Bugün
sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler

Diş Eti Şişmesi Nasıl Geçer

Çarşamba, 4 Ocak 2012
Diş Eti Şişmesi Nasıl Geçer

Diş Eti Şişmesi Nasıl Geçer

Lütfen yazıyı okuyunuz ve diş eti şişmesi ile ilgili videoyu sonuna kadar izleyiniz

Hastalıklı dişetini anlamak için öncelikle, sağlıklı dişeti nasıl olur, onu bilmeliyiz. Sağlıklı dişeti açık pembedir, di­şi ince bir bant seklinde sarar. Dokunduğunuzda, fırçaladı­ğınızda; elma, armut, ayva yerken kanamayan dişetidir. Hastalıklı dişeti ise şiş, belirgin derecede kırmızı; en ufak temasta, fırçalama esnasında kanayan dişetidir. Bu man­zaraya kahverengi tartarlar da eşlik ediyorsa ileri derecede bir dişeti sorununuz var demektir.

“Mikrobiyal dental plak” dediğimiz mikroplardan ve tükürükteki yapışkan maddelerden oluşan plaktan bahset­miştik. Şimdi de bu mikrop plağı nasıl çalışıp da dişeti hastalıklarına neden olur, onu anlamaya çalışalım.

Yemek yediniz, ağzınızda plağı oluşturdunuz. Bundan sonra mikroplar ışık hızıyla çoğalmaya başlar. 6 saat ge­çer, 12 saat geçer; uykunuz gelir hâlâ fırçalamaya niyeti­niz yoktur. Böylelikle 24 saati doldurursunuz. Bu arada plak içindeki mikroplar sizin kadar tembel davranmaz. Ürer, ürer, ürer… Yediklerinize afiyetle ortak olur, bir taraftan diş ve diş etlerinize zarar veren toksik maddeler­den oluşan atıklar üretir, bir taraftan da yiyeceklerinizi kullanarak dişlerinizi asit yağmuruna tutar. Plak 24 saat­ten fazla orada bırakılırsa, bizim tabirimizle, olgunlaşır.

Ürettiği atık miktarı hastalıklara sebep olacak seviyeye ulaşır. Bu plak, dişlerimizin çiğneme yüzlerindeki çukur­larda ve dişeti kenarlarında yoğunlaşır; hatta mikrop bo­yayıcı tabletlerle rahatlıkla görünür hale gelirler. Nasıl ki elimizin üzeri deri ile kaplıysa, sağlıklı bir di-şetinin üzeri de “epitel” dediğimiz bir tabaka ile kaplıdır. Mikrop plağınca üretilen atıklar ilk olarak bu epiteli tahriş eder ve bu epitelin devamlılığını bozar. Bunu, elinize bir iki damla asit damlatılmasına benzetebiliriz. Yaralanan bölgelerde koruyucu epitel olmadığı için kolay kanayan bir dişetiniz vardır artık. Bu dişeti hastalığının ilk belirtisi­dir; ama henüz hiçbir şey için geç değildir. Tahrişe neden olan plak, yumuşak bir diş fırçasıyla kaldırılırsa dişeti kısasürede epitelini tamir eder ve kanamayı keser. Fakat plağı kaldırmaz ve bu arada beslenmeye de devam edip ağzını­zın asit düzeyini mikropların en sevdiği kıvama getirirse­niz ve atık tüm hızıyla devam ederse, diş etleri bu saldırı­lar karşısında daha fazla dayanamaz ve savunma gereği geri çekilir.

Öte yandan tükürükteki mineraller plağın üzerine çök­meye başlar ve diş taşı oluşturur. Diş taşlan kaliteli değil­dir. Yani kireç taşı gibi gözeneklidir. Bu gözeneklerin içine giren yiyecek artıkları, buralarda plak oluşmasına neden olur. Bu gözenekler mikroplarınız için süper lüks villa gö­revi görür. Fırça darbeleri bile bu villalar içindeki VIP ko­nuklarınızı rahatsız edemez.
Dişetinin bu illetten kurtula­bilmesi için taşların tümüyle kaldırılması, yapıştığı alanla­rın pürüzsüz hale getirilmesi ve düzenli fırçalanması gere­kir. Taşlar içindeki ve diş yüzeyindeki plakların atıkları so­nucu çekilen dişetinin açtığı alanlarda da plak birikir. Böy­lece bir kısır döngü başlar. Dişeti çekilir, çekilen alana plak birikir, oluşan plak dişetinin daha da çekilmesine ne­den olur. Şekilde de görüldüğü gibi dişeti, dişi saran kemi­ğin 1 milimetre üzerinden başlar. Dişeti çekildikçe bu me­safeyi korumaya çalışan kemik de erimeye başlar. Diş kökleri açığa çıkmaya ve üzerlerinde taşlar oluşmaya baş­lar. Kök ve kemik arasındaki bu olumsuz ilişki sonucunda, dişler sallanmaya ve diş araları da açılmaya başlar. Kökle­ri saran kemik hem boyuna hem de enine rezorbe olur ya­ni erir. Bu arada vücut da savunma hücrelerini dişetine gönderir. Bunun sonucu diş etleri şişer, kızarır. Bu şişlik, kabarıklık ve kemiğin erimesiyle diş çevresinde bir cep oluşur.

