Taze Baklanın Faydaları

taze baklanın faydaları Taze Baklanın Faydaları

Taze Baklanın Faydaları

Taze baklanın faydaları nelerdir, kullanım alanları ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.

BAKLA:Vitamin ve protein açısından son derece zengin bir besin olan baklanın taneleri tazeyken yeşil, kuruyunca kahverengidir. Kuru Bakla, Taze Bakla’ya göre daha besleyicidir. Kuru Baklanın 100 gr.’mında yaklaşık olarak 26 gr. Protein, 58 gr. Karbonhidrat ve 341 Kalori vardır. Ayrıca Bakla B1, B2, B6 ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum ve magnezyum mineralleri açısından da oldukça zengindir.

Baklanın Faydaları: Bakla hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler. Böbreklere oldukça yararlıdır: Böbrek ağrılarını hafifletir, böbrek kumlarının ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Göğüs hastalıkları ve öksürüğe iyi gelir.

Bakla Nasıl Kullanılır? Bakla taze ve kuru olarak tüketilebilir. Çiçekleri ve yaprakları da kullanılır. Baklayı kabuklarıyla yemek mineral ve vitamin kaybını azaltır. Baklada nişasta oranı yüksek olduğu için kan şekerini yükseltir. Bu nedenle şeker hastaları için önerilmez.

Bakla baş ağrısına ve ishale iyi geliyor

Bakla, sindirimi kolay ve çok besleyici bir sebze. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta bulunuyor. Uzmanlar; bitkisel protein, karbonhidrat, demir, kalsiyum ve bol vitamin içeren bu sebzenin sık sık tüketilmesini tavsiye ediyor. Baklanın; kuvvet verici, idrar yollarını temizleyici ve ishal kesici etkisi de var. Baş ağrılarına iyi geliyor. Ayrıca, şeker hastalarında kan şekerini düşürmeye yarıyor.

Vitamin ve protein açısından son derece zengin bir besin olan baklanın taneleri tazeyken yeşil, kuruyunca kahverengidir. Kuru Bakla, Taze Baklaya göre daha besleyicidir. Kuru Baklanın 100 gramında yaklaşık olarak 26 gr. Protein, 58 gr. Karbonhidrat ve 341 Kalori vardır. Ayrıca Bakla B1, B2, B6 ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum ve magnezyum mineralleri açısından da oldukça zengindir.

Özellikleri:

Hemen heryerde yetişir.
Misri ve kıbti olmak üzere iki çeşittir. Çiçekleri, unu, kabuğu kullanılır. Gıda yönünden çok zengindir. Baklanın taze olanının faydaları daha çoktur.
Hazmı kolay, besleyeici bir bitkidir.
Çiçekleri zamanında, gölgede kurutulur ve kapalı kutu larda saklanır.

Faydaları:

İdrar yollarını temizler.

Böbrek ağrılarını dindirir.

Böbrek iltihaplarını giderir.

Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.

Hazırlanışı:
* Baklaları yıkayıp ayıklayın. Kararmaması için yarım limon suyu ilave edilmiş suda bekletin. Soğan ve taze sarımsağı temizleyip ince ince doğrayın.

* Zeytinyağını tencerede ısıtıp soğanı pembeleştirin. Unu ilave edip kavurun. Baklayı süzüp ekleyin. Taze sarımsağı ilave edip karıştırın. Kapağı kapalı olarak kısık ateşte 5 dakika pişirin.

* Tozşeker, tuz, sıcak su ve kalan yarım limonun suyunu ilave edip baklalar yumuşayana kadar pişirin. Dereotunu temizleyip kıyın. Baklanın üzerine serpiştirip tencerenin kapağı kapalı olarak soğumaya bırakın. Dilerseniz sarımsaklı yoğurtla servis yapın.

Bakla nasıl pişirilir?
Çorbasından mezesine, zeytinyağlısından etlisine kadar birçok yemeği yapılıyor baklanın. Taze bakla taze fasulye gibi temizlenerek pişiriliyor. Bunun için baklanın iki ucunu koparıp kenarındaki kılçıkları bıçakla alın. Temizledikten sonra baklanın yeşil rengini koruması için limonlu suda bekletin. Soğanı sotelerken biraz un ilave edip baklayı ekleyin. Baklanın zamanı geçtiğinde ve biraz kartlaştığında ise barbunya fasulyesi gibi ayıklayın. Elde ettiğiniz iç baklayı tıpkı tazesini pişirdiğiniz gibi pişirin. Kurutulmuş iç baklayı baharatçılarda veya semt pazarlarında bulabilirsiniz. Tıpkı kuru fasulye gibi akşamdan ılık suda bekletip ertesi gün suyunu değiştirin ve dilediğiniz gibi pişirin.

