<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri &#187; Bitki</title>
	<atom:link href="http://www.sagligin.net/category/sifali-bitkiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagligin.net</link>
	<description>sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 08:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Taze Baklanın Faydaları</title>
		<link>http://www.sagligin.net/taze-baklanin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.sagligin.net/taze-baklanin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 18:08:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PrEnSeS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Taze baklanın faydaları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagligin.net/?p=1977</guid>
		<description><![CDATA[Taze Baklanın Faydaları Taze baklanın faydaları nelerdir, kullanım alanları ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz. BAKLA:Vitamin ve protein açısından son derece zengin bir besin olan baklanın taneleri tazeyken yeşil, kuruyunca kahverengidir. Kuru Bakla, Taze Bakla’ya göre daha besleyicidir. Kuru Baklanın 100 gr.’mında yaklaşık olarak 26 gr. Protein, 58 gr. Karbonhidrat ve 341 Kalori vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagligin.net/wp-content/uploads/2012/04/taze-baklanın-faydaları.jpg" alt="taze baklanın faydaları Taze Baklanın Faydaları" title="taze baklanın faydaları" width="166" height="157" class="alignnone size-full wp-image-1978" /></p>
<p>Taze Baklanın Faydaları</p>
<p>Taze baklanın faydaları nelerdir, kullanım alanları ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.</p>
<p>BAKLA:Vitamin ve protein açısından son derece zengin bir besin olan baklanın taneleri tazeyken yeşil, kuruyunca kahverengidir. Kuru Bakla, Taze Bakla’ya göre daha besleyicidir. Kuru Baklanın 100 gr.’mında yaklaşık olarak 26 gr. Protein, 58 gr. Karbonhidrat ve 341 Kalori vardır. Ayrıca Bakla B1, B2, B6 ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum ve magnezyum mineralleri açısından da oldukça zengindir.</p>
<p>Baklanın Faydaları: Bakla hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler. Böbreklere oldukça yararlıdır: Böbrek ağrılarını hafifletir, böbrek kumlarının ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Göğüs hastalıkları ve öksürüğe iyi gelir.</p>
<p>Bakla Nasıl Kullanılır? Bakla taze ve kuru olarak tüketilebilir. Çiçekleri ve yaprakları da kullanılır. Baklayı kabuklarıyla yemek mineral ve vitamin kaybını azaltır. Baklada nişasta oranı yüksek olduğu için kan şekerini yükseltir. Bu nedenle şeker hastaları için önerilmez.</p>
<p>Bakla baş ağrısına ve ishale iyi geliyor</p>
<p>Bakla, sindirimi kolay ve çok besleyici bir sebze. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta bulunuyor. Uzmanlar; bitkisel protein, karbonhidrat, demir, kalsiyum ve bol vitamin içeren bu sebzenin sık sık tüketilmesini tavsiye ediyor. Baklanın; kuvvet verici, idrar yollarını temizleyici ve ishal kesici etkisi de var. Baş ağrılarına iyi geliyor. Ayrıca, şeker hastalarında kan şekerini düşürmeye yarıyor.</p>
<p>Vitamin ve protein açısından son derece zengin bir besin olan baklanın taneleri tazeyken yeşil, kuruyunca kahverengidir. Kuru Bakla, Taze Baklaya göre daha besleyicidir. Kuru Baklanın 100 gramında yaklaşık olarak 26 gr. Protein, 58 gr. Karbonhidrat ve 341 Kalori vardır. Ayrıca Bakla B1, B2, B6 ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum ve magnezyum mineralleri açısından da oldukça zengindir.</p>
<p>Özellikleri:</p>
<p>Hemen heryerde yetişir.<br />
Misri ve kıbti olmak üzere iki çeşittir. Çiçekleri, unu, kabuğu kullanılır. Gıda yönünden çok zengindir. Baklanın taze olanının faydaları daha çoktur.<br />
Hazmı kolay, besleyeici bir bitkidir.<br />
Çiçekleri zamanında, gölgede kurutulur ve kapalı kutu larda saklanır.</p>
<p>Faydaları:</p>
<p>İdrar yollarını temizler.</p>
<p>Böbrek ağrılarını dindirir.</p>
<p>Böbrek iltihaplarını giderir.</p>
<p>Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.</p>
<p>Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.</p>
<p>Hazırlanışı:<br />
* Baklaları yıkayıp ayıklayın. Kararmaması için yarım limon suyu ilave edilmiş suda bekletin. Soğan ve taze sarımsağı temizleyip ince ince doğrayın. </p>
<p>* Zeytinyağını tencerede ısıtıp soğanı pembeleştirin. Unu ilave edip kavurun. Baklayı süzüp ekleyin. Taze sarımsağı ilave edip karıştırın. Kapağı kapalı olarak kısık ateşte 5 dakika pişirin.</p>
<p>* Tozşeker, tuz, sıcak su ve kalan yarım limonun suyunu ilave edip baklalar yumuşayana kadar pişirin. Dereotunu temizleyip kıyın. Baklanın üzerine serpiştirip tencerenin kapağı kapalı olarak soğumaya bırakın. Dilerseniz sarımsaklı yoğurtla servis yapın.</p>
<p>Bakla nasıl pişirilir?<br />
Çorbasından mezesine, zeytinyağlısından etlisine kadar birçok yemeği yapılıyor baklanın. Taze bakla taze fasulye gibi temizlenerek pişiriliyor. Bunun için baklanın iki ucunu koparıp kenarındaki kılçıkları bıçakla alın. Temizledikten sonra baklanın yeşil rengini koruması için limonlu suda bekletin. Soğanı sotelerken biraz un ilave edip baklayı ekleyin. Baklanın zamanı geçtiğinde ve biraz kartlaştığında ise barbunya fasulyesi gibi ayıklayın. Elde ettiğiniz iç baklayı tıpkı tazesini pişirdiğiniz gibi pişirin. Kurutulmuş iç baklayı baharatçılarda veya semt pazarlarında bulabilirsiniz. Tıpkı kuru fasulye gibi akşamdan ılık suda bekletip ertesi gün suyunu değiştirin ve dilediğiniz gibi pişirin.</p>
<div id="crp_related"><ul><li><a href="http://www.sagligin.net/baklanin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Baklanın Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/bakla-yapraginin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bakla Yaprağının Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/madensel-besinlerin-yararlari-nelerdir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Madensel Besinlerin Yararları Nelerdir</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/havuc-ve-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Havuç Ve Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/findik-kabugunun-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Fındık Kabuğunun Faydaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagligin.net/taze-baklanin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lavanta</title>
		<link>http://www.sagligin.net/lavanta.html</link>
