Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kanın Pıhtılaşması

Genel kategorisine
17 Aralık 2011
eklenmiştir.

Kanın Pıhtılaşması

Bir yeriniz kesildiğinde ya da eski bir yaranız kanadığında, zaman içinde kanamanın duracağını bilirsiniz. Kanayan yerde bir pıhtı oluşacak, bu pıhtı zamanla sertleşecek ve yara iyileşecektir. Bu sizin için kolay görünen olağan bir durum olabilir. Oysa, biyokimyacılar yaptıkları araştırmalarla bunun oldukça karmaşık bir sistemin işleyişinin sonucu olduğunu ortaya çıkardılar.
Bu sistemin parçalarından herhangi birinin eksilmesi veya zarar görmesi sistemi işlemez kılacaktır.

Kan doğru yerde, doğru zamanda pıhtılaşmalı ve şartlar normale döndüğünde pıhtı ortadan kalkmalıdır. Sistem en küçük ayrıntıya varana dek kusursuz bir biçimde çalışmalıdır.

Eğer bir kanama söz konusu ise, canlının kan kaybından ölmemesi için pıhtının hemen meydana gelmesi gerekir.

Ayrıca, pıhtının yaranın üzerinde boylu boyunca oluşması ve en önemlisi de sadece yaranın üzerinde kalması gereklidir. Yoksa tüm kanın pıhtılaşmasına ve canlının ölümüne neden olacaktır. Bu nedenle kanın pıhtılaşması sıkı bir denetim altında tutulmalı ve pıhtı doğru zamanda doğru yerde oluşmalıdır.

Kemik iliği hücrelerinin en küçük temsilcisi olan kan plakçıkları ya da trombositler hayati bir özelliğe sahiptir. Bu hücreler, kanın pıhtılaşmasındaki ana unsurdur. Von Willebrand faktörü adlı bir protein, kanda dolaşıp durmakta olan trombositlerin kaza yerini geçmemelerini sağlar. Kaza yerinde takılı kalan trombositler, o anda diğer trombositleri de olay yerine getiren bir madde salgılar. Bu hücreler daha sonra hep birlikte açık yarayı kapatır. Trombositler, görevlerini yerine getirdikten sonra ölür. Onların, kendilerini feda etmeleri, kan pıhtılaşma sisteminin yalnızca bir parçasıdır.
Kan pıhtılaşmasını sağlayan bir diğer protein de trombindir. Bu madde yalnızca açık bir yaranın olduğu yerlerde üretilir. Bu üretim ne az ne de fazla olmamalıdır. Üstelik üretim, tam zamanında yapılmalı ve yine tam zamanında durdurulmalıdır. Şu ana değin trombin üretiminde rol alan ve tamamı “enzim” olarak adlandırılan yirmiden fazla vücut kimyasalı tanımlanmıştır. Bu enzimler, kendi üretimlerini durdurabilir ya da başlatabilir. Süreç öylesine bir denetim altındadır ki, trombin ancak tam bir doku yaralanması söz konusu olduğunda oluşur. Vücutta pıhtılaşma için gerekli olan tüm enzimler yeterli miktara ulaşır ulaşmaz, yapısal maddesi protein olan uzun iplikçikler oluşturulur. Bu iplikçiklerin adı fibrinojendir. Kısa zamanda fibrinojen iplikçiklerinden bir ağ oluşturulur. Bu ağ kanın dışarı akışının olduğu yerde kurulur. Diğer yandan ise kandaki trombositler bu ağa takılarak birikir. Bu birikim yoğunlaşınca bir tıkaç vazifesi görerek kanamanın durmasını sağlayacaktır. İşte pıhtı dediğimiz şey de bu yığılmayla oluşan tıkaçtır.

Yara tamamen iyileşince ise kan pıhtısı çözülür.

Bir kan pıhtısının oluşması, pıhtının sınırlarının belirlenmesi, oluşan pıhtının güçlendirilmesi veya ortadan kaldırılmasını sağlayan sistem indirgenemez kompleksliğe sahiptir. Kanın pıhtılaşması, bir parçanın diğer bir parçayı harekete geçirmesi şeklinde ortaya çıkan bir olaylar zinciridir.

Sistem en küçük ayrıntısına kadar kusursuz bir biçimde çalışır.

Peki eğer bu mükemmel işleyen sistemde en ufak bir aksaklık olsaydı ne olurdu? Mesela yara olmadığı halde kanda pıhtılaşma olsaydı? Ya da yaranın etrafında oluşan pıhtı yerinden rahatlıkla ayrılsaydı? Bu soruların tek bir cevabı vardır: Böyle bir durumda kalp, akciğer veya beyin gibi hayati organlara giden yollar pıhtı tıkaçlarıyla tıkanırdı. Bu ise kaçınılmaz olarak ölümle sonuçlanırdı.

Bu gerçek de bizlere bir kez daha göstermektedir ki, insan vücudu kusursuzca yaratılmıştır. Sadece kanın pıhtılaşma sisteminin bile rastlantılarla ve evrim teorisinin iddia ettiği sözde “kademeli gelişim” varsayımıyla açıklanması imkansızdır. Her detayı ayrı bir plan ve hesap ürünü olan bu sistem, yaratılışın mükemmelliğini gözler önüne sermektedir. Bizi yaratıp bu dünyaya yerleştirmiş olan Yüce Allah, hayatımız boyunca karşılaşacağımız küçük, büyük her türlü yaralanmaya karşı, bedenimizi bu sistemle birlikte yaratmıştır.