Bu cep içine giren gıda artıkları zamanla burada biri­kir. Bu bölgelere fırça ulaşamaz. Hasta yüzeysel bir fırçalama yapsa bile buraları temizleyemez. Bazen bu cepler bir susam parçasıyla ya da bir domates kabuğu ile tıkanır. Oluşan cerahat dışarı akamaz ve apse yapar. Hasta birkaç gün ağrı çeker, dişine basamaz. Bu arada iltihap kendi kendine boşalır. Kronik iltihap devam etse de hastanın ağ­rısı kesilmiş ona göre dişi iyileşmiştir.

Uzun yıllar bu atıklara maruz kalan dişeti ve çevre do­kular artık geri dönüşü olmayan yıkıma uğrar. Dişeti her dokunuşta, hafif sert gıdalarla bile kanar. Kanama, taşları boyar ve onların siyah kahverengi bir görüntü almasına neden olur. Bir taraftan da bu kanama ve boşluklarda biri­ken yiyecekler nedeniyle korkunç bir ağız kokusu oluşur. Hasta kendi ağız kokusunu fark edemez ama Türk Medeni Kanunu’na göre ağız kokusu boşanma nedenidir.

Gelelim yapmanız gerekenlere. Yapmanız gereken ilk şey dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak ve mikrop plağı­nızın olgunlaşmasına izin vermemektir. Dişeti tedavisinde temel, sebebi ortadan kaldırarak dokuların iyileşmesine izin vermektir. Sebep de plak olduğu için plakla mücade­lede yapılacaklar ilk bölümde söylediğimiz iki cümledir. Dişlerinizi fırça ve diş ipleri ile plaktan düzenli olarak arındırınız.

Daha önce bunları duymamışsanız ve yaşam koşulları­nız sizi bu tür dişeti sorunları ile bu kitabın karşısında tutu­yorsa, neler yapılabileceği konusuna devam edelim:

1. “Sadece dişeti kanaması var, o da fırçalarken oluyor. Aynaya baktığımda biraz kırmızı gözüküyorlar,” diyorsa­nız çok şanslısınız. Bu aşamada sadece diş fırçanızı kalite­li yumuşak bir fırçayla değiştirin ve dişlerinizi düzenli fır­çalayın. Aynı anda diş ipi kullanımına da geçin. Bir hafta içinde dişeti kanamanız kesilecek ve diş etleriniz pembeleşecektir. Daha önce anlattığımız fırçalama yöntemleri ve ağız-diş bakımı kurallarına uyarsanız tatlı, pembe diş etle­rinizle mutlu mutlu yaşar gidersiniz. Ne zaman ki bu ba­kımları aksattınız, 3 gün içinde kanama tekrar başlar. Obezitede rejim ve spor yaparak verdiğiniz kilolar nasıl geri dönerse dişeti hastalığınız da fırçalamayı bırakır bı­rakmaz geri dönecektir.