1 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Lavanta

lavanta Lavanta

Lavanta

Lavanta faydalari nelerdir, nerelerde kullanılır ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.

İngilizce: Lavender

Almanca: Lavander

Özellikleri: Karaciğer yetmezliği • kronik karaciğer enfeksiyonlarına karşı • Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı • sarılık • saç dökülmesine karşı • vitiligo, sedef ve ileri yaşlarda deride oluşan lekelere karşı • sakinleştirici ve rahatlatıcı (sedatif)

Lavanta ülkemizde, özellikle Akdeniz Bölgesinde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir bitkidir. Kendine has hoş kokusundan dolayı parfümeri ve kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır. Ancak, lavanta çiçeğinin karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışması üzerindeki olumlu etkisi ile saç dökülmesine karşı kullanımı onun en önemli iki özelliğidir. Genel karaciğer rahatsızlığı veya karaciğer yetmezliği şikayeti olanların imdadına yetişen bir bitkidir. Lavanta kürü, sirozdan veya alkolden dolayı zarar görmüş karaciğer hücrelerinin rejenerasyonunda (tekrar yenilenmelerinde) veya bu hücrelerin tekrar sağlıklı bir şekilde çalışmaya başlamalarında öylesine etkilidir ki, kürü uygulayan hastaların kısa zamanda almaya başladıkları başarılı sonuçlar, onları şaşırtmaktadır.

Dikkat!
Hepatit-B veya Hepatit-C den dolayı siroz başlangıcı var ise, bu hastaların lavanta kürüne ilâveten kereviz kürünü de uygulamalarını önemle hatırlatırız. Kereviz kürünü uygularken enginar tüketmeyiniz ve kürünü de uygulamayınız. Aynı şekilde, lavanta kürünü de uygularken ne kereviz ne de enginar kürünü uygulamayınız. Siroz’a dönüşmüş hastalarda alkaline phosphatase (ALP) ve glutamyl transpeptidase (GGT) enzimlerinin seviyeleri yükselmiştir. Sirozun esas nedeni alkol kullanımı olarak, uzun yıllardır birinci sırayı almıştır. Amerika’da 2004 yılında açıklanan araştırma sonuçlarına göre, Hepatit-C virüsüne bağlı siroz birinci sıraya yerleşmiştir. Buna göre Hepatit-C ye bağlı siroz %26, alkole bağlı oran ise %21 olarak açıklanmıştır.

Dünya Sağlık Teşkilatının 1999 yılı verilerine göre tüm dünyada yaklaşık 175 milyon insanın kronik olarak Hepatit-C Virüsü (HCV) ile infekte olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl yaklaşık 3.7 milyon insan da HCV ile enfekte olmaktadır. Hepatit-C virüsü denetlenmemiş kan transfüzyonu (kan nakli) ile bulaşmaktadır. Cinsel ilişki ve doğum esnasında da geçiş mümkündür. Tüm bunların dışında sterilize edilmemiş enjeksiyon ve sünnet aletleri de risk oluşturmaktadır. Bunların dışında, temmuz 1992 den önce organ nakli yaptırmış olanlarda da bu risk vardır. Çok sık diyaliz cihazına bağlanmak zorunda olan hastalarda da az da olsa kapma riski vardır. HCV, karaciğerde iltihaplanmaya neden olmaktadır. Hepatit-C virüsü, bazı insanlarda uzun yıllar en küçük bir şikâyete neden olmadığından kişiler bu virüsü kaptıklarının çok geç farkına varmaktadırlar. Hastalığın, siroza, karaciğer kanserine veya karaciğer yetmezliğine dönüşme riski vardır. Bu nedenle, Hepatit-C’nin erken tanısı çok önemlidir.