		<comments>http://www.sagligin.net/lavanta.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 17:54:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PrEnSeS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Lavanta faydalari nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagligin.net/?p=1974</guid>
		<description><![CDATA[Lavanta Lavanta faydalari nelerdir, nerelerde kullanılır ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz. İngilizce: Lavender Almanca: Lavander Özellikleri: Karaciğer yetmezliği • kronik karaciğer enfeksiyonlarına karşı • Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı • sarılık • saç dökülmesine karşı • vitiligo, sedef ve ileri yaşlarda deride oluşan lekelere karşı • sakinleştirici ve rahatlatıcı (sedatif) Lavanta ülkemizde, özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagligin.net/wp-content/uploads/2012/04/lavanta.jpg" alt="lavanta Lavanta" title="lavanta" width="208" height="156" class="alignnone size-full wp-image-1975" /></p>
<p>Lavanta</p>
<p>Lavanta faydalari nelerdir, nerelerde kullanılır ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.</p>
<p>İngilizce: Lavender</p>
<p>Almanca: Lavander</p>
<p>Özellikleri: Karaciğer yetmezliği • kronik karaciğer enfeksiyonlarına karşı • Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı • sarılık • saç dökülmesine karşı • vitiligo, sedef ve ileri yaşlarda deride oluşan lekelere karşı • sakinleştirici ve rahatlatıcı (sedatif)</p>
<p>Lavanta ülkemizde, özellikle Akdeniz Bölgesinde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir bitkidir. Kendine has hoş kokusundan dolayı parfümeri ve kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır. Ancak, lavanta çiçeğinin karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışması üzerindeki olumlu etkisi ile saç dökülmesine karşı kullanımı onun en önemli iki özelliğidir. Genel karaciğer rahatsızlığı veya karaciğer yetmezliği şikayeti olanların imdadına yetişen bir bitkidir. Lavanta kürü, sirozdan veya alkolden dolayı zarar görmüş karaciğer hücrelerinin rejenerasyonunda (tekrar yenilenmelerinde) veya bu hücrelerin tekrar sağlıklı bir şekilde çalışmaya başlamalarında öylesine etkilidir ki, kürü uygulayan hastaların kısa zamanda almaya başladıkları başarılı sonuçlar, onları şaşırtmaktadır.</p>
<p>Dikkat!<br />
Hepatit-B veya Hepatit-C den dolayı siroz başlangıcı var ise, bu hastaların lavanta kürüne ilâveten kereviz kürünü de uygulamalarını önemle hatırlatırız. Kereviz kürünü uygularken enginar tüketmeyiniz ve kürünü de uygulamayınız. Aynı şekilde, lavanta kürünü de uygularken ne kereviz ne de enginar kürünü uygulamayınız. Siroz’a dönüşmüş hastalarda alkaline phosphatase (ALP) ve glutamyl transpeptidase (GGT) enzimlerinin seviyeleri yükselmiştir. Sirozun esas nedeni alkol kullanımı olarak, uzun yıllardır birinci sırayı almıştır. Amerika’da 2004 yılında açıklanan araştırma sonuçlarına göre, Hepatit-C virüsüne bağlı siroz birinci sıraya yerleşmiştir. Buna göre Hepatit-C ye bağlı siroz %26, alkole bağlı oran ise %21 olarak açıklanmıştır.</p>
<p>Dünya Sağlık Teşkilatının 1999 yılı verilerine göre tüm dünyada yaklaşık 175 milyon insanın kronik olarak Hepatit-C Virüsü (HCV) ile infekte olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl yaklaşık 3.7 milyon insan da HCV ile enfekte olmaktadır. Hepatit-C virüsü denetlenmemiş kan transfüzyonu (kan nakli) ile bulaşmaktadır. Cinsel ilişki ve doğum esnasında da geçiş mümkündür. Tüm bunların dışında sterilize edilmemiş enjeksiyon ve sünnet aletleri de risk oluşturmaktadır. Bunların dışında, temmuz 1992 den önce organ nakli yaptırmış olanlarda da bu risk vardır. Çok sık diyaliz cihazına bağlanmak zorunda olan hastalarda da az da olsa kapma riski vardır. HCV, karaciğerde iltihaplanmaya neden olmaktadır. Hepatit-C virüsü, bazı insanlarda uzun yıllar en küçük bir şikâyete neden olmadığından kişiler bu virüsü kaptıklarının çok geç farkına varmaktadırlar. Hastalığın, siroza, karaciğer kanserine veya karaciğer yetmezliğine dönüşme riski vardır. Bu nedenle, Hepatit-C’nin erken tanısı çok önemlidir.</p>
<p>Lavanta kürü, Hepatit-C hastalarının kullanacağı mükemmel bir destekleyici kürdür. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, lavanta kürü, Hepatit-C virüsünü yok etmemektedir. Lavanta kürü Hepatit-C virüsünün aktif hale geçmesini engelleyebilmekte ve neden olduğu karaciğer iltihaplanmasının tedavisinde de mükemmel destekleyici rol oynamaktadır. Karaciğer metabolizmasının sağlıklı bir şekilde çalışmasını düzenleyerek, virüsün faaliyete geçmesini önemli ölçüde bastırmaktadır. Günümüzde henüz bu virüsü yok edecek herhangi bir tedavi yöntemi mevcut değildir. Bilinen bir diğer noktada şudur, Hepatit-C, altta yatan başka bir karaciğer hastalığını da artırmakta ve ağırlaştırmaktadır. Bu virüsün en önemli özelliği genomundaki relatif değişkenliktir. Bir çok farklı genotipi bulunduğundan dolayıdır ki, hastalığın ciddiyeti ve tedaviye verdikleri cevaplar önem kazanmaktadır. Kısaca, Hepatit-C virüsünün çok farklı genotipleri olduğundan, hastalığın seyri ve hastaların tedaviye verecekleri yanıtlarda farklılıklar göstermektedir. Bugün bilinen en az altı tane genotipi ve gene en az elli tanede alt-tipi (sub-type) bulunmaktadır. Örneğin, Amerika’da 1a ve 1b genotipi en sık görüleni (%75) olup, genotip iki ve üç, % 15 civarındadır. Hepatit-C virüsünün hangi genotip’e ait olduğunun da belirlenmesi, tedavi şeklinin seçimi için önemlidir. Çünkü, her genotip interferon (IFN) tedavisine cevap vermemektedir. Lavanta kürü uygulanırken, interferon tedavisinde gözlenen flu-like symptoms (subjektif semptomlar) denilen yan tesirleri gözlemek mümkün değildir.</p>
<p>Örneğin, interferon tedavisinde gözlenen başlıca yan tesirler iştahsızlık, sıtma nöbetleri, baş ağrısı, soğuk algınlığı şikayetleri, susama, mide bulantısı ve beraberinde kusma ve eklem ağrıları. Lavanta kürü uygulanırken her hangi bir yan tesir yaşamak mümkün değildir. Lavanta kürü öylesine etkilidir ki çok kısa zamanda sonuçlarını almak mümkün olmaktadır. Lavanta kürü ile kısa zamanda sonuç almanın arkasında karaciğer enfeksiyonuna karşı, biyokimyasal reaksiyon hızının çok yüksek değerde olması yatmaktadır.</p>
