Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Doğum Yöntemleri

Kadın kategorisine
12 Ekim 2011
eklenmiştir.

Doğum Yöntemleri

Doğum zamanı yaklaştıkça verilmesi gereken en önemli kararlardan biri de doğum için hangi yöntemin seçileceğidir. Normal doğum mu, sezaryen mi; eğer sezaryense epidural mi, spinal mi?.. Ya da suda doğum mu yapmalısınız?.. Doğumunuzu şansa ve sadece doktorunuzun inisiyatifine bırakmadan önce bilmeniz gerekenleri sizler için araştırdık…

Dokuz ayın sonuna doğru stres katsayıları iyice artan anne adayları, hem dinledikleri korku dolu hikayeler ve olumsuz anılar, hem de doğum yöntemlerinin çeşitliliği sözkonusu olunca tam bir kaos yaşar. Aslında, kulaktan dolma doğum hikayelerini fazla ciddiye almadan, doğum yöntemleriyle ilgili bilgi sahibi olmak; güvenle doğuma girmenizi sağlayacak en önemli adımdır. Normal (vajinal) doğum, sezaryenle (genel anestezi ile) doğum, epidural anestezi ile doğum, spinal anestezi ile doğum ve suda doğum yöntemlerine dair kararınızı etkileyecek bilgileri bu yazıda okuyabilirsiniz.

NORMAL DOĞUM
Normal doğum, son adet tarihinden itibaren hamileliğin 38. ve 42. haftaları arasında, anne rahminin kasılmasıyla birlikte bebeğin dışarı doğru itilerek, vajinal yoldan doğmasıdır. Bu doğum, ilk hamileliği olan kadınlarda yaklaşık 12 saat, daha önce doğum yapmış kadınlarda ise yaklaşık 8 saat kadar sürer. Normal doğumda öncelikle doğum sürecinin başlayıp başlamadığı saptanır. Şöyle ki;

– Düzenli ve ritmik gelen doğum ağrılarının (rahim kasılmalarının) sıklığı ve şiddeti giderek artar. Ayakta veya yatarken ağrının şiddeti değişmez.
– Kanlı, sümüksü bir akıntı gelir. Genellikle bu işaretten 12 ila 24 saat sonra doğum ağrıları başlar.
– Suyun gelmesi bazen doğum ağrıları başlamadan oncedir. Ardından da, genellikle 24 saat içerisinde doğum ağrıları gerçekleşir.

Doğumun başladığını gösteren bu belirtilerden herhangi birinin ardından, hastanede anne adayının muayenesi yapılır. Tansiyonu, nabzı ve ateşi ölçülür. Ayrıca, bebeğin doğum kanalına geliş pozisyonu, rahim ağzı açıklığı, su kesesinin ve bebeğin sağlık durumu değerlendirilir. Bebeğin doğum kanalına giriş şekli saptanır. Bebekler genellikle baş kısımlarıyla doğum kanalına girerler. Doğum başladığında yapılan bu ilk muayene ve doğum öncesi dönemde saptanan bulgularla, doğum şeklinin sezaryen mi normal doğum mu olacağına karar verilir.

SEZARYENLE DOĞUM
Sezaryenle doğum, bir anlamda ameliyatla doğumdur. Genel anestezi kullanılır. Anne adayının koluna serum takılır. Göbek altına kesik yapılarak sıvı boşaltılır ve rahme ulaşılarak bebek çıkartılır. Ardından da kesik dikilir. Toplamda 1 saat kadar süren bir işlemdir.
Bebeğin ters gelmesi durumunda, pelvis (cinsel organların yerleştiği bölge) yapısının vajinal doğuma uygun olmadığı durumlarda, çoğul hamileliklerde, bebeğin hayatının riske girmesi durumunda (kordon dolanması, plasentanın doğumdan önce ayrılması vb. sebeplerle), anne adayının yaşının 35’ten büyük olduğu durumlarda, anne adayına daha önceki doğumunda sezaryen uygulanmış ise, hamilelik kanamalı ve tehlikeli geçmişse, bebeğin başının ya da kilosunun normalden büyük olması halinde; genellikle sezaryen en güvenilir doğum yöntemi olarak karşımıza çıkar.