Lavanta kürü, Hepatit-C hastalarının kullanacağı mükemmel bir destekleyici kürdür. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, lavanta kürü, Hepatit-C virüsünü yok etmemektedir. Lavanta kürü Hepatit-C virüsünün aktif hale geçmesini engelleyebilmekte ve neden olduğu karaciğer iltihaplanmasının tedavisinde de mükemmel destekleyici rol oynamaktadır. Karaciğer metabolizmasının sağlıklı bir şekilde çalışmasını düzenleyerek, virüsün faaliyete geçmesini önemli ölçüde bastırmaktadır. Günümüzde henüz bu virüsü yok edecek herhangi bir tedavi yöntemi mevcut değildir. Bilinen bir diğer noktada şudur, Hepatit-C, altta yatan başka bir karaciğer hastalığını da artırmakta ve ağırlaştırmaktadır. Bu virüsün en önemli özelliği genomundaki relatif değişkenliktir. Bir çok farklı genotipi bulunduğundan dolayıdır ki, hastalığın ciddiyeti ve tedaviye verdikleri cevaplar önem kazanmaktadır. Kısaca, Hepatit-C virüsünün çok farklı genotipleri olduğundan, hastalığın seyri ve hastaların tedaviye verecekleri yanıtlarda farklılıklar göstermektedir. Bugün bilinen en az altı tane genotipi ve gene en az elli tanede alt-tipi (sub-type) bulunmaktadır. Örneğin, Amerika’da 1a ve 1b genotipi en sık görüleni (%75) olup, genotip iki ve üç, % 15 civarındadır. Hepatit-C virüsünün hangi genotip’e ait olduğunun da belirlenmesi, tedavi şeklinin seçimi için önemlidir. Çünkü, her genotip interferon (IFN) tedavisine cevap vermemektedir. Lavanta kürü uygulanırken, interferon tedavisinde gözlenen flu-like symptoms (subjektif semptomlar) denilen yan tesirleri gözlemek mümkün değildir.

Örneğin, interferon tedavisinde gözlenen başlıca yan tesirler iştahsızlık, sıtma nöbetleri, baş ağrısı, soğuk algınlığı şikayetleri, susama, mide bulantısı ve beraberinde kusma ve eklem ağrıları. Lavanta kürü uygulanırken her hangi bir yan tesir yaşamak mümkün değildir. Lavanta kürü öylesine etkilidir ki çok kısa zamanda sonuçlarını almak mümkün olmaktadır. Lavanta kürü ile kısa zamanda sonuç almanın arkasında karaciğer enfeksiyonuna karşı, biyokimyasal reaksiyon hızının çok yüksek değerde olması yatmaktadır.

Hepatit-C ye karşı genel ve yaygın bir aşı yoktur. Henüz olmayışının veya böyle bir aşının geliştirilmesinin zorluğunun arkasında, bu virüsün genomundaki relatif farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu konuda sizi en iyi aydınlatacak olan hekimdir. Bebeğini emziren anneden, emzirme yoluyla bu virüsün bebeğe geçmesi mümkün değildir. Hepatit-C virüsünü almış olanlara yapılan değişik testler vardır. Bu testlerin istenmesine hekim karar verecektir.

Hepatit-C ve Hepatit-B hastaları için enginar bulunmaz bir nimettir. Bu hastaların karaciğer metabolizmalarının sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasında enginarın katkısı öylesine önemlidir ki, onlara haftada bir-iki defa birer porsiyon enginar tüketmelerini adete alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ederim. Eğer, Hepatit-B ve Hepatit-C den dolayı şikâyetler ortaya çıkmış ise, ve de karaciğer değerleri de yükselme göstermiş ise bu taktirde lavanta kürüne ilaveten haftada iki-üç defa birer porsiyon (yağsız olarak) enginar tüketimini kür olarak uygulamaları bulunmaz bir imkândır. Çok az suda tuzsuz ve yağsız olarak dilimlenmiş olarak pişirdiğiniz enginarın suyunu da özellikle içmek gerekir. Yağsız ve tuzsuz olarak tüketeceğiniz enginar, belki size yavan gelecektir. Ancak, unutmayınız ki bu sağlığınız için gereklidir.

Alerjik Mevsimler ve Hepatit

Bahar mevsiminde çiçek tozları (polen) bir çok insanda alerjiye neden olmaktadır. Hatta, yaz mevsimine girerken de halk arasında saman nezlesi olarak bilinen alerjik reaksiyonlar ortaya çıkmaktadır. Bu dönemlerde karaciğer metabolizması da olumsuz etkilenmektedir. Hepatit-C veya Hepatit-B virüsü taşıyıcılarının karaciğer değerlerinde (ALT ve/veya AST) fluktasyonlar (iniş-çıkış) gözlenebilmektedir. Bunun sebebinin özellikle alerjik mevsimlerden kaynaklandığı belirtilmektedir. Çünkü, alerjik mevsim denilen bahar başlangıcı ve yaz mevsimine geçişlerde soluduğumuz havada bulunan polenler veya mevsim gereği tozlar insan vücudunda alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Unutmayınız ki, alerjik reaksiyonlar bir şekilde karaciğerin çalışmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Sonuçta, Hepatit-B veya C taşıyıcılarında ALT ve/veya AST değerleri iniş-çıkış gösterebilmektedir.