<p>Hepatit-C ye karşı genel ve yaygın bir aşı yoktur. Henüz olmayışının veya böyle bir aşının geliştirilmesinin zorluğunun arkasında, bu virüsün genomundaki relatif farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu konuda sizi en iyi aydınlatacak olan hekimdir. Bebeğini emziren anneden, emzirme yoluyla bu virüsün bebeğe geçmesi mümkün değildir. Hepatit-C virüsünü almış olanlara yapılan değişik testler vardır. Bu testlerin istenmesine hekim karar verecektir.</p>
<p>Hepatit-C ve Hepatit-B hastaları için enginar bulunmaz bir nimettir. Bu hastaların karaciğer metabolizmalarının sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasında enginarın katkısı öylesine önemlidir ki, onlara haftada bir-iki defa birer porsiyon enginar tüketmelerini adete alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ederim. Eğer, Hepatit-B ve Hepatit-C den dolayı şikâyetler ortaya çıkmış ise, ve de karaciğer değerleri de yükselme göstermiş ise bu taktirde lavanta kürüne ilaveten haftada iki-üç defa birer porsiyon (yağsız olarak) enginar tüketimini kür olarak uygulamaları bulunmaz bir imkândır. Çok az suda tuzsuz ve yağsız olarak dilimlenmiş olarak pişirdiğiniz enginarın suyunu da özellikle içmek gerekir. Yağsız ve tuzsuz olarak tüketeceğiniz enginar, belki size yavan gelecektir. Ancak, unutmayınız ki bu sağlığınız için gereklidir.</p>
<p>Alerjik Mevsimler ve Hepatit</p>
<p> Bahar mevsiminde çiçek tozları (polen) bir çok insanda alerjiye neden olmaktadır. Hatta, yaz mevsimine girerken de halk arasında saman nezlesi olarak bilinen alerjik reaksiyonlar ortaya çıkmaktadır. Bu dönemlerde karaciğer metabolizması da olumsuz etkilenmektedir. Hepatit-C veya Hepatit-B virüsü taşıyıcılarının karaciğer değerlerinde (ALT ve/veya AST) fluktasyonlar (iniş-çıkış) gözlenebilmektedir. Bunun sebebinin özellikle alerjik mevsimlerden kaynaklandığı belirtilmektedir. Çünkü, alerjik mevsim denilen bahar başlangıcı ve yaz mevsimine geçişlerde soluduğumuz havada bulunan polenler veya mevsim gereği tozlar insan vücudunda alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Unutmayınız ki, alerjik reaksiyonlar bir şekilde karaciğerin çalışmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Sonuçta, Hepatit-B veya C taşıyıcılarında ALT ve/veya AST değerleri iniş-çıkış gösterebilmektedir.</p>
<p>Karaciğer metabolizmasını olumsuz etkileyen ilaçlar</p>
<p>Lavanta üzerine yaptığım çalışmalarımda ilk görülen, içerdiği en az on dört tane sedatif (teskin edici, rahatlatıcı) özelliği olan etkin maddeyi içerdiğidir. p-cymene, alpha-pinene, cinnamaldehyde ve carvone lavantanın içerdiği sedatif özellikli etkin maddelerden bir kaç tanesi. Lavantanın içerdiği etkin maddelerin kendine özgü bir sistematiği olduğunu görülür. Bu sistematiğin içerisinde gözlenen, lavantanın tüm karaciğer metabolizmasını mucizevi bir şekilde düzenleyebileceğidir.</p>
<p>Tabiat ana lavantaya öylesine cömert, öylesine seçici davranmış ki, içerdiği etkin maddeler özenle bir araya toplanıp sanki, genel karaciğer şikâyetlerine karşı özel olarak yaratılmış. Gerek çiçeklerinde gerekse de yapraklarında moleküler yapıları ve etkin özellikleri bakımından birbirlerinden tamamen farklı maddeler bulunmaktadır. Aşağıdaki tablodan bu maddelerin etkin özelliklerini görebilirsiniz.</p>
<p>Lavanta Bitkisi ve Çiçeği: Karabaş otu olarak da bilinen Lavanta, güzel kokulu mavi ve beyaz renklerde çiçekler açan bir bitkidir.</p>
<p>Lavantanın Faydaları: Yatıştırıcı ve uyarıcıdır. İdrar ve gaz söktürür. Karın şişliği ve migren ağrılarında faydalıdır. Romatizma şikâyetlerini azaltır. Mikrop öldürücüdür. Kokusu vücuda kuvvet ve ferahlık verir. Ateşli hastalara iyi gelir. Özellikle Karaciğere çok faydalı olan Lavanta, karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bu özelliği ile karaciğer yetmezliği, hepatit B ve C, sarılık gibi hastalıklarda faydası görülür. Lavanta çiçeği yağı kapalı göze kompres yapılırsa gözleri kuvvetlendirir ve rahatlık verir.</p>
<p>Lavanta Nasıl Kullanılır? Çoğunlukla kokusu için kullanılır. Lavantadan lavanta yağı ve lavanta kolonyası elde edilir. Kokusu tahtakurtu, güve gibi böcekleri uzaklaştırır. Lavanta çayı, romatizma ağrılarını hafifletir, ayrıca saç derisine sürülürse saç dökülmesini azaltır. Lavanta yağı bulantı ve kusmaları giderir. Lavanta yağı ayrıca, başta egzama ve yanık olmak üzere sedef, akne gibi cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktadır. Yemek ve salatalara 2-3 damla lavanta yağı katmak cinsel gücü arttırıcı etki gösterir. Lavanta yağı zehirlenmelere ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceği için günde 5-6 damladan fazla almamak gerekir. İçki kullananlar, hamileler ve emziren anneler lavanta kullanmamalıdır.</p>
<p>Botanik Bilgi : Ballıbabagiller familyasındandır. Lavanta, en çok 1 m. kadar boylanabilir. Gövdesi dört köşe kesitli, yeşil renkli ve hoş kokuludur. Ancak, bitkinin ikinci yılında gövde odunsulaşır. Grimsi yeşil renkli, ince uzun ve hoş kokulu yaprakları; uzun sapların ucunda seyrek başaklar oluşturarak yaz aylarında açan, çok kokulu, lavanta mavisi renkli çiçekleri vardır. Bitkinin gövde, yaprak, sap ve çiçeklerine özel kokusunu veren, bunların üzerinde bulunan küçük yıldızsı tüyleridir. Lavantanın sonbaharda olgunlaşan küçük meyvelerinin her birinde, dörder adet fındıkçık şeklindeki tohumu yer alır. </p>
<p>Yetiştirildiği Yerler : Anayurdu Akdeniz havzası olan lavantanın 20 kadar türüvardır. Bu türlerden bazısı ülkemizde de yetişmektedir. </p>
<p>Bilinen Bileşimi : İçinde organik asitler bulunan uçucu yağ ile glikozitler, alkaloitler ve tanen gibi maddeleri içerir. Bu uçucu yağın damıtılmasıyla lavanta esansı (lavantayağı) elde edilir.</p>
<p>Toplanması-Saklanması : Drog olarak kullanılan çiçekler, Temmuz-Ağustos aylarında, henüz tomurcuk halinde iken toplanmalıdır. Saplarıyla birlikte toplanan çiçekler, demet halinde bağlanıp, gölge bir yere asılarak kurutulur. İyice kuruduktan sonra, çiçekler saptan ufalanarak ayrılır.</p>
<p>Kullanıldığı Yerler : Lavanta esansı (lavantayağı) parfümeri endüstrisinde önemli bir hammadde olarak kullanılır. Ayrıca küçük keseler içinde aralarına yerleştirildiği çamaşırlara çok hoş, iç açıcı bir koku kazandırır. Uykusuzluk çekenler de, lavanta içerikli yastıklar kullanmayı denemelidirler.</p>
<p>Lavanta Yağının Faydaları : Biraz pamuk yardımıyla yüz temizlenirse akneli cildi temizler. Ağrıyan yere sürülüp elle hafif masajlar yapılırsa romatizma, burkulma ve kırık yerlerinin ağrılarında rahatlatıcıdır.</p>
<p>Faydaları :</p>
<p>Stresle ilgili baş ağrılarında etkili bir iyileştiricidir.</p>
<p>İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. </p>
