Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Böbrek Taşı Düşürme

Genel kategorisine
31 Aralık 2011
eklenmiştir.

Böbrek Taşı Düşürme

BÖBREK TAŞLARI NEDİR?

Ameliyatla alınmış taşlı böbrekHer biri yumruk büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan arka kısımlarına yerleşmiş organlardır.
Mesaneye üriter adı verilen dar tüplerle bağlanmışlardır. Görevleri kanı süzmek fayadlı maddeleri tekrar vücuda geri almak, zararlı maddelerin de idrar yoluyla atılımını sağlamaktır. Bir nevi vücudun filtresi görevini yaparlar.

Böbrek taşlarından korunmanın ilk koşulu günde en az 2 litre su içmektir. Çay, kahve ve kola tüketimini ise sınırlandırmak gerekir. 20 ile 40 yaş arası daha sık görülür. Erkeklerde daha fazla karşılaşılan bu rahatsızlık idrardaki Kalsiyum, oksalat veya ürik asit gibi maddelerin idrardaki yüksek miktarda bulunması sonucu oluşur. Bu maddeler kristaller halinde büyüyerek böbrek taşlarını meydana getirirler. Bu taşlar hareket ederek idrar yoluyla atılabilir fakat idrar kanalının herhangi bir yerinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan şiddetli böbrek ağrılarına sebep olur.

Böbrek taşlarının idrarda çözülemeyip atılamayan kristallerden meydana geldiğini belirttikten sonra şu konuya da değinmek gerekir. Normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler vardır fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak çalışmayabilir. Bu kişilerde taş sorunu tekrar görülebilir.

Ameliyatla alınmış taşlı böbrekTAŞI OLUŞTURAN SEBEPLER:
Uzun dönem hareketsiz kalma
İdrar yolu enfeksiyonları
Böbrekte yapısal bozukluklar
Böbrek rahatsızlığı bulunanlar
Beslenme alışkanlıkları
Sıcak iklim kuşağında yaşamak
Yetersiz sıvı alımı.
Bazı ilaçlar (anti-viral ilaçlar)
Genetik faktörler.
Metabolik hastalıklar (Gut gibi)
Geçirilmiş barsak hastalıkları
Yüksek dozda D vitamini alımı ve kalsiyum alımı
Aşırı kilolu olma

TAŞLI HASTALARDA BULGULAR:
İdrar yolu taşları hiç bir bulgu vermeyebilir. Bazense ciddi bulgular verebilir. En sık rastlanan yakınma ve ağrıdır. Karakteristik ağrı kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinden başlayıp öne doğru ilerleyen kasık ve testislere de ilerleyebilen (Erkeklerde) ağrılardır. Ağrılar taşın hareket etmesine veya üriner sistemin tıkanmasına bağlı olarak gelişir. Bazen gözle görülebilecek düzeyde idrarda kan görülebilirken baze de sadece mikroskobik incelemeyle ortaya çıkar. Zaman zaman bulantı ve kusma olabilir. Kötü bulanık idrar ve ateş de bu hastalığın eblirtileri arasındadır.

Ameliyatla alınmış taşlı böbrekÜRİNER SİSTEM TAŞLARI NASIL TESPİT EDİLİR?
Hasta şikayetleri belli ölçülerde tanı için yardımcı olabilmektedir. Ayrıca taşın görüntülenmesi gerekir.

DÜSG grafisi: Yatarak çekilen karın ve pelvik bölge grafisi
Ultrason
İ.V.P (İlaçlı böbrek filmi)
Spiral üriner sistem komputer tomografilerinden faydalanır. Bazen kan analizlerine de ihtiyaç duyulur.

EN SIK GÖRÜLEN TAŞLAR HANGİLERİDİR ?
Böbrek taşları çeşitli kimyasal kombinasyonda olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları sıklıkla okzalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar. Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat taşları) ve daha da az oranlarda ürik asit ve sistin taşları görülür.

