Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Beslenmede Doğru Bilinen Yanlışlar

Beslenme kategorisine
13 Aralık 2011
eklenmiştir.

Beslenmede Doğru Bilinen Yanlışlar

Her gün çeşitli yayın organlarında beslenme konusunda birtakım haberlerle karşılaşmaktayız. Bunların bir kısmı tamamen bilimsel olmasına rağmen, bazıları ise doğruluktan tamamen uzaktır. Ancak maalesef asılsız haberlerin daha çok prim yapması doğru bilinen birtakım yanlışların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Halbuki bilim doğruların artmasından ziyade, bazen yanlışların azalması ile ilerlemektedir. Aşağıda doğru bilinen yanlışlardan birkaç örnek yer almaktadır:

Kabak çekirdeği zayıflatır, bağırsakları çalıştırır, ay çekirdeği gibi zararlı değildir
Ay çekirdeğinin 100 gramı 560 kkal. enerji vermektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse; enerjisi yaklaşık bir bütün somun ekmeğe tekabül etmektedir. Hem de hastalık gibidir, elimizi verir kolumuzu kaptırırız. Buna karşılık kabak çekirdeğinin zayıflatıcı etkisi olduğu, bağırsakları çalıştırdığı, ay çekirdeği kadar zararlı olmadığı düşünülür. Sanılanın aksine kabak çekirdeğinin kalorisi daha yüksektir (100 gramı 610 kkal.). Hiçbir zaman için bağırsakları çalıştırıcı, kabızlığı önleyici bir etkisi yoktur. Öte yandan her iki çekirdek türü de doymuş, yani kötü yağ içerdiği için kalp – damar sağlığı açısından zararlıdır. Kilo aldırıcı etkileri de göz ardı edilmemelidir.
Balık ve yoğurt beraber yenirse zehirlenme yapar
Tazeliğini yitiren balıkta “histamin” adında bir proteinin miktarı artmakta ve bu madde aynı zamanda yoğurtta da bulunmaktadır. Aynı öğünde her ikisi de tüketilirse vücuttaki histamin miktarı artmaktadır. Bu durum özellikle alerjik durumu olan bireylerde bazı olumsuz tepkimelere yol açabilmektedir. Besin zehirlenmesi açısından olayı incelersek; balık bayat ise yanında yoğurt yenilse de yenilmese de zaten zehirlenmeye yol açar. O nedenle besinleri taze olarak tüketmeye dikkat etmeli, tazeliğinden şüphe edilen besinleri imha etmeliyiz.

