Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

İdrar Yolları Enfeksiyonu

Cinsel kategorisine
9 Şubat 2012
eklenmiştir.

İdrar Yolları Enfeksiyonu

İdrar yolları çeşitli nedenlerle enfeksiyon kapar. Buna idrar yolları enfeksiyonu denir. İdrar yolları enfeksiyonu, idrar yolları enfeksiyonu belirtileri ve tedavisiyle ilgili herşeyi sitemizden bulabilirsiniz.

Her beş kadından biri hayatının herhangi bir döneminde idrar yolu enfeksiyonuna (İYE) yakalanır.

Bu kadınlardan dörtte biri de 18 ay içinde yeni bir İYE atağı geçirir. İdrar yolu enfeksiyonları hafif ve kolay tedavi edilebilen hastalıklar olmasına rağmen, ihmal edildiğinde böbreklere kadar uzanabilir ve kalıcı hasarlar bırakabilir. İdrar Yolu enfeksiyonu geçirmiş olan kişiler bunun oldukça ağrılı bir durum olduğunu bilirler. Aniden gelen idrar hissi kişiyi gece yataktan kaldıracak kadar kuvvetli olabilir. Apar topar tuvalete gidildiğinde sadece birkaç damla idrar yapmak bu esnada da şiddetli yanma hissetmek hiç de hoş olmayan bir durumdur. Zaman zaman idrarda kan görülmesi de çoğu zaman kişiyi oldukça endişelendirir. İdrarın koyu, bulanık ve kötü kokulu olması kişinin moralini oldukça bozar.

Kişiyi korkutan bu tür belirtiler eğer tedavi edilmez ise enfeksiyonun böbreklere kadar yayılmasına ve kalıcı, hatta zaman zaman hayatı tehdit edici komplikasyonlara neden olabilir.

İdrar yolları alt ve üst yollar olmak üzere 2 bölümde incelenir.Üst idrar yollarında 2 böbrek, böbrekler ile mesane arasındaki bağlantıyı sağlayan ve üreter adı verilen tüpler bulunur. Alt idrar yolu dendiğinde ise mesane ve mesanenin dışa açılımını sağlayan ürethra anlaşılır. Alt idrar yollarının enfeksiyonu daha sık görülür.

Alt idrar yolu enfeksiyonları
Eğer tek şikayet idrar yaparken yanma hissi ise muhtemelen sorun ürethranın enfeksiyonudur.Buna ürethrit adı verilir. Bel soğukluğu en sık olmak üzere genelde cinsel yolla bulaşan milroorganizmalar tablodan sorumludur. Cerrahi girişim, sonda takılması, kullanılan vajinal krem, kayganlaştırıcı gibi maddelere karşı gelişen allerjik durumlar ürethrite neden olabilir. Eğer mikroorganizmalar yukarıya doğru tırmanmaya devam eder ise mesane de olaya katılır ve tablo sistite döner. Sistit mesane iltihabıdır ve en sık görülen idrar yolu enfeksiyonudur. Sistit sık tekrarlama eğiliminde olan bir enfeksiyondur. Ürethrit ve sistit çoğu zaman birarada görülür.

Üst idrar yolu enfeksiyonları
Tedavi edilmeyen alt idrar yolu enfeksiyonları mesaneden daha yukarılara doğru ilerleyebilir. Böbreklerin de olaya katılması ile tablo pyelonefrit adını alır. Bu durum acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir hastalıktır.Şikayetler çok daha şiddetlidir ve kasık ağrısının yanısıra yan ağrıları görülür. Sistit belirtilerine ek olarak ateş, titreme, bulantı ve kusma ortaya çıkar. Müdahale edilmez ise durum kronikleşebilir ve böbrek hasarı hatta böbrek yetmezliği ile sonlanabilir.