TAŞLARLA İLGİLİ ENDİŞEMİZİN NEDENİ NEDİR?
Taşlar sıklıkla ağrılara neden olurlar.
Üriner sistemde enfeksiyon kaynağı olabilirler.
Eğer idrar yolunun herhangi bir bölgesinde tıkayıcı bir durum oluşturmuşsa zamanla böbrekte fonksiyon kaybına neden olurlar

BÖBREK TAŞLARINDA TEDAVİ NELERDİR?
Böbrek taşların çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın büyüklüğüdür. 4 mm’nin altında taşın düşmesi beklenirken 6 mm’nin üzerindeki taşlar’a müdahale gereklidir. Ayrıca taşların şekli ve idrar yolundaki yerleşimi de düşmeyi etkileyen önemli faktörlerdir.
Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi
ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak)
Minimal invaziv girişimler ( Perkütan Nefrolitotomi, Üreterolitotripsi)
Klasik açık ameliyat yöntemi

Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, en az başvurulan ve eniz tercih edilen metot olarak kalmıştır

Böbrek Taşı Düşürmek, Böbrek Taşı Tedavisi
Böbrek taşı düşürmek bir insanın hayatta yaşayabileceği en şiddetli ağrıya sebep olabilir. Gerçekten de taş düşüren pek çok kadın bu ağrının doğum sancısından daha şiddetli olduğunu ifade etmektedir. Çok eski zamanlardan beri insanlarda sıkıntıya yol açtığı belgelenen böbrek taşı hastalığı günümüzde de oldukça sık görülmektedir. Hatta son 20-30 yıl içinde idrar yolu taşı görülme sıklığında belirgin bir artış olduğu bildirilmektedir. Bu artışın kesin sebebi bilinmemekle birlikte beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere ve az sıvı alımına bağlı olduğu düşünülmektedir.

İdrar yolları içindeki taşın ismi sistemde bulunduğu bölgeye göre , kalis taşı, renal pelvis taşı, üreter taşı, mesane taşı olarak isimlendirilmektedir.

1. İdrar yolunda taş nasıl oluşur?

Böbrekler vücudumuzun filtre sistemi olarak çalışırlar. Kan sürekli olarak böbreklerden süzülürken yararlı maddeler emilir, istenmeyen maddeler ise idrarla dışarı atılır. İdrar çok yoğun ise böbrek taşı oluşma riski artar. Yoğun idrar içerisinde atılan tuzlar ve mineraller böbreklerin iç yüzeyinde tübül denilen ünitelerde zamanla taşa dönüşecek kristaller halinde çökeltiler oluştururlar. Zamanla bu kristaller birleşerek taş haline gelir. Halk arasındaki inanışın tersine yiyecekleri yıkamadan “kumlu” yemekle veya incir ve armut gibi tanecikli meyvaları tüketmekle taş oluşmaz.
Böbrek taşı hastalığı, idrarda yüksek seviyelerde kalsiyum, okzalat, ürik asit maddeleri olduğunda veya kristallerin birbirine yapışmasını engelleyen sitratın az miktarda olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu süreç, istiridye içerisine giren bir parça kum tanesinin zamanla inciye dönüşmesine benzetilebilir. Taşların büyüklüğü ufak bir pirinç tanesinden bir mandalinaya kadar değişebilir.

2. İdrar yolu taşına bağlı yakınmalar nelerdir?

Böbrek taşlarının çoğunluğu bulgu vermez, başka bir sebeple yapılan radyolojik incelemeler sırasında saptanır. Eğer taş büyükse ve böbrek havuzcuğunda tıkanıklığa yol açmışsa ağrı ve enfeksiyona sebep olabilir. Taş hareket edip üreter adı verilen böbrekle mesane arasındaki kanala girerse idrar akışını tamamen engelleyerek kolik denilen çok şiddetli ağrıya yol açabilir. Ağrı bel bölgesinden başlayarak kasığa doğru yayılır ve hastalarda bulantı, kusma, karın şişliği gibi ek yakınmalara yol açabilir. Taşın idrar yollarını zedelemesine bağlı idrarda kanama görülebilir.

3. İdrar yolu taşı tanısı nasıl konulur?