Ayrıca belirtilmelidir ki; kanın pıhtılaşması, sadece gözle görülür yaralar için değil, bedenimizde her gün sürekli gerçekleşen kılcal damar parçalanmalarının tamiri için de çok önemlidir. Siz hissetmeseniz de gerçekte gün boyunca sürekli küçük iç kanamalar geçirirsiniz. Kolunuzu kapının kenarına çarptığınızda ya da bir koltuğa sertçe oturduğunuzda, yüzlerce küçük kılcal damarınız parçalanır. Bu parçalanma sonucunda oluşan iç kanama, pıhtılaşma sistemi sayesinde hemen durdurulur, daha sonra da vücut aynı kılcal damarları yeniden inşa eder. Eğer çarpma biraz şiddetliyse, pıhtılaşma öncesindeki iç kanama da biraz daha şiddetli olur ve bu yüzden çarptığınız yerde bir “morarma” oluşur. Kandaki bu pıhtılaşma sisteminden mahrum olan bir insanın, hayatı boyunca en ufak bir darbeden bile korunması ve adeta pamuk içinde yaşatılması gerekecektir. Nitekim kanlarındaki pıhtılaşma sistemi kusurlu olan “hemofili” hastaları, bu şekilde ömür sürerler. Ancak ileri derecede hemofili hastaları genellikle fazla uzun yaşayamazlar. Yolda yürürken düşmeleriyle oluşan bir iç kanama bile, hayatlarını sona erdirmek için yeterlidir. Bu gerçek karşısında her insanın kendi bedenindeki yaratılış mucizesi üzerinde düşünmesi ve bu bedeni kusursuzca yaratmış olan Allah’a şükredici olması gerekir. Bizim tek bir sistemini, hatta tek bir hücresini dahi üretmekten aciz olduğumuz bu beden, Yüce Allah’ın bizlere bir lütfudur.

Pıhtılaşmayı önleyici ilaçların mekaniz­masının anlaşılabilmesi için kanın pıhtı­laşması ve trombus (pıhtı parçası) olu­şumuna ilişkin temel bilgiler gerekir. Pıhtılaşma sürecinde, kanda çözünebilen fibrinojen, kanda çözünemeyen fib­rine dönüşür ve kan hücreleri fibrinin oluşturduğu ağsı yapı içinde toplanır.

Fibrinojenin fibrine dönüşmesinde, trombin adlı enzim fibrinojenin büyük protein moleküllerini ufak parçalara ayırır, bu parçalar daha sonra yeniden birleşerek fibrin molekülünü oluşturur.
Trombin kanda protrombin adlı bir ön madde halinde bulunur; bu madde tromboplastin adlı enzim yardımıyla ve kalsiyum iyonlarının (Ca++) varlığında trombine dönüştürülür. Tromboplastin parçalanan trombositlerden ve bir lezyon oluştuğunda doku hücrelerinden sa­lınır. Bunların dışında, Roma rakamları ile adlandırılan çok sayıda pıhtılaşma faktörü pıhtılaşma mekanizması üzerin­de etkilidir. Bu faktörler protrombin gi­bi karaciğerden kaynaklanır ve bazıları­nın bireşimlenmesi için mutlaka K vita­mini gereklidir.
Atardamar ve toplardamarlarda iç katmanın zedelenmesi sonucunda trombositler bu bölgeye yapışır; değişime uğ­rayan trombositlerden tromboplastin sal­gılanır ve trombus oluşur. Trombus uy­gun biçimde yok edilmezse beyin ve kalp gibi yaşamsal organların damarları­nı tıkayarak tehlikeli durumlara yol açar.

Oldukça karma­şık bir olaydır. Aslında, dolaşımdaki fib-rinojen adlı bir madde, pıhtının çerçe­vesi olan, erimeyen fibrin’e değişir. Şim­diye kadar, pıhtı oluşumunda etkili 13 faktör bulunmuştur: Bunların hepsinin düzenli çalışması halinde, dolaşımda bu­lunan protrombin adlı faktör, zedelenen dokudan açığa çıkan ve tromboplastin adını alan maddece, trombin’e değiş­mekte, bu da fibrinojen’in fibrin’e dö­nüşmesinde etkili olmaktadır. Bu olay­da kalsiyumun ve trombosit adlı kan hücrelerinin rolü büyüktür. Bu hücreler, kan damarı duvarının kesildiği ya da yırtıldığı yaralanma bölgesinde toplanıp, ufak akıntıları önleyen bir tıkaç oluştu­rurlar. Ayrıca, bu olay sırasında, pıhtı­laşmaya gerekli olan maddeleri açığa çıkarırlar. Pıhtı oluştukça, tüm damar sistemini doldurmaması için, bu oluşu­mu sınırlayan bir maddenin varlığı ge­reklidir: Gerçekten de, kanda bulunan plazminojen adlı madde, kan damarının zedelenmesi halinde, trombin’i yıkan bir madde olan plazmin’e değişir. Bir kan damarının yaralanması sonucu, pıhtı olu­şumu başlar başlamaz, aynı yaradan olu­şan plazmin, pıhtıyı kontrol altına alır ve bir gün içinde, vücutta bu gibi bir­çok reaksiyon oluşur. Böylesine karma­şık bir mekanizmada, istenmeyen reak­siyonların, eksikliklerin belirmesi çok mümkündür ve belirli bazı durumlarda, bu gibi anormallikler, belirtiler doğurur. Kan pıhtılaşmasını etkileyen en iyi bi­linen hastalık, hemofili’dir

etiketler: kanin pihtilasmasi, kan pihtilasmasi, kan nasil pihtilasir,