Kadınlar neden idrar yolu enfeksiyonlarına daha meyillidir ?
İdrar yolu enfeksiyonlarına kadınlarda erkeklere göre 25 kat fazla rastlanır.Bu oran 20-50 yaş arasında 50 misline kadar çıkabilir. Menopoz sonrasındaki ilk yılda da İYE eğilimi oldukça fazladır. Peki bu neden böyledir. İYE’nın kadınlarda daha sık görülmesinin en başta gelen nedeni kadın ile erkek anatomisi arasındaki farktır. İdrar yolu enfeksiyonları dışarıdan gelen bakteriler tarafından yapılır.İdrar nomalde sterildir. Yani hiçbir mikroorganizma içermez. Ürethradan dışarıya doğru akarken burada birikmiş olan ve yukarılara çıkmaya çalışan mikroorganizmaları temizler. Ancak bazen bu mekanik temizleme yeterli olmaz ve enfeksiyon etkenleri yukarılara doğru sızabilir.Örneğin normalde barsaklarda bulunan E.coli isimli bir bakteri (koli basili) makattan vücudu terk ettikten sonra yeniden ancak bu kez ürethradan vücuda girer ve mesaneye kadar ulaşarak sistite yol açar. İşte anatomik fark burada devreye girer. Kadın ürethrası erkeğinkine göre çok daha kısa olduğundan katetmesi gereken mesafe ve bu iş için geçen süre çok daha azdır. İdrar yapma ile birlikte mekanik bir temizleme de olduğu için bakteriler erkek mesanesine ulaşamadan yeniden vücut dışına atılırlar. Bir diğer etken tuvalet alışkanlıklarıdır. Tuvalet sonrası temizliğin arkadan öne doğru yapılması anus çerverindeki organizmaları vajinaya taşır. Ayrıca anus çevresi ne kadar temiz tutulursa tutulsun iç çamaşırda yerleşen bakteriler vajinaya kadar ulaşabilir. Cinsel ilişki esnasında meydana gelen mikroskopik travmalar da enfeksiyona olan eğilimi arttırır.

İlk kez cinsel ilişkide bulunan ya da her zamankinden daha yoğun cinsellik yaşayan pekçok kadında 12-24 saat içinde yanma başlar. Özellikle balayında görülen bu durum nedeni ile tabloya “balayı sistiti” denmektedir.

Doğum kontrolünde kullanılan bariyer yöntemler prezervatif de dahil olmak üzere dokularda irritasyon ve dolayısı ile enfeksiyona meyil yaratır. Bazı spermisid maddeler vajinada normalde bulunan ve diğer bakterilerin aşırı çoğalmasını engelleyen mikroorganizmaları da öldürerek enfeksiyon nedeni mikroorganizmaların üremesini kolaylaştırır. Yine sünnetsiz erkeklerde sünnet derisi içinde yerleşen organizmalar da ciddi enfeksiyon kaynağıdır. Gebelik esnasında meydana gelen hormonal değişimler tüm düz kaslarda olduğu gibi idrar yollarında da yavaşlamaya yol açar.Bu yavaşlamanın bir sonucu olarak mesane tam boşaltılamaz ve bir miktar idrar sürekli mesanede kalır. Bu durum idrar yollarında enfeksiyona yol açan mikroorganizmalar için bulunmaz bir fırsattır. Gebelerin %15 kadarı sistit olduklarını fark edemezler.Tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları zarların açılmasına ve erken doğuma yol açabilir. Bu nedenle kontrollerde gebenin herhangi bir yakınması olmasa dahi idrar tetkiki yapılmalıdır.

Mesane boşalmasının bozulduğu bir diğer durum da menopozdur. Yaşlanmaya bağlı olarak dokular elastikiyetini kaybeder ve tam boşalamaz. Gebelikte olduğu gibi biriken idrar enfeksiyon için uygun zemin hazırlar. Yaş ile birlikte şeker hastalığı görülme sıklığı da artar. İdrarda bulunan şeker, mikroorganizmalar için çok uygun bir ortam yaratır. İdrar yollarında taş bulunması hem erkekte hem de kadında enfeksiyon olasılığını arttırır. Taş böbrekler ile dış dünya arasındaki seyahatini gerçekleştiriken yarattığı küçük travmalar ve kısa süreli tıkanıklıklar enfeksiyon nedenidir.

Vajinal doğum sonrası dokular asla orjinal esnekliğine dönmez. Bir ya da birkaç doğum sonrasında vajina dokusundaki bu gevşeme neticesinde mesane sarkması ortaya çıkar. Sistosel adı verilen bu durum kadınlarda İYE’nın daha sık görülmesinin bir başka nedenidir. Geçirimiş vajinal enfeksiyonlar ya da cerrahi girişimler ürethtrada darlığa yol açar ise yine idrar boşalmasının bozulması sonucu İYE görülebilir.