<p>Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.</p>
<p>depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur.</p>
<p>Uykusuzluk halini giderir.</p>
<p>Kusma refleksini bastırır.</p>
<p>İdrar söktürücüdür. Böbrekleri temizler.</p>
<p>Kullanım Şekli : </p>
<p>Çay : Kurutulmuş sürgün ve çiçeklerden 1 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek ve 10-15 dakika süreyle demlendirilerek çay elde edilir. Bu çaydan, günde üç kez birer bardak içilir.</p>
<p>Banyo : 60-70 gr lavanta çiçeği, 2-3 litre suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu banyolar özellikle, kan basıncı düşük olan kişileri rahatlatır, canlılık kazandırır. Sinirli kişiler, dengeleyici bir rahatlığa kavuşur.</p>
<div id="crp_related"><ul><li><a href="http://www.sagligin.net/lavanta-cicegi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Lavanta Çiçeği</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/hepatit-c.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hepatit C</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/goz-sararmasi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Göz Sararması</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/kolesterole-bitkisel-tedavi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kolesterole Bitkisel Tedavi</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/hepatit-b.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hepatit B</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagligin.net/lavanta.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çemen Yağı Faydaları</title>
		<link>http://www.sagligin.net/cemen-yagi-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.sagligin.net/cemen-yagi-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 18:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PrEnSeS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Çemen yağı faydaları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagligin.net/?p=1959</guid>
		<description><![CDATA[Çemen Yağı Faydaları Çemen yağı faydaları nelerdir, kullanım yerleri ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz. Çemen yağı nasıl yapılır. Üç avuç çemen otu, bir tutam çörek otu zeytinyağı ile birlikte ezilip iyice karıştırıldıktan sonra üzerine kaynar su eklenir. Su yüzeyine çıkan yağlar, kaşıkla alınarak bir şişeye doldurulur. Şişenin içine bir kaç badem atılıp iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagligin.net/wp-content/uploads/2012/03/çemen-yağı-faydaları.jpg" alt="çemen yağı faydaları Çemen Yağı Faydaları" title="çemen yağı faydaları" width="251" height="176" class="alignnone size-full wp-image-1960" /></p>
<p>Çemen Yağı Faydaları</p>
<p>Çemen yağı faydaları nelerdir, kullanım yerleri ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.</p>
<p>Çemen yağı nasıl yapılır. Üç avuç çemen otu, bir tutam çörek otu zeytinyağı ile birlikte ezilip iyice karıştırıldıktan sonra üzerine kaynar su eklenir. Su yüzeyine çıkan yağlar, kaşıkla alınarak bir şişeye doldurulur. Şişenin içine bir kaç badem atılıp iki gün dinlendirildikten sonra süzülerek çemen yağı elde edilir. Çemen Yağı, mafsal ağrılarına çok faydalır.</p>
<p>Çemen yağının faydaları.<br />
İçindekiler: Müsilaj, saponin,trigonellin alkoloidi,diosgenin,kolin ve fitestorol içerir.<br />
Faydaları: Metabolizmayı kuvvetlendirir.Cinsel gücü arttırır. İştahı açar. Balgam söktürücüdür.Kan şekerini ve kolestrolü düşürür.Ağrı kesicidir. Romatizma,siyatik ve gut gibi rahatsızlıklarda faydalıdır.Vajinal yaraları tedavi eder.<br />
Kullanımı : Günde 1 defa 1 tatlı kaşığı bala damlatılarak alınır.<br />
Dikkat: HAMİLELİK DÖNEMİNDE KULLANILMASI SAKINCALIDIR.</p>
<p>Çemen Yağı Faydaları Ve Kullanımı<br />
Çemen özellikle cilt güzelliğinde sık kullanılan bir aromatik bitki yağıdır.Çemen yağını günde bir kere bir fincan suya 3-5 damla damlatılarak içilir.Dediğimiz gibi cilde faydalıdır ve masaj yaparak cilidnize desürebilirisniz.Eğer romatizma ağrılarınız varsa çemen yağını susam yağı ile karıştırın ve masaj yaparak sürün.</p>
<p>Faydaları;<br />
Metebolizmayı güçlendirir.<br />
Balgam söktürür.<br />
Kolestrolü düşürür.<br />
Cinsel gücü arttırır.</p>
<p>Dolgun ve diri göğüslere sahip olmak isteyenler, çemen otu sayesinde istediğiniz göğüslere sahip olabilmeniz artık mümkündür.</p>
<p>Bol miktarda östrojen içeren çemenotunun tozuyla göğüslerinize masaj yapın. Birkaç hafta sonra gözlerine inanamayacaksınız!</p>
<p>Birçok kadının rüyalarını daha büyük göğüsler süslüyor. Dr. James Duke, Pegasus Yayınları’ndan çıkan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, hiçbir zaman göğüs büyütmeden yana olmadığını söylüyor:</p>
<p>“Eğer gazete okuyorsanız, silikonlar hakkında birçok tartışma olduğunu biliyorsunuz demektir. Birçok kadın ve bilim insanı, silikonların tehlikeli olduğunu savunurken, bunların karşısındakiler silikonların ciddi bir risk içermediğini söylüyor. Ancak kızım gelip göğüslerini büyütmek istediğini söylerse, ona mutlaka doğal yolları denemesini söylerim. Çünkü doğada göğüsleri makul oranda büyütmeye yarayabilecek bitkiler var.”</p>
<p>DENEYEN KADINLAR ŞAŞKIN</p>
<p>Dr. Duke, bu konuda yazdığı makaleyi ve sonuçlarını şöyle anlatıyor: “Yazımda, çemen otununun diyabet hastalarının kan şekerini kontrol altında tuttuğunu ve kadınların göğüslerinin büyümesine neden olduğunu gösteren bir araştırmayı özetlemiştim. Yazının yayınlanmasından bir süre sonra ulusal herbalistler toplantısına davet edildim. Havaalanında karşılaştığım bir bayan bana şu hikayeyi anlattı: O ve arkadaşları, birkaç ay önce bitkisel gıdalar festivalinde tatlarına bakmak için birçok tohum filizi satın almış. Tohumlardan bir tanesi de çemen otuymuş. Kadınlardan biri, yediği birkaç porsiyon çemen otu filizinden sonra göğüslerinin daha büyük göründüğünü fark etmiş. Gruptaki arkadaşlarından bir tanesi, benim yazdığım makaleyi eline tutuşturuncaya kadar da neler olup bittiğini anlayamamış.”</p>
<p>GÖĞüS BÜYÜTEN BİTKİLER</p>
<p>ÇEMENOTU (Trigonella foenum-graecum):</p>
<p>Çemenotu tohumları yüksek oranlarda diosgenin (kadın cinsiyet hormonu östrojenin yarı sentetik formunu elde etmek için kullanılan kimyasal) içerir. Östrojenin başlıca iki etkisi göğüs büyümesiyle ilgilidir. Hormon, göğüs hücrelerinin büyümesine yol açar ve su tutulmasına neden olur. Gerçekten de, birçok kadının doğum kontrolü için aldığı ve östrojen içeren hapların yan etkileri, göğüslerde büyüme hissi ve vücutta su toplanmasıdır. Çemenotu tozuyla göğüslere masaj yapmak denemeye değer bir başka yöntemdir. Çünkü göğüs dokuları bitkisel kimyasalları belli oranlarda emer. Çemenotunun tohumlarını veya filizlerini blender’da öğütün. Az bir miktar bitkisel yağla karıştırıp, karışımı macun gibi uygulayın.</p>