Taşların bir kısmı rastlantısal olarak saptanır. Ultrasonografinin yaygın kullanılması ile günümüzde herhangi bir yakınmaya yol açmadan tanı konulan taş hastalığının sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Diğer yandan bel ağrısı, tekrarlayan idrar yolları iltihabı veya idrarda kanama gibi yakınmalar hastayı hekime getiren unsurlardır. Bu yakınmalarla başvuran hastalarda aşağıdaki incelemeler biri veya birkaçı yapılarak kesin tanı konulmaktadır.

Direk Üriner Sistem Grafisi (DÜSG): X ışını kullanılarak çekilen bu film ile saydam olan (opak) böbrek taşlarının çoğunluğu görülebilir. Opak olmayan taşlar veya küçük üreter taşları bu teknikle görüntülenemez.
Ultrasonografi: Bu yöntemde iç organları izlemek için yüksek frekanstaki ses dalgaları kullanılarak elde edilen veriler bir bilgisayar yardımı ile ekranda görüntü haline getirilir. X ışını kullanılmadığından güvenli bir yöntem gibi gözükmesine rağmen özellikle üreterde yer alan küçük taşları göstermede yetersizdir.
İntravenöz Pyelografi (İVP): Bu yöntemde damar içerisine verilen bir kontrast madde aracılığıyla aynı anda hem böbreklerin anatomisi hem de fonksiyonlarını incelemek mümkün olmaktadır. Bu yöntemle taşların böbrek içerisindeki yerleşimleri ve böbrekte oluşturdukları hasar hakkında detaylı bilgi alınabilmektedir. Kontrast maddeye allerjisi olanlar, hamileler ve böbrek yetmezliği olanlarda bu teknik uygulanmamalıdır.
Spiral Bilgisayarlı Tomografi (BT): Röntgen ışınları kullanılarak yapılan ince kesitli üriner sistem BT günümüzde böbrek taşlarının değerlendirmesinde altın standarttır. Dakikalar içerisinde yapılabilen bu inceleme ile 1-2 milimetre boyutundaki taşlar bile görülebilir. Ayrıca taşın yoğunluğu ölçülerek taşın kırılabilirlik derecesi saptanılabilir.

4. İdrar yolu taşı tanısı konulan hastalarda başka tetkikler yapılmalı mı?

Taş tedavisi olan hastalarda (özellikle tekrarlayan taşı olanlarda) yeniden taş oluşumunu engelleyici önlemler alınmaz ise 5 yıllık bir süre içerisinde yaklaşık %50 oranında yeniden taş oluşur. Tekrarlayan üriner sistem taşı olanlarda metabolik değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma için 24 saatlik idrar toplanmakta ve idrarda kalsiyum, ürik asit, sitrat ve okzalat düzeylerine bakılmaktadır. Aynı anda kan örneği de alınarak kanda kalsiyum, inorganik fosfat ve paratiroid hormon düzeyleri belirlenmektedir.

5. Taş oluşum riskini artıran faktörler nelerdir?

Yetersiz sıvı alımı: Yeterli sıvı alınmazsa, özellikle de su içilmez ise idrar içerisinde taş oluşumuna yol açan minerallerin konsantrasyonu artar. Bu yüzden sıcak iklimde yaşayanlar veya sıcak ortamlarda çalışanların taş oluşturma riski artmaktadır.
Aile öyküsü ve kişisel öykü: Ailesinde taş öyküsü olanların taş oluşturma olasılığı yüksektir. Yine böbreğinde bir kez taş oluşan bir hastanın 5 yıl içinde ikinci bir taş oluşturma riski %50 civarındadır.
Yaş cinsiyet ve ırk: Böbrek taşı hastalığı çoğunlukla 30-50 yaş aralığında görülür. Erkeklerde ve beyaz ırkta taş hastalığına daha sık rastlanır.
Bazı hastalıklar: Renal tübüler asidoz, gut ve sistinüri gibi nadir görülen hastalıklarda taş oluşturma riski artar.
Diet: Yüksek hayvansal protein ve düşük lif içeren dietlerde taş oluşturma riski artar. Ayrıca fazla miktarda tuz tüketimi ile taş oluşumunun ilişkili olduğu saptanmıştır.
Az hareket veya hareketsizlik: Yatalak olan hastalarda ve uzun süre az hareket eden hastalarda kemiklerde erime olabilir ve idrarda kalsiyum oranı yükselerek taş oluşma riski artar.