Belirtileri

Sık sık ve azar azar idrara çıkma
İdrar yaparken yanma
Kasık ağrısı
Kötü kokulu idrar
Bulanık idrar
Kanlı idrar
Ateş
Böğür ağrısı
Tanı
İdrar yolu enfeksiyonlarının tanısı oldukça kolaydır. Yapılan bir idrar tetkiki ve idrar kültürü pekçok zaman tanı için yeterli olur. İdrar tetkikinde lökosit ve bakteri görülmesi tipiktir. Burada çok önemli bir nokta idrar örneği verirken idrarın herhangi bir yere değip kirlenmesini engellemektir. Bu amaçla ürathra çevresi temiz bir gazlı bez ile silinir, idrar yapmaya başladıktan sonra ilk gelen idrar boşa akıtıldıktan sonra bir miktar idrar kabına yapılır. Buna orta akım idrar örneği denir. Kültür ve antibiyogram yapılmasındaki amaç ise enfeksiyonun hangi tür bakteri tarafından yapıldığının ve bu bakteriye karşı hangi antibiyotiklerin etkili hangilerinin etkisiz olduğunun ayırdedilmesidir. Bu sayede gereksiz ve etkisiz antibiyotik kullanımının önüne geçilir. Sık tekrarlayan veya tedaviye dirençli olan enfeksyonlarda altta yatan ek bir patolojinin saptanması amacı ile idrar akımı ölçüm testleri (sistometri), sistoskopi (ışıklı bir boru ile mesanenin inclenmesi) IVP (ilaçlı böbrek filmi) gibi tetkikler yapılabilir.

Tedavi
Alt idrar yolu enfeksiyonu vakalarının yaklaşık %80’i antibiyotik tedavisine yanıt verir. Bu amaçla gerek kültür almadan gerekse kültür sonucuna göre pekçok değişik gruptan ve markada antibiyotik kullanılabilir. Ağrıyı gidermek amacı ile spazm çözücüler ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Bol sıvı alımı mekanik temizlik yaparak tedavinin etkinliğini arttırır. Üst idrar yolu enfeksiyonlarında ise hastaneye yatarak damardan antibiyotik tedavisi gerekli olabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda altta yatan nedeni düzeltmek için (sistosel gibi) ameliyat gerekli olabilir. Kronik sistit problemi olan ve bu konuda az çok tecrübe kazanmış olan hastalar doktor kontrolüne gidene ve idrar tetkiki yaptirana kadar ellerinde bulunan ağrı kesici ve antibiyotikleri kullanabilirler. Ayrıca kasık bölgesine sıcak uygulaması faydalı olur. Ürethra bölgesinin dışarı atılmak için bekleyen idrardan daha sıcak olması idrar yaparken duyulan yanma hissini azaltır. İdrar yolu enfeksiyonunu taklit eden durumlar Bazı durumlarda var olan şikayetler idrar yolu enfeksiyonlarını taklite etmesine rağmen İYE dışında başka bir nedene bağlı olarak ortaya çıkar

Böbreklerde idrar meydana getirmekle görevli en küçük birime “nefron” ismi verilir. Her böbrekte yaklaşık olarak bir milyon nefron bulunur. Her dakikada kalbin pompaladığı yaklaşık 5 litre kanın 1/4’ü böbreklere gider. Böbreklere gelen bu kanın hacim olarak yaklaşık % 1’i idrar olarak atılır. Normal bir insanın çıkardığı idrar miktarı günde 1,5 litre kadardır. Yine normal bir insan günde 5-6 defâ idrar yapma ihtiyacı duyar.

İdrarı meydana getiren maddelerin çoğu çeşitli yapım-yıkım (metabolizma) hâdiseleri sırasında meydana gelen ve yenilenlerden meydana gelen maddelerdir. İdrarın ortalama % 96’sı sudur. Geri kalan kısmını ise çeşitli organik ve inorganik artıkları teşkil eder. Bunların arasında en mühimi protein metabolizması artığı olan “üre”dir. Azotlu besinlerin, özellikle proteinlerin vücutta yanmasından meydana gelen son ürün olan üre, idrarın içinde “amonyum karbonat” hâline geçer ve idrara amonyak kokusunu verir. İdrarda ayrıca ürik asit, keratin, kreatinin, çok az miktarda küçük moleküllü proteinler, glikoz, sodyum, potasyum, klor, bikarbonat gibi maddeler de yer alır.