2. Diş etlerinizde kanama oluyor; elma, armut gibi sert gıdaları ısırdığınızda kan çıkıyorsa ve yer yer tartarlar gö­rülüyorsa ve bazı yerlerde dişeti çekilmesi ya da kırmızı, hafif sis diş etleri tamamlıyor ve yakınlarınız ağız koku­nuzdan zaman zaman şikayet ediyorsa, dişeti hastalığının ileri safhasındasınız ve düzenli fırçalamaya geçişle birlikte bir diş hekimi müdahalesine de ihtiyacınız var demektir. Bu durumda gerçek bir diş hekimine düşmüşseniz öncelik­le fırçalamanın önemini anlatan bir nutuk çekecektir size. Daha sonra tartarlarınızın tamamen temizlenmesi için 3-4 seanstan oluşan işlemini yapacaktır. Bu işlemle bir hafta içinde diş etlerinizde gözle görülür bir gelişme olacak, ilk kanama kesilecek, kırmızılıklar pembeleşecek, şişlikler inecek, ağız kokunuz fark edilir oranda yok olacaktır. Eğer dişeti tedavisi yaptırdığınızı sanıyorsanız ve bu arada bu işi tek seansta yaptırmışsanız ve size tedavinizin bittiği söylenmişse ama 10 gün geçmiş olmasına rağmen kana­manız durmamışsa, dişeti tedavisi olmamış; sadece oldu­ğunuzu sanmışsınız demektir. Bu da büyük bir olasılıkla korsan bir diş hekimiyle karşı karşıyasınız anlamına gelir. Bundan daha da kötüsü, bu korsan hekimler bu durumdaki bir hastaya sadece antibiyotik gargara yazar ve dişlerini sık sık fırçalamamasını öğütler. Çünkü onlara göre, salla­nan dişler daha da çok sallanır. Böylelikle de kendi dişleri­nizin sonunu kendiniz hazırlamış olursunuz.

Neden diş hekimleri antibiyotik bir gargara ya da diş etlerini besleyecek bir vitamin verip dişeti hastalıklarını te­davi etmiyorlar da “fırçalayın, fırçalayın!” diyorlar? Çünkü diş etleriniz bir begonya ya da Japon şemsiyesi değildir ki vitaminle beslensin. Diyelim ki dişetinizde kanama, ağzı­nızda 200 gr tartarla doktora gittiniz. Doktor size bir anti­biyotik, gargara ve besleyici vitamin verdi. Başka hiçbir şey yapmadan sizi gönderdi. İşte korsan bir diş hekimi da­ha. Gerçek bir hekimin yapacaklarını artık kabaca biliyor­sunuz.

Bir uyarım da şu olacak: Diş hekimine gittiniz. Dişeti hastalığınızla ilgili sizi uyardı ve protezlerden önce dişeti tedavisine ihtiyacınız olduğunu söyledi. Yapabilecekleri dışında sizi üniversiteye ya da tedavi olabileceğiniz bir ye­re gitmeniz konusunda uyardıysa diş hekiminizin değerini bilin. Yukarıda anlattığım ileri derece dişeti hastalığınız olmasına rağmen hekiminiz diş etlerinizden çok, yapılacak porselenlerinizle ilgileniyorsa dikkatli olmanızı öneririm.

Özetlersek, diş sağlığında dişeti kanaması en önemli ve ilk belirtidir. Sağlıklı dişeti dokunmakla, fırçalamakla kanamaz. Dişeti tedavisinde kanama bir hafta ya da 10 gün içinde kesilmelidir. Kanama kesilmiyor ve şikayetleri­niz azalmıyorsa eksik yapılan bir şey var demektir. Diş taşlan şöyle bir temizlenerek dişeti tedavisi yapılamaz.

Apse Teşhis
Eğer dişinizde sürekli ve zonklama tarzında bir ağrı varsa, çiğnerken ağrı duyuyorsanız ya da sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassassanız apseli bir dişiniz olabilir. Hafif ateş, boyunda şişmiş lenf düğümleri olabilir ve genel olarak kendinizi iyi hissetmezsiniz.

Sızlayan dişin yanındaki diş eti üzerinde oluşan şişme bir noktada patlayabilir ve patlarken ağzınızda kötü tat ve koku bırakan yoğun bir sıvı çıkarabilir. Aynı anda, ağrı büyük bir olasılıkla geçecektir. Eğer bu semptomlardan herhangi birini yaşarsanız, derhal diş hekiminize başvurun. Diş hekiminiz dişinizi muayene eder ve ne yapılması gerektiğine karar verir.
Absenin Tedavisi

Diş hekiminize gitmeden önce, aspirin ya da başka bir ağrı giderici alarak apse ağrısını geçirmeye çalışabilirsiniz. Yalnız, aspirini doğrudan dişinizin ya da çevre dokunun üzerine uygulamayın. Ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla çalkalamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir.

Geçmişte, apseli bir dişe yapılan tek tedavi, dişin çekilmesiydi Belirli koşullar altında diş çekimi yine de uygun olabilir. Ancak, günümüzde diş hekimleri genellikle apseli dişleri iyileştirmektedirler.
İlk adım olarak, diş hekiminiz büyük bir olasılıkla enfeksiyonu gidermek için bir antibiyotik tedavisi uygulayacak. böylece enfeksiyonun vücudunuzun diğer bölümlerine yayılmasını önleyecektir. Rahatlamanız için ayrıca reçeteye ağrı giderici ilaçlar yazabilir.