Karaciğer metabolizmasını olumsuz etkileyen ilaçlar

Lavanta üzerine yaptığım çalışmalarımda ilk görülen, içerdiği en az on dört tane sedatif (teskin edici, rahatlatıcı) özelliği olan etkin maddeyi içerdiğidir. p-cymene, alpha-pinene, cinnamaldehyde ve carvone lavantanın içerdiği sedatif özellikli etkin maddelerden bir kaç tanesi. Lavantanın içerdiği etkin maddelerin kendine özgü bir sistematiği olduğunu görülür. Bu sistematiğin içerisinde gözlenen, lavantanın tüm karaciğer metabolizmasını mucizevi bir şekilde düzenleyebileceğidir.

Tabiat ana lavantaya öylesine cömert, öylesine seçici davranmış ki, içerdiği etkin maddeler özenle bir araya toplanıp sanki, genel karaciğer şikâyetlerine karşı özel olarak yaratılmış. Gerek çiçeklerinde gerekse de yapraklarında moleküler yapıları ve etkin özellikleri bakımından birbirlerinden tamamen farklı maddeler bulunmaktadır. Aşağıdaki tablodan bu maddelerin etkin özelliklerini görebilirsiniz.

Lavanta Bitkisi ve Çiçeği: Karabaş otu olarak da bilinen Lavanta, güzel kokulu mavi ve beyaz renklerde çiçekler açan bir bitkidir.

Lavantanın Faydaları: Yatıştırıcı ve uyarıcıdır. İdrar ve gaz söktürür. Karın şişliği ve migren ağrılarında faydalıdır. Romatizma şikâyetlerini azaltır. Mikrop öldürücüdür. Kokusu vücuda kuvvet ve ferahlık verir. Ateşli hastalara iyi gelir. Özellikle Karaciğere çok faydalı olan Lavanta, karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bu özelliği ile karaciğer yetmezliği, hepatit B ve C, sarılık gibi hastalıklarda faydası görülür. Lavanta çiçeği yağı kapalı göze kompres yapılırsa gözleri kuvvetlendirir ve rahatlık verir.

Lavanta Nasıl Kullanılır? Çoğunlukla kokusu için kullanılır. Lavantadan lavanta yağı ve lavanta kolonyası elde edilir. Kokusu tahtakurtu, güve gibi böcekleri uzaklaştırır. Lavanta çayı, romatizma ağrılarını hafifletir, ayrıca saç derisine sürülürse saç dökülmesini azaltır. Lavanta yağı bulantı ve kusmaları giderir. Lavanta yağı ayrıca, başta egzama ve yanık olmak üzere sedef, akne gibi cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktadır. Yemek ve salatalara 2-3 damla lavanta yağı katmak cinsel gücü arttırıcı etki gösterir. Lavanta yağı zehirlenmelere ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceği için günde 5-6 damladan fazla almamak gerekir. İçki kullananlar, hamileler ve emziren anneler lavanta kullanmamalıdır.

Botanik Bilgi : Ballıbabagiller familyasındandır. Lavanta, en çok 1 m. kadar boylanabilir. Gövdesi dört köşe kesitli, yeşil renkli ve hoş kokuludur. Ancak, bitkinin ikinci yılında gövde odunsulaşır. Grimsi yeşil renkli, ince uzun ve hoş kokulu yaprakları; uzun sapların ucunda seyrek başaklar oluşturarak yaz aylarında açan, çok kokulu, lavanta mavisi renkli çiçekleri vardır. Bitkinin gövde, yaprak, sap ve çiçeklerine özel kokusunu veren, bunların üzerinde bulunan küçük yıldızsı tüyleridir. Lavantanın sonbaharda olgunlaşan küçük meyvelerinin her birinde, dörder adet fındıkçık şeklindeki tohumu yer alır.

Yetiştirildiği Yerler : Anayurdu Akdeniz havzası olan lavantanın 20 kadar türüvardır. Bu türlerden bazısı ülkemizde de yetişmektedir.

Bilinen Bileşimi : İçinde organik asitler bulunan uçucu yağ ile glikozitler, alkaloitler ve tanen gibi maddeleri içerir. Bu uçucu yağın damıtılmasıyla lavanta esansı (lavantayağı) elde edilir.

