Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Diş Çürüklerinin Zararları

Ağız Diş kategorisine
30 Eylül 2011
eklenmiştir.

Diş Çürüklerinin Zararları

Diş çürükleri ve dişeti hastalıklarından korunmada, öncelikle kişilerin kendi sağlıklarının bilincinde olması gerektiğini söyleyen Diş Hekimi Eryılmaz, bireylerin düzenli fırçalama alışkanlığı, diş ipi kullanımı, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, düzenli olarak diş hekimine gitme alışkanlığı kazanması gerektiğini vurguladı.

Çürükten korunmak için sabah kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce 2’şer dakikalık etkili bir fırçalama işleminin yeterli olacağını ifade eden Diş Hekimi Eryılmaz diğer önerilerini şöyle sıraladı:

“Etkili bir diş fırçalama işlemi dişlerin görünen yüzeylerinin temizliğini sağlamakla birlikte, bakteri plağının diş aralarından uzaklaştırılmasını sağlamaz. Bu nedenle diş araları günde bir kez tercihen gün sonunda diş ipiyle temizlenmelidir. Diş ipi günlük ağız bakımının ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Diş sağlığımız için bol bol peynir, süt ve yoğurt tüketmeli, şekerli yiyecekler tükürük akışının en yoğun olduğu ana öğünler sırasında yenmelidir. Sağlıklı ve güzel diş ve dişetleri için öğün aralarında da abur- cuburla değil elma, havuç gibi iyi yıkanmış, taze meyve ve sebzeyle beslenmeliyiz.”

Çürük dişler sağlığı bozuyor

Kütahya Devlet Hastanesi doktorlarından Sevil Aykut, diş çürüklerinin bir çok hastalığın sebebi olduğunu söyledi.
Türkiye’de diş sağlığına gereken önemin verilmediğini ifade eden Diş Hekimi Sevil Aykut, “Ağız sağlığı, genel vücut sağlığının önemli bir parçasıdır. Ağız sağlığının ilk ve en önemli aşaması, insanların dişlerini fırçalamasından başlar. Çürük dişler böbrek, mide ve kalp rahatsızlıklarına yol açıyor” dedi.
Yapılan araştırmalara göre, halkın büyük çoğunluğunun genç yaşta dişlerini kaybettiğini belirten Sevil Aykut, ağız sağlığının korunması için her 6 ayda bir diş hekimine gidilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Çürük diş konuşmayı bozuyor

Ağız ve diş sağlığının, beslenme, konuşma ve estetik açıdan önem taşıdığını belirten Diş Tabibi Tomur Ünsün, ağız ve diş sağlığı bozulan kişilerin; yiyecekleri yeterince öğütemediğini, konuşurken sesleri çıkarmakta zorlandığını ve estetikten uzak dişlerin hiç hoş olmayan bir görünüme sebep olduğunu söyledi.
Ağız bakımında en önemli görevin kişinin kendisine düştüğünü ifade eden Ünsün, yeterli zaman ayrılarak sistemli bir şekilde yapılan bakım ile birçok sıkıntının oluşmasının engelleneceğini kaydetti. Mecbur kalınmadıkça diş doktoruna gidilmediğini vurgulayan Ünsün, “Ancak diş hekimliği son ana gelindiğinde de sevimsiz ve pahalı bir yığın tedavi gerektiren bir dalda, koruyucu ve önleyici hekimliğin ne denli faydalı ve başarılı olacağı ortadadır” dedi. Ünsün’e göre, diş hekimine gitmeden diş bakımı şöyle yapılabilir:
¥ Fırça: Ağız bakımında iyi bir diş fırçası kullanılmalıdır. İyi bir dış fırçası, baş kısmı kısa, düz saplı ve orta sert naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Elektrikli diş fırçalarının daha iyi fırçaladığını söylemek doğru olmaz.
¥ Macun: Diş fırçasının mekanik fırçalamasının etkisini arttırır. En iyi ya da en ideal diş macunu yoktur. En iyi diş macunu size diş fırçalamayı bir zevk haline getiren, tadı ve kokusu hoşunuza giden diş macunudur. Ancak zaman zaman diş macununuzu değiştirmeniz devamlı aynı aşındırıcı maddeye maruz kalmanızı önleyecektir.
¥ Diş ipleri: Diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır.
¥ Ağız gargaraları: İçerdikleri maddelere göre ağızlarda bulunan mikroorganizmaların aktivasyonunu engeller, ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır. Buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırır. Ancak sadece ağzı çalkalamak, bakteri plağını yerinden oynatmaz. Ağız gargaraları, diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın yerini tutamaz, sadece artı bir koruma ve bakım yöntemidir.
¥ Diş arası fırçaları: Diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılan özel yapılı fırçalardır.

