Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kan Neden Pıhtılaşır

Genel kategorisine
14 Mart 2012
eklenmiştir.

Kan Neden Pıhtılaşır

Ufak bir yaranın kısa bir süre içinde kapandığını hepimiz biliriz. Kan neden pıhtılaşır; çünkü eğer kan pıhtılaşmazsa küçücük bir kesikte bile kan kaybından ölünebilirdi.

KANIN YAPISI

Kan; Alyuvar akyuvar ve trombositler ile çeşitli kimyasal maddelerin bir arada bulunduğu sıvı bir dokudur. 3 tip kan hücresi vardır.
– Alyuvarlar: Sayı olarak daha fazladır ve yaşam için gerekli oksijeni sağlar.

– Akyuvarlar: İnsanın organizmasını dış etkilere karşı savunurlar.

– Trombositler : Pıhtılaşmayı sağlar. Kanın birçok görevi vardır. Bu görevleri 2 genel başlık altında toplamak mümkün. Bunlar Organizmanın korunması (Pıhtılaşma bağışıklık sistemi )ile bir organdan diğer organa madde ve ısı taşınmasıdır.

KANIN PIHTILAŞMASI

Herhangi bir nedenle (yaralanma çizik kesilme ) başlayan bir kanamada; kan damarlarından kanın akmasını önlemek amacıyla meydana gelen süreçlerin tümüne ”Pıhtılaşma” deniyor. Peki eğer pıhtılaşma olayı gerçekleşmeseydi ne olurdu? Çok basit; en ufak bir kanama bile durdurulamazdı ve kan kaybından ölürdük.
Vücudumuzda bir kesik veya yaralanma olduğunda kanamayı önlemek (Pıhtılaşmayı sağlamak) için ilk olarak hasarlı damar Serotonin salgılayarak büzülür. Böylece kanın akması azalır. Daha sonra kanın içinde dağınık şekilde dolaşan trombositler devreye girer. Trombositlerde özel bir madde salgılayarak diğer enzimlerin bir yerde toplanmasını sağlar. Bu olayı karıncaların bir yerde yem buldukları zaman diğer karıncalarında orada toplanmasına benzetebiliriz.
Trombin (Thrombin) kanı pıhtılaştıran bir proteindir. Trombin’e ne kadar ihtiyaç varsa o kadar üretilir. Trombin plazmada bulunan ve suda erime özelliği olan Fibrinojeni fibrine yani suda erimeyen haline dönüştürür. Bu da pıhtılaşma olayının esas işlemidir. (Kanın pıhtılaşmasında temel madde zaten Fibronojen proteinidir. Fibronojen vücut içinde erimiş halde bulunmaktadır. Pıhtı işleminin durağan halidir.)
Fibrinin dış yüzeyinde yapışkan parçalar bulunur. Yaranın olduğu bölgede bu molekül yapışkan özelliğinden dolayı diğer fibrin moleküllerine yapışır ve uzun bir zincir meydana gelir. Oluşan bu zincirler birbirlerinin üstünden geçerek balık ağına benzeyen bir pıhtı ağı oluştururlar. (Bu olayı da örümceklerin ağ örmesine benzetebiliriz.) Oluşan bu pıhtı ağı kan hücrelerinin vücuttan dışarı çıkmasını engeller.

Görüldüğü gibi vücudumuzda bir kesik veya yaralanma olayı olduğunda; vücut hemen sistemli bir şekilde harekete geçerek açılan yarayı bir an önce onarmaya çalışıyor.
Aynı sistem kolumuzu veya bacağımızı bir sehpaya veya ağır bir eşya çarptığımız zamanda devreye giriyor. Çarpmanın etkisiyle çarptığımız bölge hemen morarır. Çünkü kılcal damarlar parçalanır ve iç kanama meydana gelir. Burada da hemen kanın pıhtılaşma özelliği devreye gire ve tedavi başlar.
Son olarak sizlere bir bilgi daha; Ameliyatlardan önce doktorlar hastanın kanını aldırarak hastanın kanının ne kadar zamanda donacağını tespit ettirir. Çünkü bazı insanların kanı çabuk pıhtılaşmaz ve kanama hemen durmaz. Bu durumda ameliyat ve ameliyat sonrasında bazı zorluklara yol açabilir.