Light / diyet ürünler zayıflama diyetlerinde serbestçe tüketilebilir
Bir ürünün üzerindeki “light” veya “diyet” ibaresi o besinin gün içerisinde serbestçe tüketilebileceği, enerjisinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Sonuçta lezzet veren birtakım öğeler (yağ, şeker, un, tuz…) mevcuttur. Unutmayınız ki bunlardan herhangi birinde yapılan bir azaltma diğerindeki artış ile kapatılmakta ve lezzet bu şekilde korunmaktadır. O nedenle besinler satın alınırken etiketleri iyi bir şekilde okunmalı ve yorumlanmalıdır. Uygun olan ürün de serbestçe tüketilmemeli, eşdeğeri olan başka bir besinin yerine tercih edilmelidir. Aksi taktirde farkında olunmadan yüksek oranda enerji alımına, dolayısıyla kilo kazanımına yol açabilir.
Aç kalmak zayıflatır
Zayıflamak uğruna aç kalmak, öğün atlamak sanılanın aksine genelde kilo alımı ile sonuçlanmaktadır. Çünkü yeterince beslenemeyen metabolizma, durumu “kıtlık” olarak algılamakta ve tüketilen her besini savunma mekanizması olarak (yarın bir gün tekrar aç kalırsam enerji olarak kullanırım mantığı ile) vücutta yağ şekline depo etmektedir. Tıpkı bizlerin sular kesildiğinde depo ettiğimiz suyu kullanıp, suların geri gelmesi ile birlikte depoyu tekrar doldurmamız ve fazladan yedekleme yapmamız gibi. Önerilen; dengeli bir beslenme programına eşlik edecek egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmaya çalışmaktır.
Zeytinyağı mucize bir yağdır
Zeytinyağı önerdiğimiz yağlardan biridir. Omega – 9 adı verilen yağ asitlerini içermektedir. Ancak ekmeğinizi zeytinyağına bandırarak, salatalarınıza gönlünüzce zeytinyağı gezdirerek bolca tüketmeyiniz. Sonuçta katı da olsa sıvı da olsa 1 gram yağ 9 kkal. enerji vermektedir. Dolayısıyla fazlası kilo aldırmakta ve oluşan şişmanlığa bağlı olarak birtakım sağlık problemleri de ortaya çıkmaktadır. O nedenle katı yağlar kötü olarak tanımlanıyorken, zeytinyağı da kötünün iyisi olarak görülmeli, aşırı kullanımdan kaçınılmamalıdır.
Yumurta kolesterol sebebiyle çok zararlıdır
Yumurta bazen aklanır, bazen çok zararlı denilir. Maalesef yumurtanın içerisinde doymuş yani kötü yağlar bulunmaktadır. Kolesterol içeriği de biraz yüksektir. Buna karşılık içerdiği elzem / esansiyel (yani vücuda dışarıdan alınması gereken) yağ asitleri açısından oldukça dengeli bir örüntüye sahip olan yumurtanın protein içeriği de anne sütündeki proteine eşdeğerdir. %100 oranında vücut proteinlerine dönüşümü söz konusu olduğu için “örnek protein” olarak tanımlanmaktadır. Hatta sarısında bulunan “lesitin” adındaki bir madde sanılanın aksine bizlerin kan kolesterolünü o kadar da yükseltmemektedir. O nedenle sağlıklı bireyler dilerse günde bir adet yumurta yiyebilirken; kolesterol, tansiyon, şeker problemi olanlar, karaciğer veya safra kesesinde sorunu olanlar farklı günlerde olmak koşulu ile haftada en çok 2 adet yumurta yiyebilirler. Tabi bu yumurtanın pişirilme şekli de önemlidir. Haşlama, menemen ve çılbır şeklindeki tüketim önerilirken; kıymalı, pastırmalı, sucuklu veya tereyağlı olarak yenilmesi uygun görülmemektedir.
Gıda katkı maddeleri kansere yol açar
Yapılan bilimsel çalışmalar tüm kanser nedenlerinin % 1’inden daha azının gıda katkı maddelerinden kaynaklı olabileceğini göstermektedir. Hatta bazı katkı maddeleri sanılanın aksine kanserojen maddelerin oluşumunu ya da etkisini engelleyici niteliktedir. Genelde koruyucu amaçlı kullanılan gıda katkı maddeleri besinin raf ömrünü arttırıcı, lezzet verici niteliktedir. Unutulmamalıdır ki, hiçbir gıda katkı maddesi toksik değildir. Toksik olan dozudur.
Karbonhidratlarla proteinleri karıştırmamak gerekir
Pratikte ve teorikte bu durum pek mümkün değildir. Örnek olarak bir süt kutusunun üzerindeki etiket bilgilerine bakacak olursanız içerisinde hem karbonhidrat hem de protein olduğunu göreceksiniz. Aynı şey yoğurt için de geçerlidir. Hatta karbonhidrat diye bildiğimiz pirinç ve makarna paketlerinin üzerindeki etiket bilgisini incelediğimizde protein de içerdiklerine tanık oluruz. Demek ki ayırma diyeti temelinde yanlış. Bu durumda bizim hiç süt – yoğurt tüketmememiz gerekir. Peki ya kemik sağlığımız? Dolayısıyla bu durum kişiyi yetersiz ve dengesiz beslenmeye sürüklemektedir.

Sağlıklı bir hayat için doğru beslenme oldukça önemli, ancak, birlikte tüketilen yiyecek ve içeceklerin seçiminde doğru sanılanarak yapılan yanlışlar, besin değerini yok ediyor.

İşte doğru beslenme için bazı tavsiyeler:

Demirli gıdalar kalsiyumlu gıdalarla birlikte tüketilmemeli. Yani et yemekleriyle ayran içmek, ıspanağı yoğurtla tüketmek yanlış.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beste Alimert Günday, ıspanağı yoğurtla karıştırarak yemenin demirin emilimini azalttığını söylüyor.

İki Öğün Arasında En Az 2 Saat Olmalı

Pekmez ve yoğurt, süt ile yumurta birlikte tükeltilmemeli, mümkünse öğün açarak yenilmeli. İki öğün arasında da 2 saat olmasına özen göstermek gerekiyor, çünkü bir yemek ancak 2 saatte sindirilebiliyor.

Balı sıcak su ve sütle tüketmek bir başka yanlış. Bu durumda, baldaki protein, mineral ve enzimler kayboluyor.

C vitamini içeren gıdalar da mümkünse her öğünde bulunmalı. Bunu da sabah kahvaltısında söğüş olarak, öğle ve akşam yemeklerinde de sebze yemeği ya da salata olarak yapmak gerekiyor.

Zeytinyağı Ölçülü Tüketilmeli

(Sızma Zeytinyağı dışındaki yağlardan uzak durmalı. Sızma Zeytinyağı dışındaki yağların GDO’lu olma ihtimali çok yüksek. Herşeyde ölçüyü kaçırmamak gerek.) Bu ölçü şifa kaynağı zeytinyağı içinde ise ölçüsünü kaçırmamak gerek. İdeal ölçü, bir kilo yemeğe 3 yemek kaşığı zeytinyağı kullanmak.

Vücut Direncini Artırmak İçin Reçete

Beslenme ve Diyet Uzmanı Günday’ın, soğuk kış günlerinde vücut direncini artırmak için bir de tavsiyesi var:

8 tatlı kaşığı yoğurt, 6 tatlı kaşığı yulaf ezmesi, 3 tatlı kaşığı ezilmiş ceviz ve 1 tatlı kaşığı bal.

etiketler: beslenme, beslenmede dogru bilinen yanlislar, yanlis beslenme,