Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Bronşit

Hastalık kategorisine
17 Kasım 2011
eklenmiştir.

Bronşit

Nefes aldığımızda, hava; burundan soluk borusuna oradan da akciğerlere geçer. Soluk borusu, akciğerlere giden iki kola ayrılır. Bu kolların her birine bronş denir. Bu bronşların, çeşitli sebeplere bağlı olarak iltihaplanmasına bronşit denir. Bronşit, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim.

AKUT BRONŞİT

Soğuk algınlığından sonra görülen, yaygın ve bulaşıcı bir hastalık olup, bronşlarda şişme ve balgam artışı şeklinde kendini belli eder. Sebebi, sıklıkla solunum yollarının üst bölgesine yerleşen bakteri ya da virüstür. Çocuklarda görülme ihitmali fazladır.

AKUT BRONŞİTİN NEDENLERİ

Akut bronşitin en büyük nedeni virüslerdir. Vücut direnci düşerse bu virüsler iltihaba neden olurlar. Bronşlara zarar verirler. Bronşlar da bu duruma tepki vererek ,şişer ve balgam üretirler.

Grip ve nezle gibi soğuk algınlığından sonra da bu durumla karşılaşılabilir. Soğuk havalar, bu hastalıkların ortaya çıkmasında en önemli faktördür. Buna bir de ağızdan nefes almak eklenirse hava yeterince ısıtılamaz ve bronşit riskini arttırır. Sigara kullanmak ya da dumanına maruz kalmak, iltihaba neden olur ve bronşit gelişebilir.Çevresel faktörler de önemli bir etkendir. Fabrika dumanları, ani ısı değişiklikleri, çok kuru ya da çok nemli havalar bronşiti tetikleyebilir.

AKUT BRONŞİTİN BELİRTİLERİ

Hastalığın belirtisi öksürük ve öksürük sonrası gelen balgamdır. Şiddetli ve inatçı bir öksürük vardır. Öksürükle birlikte, iltihabın neden olduğu ağrı, göğüs bölgesinde daha şiddetli bir şekilde hissedilir. Ayrıca öksürük, hastalığın bulaşmasına neden olur. Havadan, hastalığın bulaşması gerçekleşir.

Balgam ise hastalık ilerledikçe, daha da fazlalaşır. Ayrıca hafif ateş, titreme, boğaz ve kaslarda ağrı hastalığın diğer belirtilerindendir. Hastalık ilerledikçe zatürreye yol açabilir.

BRONŞİT TANISI NASIL KONUR? (KRONİK VE AKUT)

Yapılan fizik muayene ve tetkiklerle bronşit tanısı konur. Diğer solunum yolu hastalıklarından ayırt etmek ve kesin tanı koymak için, akciğer filmi çekilir. Hastanın boğazından kültür alınır ve gerekli kan tahlilleri yapılır.

AKUT BRONŞİT TEDAVİSİ

Tedavide kullanılan ilaçlar, hastalığın belirtilerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ateş düşürücüler, öksürük şurupları, ağrı kesiciler kullanılır. Balgamı kolay bir şekilde çıkarmak için, buna yönelik ilaçlar hastaya önerilir. Tedavinin fayda sağlaması için, sigarayı mutlaka bırakmak gerekir.

Antibiyotik tedavisi virüslere etki etmez. Dolayısıyla bronşit tedavisinde kullanılmaz. Fakat virüs yanında, bakteri de boğazda hastalığa neden olduğundan, antibiyotik kimi doktorlar tarafından hastalara önerilir.

KRONİK BRONŞİT

Hava kirliliği olan şehirlerde oturanlarda ve sigara içenlerde, kronik bronşit sık görülür. Yapılan çalışmalar,40-60 yaş arasındaki erkeklerin dörtte birinden fazlasında bu hastalığın görüldüğünü göstermektedir. Birbirini izleyen en az iki yıl içinde, en az birbirini takip eden üç ay süren ve balga çıkarmayla birlikte görülen öksürük, kronik bronşit olarak tanımlanmaktadır.

KRONİK BRONŞİTE NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Sigara ; Kronik bronşit oluşumunun en büyük sebebidir. Günde 20 sigaradan fazla içenlerde, bu hastalığın gelişme ihtimali çok fazladır. Bronşlarda, mukus yapımını arttırır.
Hava kirliliği ; Sigara gibi, havanın kirli olması da bronşlarda mukus salgısını arttırır. Dumanlı havalarda, kükürtdioksitin fazla olduğu bölgelerde, bronşit riski artmaktadır.
Bunların dışında nemli yerler, tozlu ortamlar, kötü hava koşulları, solunum yollarında ortaya çıkan hastalıklar kronik bronşite neden olmaktadır.
KRONİK BRONŞİTİN BELİRTİLERİ

Hastalığın en çok görülen ve en önemli belirtisi uzun süren öksürük ve balgam çıkarmadır. Geceleri çok rahatsız edici bir öksürük vardır. Hastayı uykusundan uyandırır. Bronşlar daralmıştır. Hafif bir fiziksel aktivite sırasında bile, nefes almada güçlük çekilir. Hasta, çabuk yorulur. Nefes alıp verirken, kişinin solunumu hırıltılıdır. Yani sesli soluk alıp verir. Kronik bronşitte, ateş yükselmesine pek rastlanmaz.