EPİDURAL (AĞRISIZ) DOĞUM
Normal doğumun yaratacağı sancıyı çekmek istemeyen ya da sezaryenle doğumun her aşamasını izlemek isteyen anne adaylarının tercih ettiği bir yöntemdir. Epidural anestezide, kadın doğuma çok rahat bir şekilde girer, çünkü acı ve ağrı çekmeyeceğini bilir. Bele yapılan bir iğne ile uyuşturulan sinirler, rahat bir doğum sağlar. Genel anesteziden farkı, anne adayının doğum sırasında uyanık olmasıdır. Böylece doğum olayını fazla acı çekmeden izleyebilir ve bebeğini hemen kucağına alabilir.

Bu işlem sırasında, anestezi uzmanı tarafından, anne adayının bel bölgesine, lokal anestezi ile tükenmez kalem içinin 10-15’te biri kalınlığındaki katater (vücutta bir boşluğa yerleştirilen araç) takılır. Kataterden ağrı kesici ilaç verildikten 10-15 dakika sonra rahmin kasılmasına bağlı ağrılar tamamen geçer.

SPİNAL ANESTEZİ İLE DOĞUM

Sezaryende kullanılan üç anestezi yönteminin sonuncusu spinal anestezidir. (Diğerleri yukarıda bahsetmiş olduğumuz genel anestezi ve epidural anestezidir.) Spinal anestezide, yine belden aşağısının uyuşması için omuriliğin hemen dışından ağrı kesici bir iğne yapılır. Ve iğnenin etkisi 1 saat içinde geçer. Sezaryen bir ameliyat olduğundan, cerrahi ve ameliyat komplikasyonlarının, spinal anestezide de ortaya çıkabileceği gözönünde bulundurulmalıdır.

SUDA DOĞUM

Suda doğum, ilk olarak Rusya’da gündeme gelmiş ve daha sonra Avrupa’da (özellikle İngitere’de) yayılmış; 2-3 yıldır ülkemizde de ender de olsa uygulanan bir yöntem. Suda doğumun gerçekleştiği yer, çocuk havuzundan çok da farklı değil. Anne adayı bütün ağrısını dışarıda çekip, bebeğini havuzda doğuruyor. Ya da tüm ağrıyı havuzda çekip, bebeği dışarıda doğurabiliyor. Tabii, annenin eğer isterse hem sancıyı, hem de doğumu suda yaşaması mümkün. Suda doğumun normal doğumdan farkı, suyun kaldırma kuvvetinin ve suyun ısısının (38 derece) anneye verdiği rahatlıktır. Bu rahatlığın aynı zamanda havuzun içinde kolay hareket edebilme özgürlüğüyle de birleşmesi gerekir.

Bir anne adayının suda doğum yapabilmesi için, bebeğinin çok büyük olmaması, dünyaya gelişiyle ilgili herhangi bir problemle karşılaşılmamış olması, sıvısının iyi olması, kan akımında bir problem olmaması, hamileliğe eşlik eden herhangi bir hastalığın (kalp, şeker, astım gibi) olmaması ve en önemlisi bebeğin başının doğum kanalında olması gerekir.

Sonuçta, gerekli şartlar oluşturulduğunda ve önlemler alındığında, suda doğumun aslında çok doğal bir yöntem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü normal doğumda, bebek dünyaya geldiğinde direkt olarak ışıkla, hastane ortamının yoğunluğuyla vb. karşılaşır. Suda doğumda ise, çok daha rahat ve yumuşak bir ortam, en önemlisi de anne karnındaki ortama benzeyen bir ortam söz konusu. Böylece, hem annenin hem de bebeğin yaşadığı travmalar en aza iniyor. Fakat, suda doğum yönteminin ölümcül komplikasyonlara yol açabileceği endişesini taşıyan uzmanlar da yok değil.