İdrar vücûdumuzun dışarı attığı en mühim sıvıdır. Bu sâyede, vücut sıvılarındaki çeşitli maddelerin dengesi sağlandığı gibi vücutta durması zararlı olan artıkların uzaklaştırılması da sağlanır. Metabolizma artıkları, zararlı ve zehirli maddeler, ilâçlar, miktarı artan maddeler dışarı atılır. İdrar vâsıtasıyla vücuttaki su-elektrolit dengesi, asit-baz dengesi ayarlanır.

Böbreklerde yapılan idrar, üreterler (idrar boruları) vâsıtasıyla mesâne (idrar torbası)ye taşınır. İlk idrar yapma hissi, mesânedeki idrar miktarı 150 cm3 olduğu zaman duyulur ve en belirgin dolgunluk hissi 400 cm3 e ulaşınca ortaya çıkar. Bu durumda kişi kendi isteği ile idrar yapma hâdisesini başlatır. Erişkinlerde mesâne dış büzücü adalesinin (sfinkterinin) kasılmış durumda tutulabilmesi idrar yapacak uygun bir zamâna kadar işemenin geciktirilmesine imkân verir. Bu dış büzücü kas beynin etkisi altındadır, yâni açılıp büzülmesi şuurlu olarak yapılır. Beyindeki idrar yapma merkezine “miksiyon merkezi” denir. İdrar yapma refleksi sâyesinde istek dâhilinde başlatılan idrar yapma olayı refleks olarak devâm eder. Karın kaslarının istemli kasılması karın içi basıncını arttırarak idrarın atılmasına yardım eder. Çocuklarda işeme üzerinde beynin kontrolu gelişmediği için bunlar belirli bir yaşa kadar idrarlarını tutamazlar. Mesâne ile ilgili olup, idrar yapmayı kontrol eden sinirlerde herhangi bir kesilme veya harâbiyete yol açan hastalıklarda kişi idrarını tutamaz. Bu durum en çok bir kazâ sonucu belden aşağı felç olan kişilerde ortaya çıkar.

Normal idrarın rengi sarıdır. Kendine has bir kokusu vardır, berraktır. Reaksiyon olarak asittir. Yoğunluğu ortalama 1015-1025 arasında değişir. İdrar tahlili böbreğin durumu hakkında önemli bilgiler verdiği gibi dâhilî bâzı hastalıkların teşhisinde önemli rol oynar. İdrar miktarının günde 400 cc’nin altına düşmesi veya 2500 cc’nin üstüne çıkması fazla sayıda idrara çıkmak birer hastalık alâmetidir. Bunun gibi gece idrara kalkmak, bulanık idrar, idrarın kötü kokması, bazik reaksiyon vermesi, bariz olarak protein, glikoz, bilirubin mevcudiyeti, fosfatların idrara çıkması, normalin üzerinde kırmızı küre veya beyaz küre bulunması değişik hastalıkların habercileridir.

İdrar Yolu Enfeksiyonları

İdrarın dışarıya atılıncaya kadar geçtiği yolların iltihabı. İdrar yollarında enfeksiyon olduğunda mikrop bulunduğu hâlde hasta rahatsız olmayabileceği gibi şiddetli belirtilere de sebep olabilmektedir. Teşhis konduktan sonra kontrollere gidilmelidir; çünkü bu hastalıkta tekrarlanmalar çok görülür. İdrar yolu enfeksiyonları mütehassıs olmayan hekimlerin idâresinde, özel ürolojik tatbikatlara ve cerrahî uygulamalara gerek olmadan tâkip edilebilirler.

İdrar yollarının akut (had) enfeksiyonları; alt idrar yolları enfeksiyonları (üretrit sistit, prostatit) ve üst idrar yolu enfeksiyonları (akut piyelonefrit) olarak ikiye ayrılırlar. Piyelonefritte böbrek iltihaplanmıştır.

Cinsiyet, gebelik, idrar yollarında taş gibi sebeplere bağlı olarak tıkanma, sinir sisteminin felç gibi hastalıkları sebebiyle mesâne çalışmasında bozulma, mesâneden geriye doğru idrar kaçması, diğer böbrek hastalıkları ve şeker hastalığı idrar yolu enfeksiyonunu etkileyen faktörlerdir.

