Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Çocuk Ve Hayvan Sevgisi

Çocuk kategorisine
27 Şubat 2012
eklenmiştir.

Çocuk Ve Hayvan Sevgisi

Çocukların gelişiminde hayvanlarında rolü büyüktür. Çocuk ve hayvan sevgisi ilişkisi hakkında merak ettiğiniz herşey burada.

Hayvan sevgisi hepimizin hayatını güzelleştirir, günlük yaşamın yol açtığı stresin- gerginliklerin azalmasını sağlar. Hayvan sevmek bizleri daha sevecen, duygusal, neşeli kılar.

Çocuklar için hayvan sevmek ise ayrı bir önem taşır. Çocuklarıyla hayvanıyla bitkisiyle doğayı bir bütün olarak algılar ve öylece kabullenir. Doğaya sevgiyle yaklaşan çocuk hem birey olarak daha mutlu olabilecek hem de sosyal bir varlık olarak daha hoşgörülü ve verici olabilecektir.

Yapılan araştırmalar, evde hayvan besleyen çocukların bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğunu ortaya koymuştur. İngiltere’de yapılan bir çalışmada, evde hayvan besleyen çocukların beslemeyenlere göre 18 gün daha fazla okula gittikleri saptanmıştır. Hayvan beslemenin en ideal yaşı 5-8 yaş arasındadır. Çocukların yüzde 30’unun korkunca hayvanları sayesinde sakinleştiği , yüzde 28’inin aile içinde anlaşmazlıklar yaşadığı zaman hayvanın şefkatine sığındığı görülmüştür.

HAYVAN BESLEMENİN ÇOCUKLAR İÇİN YARARLARI:
• Daha sakin olurlar.
• Olaylara ve kişilere karşı daha hoşgörülü ve ılımlı davranırlar.
• Sosyalleşmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı gerçekleşir.
• Sorumluluk almayı daha erken yaşta öğrenmeye başlarlar.
• Sevmeyi-sevilmeyi öğrenirler.
• Dostluk kavramları gelişir.
• Duygularını paylaşabilirler.
• Öfkelerini giderebilirler.
• Sahiplenmeyi-bakım vermeyi-yardım etmeyi öğrenirler.
• Bağlılık duygusu geliştirebilirler.
• Empati yapmayı öğrenirler.
• Korkularını deneme yoluyla yenebilirler.
• Korumayı-korunmayı öğrenirler.
• Birşeyleri öğrenirken bir yandan da öğretmenin tadını yaşarlar.
• Bağımsız bir birey olma yönünde yol alırlar.
• Özellikle yaşamlarında kayıp ve/veya değişiklikler yaşandığında hayvanlar yerine koyma-paylaşma işini üstlenebilir.
• İnsanlar arası ilişkilerde öğrenmesi zaman alacak birçok duygu hayvanla kurulan ilişki yoluyla kazanılabilir.
• Başka bir varlığa ve onun gereksinimlerine saygı duymayı öğrenirler.
• Sabırlı olmayı, beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenirler.
• İçine kapanık hallerinden sıyrılabilirler.

Hayvanlar emir vermez, kural koymaz, eleştirmez ve yargılamaz. Hayvanların işleri başından aşkın değildir, çocuklar istediği zaman onlara her zaman vakit ayırabilirler. Bu nedenlerle hayvanlarla yaşanan sevgi ilişkisi daha yalındır. Çocuk hayvanıyla oynar, dertleşir, konuşur. Ailesi veya arkadaşlarıyla paylaşamadığı üzüntülerini, öfkelerini, sevinçlerini hayvanıyla paylaşabilir. Özellikle de aile bireylerine karşı hissettiği olumsuz duyguları başka insanlara anlatmaktan kaçınan çocuklar, hayvanlarına bu duyguları rahatlıkla anlatabilir.

Hayvan besleyen çocuklar daha sevecen, daha duyarlıdır. Çevresiyle daha ilgili, daha ılımlı ve şefkatlidirler. Diğer canlılara karşı daha dikkatli olurlar. Ayrıntılara daha fazla dikkat ederler. İletişim becerileri çok daha fazla gelişmiştir. İşbirliğine oldukça açıktırlar.

insan gelişiminde de hayvanların, bitkilerin özellikle de evcil hayvanların katkısı sanıldığından daha çoktur
Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi bir bütünlük içinde ve birbirini az yada çok etkileyerek tamamlanır Çocuk önce kendini ve kendi dışındaki dünyayı beş duyusu ile algılar, algıladıklarını da taklit ederek, onlarla karşılıklı ilişkiye girerek öğrenir Özellikle de bu karşılıklı ilişkinin kiminle? nasıl? ne sıklıkla? olduğu onun zihinsel, ruhsal, sosyal gelişimini yakından etkiler
Muhakkak ki bu ilişkideki önemli kişiler önce annesi ve diğer aile bireyleri, daha sonraları da yakın ve uzak çevresindeki insanlardır Hayvan ve bitkiler de gerek canlı, gerekse cansız (oyuncak) halleri ile çocuğun dünyasına bebeklikten itibaren girerler
Özel bir bebek veya oyuncak ayıcık çocuğun annesinden sonra en yakın arkadaşı olabilir Bu oyuncak ayıcık veya bebek onun sırlarını paylaşır, kızgınlığına katlanır, huzursuzluğunu giderir Evcil hayvanlarda aynen bu oyuncaklar gibi çocuğun yaşamında etkili olabilirler Çocuk bir evcil hayvan ile insanlarla nasıl sosyalleşileceğinin provalarını yapabilir, mutluluğunu veya mutsuzluğunu paylaşabilir, öfkesini ona bağırarak giderebilir Ona bakarak birine birşeyler vermenin, yardım etmenin zevkini tadabilir, onu sahiplenerek bağlılık duygusunun farkına varabilir Yine çocuk evcil hayvana bir şeyler öğreterek, kendi bir şeyler öğrenir, korkularını onun üzerinde deneyerek yenebilir ve de insan ilişkisinin temelini oluşturan sevmeyi, vermeyi, korumayı bağımsız bir kişi olmayı öğrenir
Doğaldır ki; bu sayılan ruhsal ve sosyal süreçler sadece hayvanların yardımıyla yapılabilir anlamına gelmez, ancak bir yerde bir süre için çocuğun hayatına katkıda bulunabilir Özellikle de çocuğun herhangi bir nedenle yoksunluk yaşadığı durum ve zamanlarda bu katkısı daha da artacaktır Örneğin: Sevdiği birini kaybettiğinde, ev okul değişikliklerinde ana-babanın ayrılıklarında çocuk için bu evcil hayvan “bir yerine koyma”, paylaşma işlevi görebilir
Kuşkusuz ki bütün bunların yanı sıra çocuk yaşadığı dünyayı doğasıyla, bitkisiyle, hayvanları ile bir bütün olarak algılayacak ve kabullenecek bu da onun hem birey olarak daha mutlu olmasına, hem de sosyal bir varlık olarak daha saygılı, daha verici olmasına yardımcı olacaktır.