6.İdrar yolu taşları tedavi edilmeli midir?

Böbrek havuzcuğunda (pelvis) yerleşik taşlar mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi takdirde böbrekte fonksiyon bozukluğuna ve iltihaba yol açabilmektedirler.
Eğer böbreğin içindeki kaliks adı verilen ceplerin içinde bir taş var ise ve belirgin bir yakınmaya sebep olmuyor ise, belirli aralıklarla izlem yeterli olabilir. Fakat kaliks taşları bulundukları yerde zamanla büyürse veya hareket edip üreter kanalına girer ise ağrı, kanama, iltihap gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür kalis taşları tedavi edilmelidir.

7. Taşlar nasıl tedavi edilir?

Medikal Tedavi

5 mm.ye kadar olan taşların büyük çoğunluğu verilen ağrı kesici, antispazmodik ilaç tedavisi ve bol sıvı alımı ile düşürülebilir. Taşın boyutu büyüdükçe müdahalesiz düşürme olasılığı azalır.

ESWL (Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma)
Böbrek taşlarının tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Vücut dışında oluşturulan şok dalgaları taş üzerine odaklanarak tedavi sırasında taş küçük parçalara bölünür. Daha sonra bu parçaların idrarla atılması beklenir. İşlem sırasında duyulan ağrıyı azaltmak için çoğunlukla sakinleştirici ilaç kullanılması veya hafif bir anestezi verilmesi gerekebilir. ESWL sonrası taş parçacıklarının dökülmesi günler hatta bazen haftalar sürebilir. Bu süreçte hastalar ağrı hissedebilir ve idrar yolu iltihabı gelişebilir. Çok ender de olsa üreter kanalında kumlar birikerek dökülmesinde gecikme olabilir (kum yolu, taş yolu) ve bu durum ek tedavi gerektirebilir.

Perkütan Nefrolitotripsi (PNL)

Böbrek içindeki taş 2 cm.den büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan güncel bir yöntemdir. Genel anestezi altında bel bölgesinde 1 cm lik kesiden oluşturulan bir yoldan böbreğin içerisine girilerek taşlar bir bütün halinde veya kırılarak aynı yoldan dışarı çıkartılır. Endoskopik yani kapalı bir ameliyat yöntemi olan perkütan nefrolitotripsi ameliyatında görüntüler endokamera ile bir televizyon ekranına büyütülmüş olarak taşınır. Taşlar genelde pnömatik, ultrasonik veya lazer taş kırıcılar ile parçalanırlar. Ameliyat bitiminde böbrekte 2-5 gün süreyle idrarın geçici bir süre için dışarı alınmasını sağlayan bir tüp (nefrostomi tüpü) konulur.

Üretoroskopi

Üreter kanalı içerisindeki taşlar düşmezse veya ESWL ile kırılamazsa idrar yolundan üreteroskop denilen aletler yardımıyla girilerek tedavi edilebilirler. Üreteroskoplar 2.5-3 mm çapında, uzunlukları boyunca bir çalışma kanalı ve görüntüyü sağlayan bir mercek bulunan cihazlardır. Rijid yani sert üreteroskoplar ile dış idrar yolu ve mesane geçilip üreter içine girilirek taşlar Holmium lazer veya pnömatik taş kırıcı ile kırılarak tedavi edilir. Bu üreteroskoplar ile alt ve orta üreterdeki taşlar tedavi edilebilirler. Fleksibl yani kıvrılabilen üreteroskoplar ise uçları çeşitli yönlerde ve açılarda döndürülebildiğinden hem üst üreterdeki, hem de böbrek içinde havuzcuk ve kalis adı verilen ceplerdeki taşların tedavisinde kullanılırlar. Üretereroskopik taş tedavisi sonrası hastalar aynı gün veya bir gün sonra evlerine taburcu edilirler.

8. Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nde hangi tip taş tedavileri uygulanabilmektedir?