Sigara, antibiyotikler ve çay dişlerin düşmanı

Sağlıklı bembeyaz dişlere sahip olmak hemen herkesin hayalidir. Ancak sigara ve çay alışkanlığının yanısıra bazı antibiyotikler diş renginin koyulaşmasına ve sararmasına neden olur. Günümüzde geliştirilen birçok teknikle dişlerin eski rengine kavuşturulması mümkündür. Diş beyazlatma sisteminden hamile ve lohusalık dönemindeki kadınlar hariç isteyen kişiler yararlanabilir.
Bunun için özel olarak geliştirilen jeller kullanılır. Bu jeller hastanın ağzına uygun olarak hazırlanan kılıfın içine doldurulur. Bu kılıf gece boyunca hastanın ağzında kalır. Sabah dişler muhakkak fırçalanır. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Bu işlemle dişin yapısı bozulmaz, yalnızca rengi açılır. Üç seanslık uygulama sonunda genellikle beyazlatma sağlanır. Dişlerin renklenmesine neden olan sigara ve çay alışkanlığı sürüyorsa yılda bir kere işlemin tekrarlanması gerekebilir. Bazı hassas kişilerde dişlerde soğuğa karşı duyarlılık gelişebilir. Bu problem, genellikle birkaç gün içinde ortadan kalkar.

Çocuklarımızın dişleri çürük çıktı

Çocuklarımızın ağız ve diş sağlığına gereken önemi göstermiyoruz. Signal ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi işbirliği ile, 1998-1999 öğretim yılı boyunca İstanbul’un çeşitli semtlerindeki ilkokullarda yürütülen tarama çalışmaları çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. İstanbul’da 14 ilkokulda ve 6-12 yaş arasındaki 8 bin 579 çocuk üzerinde, Signal Dentibus projesi ile yürütülen çalışmada çocukların yüzde 90’ında çürük, yüzde 43’ünde diş eti kanaması problemi tespit edildi. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre çocukların yüzde 29’u hiç diş hekimine gitmemiş. 6 yaş dişlerinin değerlendirilmesinde ise, 12 yaşındaki çocukların 6 yaş dişlerinin yüzde 40’ının çürük olduğu ve bunların sadece yüzde 12’sinin tedavi edildiği, halen yüzde 96’sının ise tedaviye ihtiyacı olduğu ortaya çıktı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nun çocuk başına düşen çürük, çekilmiş ve dolgulu diş sayısı en fazla bir olması gerekirken yapılan taramalarda İstanbul’da bu rakamın 2.39 gibi yüksek bir değere ulaştığı gözlendi

