Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Deri Nedir

Genel kategorisine
18 Aralık 2011
eklenmiştir.

İnsan ve hayvanlarda vücudu kaplayan örtü. Vücudun yüzeyindeki bütün çukurluk ve kabartıları örttüğü gibi ağız, anüs, burun gibi delik ve ağızların mukozası ile belli belirsiz bir çizgi halin, de birleşir. Kalınlığı bölgeye göre değişir, göz kapaklarında 1 milimetre, tabanda 3 milimetredir. Dış yüzeyine deri ibicikleri denen küçük olukçuklar bulunur.

Derinin, yapı bakımından değişik iki katı vardır : 1 – Dişte, epitel yapıda olan epidermis, 2 – İçte bağ dokusundan meydana gelen derma.

Epidermiş, içinde damar olmaması ve çok katlı epitel tabakalarından meydana gelişi ile özellik kazanan bir tabakadır. Çoğalan tabakaya Maipighi tabakası denir. En dıştaki tabakalar, canlılığını kaybetmiş epitel tabakalarından mey. dana gelmiştir. Bu dış epitel tiabakasma da korun (korneum) tabakası denir. Epitelyum içinde, damar yoksa da çıplak sinir lifleri vardır.

Derma, epidermisin altındadır. Bu bölüm girintili . çıkıntılı görünüştedir. Papilla tabakası denen bu bölüm, damarca çok zengindir. Burada ince damarlar ağ yaparlar. Dermanın öbür katları dayanıklı olup içinde kıl kökleri, kılları dikleştiren kaslar, yağ ve ter bezleri, duyu cisimcikler vardır.

Derinin ,a) vücudu koruyucu, b) ter ve yağ salıcı, c) duyurucu, d) emici olmak üzere başlıca dört vazifesi vardır.

Koruyuculuğu, bedeni örtmesinden ve dayanıklı olmasından ileri gelir. Üzerindeki kıllar ve yağ tabakası ile sıcağa ve soğuğa karşı korunma işini kolayca görür.

Derinin derması içinde bulunan ve bir yumak şeklinde olan ter bezleri, içinde tuz ve üre bulunan ter`i salgı halinde dışarı göndermekle vücudun ısı düzeninde önemli rol oynarlar.

Deride bulunan duygu cisimleri, dokunum ,ısı, acı meydana getiren fizik olaylarının izlemini duygu sinirlerine götürürler.

Derinin, bunlardan başka emici özelliği de vardır. Temizlenmiş bir deriye sürülen çeşitli ilâçlar, bir süre sonra kana geçerler.

Deride bulunan oluşumlardan kıllar, kimi yerinde sık, kimi yerinde seyrektir ve büyüklü küçüklü olabilir. Epidermis ten meydana gelen her bir kılın görünen bir sapı, görünmeyen bir kökü, bir de kökün başlangıcı olan yerde soğanı, bunu çevreleyen bir torbası bulunur.

Epidermisin keratinleşmesin den meydana gelen tırnaklar sert, beyazımtırak ve saydamdırlar; parmak uçlarının sırtlarında bulunurlar.

Tırnakların asıl tırnak ve tırnak kökü olmak üzere iki parçası bulunur. Tırnaklar, deriye bitişik olan bölümün, den başlayarak büyür ve büyüdükçe serbest kenarından kesilir.

DERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
İnsanda deri , kıllanmanın azlığına , ırka, kişiye, mevsime, bedenin çeşitli bölgelerine , yaşa göre değişen bir renklenme ile özelleşir.Bu değişikler bazı boya maddelerinin varlığına ve az yada çok yoğun olabilen damarlanmaya bağlıdır.Deri bedeni bütünüyle sarar.Ağız burun anüs V.b. doğal delikler düzeyinde, yapısı deriye benzeyen , ama daha ince olan ve mukoza adı verilen bir örtüyle birleşir.Öte yandan kalınlığı da farklılık gösterir.Göz kapaklarında ve el sırtında çok ince buna karşılık el ayası,ve ayak tabanında çok kalındır.Sürtünmeye açık olan bölgelerde nasır adı verilen boynuzlu kalınlaşmalar görülür. Deri örtüsünün,kasların kasılmalarına bağlı kas kıvrımları, eklem hareketlerine bağlı eklem kıvrımları gibi derin katmanları, el ayaklarında ve tabanında olduğu gibi yüzeysel karışıklıkları yada çizgileri vardır. Ayrıca deride birçok delik vardır. Bu delikler kıl ve saçların geçmesine olanak verir. Deri derialtı denilen bağdokusundan oluşmuş derin bir tabaka sayesinde, kaslardan ve ak örtülerden oluşan alt düzlemlere de kayabilir. Derialtı,yağ bakımından zengin, gevşek ve esnek bir dokudur; kişiye ve bedenin çeşitli bölgelerine göre değişiklik gösteren yağ dokusunu oluşturur. Ayak tabanında ve el ayasındaysa, tel doku yumacıkları halinde, az hareketli ve çok dirençlidir. Bazı bölgelerde, deriyi kasmaya yarayan ince bir kas tabakası içerir. Deri aslında birbirinden iyice farklı iki tabakadan oluşur

