çiğnemek istemezler. 6.aylıktan başlayarak dişleri çıkmaya başlar. Diş etlerindeki kaşınma nedeniyle eline geçen herşeyi ısırmaya çalışır. Bu dönemde eline bisküvi ya da ekmek kabuğu verilerek çiğnemeye yutmaya alıştırılması önerilebilir. Ancak bu sırada çocuk yalnız bırakılmamalıdır. Çocuk tıkanır, nefes alamaz veya boğulma riskiyle karşı karşıya olabilir. Isırmaya alıştığı zaman oyuncaklarını, kendi elini hatta anne memesini ısırabilir. Bu durumda annenin şiddetli tepkisi çocuğun memeyi bırakmasına neden olabilir. Annelerin iç güdüsel ya da bilinçli hoş görüşü sayesinde arada bir çıkan tartışmaya rağmen emzirme iyi gider.

Süt çocukları 9-12 aylar arasında, kucakta beslenme yerine ailesi ile birlikte masada yemek yemeyi arzular, ve ister. Türk toplumunda çocuklar annelerinin kucağında sofraya oturtulur. 9-10 aylık olunca kendi başına oturur kaşıkla oynamaya başlar, döker, saçar kendi kendine neşeli bir ortam geliştirir. Elbisesini veya çevreyi kirletir. Sofra özlemi ve başarılı bir beslenme alışkanlığı kazanacağı düşünülerek anlayışlı davranmak gerekir. Yemeklerde oynamasına tatlılıkla engel olunursa, yemek yemenin önemini kavrayacak ve zamanla daha uyumlu davranacaktır. Zorla yedirmek yerine sofradan kaldırmak psikolojik iştahsızlık gelişmesini önlemek yönünden daha yararlı olur.

Markette birlikte alışveriş yaparken kendinizi ödüllendirmek için dondurma alacağınızı söylemeyin. Bunun yerine sebze ve meyve bölümüne gidin ve en sevdiğiniz meyveyi alın. Ne kadar güzel göründüğünden, kokusundan, renginden ve bunları yemekten nasılda hoşlandığınızdan söz edin. Çocuğunuz böylelikle sağlıklı yiyeceklerinde ödül olabileceğini öğrenecektir.

Beraber televizyon izlediğinizde gösterilenler üzerine yorum yapmaya başlayın. Kullanılan pazarlama stratejilerine dikkati çekin. Reklamlarda söylenenlere karşıt görüşler dile getirin. Çocuklara yönelik pazarlama stratejilerinin bir yönü de çocukların yiyecek firmalarının onların yanında olduğunu düşünmesini sağlamaktır. Bu fanteziye izin vermeyin. Çocuklarınıza reklamların sadece insanların daha fazla para harcamasını sağlamaya çalışmasından başka bir şey olmadığını bilmesini sağlayın.

Doyduklarını hissettiklerinde çocukları yemek yemeyi bırakmaya teşvik edin. Bu alışkanlığı edinmek ebeveynler için zordur çünkü pek çok yetişkinin anne babaları onları küçükken tabaklarındakileri bitirmedikleri için azarlamışır. Günümüzde bu taktik pek çok çocuk için artık faydalı değildir. Ebeveynler tersine çocuklarını bebeklikten itibaren, doyduktan sonra yemek yemekten caydırmalıdırlar.

Bebeklik döneminde katı gıdalar verilmeye başlanmasından itibaren yemek yemeyi çocuğunuzun tüm dikkatini verdiği bir iş haline getirin.Mama sandalyesinde ya da yemek masasında televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir yer olsun.

Okula giderken eline kek, meyve suyu gibi veya para vererek okulda kantinden birşeyler yemesini teşvik etmek değil sabahları oturup ailece kahvaltı yapma alışkanlığı kazandırılmalıdır

etiketler: beslenme aliskanliklari, beslenme aliskanligi, beslenme aliskanligi, nasil kazandirilmali,