<p>Rezene (Foeniculum vulgare): Rezene de yüz yıllardan beri süt artırıcı olarak kullanılan bitkilerden bir tanesidir. Çemenotunu tamamlayıcı olarak Bustea çayının içine rezene de ilave edebilirsiniz. Ancak kesinlikle rezenenin yağını kullanmayın çünkü rezene yağı düşüğe neden olabilir ve bir çay kaşığından fazlası da zehirlenmelere yol açabilir.</p>
<p>Cüce Palmiye (Serenoa repens): Günümüzde bu bitkinin en iyi bilinen etkisi erkeklerde prostat bezinin büyümesini engellemesidir. 100 yıl önce ‘cüce palmiye’ halk arasında göğüs büyütücü olarak bilinmekteydi. Doğal şifa uzmanları bitkiyi bu amaçla halen öneriyor. Birçok insan bitkinin standartlaştırılmış kapsüllerini ya da alkol özütlerini kullanıyor. Cüce palmiyenin kullanımı için prospektüsünü dikkatle okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Yabani Hint Yerelması (Dioscorea villosa): İşte östrojen etkisiyle ünlenen bir başka bitki daha. Ben bu bitkiye asla büyük bir ilgi duymadım, çünkü veri tabanımdaki bilgilere göre içerdiği diosgen, çemenotuna oranla yok denecek kadar azdır. Fakat bu bitkinin merhemini yapan bazı uzmanların çalışmalarına saygılıyım. Çünkü, bu merhemi kullanan kadınlar istediği sonucu elde ediyormuş. Merhemi yapmak için kökün dış kabuklarını soyun ve blenderde macun kıvamına gelinceye kadar karıştırın.</p>
<p>Kimyon (Cuminum cyminum): Hem kimyon-un, hem çörek otunun (siyah kimyon) meme dokularını geliştirdiği, hayvanları üzerinde yapılan araştırmalarla ortaya koymuştur. Kimyonu çayınıza katabilir, yemeklerinizde bolca kullanabilirsiniz.</p>
<div id="crp_related"><ul><li><a href="http://www.sagligin.net/cemen-otu-yagi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Çemen Otu Yağı</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/karabiber-yaginin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karabiber Yağının Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/anason-yaginin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Anason Yağının Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/rezene.html" rel="bookmark" class="crp_title">Rezene</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/karanfilin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karanfilin Faydaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagligin.net/cemen-yagi-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakla Yaprağının Faydaları</title>
		<link>http://www.sagligin.net/bakla-yapraginin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.sagligin.net/bakla-yapraginin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 20:19:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PrEnSeS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Bakla yaprağının faydaları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagligin.net/?p=1946</guid>
		<description><![CDATA[Bakla Yaprağının Faydaları Bakla yaprağının faydaları nelerdir, hangi hastalıklara iyi gelir ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz. Baklagiller ailesine ismini veren bakla, değerli bir besindir. Ancak bakla yemenin bazı kuralları var. Uzmanlar, baklayı pişirdiğiniz gün tüketmenizi öneriyor. Birkaç gün bekleyen bakla yemeği, karaciğeri yoruyor. Vücutta su tutma özelliği var. 4-7 yaş çocuklarda çok fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagligin.net/wp-content/uploads/2012/03/bakla-yaprağının-faydaları.jpg" alt="bakla yaprağının faydaları Bakla Yaprağının Faydaları" title="bakla yaprağının faydaları" width="186" height="139" class="alignnone size-full wp-image-1947" /></p>
<p>Bakla Yaprağının Faydaları</p>
<p>Bakla yaprağının faydaları nelerdir, hangi hastalıklara iyi gelir ve daha fazlası için sitemizi takip edebilirsiniz.</p>
<p>Baklagiller ailesine ismini veren bakla, değerli bir besindir. Ancak bakla yemenin bazı kuralları var. Uzmanlar, baklayı pişirdiğiniz gün tüketmenizi öneriyor. Birkaç gün bekleyen bakla yemeği, karaciğeri yoruyor.</p>
<p>Vücutta su tutma özelliği var. 4-7 yaş çocuklarda çok fazla tüketilmemesi gerekiyor. Ancak tüm bu yan etkilerine rağmen, sağlık için son derece yararlı. Sadece çok sık tüketmemek gerekiyor.</p>
<p>Kırmızı etten uzak durması gerekenler için bakla, çok işlevseldir. İçinde bol miktarda protein, azot ve kalori bulunur.</p>
<p>Doğal depamin kaynağıdır. Depamin eksikliği, Parkinson hastalığına yol açar.</p>
<p>Lutein içeriğinden dolayı gözler için faydalıdır.</p>
<p>Kötü kolesterolü düşürür.</p>
<p>Kan şekerini düzene sokar.</p>
<p>Bağırsak düzensizliğine iyi gelir.</p>
<p>Hemoroit ve kabızlığa iyi gelir.</p>
<p>Demir ve kalsiyum mineralleri açısından zengindir.</p>
<p>Bol miktarda A, C, B ve B2 vitaminleri içerir.</p>
<p>İdrar yollarını temizler.</p>
<p>Bağırsak parazitlerini düşürür.</p>
<p>Baş ağrısına iyi gelir.</p>
<p>Yüksek albümün içerir.</p>
<p>Böbrek kumları için tedavi edicidir.</p>
<p>Cilde iyi gelir.</p>
<p>Bakla alırken, lekesiz, canlı, yeşil renkli ve sert olanlarını seçin.</p>
<p>Taze fasulye gibi ortadan ikiye bölüp tazeliğini kontrol edin. Buzdolabında, poşet içinde 1-2 gün taze olarak saklayabilirsiniz. Pişirdiğinizde hemen tüketin.</p>
<p>İlkbaharın müjdecisi gibi pazara ve manavlara ilk gelen sebzelerden Bakla’yı veren, Baklagiller’in örnek bitkisidir. Anayurdu Avrupa ve Asya kıtaları olan baklanın, 5.000 yıl kadar önceleri Çin’de yetiştirildiği eski metinlerde görülmektedir. Ülkemizde de bol bol yetiştirilen ve tüketilen bakla, 60-100 cm. boylanabilen biryıllık otsu bitkidir. Toprakta l m. kadar derine inebilen güçlü bir kök yapısı ile dört köşe kesitli içi boş gövdesi vardır.</p>
<p>Uygun koşullarda bitki, birkaç gövde birden oluşturup kardeşlenerek ürününü artırmayı sağlar. Bakla bitkisinin iki türlü yaprağı vardır: Asıl yaprakları yeşil renkli, oval biçimli ve bileşik bir sap üzerinde karşılıklı dizilidir. İkincil derecedeki beyazımsı yaprakları oval ya da mızrak biçimli olup kenarları dişlidir. Bunların üzerinde siyah renkli nektar bezleri bulunur.</p>