Suni Sancı Nedir ?
•Zamanı geldiğinde başlaması gereken sancılar her şeyin uygun olmasına rağmen başlamadığında ya da var olan kasılmaları desteklemek gerektiğinde kullanılır.
•Anneye serumla ‘oksitosin’ hormonu verilir. Bu hormon annede suni kasılmalar başlatır.
•Oksitosin, normal şartlarda beynin ‘hipofiz’ denilen bölgesinden salgılanır ve rahimde kasılmalar yaratmak dışında, sütün memeden dışarı atılmasını sağlar.
•Suni sancı ile oluşan kasılmalar, doğal kasılmalardan daha sık, daha düzenli ve daha şiddetli olur.
•Uygulanan bu tekniğe rağmen yine de doğum ilerlemezse sezaryene geçilir.
Epiyozlu doğum nedir, nasıldır?
•Normal doğum sırasında bebeğin doğumunu kolaylaştırmak ve doğumda oluşabilecek yırtıkları önlemek için çıkış bölgesinin kesilmesidir.
•Doğumda bölgeyi genişletmek için kesilir ve doğum sonrasında yeniden dikilir.
•Bu kesiğe epizyotomi denir ve bebeğin çok daha kolay çıkabilmesini sağlar.
•Gerekmediği sürece yapılmaz ama bölgenin anatomik yapısının bozulma riski varsa bölgeyi korumak amacıyla uygulanır.
•Operasyon sırasında lokal anestezi uygulandığı için ağrı duyulmaz.
Forsepsle veya vakumla doğum nedir, nasıldır?
•Bebeğin kulak çevresinden geçerek başını tamamen kavrayan, metal alete ‘forseps’ denir.
•Çan şeklindeki metal başlığı bebeğin başına yaslayarak, vakumla dışarı doğru çekilmesine ise vakumla doğum denir.
•Normal doğumların %10’unda doktorlar, doğuma yardımcı olması için forseps veya vakum kullanmayı tercih edebilir.
•Bebeğiniz sıkıntı belirtileri gösteriyorsa veya doğum kanalında sıkışırsa ya da siz yeterince hızlı itemiyorsanız, bu aletler bebeğinizin hayatını kurtarmaya yardımcı olur.
•Bu tür sıkıntılı durumlarda eğer sezaryen olmak istemiyorsanız, bu teknikler normal doğum yapabilmenizi sağlar.
•Genel olarak anne için vakum daha az travmatik olurken, bebek içinse forseps daha az risklidir.
•Bebek açısından kalıcı ve tehlikeli riskler taşımaması için, her iki yöntem de usulüne göre uygulanmalıdır.

Aşağıdakileri bilmek için tıp fakültesi bitirmiş olmak gerekmiyor:

•Normal doğum, suda doğum ve epiduralli doğum farklı doğum yöntemleri değildir. Vajinal yolla yapılan her doğum normal doğumdur. Herhangi bir tıbbi müdahale olmadan yapılırsa doğal doğum olarak adlandırılır. Suda gerçekleşirse suda doğum olur. Normal doğum sırasında epidural da alınabilir, bu durumda epiduralli normal doğum olmuş olur.
•Sezaryen bir doğum yöntemi değil, kurtarma operasyonudur. Daha doğrusu öyle olmalıdır. Ancak son senelerde “tercihli” ya da “planlı” sezaryen gibi bir alternatif geliştirildiği için bir tür doğum yöntemine dönüştürülmüştür.
•Sezaryen bir operasyon olduğundan ve operasyon sırasında ya epidural ya da spinal anestezi almak (veya da genel anesteziyi tercih etmek) zorunlu olduğundan sezaryen doğum ve epiduralli doğum da birbirinden bağımsız, farklı yöntemler değildir.
“Hangi doğum yöntemi size göre?” gibi yanıltıcı sorulara maalesef sadece “çok satan” anne-çocuk dergilerinde değil, kadın-doğum uzmanlarının web sitelerinde de rastlıyoruz, ki bu çok daha vahim bir durum…

Adı üstünde “doğal” olandan, “normal” olandan farklı yöntemler varmış gibi gösterilmemeli. “Normal”in dışındaki alternatifler, ancak “anormal” bir durum olduğunda uygulanmalı.

Kadının bedeni doğum yapmaya müsaittir. Elbette anormal durumlar söz konusu olabilir, teknoloji de bu yüzden var. Ancak teknolojik nimetler normale alternatif gibi sunulmamalı, “kadını kurtarmak” adına doğal olandan şaşılmamalı.

dogum, dogum yontemleri, dogum yontemleri nelerdir, normal dogum, suda dogum, sezeryan dogum, epidural dogum, hangi dogum yontemi secilmeli,