Herhangi bir darbe sonucu hasar gören doku, yırtılan kan damarlarının çeperleri ve kan pulcukları (trombositler) tarafından pıhtılaşma mekanizmasını başlatacak olan trombokinaz (tromboplastin) enzimi salgılanır.
Karaciğer tarafından salgınan ve üretimi için K vitaminine ihtiyaç duyulan aktif olmayan plazma proteini protrombin, trombokinaz enzimi tarafından trombin’e çevrilir. Trombin, kan pulcuklarını da yapışkan yapar. Böylece trombositler, yırtılan damarı tıkamak için damarın iç çeperine yapışmaya başlar.
Trombin, kalsiyum tuzları’nın varlığında bir enzim gibi görev yaparak karaciğerin bir salgısı olan plazma proteini fibrinojen’i, ince uzun iplikçikler şeklinde teşekkül eden fibrin’e dönüştürür.
Fibrin iplikçikleri, kırmızı kan hücrelerini, kan pulcuklarını ve proteinlerini bir ağ gibi sararak çökeltir. Yaranın içini dolduran bu çökeltiye pıhtı denir. Pıhtı, yavaşça büzülerek küçülür ve temiz sarı bir sıvı açığa bırakır. Bu sıvıya serum adı verilir.
Pıhtı bir süre sonra kurur. Yara, fibroblast hücreleri ve deriye ait dış tabaka hücreleri tarafından onarılır.
Damarların iç yüzeyleri kaygan olduğundan, kan buralara yapışıp pıhtılaşamaz. Ayrıca normal kan dolaşımı esnasında çeşitli maddeler pıhtılaşmayı önler. Bunlardan biri karaciğer tarafından üretilen heparin’dir. Heparinin çokluğu, K vitamini eksikliği, karaciğer hastalıkları pıhtılaşmayı geciktirir. Bu gibi durumlarda, bedende nokta halinde kanamalar görülür. K vitamini, sıcaklık, asitler, kalsiyum tuzlarının çokluğu da pıhtılaşmayı hızlandırır.
Damarda yaralanma, kireç toplanması veya kolesterin birikmesi gibi hallerde kan damarın içinde pıhtılaşabilir. Damarda meydana gelen bu pıhtıya emboli (tıkaç) denir. Bu pıhtının kalbi besleyen ince damarları (karonerleri) tıkamasından kalp enfarktüsü ortaya çıkar. Çok tehlikeli olan bu hastalıkta kalp kasları beslenemediğinden zaman içinde bozulur. Bu gibi hastalar kalp yetmezliğinden ölebilir.Tıkanma akciğer veya böbreklerde olursa akciğer ve böbrek enfarktüsü adını alır.
Hemofili denen irsi bir hastalıkta kan pıhtılaşması olmaz veya pek yavaş olur. Bu tip hastalar, bir diş çekiminden veya sünnet olmaktan ileri gelen kanamaların durmaması yüzünden hayatını kaybedebilirler. Bunlara kan vermek ve pıhtılaştırıcı ilaçlar şırınga etmek suretiyle yardım edilmeye çalışılır. Bu hastalık daha çok erkeklerde görülür.

Oldukça karma­şık bir olaydır. Aslında, dolaşımdaki fib-rinojen adlı bir madde, pıhtının çerçe­vesi olan, erimeyen fibrin’e değişir. Şim­diye kadar, pıhtı oluşumunda etkili 13 faktör bulunmuştur: Bunların hepsinin düzenli çalışması halinde, dolaşımda bu­lunan protrombin adlı faktör, zedelenen dokudan açığa çıkan ve tromboplastin adını alan maddece, trombin’e değiş­mekte, bu da fibrinojen’in fibrin’e dö­nüşmesinde etkili olmaktadır. Bu olay­da kalsiyumun ve trombosit adlı kan hücrelerinin rolü büyüktür. Bu hücreler, kan damarı duvarının kesildiği ya da yırtıldığı yaralanma bölgesinde toplanıp, ufak akıntıları önleyen bir tıkaç oluştu­rurlar. Ayrıca, bu olay sırasında, pıhtı­laşmaya gerekli olan maddeleri açığa çıkarırlar. Pıhtı oluştukça, tüm damar sistemini doldurmaması için, bu oluşu­mu sınırlayan bir maddenin varlığı ge­reklidir: Gerçekten de, kanda bulunan plazminojen adlı madde, kan damarının zedelenmesi halinde, trombin’i yıkan bir madde olan plazmin’e değişir. Bir kan damarının yaralanması sonucu, pıhtı olu­şumu başlar başlamaz, aynı yaradan olu­şan plazmin, pıhtıyı kontrol altına alır ve bir gün içinde, vücutta bu gibi bir­çok reaksiyon oluşur. Böylesine karma­şık bir mekanizmada, istenmeyen reak­siyonların, eksikliklerin belirmesi çok mümkündür ve belirli bazı durumlarda, bu gibi anormallikler, belirtiler doğurur. Kan pıhtılaşmasını etkileyen en iyi bi­linen hastalık, hemofili’dir.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • kan neden pıhtılaşır
  • göze giden damarda pihtilasma sebebi
  • KAN ALDIKTAN SONRA KAN NEDEN PIHTILAŞIR
  • kan neden katılaşır
  • kani neler katilastirir