<p>Bitkinin erselik özellikler taşıyan çiçekleri beyaz renklidir. Ama, üzerlerinde kırmızımtırak çizgiler ve morumsu veya siyah lekeler görülür. Kendi kendilerini dölleyen bu çiçeklerden bitkinin bakla ya da badıç denilen meyveleri oluşur. Baklalar yeşilin çeşitli tonların dadır. Sapa yakın bölümünde siyah renkli bir külah oluşur. Bu külah, bakla çeşitlerine göre farklı olur. Baklanın içindeki taneler (bakla içi denilen çekirdekleri ya da bitkinin tohumları) de bakla çeşitlerine göre irilik, biçim ve sayı bakımından çeşitlilik gösterir.</p>
<p>Taneler tazeyken yeşildir. Kuruyunca kahverengine dönüşür. Bayat taneler çok koyu kahverengi olur. Taze bakla, zeytinyağlı yemeği yapılarak tüketilir. Taze iç bakla, enginarla birlikte pişirilir. Kurutulmuş ya da dondurulmuş iç baklanın gene zeytinyağlı yemeği ile fava denilen özel bir yemeği yapılır.</p>
<p>BESİN DEĞERLERİ</p>
<p>100 gr. baklanın içerdiği besin değerleri şunlardır: 45 kalori; 5 gr. protein; 6 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 3 gr. yağ; 1.5 gr. lif: 22 mgr. fosfor; 20 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; 85 mgr. sodyum; 110 mgr. potasyum; 150 IU A vitamini: 0,04 mgr. B1 vitamini; 0,03 mgr. B2 vitamini ve 4 mgr. C vitamini.</p>
<p>100 gr. kurutulmuş baklada, protein 23 gr’a ve karbonhidrat 42 gr’a kadar yükselir. Ayrıca, karbonhidrat ile lesitin ve pektin adlı önemli maddelerinde artmalar görülür.</p>
<p>SAĞLIĞIMIZA YARARLARI</p>
<p>Yukarıda görülen bazı önemli besin değerlerinin yanı sıra;</p>
<p>o Bakla, baklagillerdeki tüm sebzeler gibi bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.</p>
<p>o Bedenin kötü kolesterol düzeyini düşürür.</p>
<p>o Bakla içerdiği insülinle kan şekerini düzene sokar.</p>
<p>o İçerdiği yüksek orandaki lifle peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelir.</p>
<p>o Bakla ayrıca, hemoroit ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.</p>
<p>Bütün bu sağlığımız için faydalı etkilerinden yararlanılmak üzere taze bakla ya da iç baklanın diyetimize katılması ve günlük olarak bir fincan dolusu baklanın yenmesi yeterli olacaktır.</p>
<p>Dikkat: Bakla, bu besine karşı duyarlı kişilerde bakla zehirlenmesine (favizm) yol açabilir. Bu duyarlılık kalıtımsal olup böyle kişiler bakla yememelidir. Ayrıca, çok küçük çocuklara bakla yedirilmemesi yerinde olur.</p>
<p>BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ</p>
<p>Bakla bitkisi, tohumlarıyla (kurutulmuş taneleriyle) çoğaltılır. Hava ve toprak koşullarının uygun olduğu dönemde taneler, doğrudan doğruya bitkinin yetiştirileceği toprağa ekilir. Kışı ılık geçiren bölgelerde tohumların ekimi, ekim-kasım aylarında; kışı soğuk geçiren bölgelerde mart-nisan aylarında yapılır. Balda bitkisinin ekileceği günde toprak ısısı 9 ve dışarıda hava sıcaklığı 10-14 derece olmalıdır. Tohumlar toprakta sıra üzerine 15-20 cm. aralıklarla ve toprakta 5-6 cm. derine ekilmelidir.</p>
<p>BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ</p>
<p>İklim isteği: Ilık iklimlerin bitkisi olan bakla, uygun koşullarda serin mevsimde de yetiştirilebilen sebzeler arasında yer alır. Bakla, sıcaklardan korkmadığı gibi soğuklara da bir noktaya kadar dayanabilir. Birçok bakla çeşidinin -4 dereceye kadar dayanabildiği saptanmıştır. Ancak, bitkinin en iyi geliştiği ortam, toprakta 9 ve dışarıda 10-14 derece olan sıcaklıklardır.</p>
<p>Toprak isteği: Bakla bitkisi derin, geçirgen ve organik madde bakımından zengin tınlı toprakları sever. Toprağın asiditesine karşı oldukça duyarlı olan bitki için en uygun pH derecesi 6,7-7,5 arasıdır.</p>
<p>Toprak işleme: Bakla fideleri 5-6 cm. kadar boylandığında, birinci çapalama işlemi yapılır. Ama, çapanın yapıldığı günde havanın soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde bitkinin kökleri soğuktan zarar görebilir. Bitkinin çiçeklenmesinden önce ikinci çapalama işlemi yapılarak yabani ot mücadelesi ve toprağın kabartılması sağlanır. Baklanın çiçekleri çapa işini yapan kişilerce dokunulduğunda zarar göreceği için çiçek açan bakla bitkisine artık çapalama yapılmaz.</p>
<p>Sulama: Kışı ılık geçiren bölgelerde sonbaharda ekilen bakla bitkisine, kış ve ilkbahar mevsimlerinde sulama yapılmaz. Yağışlar bitkiye yeterli olur. Kışı soğuk geçiren ve bakla tanelerinin ilkbaharda ekilmesi zorunlu olduğu bölgelerde tohumlardan çimlenen bitki çapalandıkça; ayrıca havalar sıcak ve kurak gittiği sürece düzenli olarak sulama yapılmalıdır.</p>
<p>Gübreleme: Bakla bitkisinin iyi gelişmesi ve nitelikli bol ürün alınması için düzenli bir gübreleme yapılmalıdır. Tohumlarının ekiminden önce bakla bitkisinin ekileceği toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi verilmeli, ayrıca tohumun ekimiyle birlikte ya da bir hafta önce toprağa bol azotlu fenni gübre atılmalıdır. Ayrıca bakla bitkileri topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından, fosfatlı ve potaslı fenni gübre verilmesi de gerekir.</p>
<p>Hasat (Derim): Bakla bitkisi yetiştiriciliğinde, taze bakla, taze iç bakla ya da kuru tane alınması isteklerine bağlı olarak hasat zamanları değişir. Taze sebze olarak bakla hasadı için, bitkinin baklalarının normal çeşit iriliğinin 1/3′ü ile 1/2′si arasında bir büyüklüğe ulaşmaları beklenir. Gecikilirse taneler sertleşir ve taze bakla sebze olarak yenilme değerini yitirir.</p>
<p>Bakla bitkisinin gövdesi çok kırılgan olduğundan baklalar elle çekilip koparılmamalı, bunun yerine elle tutulup aşağı doğru sıyrılarak gövdeden ayrılmaları sağlanmalıdır. Toplanan bakla uzun süre üst üste bırakılırsa kararır. Bundan kaçınılmalıdır. Taze iç bakla hasadı için baklaların normal iriliğine erişmeleri beklenir ve hasat bundan sonra yapılır. Kuru iç bakla elde etmek için, baklalar bitkinin üzerine bırakılır ve bitki kuruduğunda sökülen bitkiden baklalar koparılıp alınır.</p>
<p>Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Bakla bitkisine dadanacak zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılıp uygun tarıma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.</p>
<p>(İHA) &#8211; Tıpta henüz çaresi bulunamayan &#8220;Parkinson&#8221; hastalığına yakalanan İzmirli İnşaat Yüksek Mühendisi Taner Arda, hastalığını bakla yaprağı yiyerek yendiğini söyledi. Yediği bakla yaprağı ile sağlına kavuştuğunu belirten parkinson hastası, evindeki saksılarda bile bakla yetiştiriyor.</p>
