Bugün
sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler

Kanda Demir Yüksekliği

Cumartesi, 7 Ocak 2012
Kanda Demir Yüksekliği

Kanda Demir Yüksekliği

Demir Yüksekliği. Vücutta demir fazlalığı uzun vadede birçok kanser riskinde artışa neden oluyor. Bu durum özelliklede erkekleri ve menopoz sonrası kadınlardan için risk taşıyor.
Demirin fazla olması vücutta paslanma benzeri oksitlenme yaparak, damar sertliğine ve tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına, yağlanmasına yol açıyor. Bu sebeple demir ilacı hekim kontrolünde alınmalıdır.
Fazla demir halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi proplemler, karaciğer sirozu ve kalp kasında depolanan demir sebebiyle çalışmasında sorunlara neden olabilir.
Demir fazlası ve karaciğerde demir birikmesi çocuk sahibi olamama sebeplerinden biridir.
Uzmanlar yaşlı insanların vücutlarında demir depolanmasının, demir eksikliğinden daha zararlı olduğunu ve vücutta demir depolanmasıyla kanser, şeker hastalığı ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklar arasında ilişki olduğunu belirtiyorlar.
American Journal of Clinical Nutritionda yayınlanan bir araştırma sonucuna göre yaşları 67-96 arasında 1016 insan üzerinde yapılan araştırmada bu kişilerin % 13′ünde demir fazlalığı tespit edildi. Demir fazlalığı olan kişilerde kronik şişmelerin, enfeksiyon ve karaciğer rahatsızlıklarının görüldüğü belirtildi.

İnsan vücudunda toplam 4 gr. kadar bulunmasına karşın biyolojik yönden oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlarına yol açan bir elementtir. Bu özelliği uzun yıllardır bilinmektedir. Eksikliği özellikle büyümenin hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde ortaya çıkar. Kadınlar doğurganlık dönemlerinde adet kanamaları ile kan kaybetmeleri sonucu demir eksikliğine girebilirler. Ayrıca yiyeceklerin demir içeriğinin düşük ve emiliminin de güç olması eksikliğinin ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir.

Besinlerle alınan demirin ortalama koşullarda ancak % 10 kadarı barsaklardan emilebilir. Bitkilerde (nonheme demir) ve yenilen ette (heme demir) bulunan demir yapısal olarak farklıdır. Hayvansal kaynaklı olan heme demir daha iyi emilir. Karışık olarak beslenildiğinde nonheme demirin de emilimi artmaktadır. Bu durum vejetaryenlerin karşılaştığı bir diğer önemli sorundur. Tahıllardaki fitatlar , bazı sebzelerdeki oksalatlar demiri bağlayarak emilmesini engeller.

Alınan demirin emilme oranını vücut açısından iki mekanizma belirler. Bunlardan birincisi vücut depolarının doygunluk derecesidir. Diğeri de kemik iliğinin aktivite hızıdır. Yani vücuttaki demir depoları yeterince dolu değilse ve kemik iliğinde aktivite artmışsa barsaklardan emilim oranı artar. Demirin emilme işlemi 2 ila 4 saat süren yavaş bir eylemdir. İki değerlikli Ferrous formu üç değerlikli Ferric formuna göre daha iyi emilmektedir. C Vitamini 3 değerlikli demiri 2 değerlikli hale çevirerek emilimin daha iyi olmasını sağlar. Emilen demir transferin denilen bir kan proteinine bağlanarak kemik iliği ile dalak ve karaciğere gider. Vücudumuzdaki demirin yaklaşık % 25 i ferritin proteinine bağlanarak bir demir-protein kompleksi olarak hemosiderin halinde depolanır. Ferritin karaciğer, dalak ve kemik iliğinde bulunur. Kandaki ferritin seviyesini tetkik etmek demir depoları hakkında fikir verir. Normali 60 – 110 mcgr. dır. Plazmanın total demir bağlama kapasitesi ise 100 ml.de 300 mcgr. kadardır. Eğer kansızlık varsa kandaki demir (=ferritin) düşük, demir bağlama kapasitesi yüksek olacaktır. Ferritin seviyesi ne denli düşükse demir depoları o denli boşalmış demektir.

Vücudumuzdaki demirin % 65 kadarı (=2,5 gr.) kandaki alyuvarlarda (=eritrosit) Hemoglobin olarak bulunur. % 7 – 8 kadar da (=0.3 gr.) adalelerde myoglobin olarak ve katalaz, peroksidaz, gibi sitokrom enzim sistemlerinde aktif halde bulunur. Kalan diğer kısmı da (=1gr.) depo demirdir.