ÜST DERİ
Üst deri ortalama kalınlığı 1/10 mm olan bir tabakadır. Derin tabaka denilen bir tek doğurgan hücre tabakası üstüne oturur ve altındaki altderinin çıkıntılarıyla iç içedir. Derin tabaka hücreleri sürekli bölünür, biçim ve yapıları değişerek yüzeye doğru göç eden hücreleri oluştururlar. Böylece üstderi, tabakalaşmış bir yapı gösterir. Her tabaka, bir başka evrim aşamasının temsilcisidir. Derinden yüzeye doğru önce Malpighi tabakası görülür. 6-20 sıra halinde dizilmiş, sıkışık, birbirine lifçiklerle bağlı, çok köşeli büyük hücreler tabakasından oluşur. Cildin boya maddesini bu hücreler içerir. Zencilerin derisinde özellikle cok olan boya maddesi, derinin beyazlığı ölçüsünde azalarak bütün ırklarda değişik miktarda bulunur. Albino hastalığına tutulmuş kimselerde boya maddesi yoktur. Boya maddesi melaninden oluşur; melanin de, özel hücreler olan melanoforlarda ya da Langerhans hücrelerinde, küçük tanecikler olarak bulunur. Bu, erişkin evreden sonra, üstderi hücresi boynuzlaşıcı bir yozlaşma evresine girer ve 2-3 sıra gibi tanecik dolu yuvarlak hücreden oluşan tanecikli tabakayı ortaya çıkarır.tanecikli tabakanın da üstünde yassılaşmış öle ve keratin kılıfına indirgenmiş hücrelerden oluşan boynuzsu tabaka bulunur.Yassılaşmış hücreler aralıksız olarak yavaş yavaş dökülürler.Pullanma özellikle saçlı deride kepek biçiminde görülür.Yanaklarda kızıl gibi hastalıklarda üst deri tabakalar halinde kalkabilir.Üstderi damar ve sinir ucu içermediğinden bu tabakaların kalkmasında acı duyulmaz.

ALT DERİ
Derinin derin bölümünü oluşturan altderi ortalama 2mm kalınlığında kırmızı-pembe renktedir; esnek liflerle birbirine bağlı bağ dokusu hücrelerinden oluşur.Deriye direncini esnekliğini, yumuşaklığını veren alt deri yüzeysel tabakası aracılığıyla üst derinin tabakasıyla bağlantılıdır ve derin tabakanın içine kan damarlarını , akan damarlarını sinir uçlarını kapsayan mememsi çıkıntıları gönderir.Kan damarları, aralarında kılcal damarlarında bulunduğu atar ve toplar damarcıklardır.Sinir uçları sağladıkları duyarlılığa göre çok sayıda ve çeşitlidirler. Ağrı duyarlılığı için yalın ve bağımsız sinir dallanmaları biçimindedirler,ısıl ve dokunsal duyarlılıkların her biri için son derece özelleşmiş cisimcikler vardır.Bütün bedene yayılmış olan bu duyu alıcıların yoğunlukları bir bölgeden öbürüne değişir.Ayrıca Deride üst deriyi baştan sona aşan ve alt deriye kadar yerleşmiş tırnaklar, kıllar ve saçlar gibi epitel doku oluşumları ile ter ve yağ bezleri gibi vardır.

DERİNİN GÖREVLERİ
Derinin fizyolojik görevleri önemlidir. Her şeyden önce, bedeni, çarpmalara karşı koruyan dirençli ve esnek bir kılıf gibi sarar. Ayrıca, toz ve mikroplara karşı bir bağışıklık seti oluşturur. Yağ ve ter gibi salgılarda etkili koruyuculardır. Damarların kan gelişini düzenleyen genişlemeleri ve daralmaları ile terleme, beden sıcaklığının düzenlenmesinde, deriye önemli bir görev yükler. Terle, üre gibi bazı zehirli maddeleri atan deri, bazı ilaçlara ve yararlı maddelere karşı geçirgendir: Güneş ışınları sayesinde D vitamini bireşimi yapar. Deri kişi ile birlikte yaşlanır ve yaşlanma ile birlikte değişikliğe uğrar. Derinin kendine özgü bazı hastalıklarını deri bilim (dermatoloji) adı verilen dal inceler. Ama genel hastalıklar sırasında da deride, renk, yapı ve görünüm değişikleri gözlenebilir. Bütün deri hastalıkları çıplak gözle değerlendirilemez. Bazıları ancak büyüteçle gözlenebilir; bazıları da yalnızca elle muayeneyle saplanabilir. Bazı durumlardaysa, döküntülerin yada bir doku parçasının mikroskop altında incelenmesi (biyopsi) yada bir bakteri ekimi (kültür) sayesinde teşhis konur

etiketler: deri nedir, deri, deri hastaliklari,