<p>Dünyada aralarında Muhammed Ali, Michel J. Fox gibi ünlülerin de bulunduğu 2 milyon parkinson hastasından biri olan 66 yaşındaki İzmirli İnşaat Yüksek Mühendisi Taner Arda, 14 yıldır mücadele ettiği parkinson hastalığını saksıda yetiştirdiği bakla sebzesinin yaprağını yiyerek yendi. Yediği bakla yaprağından sonra hastalığının durması üzerine İzmirli parkinson hastası, Kemalpaşa&#8217;da bulunan 43 dönüm arazisinin 20 dönümüne bakla ektirdi.</p>
<p>Gittiği bütün uzun seyahatlerde saklama kabı içersinde yanında bakla yaprağı taşıdığını belirten Arda, tüm parkinson hastalarına bakla yaprağı yemelerini tavsiye ediyor. İnşaat mühendisliğinin yanı sıra resim ve heykel sanatçısı olan Arda, 14 yıldır parkinson tedavisi gördüğünü ve hastalığının ileri dereceye kadar ulaştığını söyledi. Bundan 2 yıl önce tedavisi sırasında hastanede tanıştığı bir hasta yakını tarafından bakla yaprağının parkinson hastalığına iyi geldiğini öğrendiğini kaydeden Arda, tavsiye üzerine bakla yemeye başladığını ifade etti.</p>
<p>4 yıldır bakla yaprağı yiyor</p>
<p>İlk başlarda bir faydasını göremediğini belirten Arda, &#8220;Hastalığıma iyi gelecek tavsiyesi üzerine bakla yemeye başladım. Fakat bakla sebzesini yememe rağmen ilk başlarda bir fayda göremedim. Bu zaman zarfında yemeğinin yanı sıra, tohumunu, kökünü ve tanesini yemeye başladım. Ama yinede bir sonuç alamadım. Sonra bir süre baklaya ara verdim. Tekrardan bir arkadaşımın yaprağını yemeyi dene tavsiyesi üzerine, bakla yaprağı yemeye başladım. Son 4 aydır yediğim bakla yaprağı sayesinde, titremem ve ağrılarım durmaya başladı. Ben de her ilaç alışımın ardından taze bakla yaprağı yiyerek sağlığıma kavuştum&#8221; dedi.</p>
<p>Parkinson tedavisini halen devam ettiğini belirten Arda, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Öncelikle hayata tutunarak, inanç içersinde mücadele etmek gerekiyor. Ben her gün düzenli bir şekilde ilaçlarımı alırım. Bunun yanında, resim ve heykel çalışırım. Bu çalışmalarım ile hayatla daha barışık oluyorum. 3 saat arayla günde 5 defa aldığım ilacın ardından bakla yaprağı yiyorum. Bu şekilde de hastalığımın verdiği rahatsızlıktan uzak bir şekilde günlük yaşamımı devam ettiriyorum. Şu anda evimin bahçesinde ve balkonunda ki saksılar içersinde bakla yetiştiriyorum. İhtiyaç duydukça saksıdaki bakla yapraklarını kopararak yiyorum.&#8221;</p>
<p>Kendisi gibi parkinson hastası olanlara bakla yaprağı yemelerini tavsiye eden Arda, &#8220;Parkinson hastalarının muhakkak bakla yaprağı yemelerini tavsiye ediyorum. Yalnız, baklayı yoğurtla yememeleri gerekiyor. Hatta her mevsim bulunamayan bakla sebzesini arazim içersindeki 20 dönüme ektirdim. İsteyenler ücretsiz olarak buradan bakla ve yaprağını alabilirler&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Taner Arda&#8217;nın 40 yıllık hayat arkadaşı Betül Arda (58) ise eşinin hastalığından dolayı elbiselerini dahi giyemeyecek bir durumda olduğu sırada bakla yaprağı yemeye başladığını dile getirerek, &#8220;Eşimin hastalığından dolayı kendisinde aşırı derecede titreme ve kasılmalar oluyordu. İlaçlarını kullanmasına rağmen kısmen kesilse de bunlar devam etti. Fakat bakla sebzesinin yaprağını yemeye başladığından bu yana inanılmaz bir şekilde hepsi son buldu&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Parkinson hastalığı nedir?</p>
<p>Parkinson hastalığı beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin ufak bir bölümünün hasara uğraması ve eksilmesi, dejenerasyon sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hücreler dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılar. Dopamin, bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderir. Beyinde yeterli dopamin yapılamazsa hareket ve denge işlevleri etkilenerek parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar. Parkinson hastalığı ölümcül olmayan, yaşam beklentisini kısaltmayan ve felce yol açmayan bir hastalıktır.</p>
<div id="crp_related"><ul><li><a href="http://www.sagligin.net/taze-baklanin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Taze Baklanın Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/baklanin-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Baklanın Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/bogaz-agrisi-sifali-bitkiler.html" rel="bookmark" class="crp_title">Boğaz Ağrısı Şifalı Bitkiler</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/havuc-ve-faydalari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Havuç Ve Faydaları</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/bogurtlen-yararlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Böğürtlen Yararları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagligin.net/bakla-yapraginin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kasık Ağrısına Bitkisel Çözüm</title>
		<link>http://www.sagligin.net/kasik-agrisina-bitkisel-cozum.html</link>
		<comments>http://www.sagligin.net/kasik-agrisina-bitkisel-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 20:07:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PrEnSeS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Kasık ağrısına bitkisel çözüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagligin.net/?p=1943</guid>
		<description><![CDATA[Kasık Ağrısına Bitkisel Çözüm Kasık ağrısı sadece bayanların değil aynı zamanda erkeklerinde yaşadığı sıkıntıdır. Kasık ağrısına bitkisel çözüm şu şekildedir. Kasık ve bel ağrısı kadınların doktora başvurmalarına neden olan en önemli yakınmalardan biridir. Kasık ağrıları bazen kadınların günlük yaşantılarını etkileyecek ve hatta işine gidemeyecek kadar ağır olabilir. Cinsel yaşantısını da etkileyebilen bu durum, zamanla psikolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagligin.net/wp-content/uploads/2012/03/kasık-ağrısına-bitkisel-çözüm.jpg" alt="kasık ağrısına bitkisel çözüm Kasık Ağrısına Bitkisel Çözüm" title="kasık ağrısına bitkisel çözüm" width="212" height="152" class="alignnone size-full wp-image-1944" /></p>
<p>Kasık Ağrısına Bitkisel Çözüm</p>
<p>Kasık ağrısı sadece bayanların değil aynı zamanda erkeklerinde yaşadığı sıkıntıdır. Kasık ağrısına bitkisel çözüm şu şekildedir.</p>
<p>Kasık ve bel ağrısı kadınların doktora başvurmalarına neden olan en önemli yakınmalardan biridir. Kasık ağrıları bazen kadınların günlük yaşantılarını etkileyecek ve hatta işine gidemeyecek kadar ağır olabilir. Cinsel yaşantısını da etkileyebilen bu durum, zamanla psikolojik problemlere de neden olabilir. Kasık ve bel ağrısı üreme organlarından kaynaklandığı gibi, idrar yolları, sindirim veya iskelet sisteminden de kaynaklanabilir. Ağrının başlama şekli, niteliği, şiddeti, yeri ve yayılması önemlidir. Ani başlayan ağrılar ile uzun süredir devam eden ağrıların nedenleri birbirinden farklıdır.</p>