İdrarında önemli miktarda mikrop bulunan hastaların yarısında hiçbir belirti yoktur. Belirti verenlerin de yarısında enfeksiyon, alt idrar yolları enfeksiyonu, diğer yarısında da üst yâni böbrek enfeksiyonudur. Sık idrara çıkan ve ağrılı olan kadınların sâdece yüzde 60 ilâ 70’inde önemli bir enfeksiyon bulunur.

Bir milimetre küp idrarda 100.000 mikrop bulunması enfeksiyon delili sayılmışsa da, yeni edinilen bilgilere göre bu rakamdan daha az miktarda mikrop bulunan vak’alarda, idrar yolu şikâyetleri de varsa bunlar da enfeksiyon kabul edilmektedir. Sistit, yâni mesâne iltihabında ağrılı, sık sık ve zorlu idrar yapma olur. İdrar bulanık kötü kokulu ve yüzde elli vak’ada kanlıdır.

Böbrek iltihabında ise hızlı bir seyir ile birkaç saat veya gün içinde ateş, titreme, bulantı, kusma ve ishal ortaya çıkar. Sistitte, görülen belirtiler olabilir de, olmayabilir de. Ateş, çarpıntı ve genel hassâsiyetin yanında, sırtın böbreğin üstündeki alanına vurunca ve karın üzerine derin bir şekilde ellenince şiddetli ağrı olur.

Tedâvide uyulması gereken kâideler vardır. İdrar kültürü yapılmalı, yâni idrarda mikrop var mı ve ne sayıdadır anlamak için test uygulanmalıdır. Bundan sonra hangi ilâcın tesirli olacağı yine deneyle anlaşılmalıdır. İdrar yollarını tıkayan taş gibi sebepler varsa tedâvi edilmelidir. Belirtilerin kaybolması idrar yollarında mikrop kalmadığını göstermez. Alt idrar yolları enfeksiyonlarında kısa süre, düşük doz, üst idrar yolları enfeksiyonlarında ise uzun müddet tedâvi yapılır.

İdrar Söktürücüler (Diüretikler)

Bedende su toplanmasını, yâni ödemi önlemek veya tedâvi etmek için kullanılırlar. Böylece hayâtî organların yükünü azaltırlar ve hastanın rahatsızlığını giderirler. Ödem denilen su birikmesi bir hastalıktan sonra ortaya çıkar. Bu bakımdan sâdece idrar söktürücüler değil, temeldeki hastalığa yönelik tedâviler de verilmelidir. İdrar söktürücüler; ödem yapmayan tansiyon yüksekliği, kanda kalsiyum yükselmesi, böbrek menşeyli şekersiz şeker hastalığı (fazla su atılır) hallerinde de kullanılırlar.

İdrar söktürücülerin başarısı gıdâlardaki tuz miktarına bağlıdır. Bu ilâçlarla berâber diyetteki tuz da azaltılmalıdır. Kalp yetmezliğinde olduğu gibi hafif bir ödemde, ilâve tuz almamak yeterli olabilir. Bu, günde 2-4 gram tuza tekâbül eder, tuz birikmesi fazla ise günde bir gramı geçmemelidir.

Kuvvetli idrar söktürücüler, hücre dışındaki suyu ve dolayısıyla damardaki suyu ehemmiyetli miktarda azaltırlar. Bu sebeple hızlı bir idrar çoğalması tansiyonu düşürüp çarpıntıya, ayağa kalkmakla baş dönmelerine, kanda ürenin birikmesine, kalp ve beyin çalışmasında bozulmalara sebep olabilir.

Kandaki potasyumun azalması, idrar söktürücülerin en kötü yan tesirleridir. Kanında potasyumu azalmış hastalara, bol potasyum ihtivâ eden gıdâlar vermelidir. Üzüm hoşafı, elma suyu böyledir. Asetozalamit, tiazitler, civalılar, etrakrinik asid, furosemit, sprainolakton, triamteren, amilorit idrar söktürücü ilâçlardır.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • enfeksiyon terleme yaparmı
  • idrar nedir
  • idrar yolları enfeksiyonu nedeni nedir
  • idrar yolu enfeksiyonu tansiyonu