1 milyon çocuğun DİŞLERİ ÇÜRÜK

Türkiye’nin ağız ve diş sağlığında sınıfta kaldığı ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Diş Hekimleri Birliği ve İpana işbirliğiyle, İstanbul Üniversitesi Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Bilim Dalı’nın danışmanlığında gerçekleşen proje kapsamında 81 il ve onlara bağlı ilçelerde araştırma yapıldı. Yaklaşık 79 bin öğretmen ile 3 milyon öğrenciye ulaşılan çalışma sonucunda 1 milyon öğrencinin ağzında çürük diş belirlendi.
1.5 milyon çocuk fırçasız
4.5 milyon dolara malolan “Ağız ve Diş Sağlığı Okul Eğitim Projesi” sonucunda Türkiye’nin ağız ve diş sağlığı göstergeleri üçüncü dünya ülkeleri düzeyinde olduğu ortaya çıktı. Bulgulara göre 7 yaş grubundaki çocukların yüzde 36.1’inin dişleri çürük. Ayrıca 7 yaş grubundaki çocukların yüzde 75’inde diş ve dişeti hastalığı var. Macun kullanımı ise kişi başına ortalama 70 gram. Diş fırçası yenileme sıklığı da kişi başına ortalama 4 yıl. Araştırmada 1.5 milyon çocuğun ise diş fırçasının olmadığı belirlendi. Dişlerin fırçalanması gerektiğini en çok anneler söylüyor. Başlangıçta, öğrencilerin %52’sinin hiç kimsenin kendilerine ‘dişlerini fırçala’ demediğini ifade etmelerine karşın proje sonrasında bu oranda %14’lük bir azalma oldu. Öğrencilerin %90’ı diş fırçalarının olduğunu belirtmelerine rağmen öğretmenlerin %42’si sınıfın çoğunda, %28’i ise sınıfın yarısında diş fırçası olmadığını belirtti.

Fazla pirinç tüketen dişini erken kaybediyor

Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Açıkgöz, karabuğdaydaki enzimin erken diş kayıplarına sebep olduğunu belirterek, “Pirinç gibi silikalı yiyecekleri çok fazla tüketenler, ağız hijyenine daha fazla önem vermelidir” dedi. Prof. Dr. Açıkgöz, yaptıkları bir çalışma ile halk arasında ‘fiğ’ olarak bilinen karabuğdayın insanlar ve hayvanlar üzerindeki etkilerinin araştırıldığını söyledi. Karabuğdaydaki ‘Beta Amino Proprionitril’ denilen enzimin, dişte kolojen dokuda yıkıma yol açtığını ve dişin destek dokularını tahrip ettiğini belirten Prof. Dr. Açıkgöz, bu durumun erken diş kayıplarına sebep olduğunu bildirdi. Bazı doğu ülkelerinde karabuğday tüketiminin yaygın olduğunu ve bu ülkelerdeki insanlarda bu yüzden erken diş kayıplarının yoğun görüldüğünü belirten Prof. Dr. Açıkgöz şunları kaydetti: “Karabuğday Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerde yaygın olarak tüketilmektedir. Yapılan araştırmalar, bu bölgelerdeki insanlarda karabuğdayın diş kayıpları üzerindeki etkisinin de önemli olduğunu göstermiştir. Araştırmalarda, diğer bölgelerdekilere göre bu ülkelerde daha yoğun olarak erken diş kayıpları gözlenmiştir.” Pirinç tüketimi fazla olan insanlarda ‘diştaşı’nın daha çabuk oluştuğunu da belirten Prof. Dr. Açıkgöz, çeltik üretimi çokça yapılan yerleşim alanlarında yaptıkları araştırmalarda da pirinç tüketimi çok olanların dişlerinde oluşan diş taşlarının, tüketimi az olanlara oranla daha çabuk ve fazla arttığının görüldüğünü söyledi.