<p>Ani Başlayan Ağrı Nedenleri</p>
<p>Üreme Organlarının İltihabi Hastalıkları:</p>
<p>Pelvik enflamatuvar hastalık olarak adlandırılan bu durumda, çoğunlukla üreme organları vajen içinde kolonize olan mikroorganizmalar tarafından enfekte olur. Enfeksiyon yukarıya doğru yayılarak rahim ağzı, rahim, üreme kanalları, yumurtalıklar ve karın içindeki diğer organlara yayılabilir. Ağrı ile birlikte ateş, üşüme ve titreme gibi sistemik bulgularda olabilir. Üreme organları üzerinde kalıcı bir hasar olmaması için erken teşhis ve uygun antibiyotik tedavisi ile büyük başarı ile tedavi edilebilen bir durumdurYumurtalık Kistleri:</p>
<p>Basit folikül kistleri ve çikolata kisti (emdometrioz kisti) olabileceği gibi, kanser başlangıcı veya kötü huylu bir yumurtalık kisti olabilir. Yumurtalık kistleri çoğunlukla çevre organlarına bası yaparak veya nadiren yumurtalığın kendi etrafında kıvrılıp torsiyone olup kangren olması ile ağrıya neden olurlar. Basit yumurtalık kistleri klinik takip ve ilaç tedavisi ile çoğunlukla tedavi edilebilirler. Nadiren cerrahi müdahale gerekir. Diğer tip kistlerde çoğunlukla cerrahi müdahale ve akabinde ilaç tedavisi kaçınılmazdır.</p>
<p>Dış Gebelik:</p>
<p>Gebeliğin anne rahimi dışında oluştuğu duruma denir. dış gebelik çoğunlukla kanallara, nadiren rahim ağzı veya karın içine yerleşir. Büyüyen gebelik kesesi bulunduğu organın sınırlarını zorlar ve ağrıya neden olur. Daha da ilerleyen gebelik bulunduğu organın yırtılmasına ve karın içine kanama yapan acil bir tabloya neden olur.</p>
<p>Apendisit:</p>
<p>Apendisitin iltihaplanması acil müdahale gerektiren bir durumdur. Çoğunlukla karın ağrısı yapan diğer durumlarla karışabilir. Apendisitin erken teşhis edilmedi ve alınması hayat kurtarıcı olabilir.</p>
<p>Sindirim Sistemi İltihabı:</p>
<p>Enterit olarak bilinen ve karın, kasık ağrısı ve çoğunlukla ishal ile birlikte seyreden klinik bir tablodur. Hastanın kaybettiği sıvı ve vitaminler yerine konmalı ve gerektiğinde uygun antibiyotik ile tedavisi mümkün olan bir durumdur.</p>
<p>İdrar Yolları Enfeksiyonu veya Taşları:</p>
<p>İdrarda yanma, sık idrara çıkma, bel ve kasık ağrısı, ateş, üşüme ve titreme ile birlikte seyreden bir durumdur. Bol sıvı alımı ve etkin antibiyotik ile tedavi edilebilir. idrar yollarındaki taşların bazen ultrason ile kırılması ve bazen de cerrahi müdahale ile alınması gerekebilir.</p>
<p>Cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması organik veya psikolojik nedenli olabilir. Organik nedenler arasında endometriozis (karın içerisine kanamalara neden olan bir hastalık), vajendeki yaralar ve çok sayıda doğuma bağlı üreme organlarının bağlarındaki yırtılmalardır. Psikolojik nedenli ağrılar belli bir yerleşim göstermeyen künt ağrılardır. Hastaya detaylı bir inceleme yapıldıktan sonra hiçbir organik neden bulunamazsa ağrının psikolojik olabileceği düşünülür. Ayrıca rahim içi araç’da (spiral) zaman zaman hareket ederek ağrıya neden olabilir. Bu ağrı kramp şeklinde, veya batıcı niteliktedir. Kronik ağrılar genelde altı aydan uzun sürer ve ağrı kesicilere cevap vermez. Kronik ağrılar üreme organlarının hastalıkları, mide, barsak hastalıkları ve psikolojik nedenlerle oluşabilir.</p>
<p>Osteitis pubis adı verilen ve halk arasında kasık ağrısı olarak adlandırlan bu rahatsızlık, aslında kasık bölgesinde görülen mikropsuz bir iltihaplanma türüdür. Daha çok kendisini kasık bölgesi ve leğen kemiğinin şiddetli ağrısıyla belli eder. Son dönemlerde tüm dünyada görülme sıklığı artmıştır. Bunun en önemli nedeni ise profesyonel spor dallarında artan rekabetin sporcuların antrenman ve fiziksel egzersiz yükünü artırmış olmasıdır. Şimdi Osteitis Pubis belirtileri ve nedenleri hakkında kısa bir bilgi verelim. Daha sonra da Osteitis Pubis nasıl tedavi ediliyor göz atalım.</p>
<p>Osteitis Pubis Nedenleri:<br />
Osteitis Pubis sebepleri genellikle kasık bölgesinin eklem, kas veya kemik yapısını olumsuz etkileyen bir takım aktiviteler veya etkenler neticesinde ortaya çıkan nedenler olarak göze çarpmaktadır:</p>
<p>- Hamilelik ve doğum süreci,<br />
- Jinekolojik cerrahi,<br />
- Ürolojik cerrahi,<br />
- Atletik e sportif aktiviteler (örneğin, koşmak, futbol, ​​buz hokeyi, tenis müsabakaları),<br />
- Kasık bölgesinde majör travmaya uğramak,<br />
- Genellikle futbol gibi sürekli sakatlıkların yaşandığı spor dallarında görülen ve sürekli tekrarlayan minör travma,<br />
- Romatolojik rahatsızlıklar ve bozukluklar,<br />
- Etyolojisi bilinmeyen haller,<br />
- Atrenmanlarda kasık ve leğen kemiği bölgesine aşırı yüklenmek,<br />
- Hatalı antrenman teknikleri uygulamak,<br />
- Beton gibi sert zeminde yapılan antrenmanlar ve egzersizler,<br />
- Yeteri kadar ısınmadan ve esnemeden egzersiz veya profesyonel spor dallarında antrenman yapmak,<br />
- Egzersizlerin kademeli olarak artırılması yerine aniden yoğun antrenman programına geçerek bünyeye yüklenmek,<br />
- Kalitesiz spor ayakkabıları kullanmak,<br />
- Yürümede ve koşma esnasında ortaya çıkan ortopedik yürüyüş bozuklukları, biyomekanik bozukluklar,<br />
- Kalitesi düşük koşu bantları ve yürüyüş bandı da Osteitis Pubis’e neden olmaktadır,<br />
- Kalça, İç bacak ve kasık bölgesi kaslarının aşırı derecede gerilmesi,<br />
- Bacaklar arasındaki uzunluk farkları neticesinde vücut ağırlığının kalçaya ve kasıklara dengesiz dağılımı.</p>
<div id="crp_related"><ul><li><a href="http://www.sagligin.net/bobrek-agrisina-bitkisel-cozum.html" rel="bookmark" class="crp_title">Böbrek Ağrısına Bitkisel Çözüm</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/bogaz-agrisi-sifali-bitkiler.html" rel="bookmark" class="crp_title">Boğaz Ağrısı Şifalı Bitkiler</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/gebelikte-hamilelik-kanama.html" rel="bookmark" class="crp_title">Gebelikte (Hamilelik) Kanama</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/dis-agrisi-ve-tedavisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Diş Ağrısı ve Tedavisi</a></li><li><a href="http://www.sagligin.net/idrar-yollarinda-yanma.html" rel="bookmark" class="crp_title">İdrar Yollarında Yanma</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagligin.net/kasik-agrisina-bitkisel-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