Toplanması-Saklanması : Drog olarak kullanılan çiçekler, Temmuz-Ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp, gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan ufalanarak ayrılır.

Kullanıldığı Yerler : Lavanta esansı (lavantayağı) parfümeri endüstrisinde önemli bir hammadde olarak kullanılır. Ayrıca küçük keseler içinde aralarına yerleştirildiği çamaşırlara çok hoş, iç açıcı bir koku kazandırır. Uykusuzluk çekenler de, lavanta içerikli yastıklar kullanmayı denemelidirler.

Lavanta Yağının Faydaları : Biraz pamuk yardımıyla yüz temizlenirse akneli cildi temizler. Ağrıyan yere sürülüp elle hafif masajlar yapılırsa romatizma, burkulma ve kırık yerlerinin ağrılarında rahatlatıcıdır.

Faydaları :

Stresle ilgili baş ağrılarında etkili bir iyileştiricidir.

İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır.

Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.

depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur.

Uykusuzluk halini giderir.

Kusma refleksini bastırır.

İdrar söktürücüdür. Böbrekleri temizler.

Kullanım Şekli :

Çay : Kurutulmuş sürgün ve çiçeklerden 1 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek ve 10-15 dakika süreyle demlendirilerek çay elde edilir. Bu çaydan, günde üç kez birer bardak içilir.

Banyo : 60-70 gr lavanta çiçeği, 2-3 litre suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu banyolar özellikle, kan basıncı düşük olan kişileri rahatlatır, canlılık kazandırır. Sinirli kişiler, dengeleyici bir rahatlığa kavuşur.

1 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Çemen Yağı Faydaları

çemen yağı faydaları Çemen Yağı Faydaları

Çemen Yağı Faydaları

Çemen yağı faydaları nelerdir, kullanım yerleri ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.

Çemen yağı nasıl yapılır. Üç avuç çemen otu, bir tutam çörek otu zeytinyağı ile birlikte ezilip iyice karıştırıldıktan sonra üzerine kaynar su eklenir. Su yüzeyine çıkan yağlar, kaşıkla alınarak bir şişeye doldurulur. Şişenin içine bir kaç badem atılıp iki gün dinlendirildikten sonra süzülerek çemen yağı elde edilir. Çemen Yağı, mafsal ağrılarına çok faydalır.

Çemen yağının faydaları.
İçindekiler: Müsilaj, saponin,trigonellin alkoloidi,diosgenin,kolin ve fitestorol içerir.
Faydaları: Metabolizmayı kuvvetlendirir.Cinsel gücü arttırır. İştahı açar. Balgam söktürücüdür.Kan şekerini ve kolestrolü düşürür.Ağrı kesicidir. Romatizma,siyatik ve gut gibi rahatsızlıklarda faydalıdır.Vajinal yaraları tedavi eder.
Kullanımı : Günde 1 defa 1 tatlı kaşığı bala damlatılarak alınır.
Dikkat: HAMİLELİK DÖNEMİNDE KULLANILMASI SAKINCALIDIR.

Çemen Yağı Faydaları Ve Kullanımı
Çemen özellikle cilt güzelliğinde sık kullanılan bir aromatik bitki yağıdır.Çemen yağını günde bir kere bir fincan suya 3-5 damla damlatılarak içilir.Dediğimiz gibi cilde faydalıdır ve masaj yaparak cilidnize desürebilirisniz.Eğer romatizma ağrılarınız varsa çemen yağını susam yağı ile karıştırın ve masaj yaparak sürün.

Faydaları;
Metebolizmayı güçlendirir.
Balgam söktürür.
Kolestrolü düşürür.
Cinsel gücü arttırır.

Dolgun ve diri göğüslere sahip olmak isteyenler, çemen otu sayesinde istediğiniz göğüslere sahip olabilmeniz artık mümkündür.

Bol miktarda östrojen içeren çemenotunun tozuyla göğüslerinize masaj yapın. Birkaç hafta sonra gözlerine inanamayacaksınız!

Birçok kadının rüyalarını daha büyük göğüsler süslüyor. Dr. James Duke, Pegasus Yayınları’ndan çıkan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, hiçbir zaman göğüs büyütmeden yana olmadığını söylüyor:

“Eğer gazete okuyorsanız, silikonlar hakkında birçok tartışma olduğunu biliyorsunuz demektir. Birçok kadın ve bilim insanı, silikonların tehlikeli olduğunu savunurken, bunların karşısındakiler silikonların ciddi bir risk içermediğini söylüyor. Ancak kızım gelip göğüslerini büyütmek istediğini söylerse, ona mutlaka doğal yolları denemesini söylerim. Çünkü doğada göğüsleri makul oranda büyütmeye yarayabilecek bitkiler var.”