KRONİK BRONŞİTİN TEDAVİSİ

Tedavinin ilk şartı sigaranın bırakılmasıdır. Sigarayı bırakınca, hastanın öksürmesinde ve balgam çıkarmasında azalma görülür. Hastanın, nefes alıp vermesinde belirgin bir değişiklik vardır. Kişi, çok daha rahat bir yaşam sürer.

Solunum yollarına yerleşen bakteri ve virüsleri yok etmek için ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedavinin doğru uygulanması için, hastanın boğaz ya da balgam kültürü yapılır ve o mikroba uygun ilaç verilir.

Kirli havayı solumanın, bronşite neden olan bir faktör olduğunu belirtmiştik. Bronşiti olan kişilerin, imkanı varsa kışın, dumanın fazla olduğu zamanlarda, daha ılık ve temiz ortamlarda yaşamaları hastanın şikayetlerini azaltır.

Yapılan solunum egzersizleri ile hastanın daha rahat nefes alıp vermesi amaçlanır. Bu yöntem, fizyoterapistler tarafından kullanılır.Gerekirse hastaya oksijen tedavisi uygulanır.

Hastayı eğitmek, hastalığı hakkında bilgilendirmek de tedavinin bir parçasıdır. Bu şekilde hasta nasıl davranacağını bilir ve bronşitle yaşamaya alışır. Hastanın psikolojisini olumlu yönde etkiler.

bronşit
Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır. Akut bronşit : Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar. Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Kronik bronşit : Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş sigarayı bırakıp istirahat etmektir.

astım
Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.

ateş
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 – 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

balgam
Sümüksü, cerahatli veya kanlı görünüşte bir maddedir. bronşitin işareti olabilir.

göğüste su toplaması
Tıp dilinde sulu zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına su toplanmıştır. Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir. Nefes darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır.

incir
Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.

kalp yetmezliği
Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır. Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir: Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin. İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her şeyi kendinize dert etmeyin.

kan tükürmek
Tıp dilinde hemoptizi denilen kan tükürmek, önemli bir hastalığın habercisidir. Akciğer kanseri, verem, bronşit, mitral darlığı veya zatürreeden şüphelenilir. Ancak dişeti kanaması gibi pek önemli olmayan bir durumda olabilir. Bu nedenle, hastanın sırtına bir yastık konup, oturtulur. Vakit kaybetmeden doktor çağrılır.

nefes darlığı
Tıp dilinde dispne denilen nefes darlığı önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Spor yaptıktan, koştuktan veya yorucu bir iş yaptıktan sonra nefes darlığı normal sayılabilir. Ancak ortada neden yokken nefes darlığından şikayet etmek mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur. Çünkü kansızlık, kalp hastalıkları, mide hastalıkları, bronşit, tiroid bezinin büyümesi, akciğer hastalıkları, zatürree, astım, zehirlenme, şişmanlık, nefes darlığına neden olabilir. Nefes darlığından şikayet edenlerin sigarayı kesinlikle bırakmaları, ağır yemekleri de terk etmeleri gerekir.

öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. – Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. – Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. – Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz’un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır

tifo
Mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu çomak şeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop, çoğunlukla tifolu hastaların dışkılarında veya idrarlarında, kanlarında, tükürüklerinde veya vücutlarında görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo salgınına, lağım suları karışmış içme suları veya lağım suları ile mikroplanmış yiyecek maddeleri neden olur. Salgın daha ziyade yaz ve sonbahar aylarında görülür. Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk ve baş ağrıları görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını hissetmez. Birkaç gün sonra ateş yavaş yavaş yükselmeye başlar. İştahsızlık, baş ağrısı, burun kanaması, bronşit, mide ve bağırsak bozuklukları ile birlikte ishal görülür. İlk belirtilerin ortaya çıkmasını takip eden birkaç gün içinde ateşi daha da yükselir. Göğsünde karnında ve sırtında pire ısırığına benzeyen kırmızı lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon düşer, nabız da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karın gerginleşir ve şişer. Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak kanamaları görülebilir. Bademcikler iltihaplanmış, hasta zayıflamıştır. Üçüncü haftanın sonlarından itibaren, ateş düşmeye ve diğer belirtiler kaybolmaya başlar. Tifo kalbi, beyni, böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri, göz ve kulak sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi şarttır. Hastaya süt, yoğurt, ayran, hoşaf, meyva suları, limonata, portakal suyu, yumurta sarısı, yumurtalı çorbalar, iki kere çekilmiş etten yapılmış köfteler, sebze ve meyve püreleri verilir. Çok su içirilir.

zatürree
Halk arasında akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani denir. 3 çeşidi vardır. – Lober Pnömoni : Pnömokok adı verilen mikropların neden olduğu had akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir. – Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduğu bir çeşit zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır. – Bronköpnomoni : İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker, rengi de soluktur. Doktor tedavisi şarttır. Diğer tarftan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazla misafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.

etiketler: akut bronsit, kronik bronsit, bronsit belirtileri ve tedavisi,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • Bronit