Biberon çürüğünün nedenleri nelerdir?
Çürüğün ana etmenleri biraz önceki soruda da bahsedildiği üzere bakteriler ve onların besinleri olan şekerdir. Ebeveynler tarafından bebeğe bilinçsizce verilen ve gereğinden fazla uzun süreli ağız ortamında tutulan şekerli sıvı gıdalar ve meyve sularıdır. Bu şekerli ortam ağız içerisindeki şekerle beslenen bakterilerin üremesi ve patogenezi açısından ideal ortamı oluşturur. Hızla çoğalan bakteriler ise ağızdaki yeni sürmüş ve sürmekte volan süt dişlerinde çepeçevre geniş harabiyetlere sebep olan biberon çürüklerine sebep olurlar.
Biberon çürüğünden bebekleri nasıl koruyabiliriz?
En büyük rol bilinçli anne ve babaya düşer. Bebek tabii ki şekerli gıda alacaktır. Fakat bunların verilmesinden hemen sonra bebeğin ağzının mutlaka su ile çalkalanarak ortamdaki şekerin uzaklaştırılması gerekir. Dolayısıyla ağız içerisindeki düşük ph’lı asidik ortam yerini dişlere zarar vermeyen nötr ortama bırakır. Beslenecek materyel bulamayan bakteriler de çoğalacak ortamı yakalayamazlar. Bebeğin dişlerinin çıkmaya başladığı andan itibaren az bir miktar diş macunu ve yumuşak kıllı bir fırça ile dişler fırçalanmalı. Bilinmeli ki dişler üzerindeki yemek artıkları ve bakterilerin karışımından oluşan plak dişleri çürüten etmenlerin başında gelir.
Ne zaman oluşmaya başlar?
Bebeğin dişlerinin sürmesinden hemen sonra biberon çürüğü riski de başlar. Diş fırçası ve macununun anne-baba tarafından uygulanması ve ağız ortamının sürekli şekerli kalmaması sağlanmalı.
Süt dişlerinin çıkışı nasıl kolaylaştırılabilir?
Öncelikle bebeğin ağız ve çevresinin temiz ve hijyenik olması sağlanmalı. Süt dişleri çıkma esnasında civar dişetlerini zorlayacağından bebekte daima o bölgeyi kurcalama isteği oluşur. Bu durumda dişetlerini kaşıması için temiz ve hijyenik bir araç edinilmeli. Çok fazla ağrının olduğu durumlarda ise ağrı kesici jellerden yararlanılabilir. Bebekten bebeğe değişmesine rağmen dişler 6-8’inci aydan itibaren çıkmaya başlar. 20-40’ıncı aylarda her bir çenede 10’ar adet olmak üzere toplamda 20 dişin çıkmasıyla sona erer. Bebek, çocuk artık 6 yaşındaki ilk daimi büyük azısının çıkma dönemine kadar süt dişlerini kullanır.

Tükürük, dişlerinizi çürüklere karşı korumada çok önemli kurtarıcı rol oynar. Tükürük sayesinde dişlerinizde fosfor ve kalsiyum açığa çıkarak bu minerallerin diş minesini çevrelemesiyle dişlerinizde onarıma başlar.

Beslenme saatleriniz diş çürümelerinde çok önemli bir yere sahiptir. Öğünleriniz arasındaki zamanı 2-3 saat dilimi olarak ayarlarsanız ve sık sık atıştırma alışkanlığınızdan vazgeçerseniz diş çürümelerine engel olmuş olursunuz. Gece yatacağınız zaman dişlerinizi fırçalayarak yatmanız, uyku esnasında ağız kuruluğu yaşamamanıza fayda sağlar.

Yemek sonrası 20 dakika gibi bir süre bekleyerek şekersiz bir sakız çiğnemeye başlamanız tükürük oranını artıracağı için, hem dişleriniz temizlenmiş olacaktır hem de ağız içindeki asitler normale dönecektir.

1-Bilinçli beslenme alışkanlığı:

Günlük aldığınız karbonhidrat miktarını azaltmak

Beslenme saatlerinizi 2-3 saat de bir olacak şekilde ayarlamak.

2-Dişlerinizin temizliğine gösterdiğiniz özen:

Dişlerinizi flüorlu bir diş macunu ile günde 2 kez fırçalamanız diş çürüklerine karşı son derece koruyucu bir rol oynar.