Demirin vücutta depolanabilir olması fazla alındığında sorun olabilecek bir durumdur. Bu karaciğer harabiyeti ve kalp krizi riskini arttıran bir olaydır. Aslında kan kaybı olmadığı takdirde dışarıdan alınması gereken demir miktarı oldukça azdır. Her gün kanımızdaki hücrelerin % 1 i ömürlerini doldurarak parçalanır. Bunlardan elde edilen demir ile yenileri üretilir. Günlük gereksinmenin % 90 ı bu yoldan sağlanabilir. Fakat kanamalar ihtiyacı artırır. Örneğin ortalama bir adet kanaması ile 30 – 40 mg. demir kaybedilir. Emziren bir anne sütüyle günde 1 – 2 mg kaybeder. Gebelik süresince bebeğe geçen demir miktarı 500 – 1000 mg kadardır ki bunun 500 – 700 mg kısmı son aylarda olmaktadır. Annenin demir depolarının toplam 1 gr. kadar olduğu düşünülürse bu miktarların anlamı daha iyi anlaşılır. Rahim içersindeki bebek annenin vücudunda ne kadar demir olduğunu önemsemeden ihtiyacı olan demiri annesinden alacaktır ve kendi depolarını dolduracaktır. Besinlerle ve ilaç olarak dışarıdan demir alınmadığında gebeler ciddi sorunlarla karşılaşırlar. Bu durum dolaylı olarak bebeği de etkiler. Annenin demirinin azalması onu kansızlık sonucunda solunum sıkıntısına sokar. Doğum sırasında kaybedilen kan da ( =ortalama 300 – 400 mg.demir) durumu daha da ağırlaştıracaktır. Halsizlik, üşüme, bitkinlik nedeniyle hareket etmesi bile imkansızlaşır.

Alınan demirin emilimini etkileyen nedenler sıralanacak olursa;

Barsaklardan Demir Emilimi Arttıran Durumlar
Büyüme dönemi, gebelik, emzirme, kanama gibi gereksinim artması
Midedeki asit salgısı
C Vitamini varlığı
Vücuttaki demirin azalması
Ette bulunan heme demir etkisi
Proteinden zengin gıdalar
Narenciye ve yeşil sebzeler
Demir mutfak gereçleri
Bakır, kobalt, mangan gibi elementlerin besinlerle alınması.

Barsaklardan Demir Emilimini Azaltan Durumlar
Mideden asit salgısının azalması
Antiasit ilaç kullanımı
Et ve içeceklerde fosfat bulunması
Kalsiyum
Hububattaki fitat maddesi
Yeşil yapraklı sebzelerde oksalat bulunması
Soya proteini
Çay ve kahve
Barsak hareketlerinin hızlanması

Demirin Vücuttaki Görevleri
En önemli görevi hemoglobin (hem = demir) yapımıdır. Hemoglobin kanımızdaki alyuvarlarda (=eritrositler) bulunur ve oksijen taşıma işlemini yaparlar. Solunum yolu ile alınan oksijen akciğerlerde kanın içersindeki bu hücreler ile temasa geçer. Alyuvarlar da buradan aldıkları oksijeni dokulara taşırlar. Demir 2 ve 3 değerlikli hallerinden (ferrous ve ferric) birbirine dönüşme işlemi ile oksijeni tutar ve bırakır. Bir hemoglobin molekülü 4 oksijen molekülü taşıma kapasitesine sahiptir. Bir insan vücudunda toplam 20 – 25 trilyon eritrosit vardır ve geçen her dakikada 110 – 120 milyon tanesi yeniden yapılmaktadır. Ortalama bir eritrosit ömrü 120 gün olup, dalakta ömrünü dolduran hücreler tutularak, parçalanmakta ve parçalarından yeni eritrositler yapılmaktadır.
Myoglobin yapısında bulunur. Bu hemoglobinin adalelerde bulunan tipi gibidir. Özellikle iskelet sistemindeki çizgili adalelerde ve kalpte bulunur. Adalelerin çalışmaları için gereken oksijeni taşır.
Enerji üretimi ve protein metabolizmasına etkili bir çok enzim için demir gereklidir. Enerji üretimi hücrelerde mitokondri denilen bölümde yapılır. Bununla ilişkili olan sitokrom sistemi de demirli enzimlere ihtiyaç gösterir. Katalaz ve peroksidaz içlerinde en önemli olanlardır.
Lenfosit denilen vücut savunma sisteminde yer alan bir tür kan hücresinin yapımına etkilidir.
Karnitine olan etkisi ile yağ asitlerinin metabolizmasına etki eder.
Demir Eksikliği
Dünyada en sık rastlanan besinsel eksikliktir. Bunun sonucunda da