Grubumuz hastaneleri içinde yer alan Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi önemli endoskopik taş tedavi merkezlerinden biridir. Perkütan, rijid ve fleksibl üreteroskopik taş tedavisi ağırlıklı olarak bu hastanemizde yapılmaktadır Endoskopik taş tedavisi konusunda en modern ve en etkin taş kırma cihazı olan Holmium lazer 1997’den beri kullanılmaktadır. Retrograd intrarenal taş cerrahisi uygulamaları da Ocak 2000’de, ilk fleksibl üreteroskobun alınmasıyla başlamıştır. ESWL uygulamaları Avrupa Florence Nightingale Hastanesi’nde yapılmaktadır. Ürolojide açık taş cerrahisinin güncel taş tedavisinde sınırlı yeri vardır.

9. Taş tedavisinde Florence Nightingale Üroloji grubunun deneyimleri nelerdir?

Grubumuzca yapılan rijid üreteroskopik ve perkütan nefrolitotripsi operasyonları sonrası alınan başarılı sonuçlarımızla ilgili bilimsel veriler ulusal ve uluslararası çeşitli kongrelerde sunulmuş ve dergilerde yayınlanmıştır.
Fleksibl üreteroskop ile böbrek içi taşların tedavisi konusunda ülkemizdeki en büyük hasta serilerinden biri de grubumuza aittir, pek çok hastamız başarı ile tedavi edilmiştir.
Group Florence Nightingale Üroloji Bölümü aynı zamanda ürolog meslektaşlarımızın yeni teknolojilere adaptasyonu için düzenlenen kurslarda bir eğitim merkezi olarak da hizmet vermektedir. Grubumuz Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi’nde, 2002 ve 2004 yıllarında düzenlenen 1.ve 2. perkütan renal taş tedavisi kurslarına ev sahipliği yapmıştır.

10. Böbrek taşının oluşumu önlenebilir mi?

Yaşam ve beslenme tarzında birkaç değişiklik yaparak yeni taş oluşma riski azaltılabilir. Daha önceden uygulanan, katı kısıtlamalar içeren diyetlerin çok gerçekçi olmadığı ve hastaların büyük kısmının bu kısıtlamalara uymakta güçlük çektikleri gösterilmiştir.

Hastaların yüksek miktarda sıvı almaları desteklenmelidir. Erişkin bir insanın 24 saatlik idrar hacmi 2 litrenin üzerinde olmalıdır. Sıvı alınması 24 saat içerisine eşit olarak dağıtılmalı ve terleme gibi aşırı sıvı kaybı varsa miktar artırılmalıdır.

Hastalarda aşırıya kaçmamak koşuluyla bütün besin gruplarını içeren karma ve dengeli bir beslenmeye ihtiyaç vardır. Lif içeren besinlerin ve faydalı etkileri nedeniyle sebze, meyve tüketimi desteklenmelidir. Ancak okzalat bakımından zengin olan besinlerin (ıspanak, roka, tere, kakao, çay yaprakları, ceviz, buğday kepeği) aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Bu önlem özellikle idrarında yüksek miktarda oksalat bulunan hastalarda önemlidir.

Hayvansal proteinler aşırı miktarda tüketilmemelidir. Hergün tüketilen hayvansal protein miktarının 150 gr/gün olarak sınırlandırılması önerilmektedir. Alınan kalsiyum miktarı, bu yönde önerilerde bulunmak için güçlü bir neden olmadıkça sınırlanmalıdır. Yemeklerle birlikte ek kalsiyum alınmasını gerektiren enterik hiperoksalüri dışında kalsiyum desteği önerilmemektedir.

Hiperürikozürik kalsiyum oksalat taşı hastalığında, ayrıca ürik asit taşı hastalığı olanlarda ürat bakımından özellikle zengin olan besinlerin (karaciğer, böbrek, kümes hayvanlarının derisi, sardalya, hamsi ) tüketilmesini sınırlamak gerekir.

Taş oluşumunu önlemede 3 temel kural:

Günde 2,5 litre kadar su tüketilmeli
Hayvansal proteinler özellikle sakatat az tüketilmeli
Az tuz tüketilmeli

etiketler: bobrek tasi dusurme, bobrek tasi, bobrekten tas dusurme, bobrek tasi belirtileri, bobrek tasi tedavisi,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • böbrek taşı düşürme