Dişlerinizi fırçalamanız diş minelerinizi de koruduğu gibi diş fırçalarken dikkat edeceğiniz en önemli hususlardan biri de diş fırçanızın kuru olması gerektiğidir. Çoğumuz diş fırçamıza diş macununu sürer ve direk musluğun altına götürerek ıslatır sonra dişlerimizi fırçalamaya başlarız. Bu yanlış olan uygulama diş fırçanızda bakteri oluşumlarına sebep olur. Mümkünse kullandığınız 2 fırçanız olsun ve birini sabah diğerini akşam kullanmaya özen gösterin ki bu iki fırçalama arasında diş fırçanızın kurumama riskiyle karşılaşmamış olursunuz.

3-Flüor kullanılması:

Flüorlu diş macunu veya gargaralar kullanmanız sayesinde tükürüğünüze flüor sağlanmış olur. Flüor; tablet, gargara ve jel gibi çeşitli ambalajlar halinde satılmaktadır. Burada dikkat etmeniz gereken nokta erken yaşlarda ve gereğinden fazla flüor kullanımı dişlerinizde benek lekeler oluşmasına neden olur. Bu yüzden diş hekiminin tavsiye ettiği kullanım şekli ile hareket etmeniz daha sağlıklı olacaktır.

4- Rutin diş hekimi kontrolünüzü ihmal etmeyin:

dişlerinizdeki çürük riskinin erken fark edilmesi dişlerinizi kaybetme riskinizi yok edebilir. Bu yüzden diş ağrısı çekene kadar diş hekimine gitmeme alışkanlığınızı bırakıp düzenli olarak diş hekiminize kontrole gitmelisiniz.

•Diş çürüklerinin bir çoğunun olduğuna diş muayenesi sırasında farkına varılmaktadır. Bunun nedeni ise diş çürüklerinin ilk oluşumu başladığında ağrı vermediği içindir. Diş çürüklerinin erkenden farkına varılması ağrı çekmenizi, masraf etmenizi ve en önemlisi dişinizin kurtulmasını sağlamaktadır. Çürük fark edildiğinde ağrısız gibidir. Ancak ilerleyen evrelerde bu masum çürük dayanlımaz bir ağrıya sebebiyet verebilir.

•Dişlerinizide çürük olup olmadığını film-röntgen çektirerekte öğrenebilirisiniz. Kaçtane röntgen çekileceğine diş hekiminiz karar verecektir. Eğer dişlerinizde ciddi bir çürük varsa diş hekimliği bu sorunlarınızı gidermek için hazırda beklemektedir. Diş çürüklerinin tedavisi için onarma, diş dolgusu, çatlak kapatma gibi yöntemlerle dişleriniz kurtarılabilir.

•Eğer dişlerinizde şiddetli çürükler varsa dişinizi kaybetme olasılığınız bir hayli fazladır. Dişlerinizde iltihaplanma olmuşsa diş hekiminiz kanal tedavisi uygulayabilir. Bu tedavi ile damar ve sinir dokusunun, kökten ve diş özü ile alakalı olup olmadığını ve temizlenmesini sağlamaktadır. Dişin temelinin ve diş kökünün yerinde kalmasına olanak sağlamaktadır.
•Kanal tedavisi lokal anestezi gerektirir. Bu uzun süreçli işlemde diş özü ve diş kökleri temizlenir. Daha sonra sement adı verilen bir maddeyle oyulan yer doldurulur. Artık dişler bu tedaviden sonra daha kolay kırılabilir durumdadır. Kron ve onarım gerekmektedir.

dis curuklerinin zararlari, curuklerin zararlari, curuklerin vucuda zarari, curuklerin vucuda zararlari, dis curuklerinin sagliga zararlari, dis curuklerinin sagliga verdigi zararlar nelerdir,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • diş çürüğünün zararları
  • diş çürüklerinin zararları
  • diş sağlığına dikkat etmezsek ne tür zararlar verir