DENEYEN KADINLAR ŞAŞKIN

Dr. Duke, bu konuda yazdığı makaleyi ve sonuçlarını şöyle anlatıyor: “Yazımda, çemen otununun diyabet hastalarının kan şekerini kontrol altında tuttuğunu ve kadınların göğüslerinin büyümesine neden olduğunu gösteren bir araştırmayı özetlemiştim. Yazının yayınlanmasından bir süre sonra ulusal herbalistler toplantısına davet edildim. Havaalanında karşılaştığım bir bayan bana şu hikayeyi anlattı: O ve arkadaşları, birkaç ay önce bitkisel gıdalar festivalinde tatlarına bakmak için birçok tohum filizi satın almış. Tohumlardan bir tanesi de çemen otuymuş. Kadınlardan biri, yediği birkaç porsiyon çemen otu filizinden sonra göğüslerinin daha büyük göründüğünü fark etmiş. Gruptaki arkadaşlarından bir tanesi, benim yazdığım makaleyi eline tutuşturuncaya kadar da neler olup bittiğini anlayamamış.”

GÖĞüS BÜYÜTEN BİTKİLER

ÇEMENOTU (Trigonella foenum-graecum):

Çemenotu tohumları yüksek oranlarda diosgenin (kadın cinsiyet hormonu östrojenin yarı sentetik formunu elde etmek için kullanılan kimyasal) içerir. Östrojenin başlıca iki etkisi göğüs büyümesiyle ilgilidir. Hormon, göğüs hücrelerinin büyümesine yol açar ve su tutulmasına neden olur. Gerçekten de, birçok kadının doğum kontrolü için aldığı ve östrojen içeren hapların yan etkileri, göğüslerde büyüme hissi ve vücutta su toplanmasıdır. Çemenotu tozuyla göğüslere masaj yapmak denemeye değer bir başka yöntemdir. Çünkü göğüs dokuları bitkisel kimyasalları belli oranlarda emer. Çemenotunun tohumlarını veya filizlerini blender’da öğütün. Az bir miktar bitkisel yağla karıştırıp, karışımı macun gibi uygulayın.

Rezene (Foeniculum vulgare): Rezene de yüz yıllardan beri süt artırıcı olarak kullanılan bitkilerden bir tanesidir. Çemenotunu tamamlayıcı olarak Bustea çayının içine rezene de ilave edebilirsiniz. Ancak kesinlikle rezenenin yağını kullanmayın çünkü rezene yağı düşüğe neden olabilir ve bir çay kaşığından fazlası da zehirlenmelere yol açabilir.

Cüce Palmiye (Serenoa repens): Günümüzde bu bitkinin en iyi bilinen etkisi erkeklerde prostat bezinin büyümesini engellemesidir. 100 yıl önce ‘cüce palmiye’ halk arasında göğüs büyütücü olarak bilinmekteydi. Doğal şifa uzmanları bitkiyi bu amaçla halen öneriyor. Birçok insan bitkinin standartlaştırılmış kapsüllerini ya da alkol özütlerini kullanıyor. Cüce palmiyenin kullanımı için prospektüsünü dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

Yabani Hint Yerelması (Dioscorea villosa): İşte östrojen etkisiyle ünlenen bir başka bitki daha. Ben bu bitkiye asla büyük bir ilgi duymadım, çünkü veri tabanımdaki bilgilere göre içerdiği diosgen, çemenotuna oranla yok denecek kadar azdır. Fakat bu bitkinin merhemini yapan bazı uzmanların çalışmalarına saygılıyım. Çünkü, bu merhemi kullanan kadınlar istediği sonucu elde ediyormuş. Merhemi yapmak için kökün dış kabuklarını soyun ve blenderde macun kıvamına gelinceye kadar karıştırın.

Kimyon (Cuminum cyminum): Hem kimyon-un, hem çörek otunun (siyah kimyon) meme dokularını geliştirdiği, hayvanları üzerinde yapılan araştırmalarla ortaya koymuştur. Kimyonu çayınıza katabilir, yemeklerinizde bolca kullanabilirsiniz.

30 Mart 2012
Okunma
bosluk