Kansızlık oluşur. Demir eksikliği anemisi denilen, kandaki alyuvarların hem ebatça küçülmesi (=mikrositer) hem de içlerinin boşalması (=hipokrom) özelliği gösterir. Bu durum kan sayımı tetkikinde anlaşılır. Günümüzde kan sayımı cihazları tetkikleri otomatik olarak yapmaktadır. Bu sonuçlarda yazılan Harflerin anlamları; MCV ( =ortalama hücre hacmi), MCH (=ortalama hücre hemoglobini), MCHC (=ortalama hücre hemoglobin konsantrasyonu). Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta bu üç değer de düşük olacaktır. Kesin tanı serum demirinin düşük olduğunu görmekle mümkündür. Buna bağlı olarak total demir bağlama kapasitesi de artmış olacaktır.
Halsizlik, kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve iştahsızlık en sık olarak hekime başvuru şikayetidir.
Okul çağındaki çocuklarda öğrenme zorluğu diğer sık olarak görülen yakınmadır.
Baş ağrısı, kilo kaybı, kabızlık, hastalıklara karşı direncin düşmesi meydana gelir.
Kansızlığın sonuçlarında deri ve diğer dokuların renginin solukluğu,
Saç dökülmesi, kaşıntı, saç ve tırnaklarda çatlamalar ortaya çıkar.
Çocuklarda Pika denilen aslında yenilmeyen toprak, kömür, duvar sıvası gibi maddelerin yenmesi hali demir eksikliğinin bir başka sonucu olabilir.
Bu satırların yazarı olarak ben yıllardır muayene ettiğim hastaların yapılan kan sayımı tetkiklerinde ideal değerlere sahip olanını çok nadir gördüm. Ülkemizde çocuklarda ve kadınlarda demir eksikliği son derece yaygındır.

Fazla Demirin İnsan Sağlığına Zararları – Demir Zehirlenmesi

Demirin fazlası insanlar için zehirleyicidir, çünkü aşırı miktarda alınan iki değerli demir (ferros demir) vücuttaki peroksitlerle reaksiyona girerek serbest radikaller yapar. İnsan vücudu demirin emilimini çok sıkı kontrol eden bir mekanizmaya sahipse de vücuttan atılmasına ilişkin fizyolojik bir yetisi yoktur. Dolayısıyla, alınan aşırı miktardaki demir, sindirim sisteminin tüm bölgelerindeki hücrelere zarar verebilir ve kan dolaşım sistemine girebilir. Kan dolaşımına giren demir, kalp, karaciğer ve diğer organların hücrelerine de zarar vermeye başlar ve bu da, uzun süreli organ hasarları veya aşırı dozdan ölümlere kadar gidebilir.

İnsanlarda demir zehirlenmesinin başlangıç değeri vücut ağırlığının kilogramı başına alınacak 20 miligram demirdir. Kilogram başına 60 miligram demir, öldürücü dozdur. Altı yaşından küçük çocuklarda en çok görülen zehirlenme yoluyla ölüm nedeni, ferros sülfat tabletlerinin aşırı tüketimidir. Vücudun dayanabileceği günlük demir üst sınırı yetişkinlerde 45 miligram, 14 yaş altı çocuklarda ise 40 miligramdır.

Demir eksikliği hastalığı (demir eksikliğine bağlı anemi) olanların haricinde ve bir doktora danışmaksızın demir takviyesi ilaçlarının kullanımı sakıncalıdır. Kan veren kişiler de düşük demir seviyesi riskine sahip olup demir alımlarını takviye etmelidirler.

etiketler: kanda demir yuksekligi, kanda demir fazlaligi, kanda demir yuksekligi zararlari,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • demir bağlama kapasitesi yüksekliği nedir
  • demir yüksekliği
  • kanda demir yüksekliği
  • ferritin yüksekliği tedavisi
  • demir yüksekliği nedir
  • kanda demir fazlalığı
  • kanda demir bağlama yüksekliği
  • kandaki demir yüksekliği
  • KANDA DEMİR (SERUM)
  • demir bağlama kapasitesinin yüksekliği

1. Yorumlar yazarken Türkçe kurallarına uyulması zorunludur.

2. Her üye yazdığı yorumdan kendisi sorumludur.

3. Küfür, argo ve hakaret içeren yorumlar asla yayımlanmaz.

Kanda Demir Yüksekliği başlıklı içerik için hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu siz yapın.

Copyright © Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri - sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler