Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Hipertansiyon Nedir, tedavisi

Hastalık kategorisine
12 Nisan 2012
eklenmiştir.

Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon tedavisi
Kalbin atmasıyla oluşan basınç, kanı atardamarlar içinde harekete zorlar. Hipertansiyon, yani yüksek tansiyon, bu basıncın yüksek ve sağlıksız değerlere ulaşmasıyla görülür. Tedavi edilmezse, bütün vücuttaki kan damarlarını tahrip eder.
Arteriyoskleroz (damar sertliği), böbrek tahribatı, görme kaybı, kalp krizi ve kalp yetmezliği ve inme karşılaşılabilecek riskler arasındadır.

Kan basıncı iki aşamada ölçülür ve her ikisine ayrı rakam verilir. Sistolik basınç kalbin atardamarlara kan pompaladığı kuvvettir; diyastolik basınç kalbin gevşediği zamanki düzeydir ve bu nedenle daha düşüktür. Ortalama sağlıklı bir tansiyon 120/80 mm Hg’dir, fakat normal tanımı yaş, cinsiyet ve genel sağlık durumu gibi etmen¬lere göre değişir. Genelde 140/90 veya daha yüksek bir sonuç, kan basıncının yükseldiğinin bir işareti sayılır ve yaşam tarzında değişikliği ve/veya tedaviyi gerektirir.

Hipertansiyona Yol Açan Nedir?
Her 10 vakadan dokuzunun sebebi bilinmemek¬tedir. Doktorlar bu duruma birincil (esas) hipertansiyon adını verir. Bazı vakalarda hipertansiy¬on, hamilelik veya böbrek rahatsızlığı ya da hor-monal dengesizlik gibi tıbbi durumlardan kaynaklanabilir. Sebebi bilinen yüksek tansiyona ikincil hipertansiyon adı verilir.

Hipertansiyonun Belirtileri Neledir?
Yüksek tansiyonu olan pek çok kişi herhangi bir belirti fark etmez. Ağır vakalarda görülen belirtiler arasında baş dönmesi, baş ağrısı, zihinsel bulanıklık veya burun kanaması sayılabilir.

Hipertansiyon Önlenebilir mi?
Düzenli genel sağlık kontrolleri yaptırmak hipertansiyonu önlemek ve tespit etmek açısından önemlidir. Kan basıncı ölçümü tıbbi muayenenin rutin bir parçasıdır. Eğer ölçüm yüksek çıkarsa, tekrarlanan ölçümlerle hipertansiyonun kalıcı veya geçici olduğu saptanabilir. Hipertansiyon erken teşhis edilirse, tedavisi daha kolay ve daha etkili olabilir. Hipertansiyonla ilgili bazı risk faktörlerinden kaçımlamaz. Erkekler, siyah derililer ve ailesinde hipertansiyon olanlar daha yüksek riskle karşı karşıyadır. Ancak riski en aza indirmek için adımlar atabilirsiniz. Kilo vermek , egzersiz yapmak, yediklerinizde değişiklik yapmak (tuzu, yağı, kolesterolü azalt¬mak; kalsiyum ve potasyumu artırmak; alkolü kısıtlamak, aşırı dekonjestan ve diyet hapı kullanmaktan kaçınmak, stresi azaltmak ve sigarayı bırakmak bunlar arasındadır.

Yüksek tansiyonu kontrol etmek ciddi komplikasyonların ortaya çıkmasını önlemek açısından ömür boyu yerine getirilmesi gereken bir görevdir. İlk strateji yaşam tarzında, özellikle perhiz ve egzersiz aracılığıyla değişiklik yap¬maktır. Hafif vakalarda tuzu azaltmak, hafif bir egzersiz programı uygulamak (haftada 3 kere 20 – 30 dakika egzersiz), kilo vermek ve gevşeme tekniklerini öğrenmek ihtiyaç duya cağınız tek tedavi olabilir. Özel aletlerle evde sık sık tansiyonunuzu ölçerek durumunuzu izleyebilirsiniz. Tansiyonunuzu haftada birkaç kere ve dinlendiğiniz, acelenizin olmadığı bir zamanda ölçün; yemeklerden hemen sonra ölçüm yapmayın. Hipertansiyon herhangi bir belirti göstermeyebileceği için, kendinizi iyi his¬settiğinizde de tedavi planına uyun. Bu teknikler etkisiz kalırsa, birincil hipertansiyonu kontrol etmek için kan basıncını düşürücü pek çok ilaç vardır. Kural olarak, bir kere bu ilaçları kullanmaya başlamışsanız, bunları ömrünüzün sonuna kadar almanız gerekir. Onun için ilk önce yaşam tarzı değişikliğini denemek en iyi yaklaşımdır.

Hipertansiyon tedavisinde genellikle diüretikler (idrar söktürücüler) ilk seçimdir. Bu ilaçlar tuz ve suyun vücuttan atılmasını hızlandırır; böylece kandaki sıvı miktarını azaltarak küçük atardamarların gevşemesini sağlar. Ne var ki, ileri aşamalarda bu ilaçlar vücut açısından önemli olan potasyum maddesini de yok ede¬bilir. Diüretik kullanıyorsanız, potasyum almanız gerekebilir. Doğrudan kan damarlarını veya onları denetleyen sinirleri etkilemeye yönelik başka tansiyon düşürücü ilaçlar da vardır:

• Alfa blokeıieri veya merkezi alfa agonistleri, damarların büzülmesine yol açan sinirlerin faaliyetini bloke eder.
• Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri kan daman büzülmesini harekete geçiren anjiyotensin adlı kimyasalın oluşmasını engeller.
• Beta blokeıieri kalp sinirlerinin faaliyetini azaltarak kalbin daha yavaş ve az kuvvetle atmasını sağlar.

• Kalsiyum kanal blokeıieri kalsiyumun atardamar duvarlarına girmesini engelleyerek atardamarları daralmaktan kurtanr.
• Vazodilatörler doğrudan atardamarları etkileyerek bunları gevşetir.

Bu ilaçlar farklı şekilde etkide bulunduğu için doktorlar bazen 2 veya daha fazla, çoğu kez de bir diüretik ile bir beta bloker, ACE inhibitörü veya kalsiyum kanal blokerini birlikte verir. Eğer bir ilaç sonuç vermez veya beklenmedik yan etki gösterirse, başka bir ilaca geçmek yararlı olur.
İkincil hipertansiyon vakalarında esas problemi (örneğin böbrek rahatsızlığı) tedavi etmeyi amaçlayan yöntemler çoğu kez herhangi bir tan¬siyon düşürücü ilaca gerek kalmadan tansiyonun nonnale düşmesini sağlayabilir.