Dişinizi kurtarmak için diş hekiminiz, o bölgeyi uyuşturabilir ve daha sonra o dişin diş özü yuvasına bir delik açabilir. Bu basıncı azaltacaktır. Diş özü yuvası temizlenir, dezenfekte edilir ve hareket etmeyecek şekilde bir maddeyle doldurulur. Apseli diş temizlendikten sonra eğer şişme devam ediyorsa, diş hekiminiz aktinomikoz adı verilen bir hastalık olup olmadığını anlamak için özel bir kültür yapmayı isteyebilir.

Bir sonraki adımda diş hekimi diş içine geçici bir dolgu koyacaktır. Enfeksiyon temizlendikten sonra
Diş hekimi büyük bir olasılıkla sizi birkaç ay içinde tekrar görmek isteyecektir. Tekrar gördüğünde ise apsenin bıraktığı boşlukta kemik ve dokunun büyüyüp büyümediğini saptamak için dişin röntgeni çekilecektir. Eğer boşluk sağlıklı görünüyorsa, tedavi biter. Enfeksiyon devam ederse, ek tedaviler gereklidir ve diş hekimi sizi hastalıklı dokunun (zaman zaman kökün ucunu da içeren bir küçük kısım) ortadan kaldırılması için ameliyat edecek olan bir uzmana gönderebilir.

Nasıl Tedavi Edilmelidir ?

Diş kökündeki apse:

Kök kanal tedavisi, dişin kökünde bulunan apselerin tedavisi için genellikle kullanılan bir yöntemdir. Bir genel diş hekimi ya da endodontist (bu tedavinin uzmanı) kök kanal tedavisini gerçekleştirebilir.

Eğer kök kanal tedavisinden sonra da enfeksiyon devam ederse başka bir tedavi gerekir. Diş hekiminiz sizi, hastalıklı dokunun cerrahi bir yöntemle temizlenebilmesi için, bir ağız cerrahisi uzmanına yönlendirebilir.

Kök kanalı tedavisi ya da ameliyatın mümkün olmadığı durumlarda, diş hekimi dişi çekmek zorunda kalabilir. Bu durumda kaybedilen dişin yerine bir implant (yapay diş kökü) takılabilir, köprü yapılabilir ya da çıkarılabilir takma diş takılabilir.

Diş eti ve diş arasındaki apse:

Diş hekimleri bu tip apseleri, genellikle önce iltihabı boşaltıp sonra da bölgeyi çok iyi temizleyerek tedavi ederler. Daha sonra dişin kök yüzeylerini temizleyerek iyileşmeyi sağlarlar ve enfeksiyonun tekrar nüksetmesini engellerler. Bu aşama öncesinde doktorunuz diş etinizi ve dişinizi uyuşturmak için anestezi iğnesi kullanabilir.

Diş hekiminiz gelişimi takip etmek için 6 ay içinde dişinizin röntgeninin çekilmesini isteyerek kemiğin iyileşmesini, enfeksiyonun temizlenip temizlenmediğini kontrol edebilir.

Doktorunuz diş eti ve diş arasındaki apseyi tedavi etmek için diş eti ameliyatını önerebilir. Bu ameliyat genellikle bir periodontist tarafından gerçekleştirilir. Bu işlemde diş etinin dokusu tekrar şekillendirilerek inceltilir, böylece temiz tutulması ve enfeksiyona karşı korunması kolaylaşır.

etiketler:dis eti sismesi nasil gecer, dis eti sismesi tedavisi, dis eti sismesi,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • diş eti şişmesi nasıl geçer
  • dis sismesi nasil geçer
  • diş intabı nasıl geçer
  • diş eti çekilmesi nasıl geçer
  • diş şişmesi
  • damak şişmesi nasıl geçer
  • Diş etinin şişmesi
  • di? eti ?ekilmesi nas?l ge?er
  • dış eti şişmesi neden olur
  • diş etlerinin şişmesi

1. Yorumlar yazarken Türkçe kurallarına uyulması zorunludur.

2. Her üye yazdığı yorumdan kendisi sorumludur.

3. Küfür, argo ve hakaret içeren yorumlar asla yayımlanmaz.

Diş Eti Şişmesi Nasıl Geçer başlıklı içerik için hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu siz yapın.

Copyright © Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri - sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler