Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kar Körlüğü

Göz kategorisine
12 Şubat 2012
eklenmiştir.

Kar Körlüğü

Kar körlüğü güneşle karın birleştiğinde yoğun olarak ultraviyole ışınlarını yaymasıyla oluşan bir göz rahatsızlığıdır. Kar körlüğü ve göz sağlığıyla ilgili herşeyi yazımızdan bulabilirsiniz.

Kar körlüğü olarak bilinen bu rahatsızlık, gözün ani ve yoğun ultraviyole ışınlara maruz kalması sonucu oluşan bir göz rahatsızlığı.
Hisar Intercontinental Hospital Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Op. Dr. Faruk Eroğlu, birçok belirtiyle kendini gösteren kar körlüğünün, göz kapaklarında ve konjonktiva tabakasında (göz akını ve kapakların içini kaplayan ince zar) kızarıklıklara ve yanıklara yol açtığını belirterek, “En önemli etkisini ise gözün en ön kısmında bulunan kornea tabakasında gösterir. Buna bağlı gözlerde yanma, batma hissi, sulanma, ağrı ve fotofobi (aşırı ışık hassasiyeti) oluşur.
Göz kapaklarında istemsiz kapanma (blefarospazm) görülür. Gözde oluşturduğu hasarın şiddetine göre ise farklı derecelerde bulanık görmeye de yol açabilir.
Ani ve yoğun şekilde ultraviyole ışınlara maruz kalan gözlerde hassasiyet ve şikâyetler 6-8 saat sonra başlar ve birkaç gün sürebilir. Fakat gözlerde oluşan hasarın boyutuna göre bu süre 1 haftaya kadar uzayabilir” dedi.
Eroğlu, kar körlüğünün gözlerde oluşturduğu tahribatın ve rahatsızlığın etkisini en aza indirmek için şu tavsiyelerde bulundu: “Gözleri bol suyla yıkayın, göz kapaklarına soğuk pansumanlar yapın, gözlerde oluşan ağrıyı hafifletmek için suni gözyaşı, çok ağrılı durumlarda ise ağrı kesiciler doktor kontrolünde kullanılabilir.
Kar körlüğüne maruz kalan kişinin, özellikle ağrı ve bulanık görme şikayetleri varsa, hiç vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurması gerekir”.
Gözlerinizi Asla Ovuşturmayın
Kar körlüğüne maruz kalan kişiler gözlerini asla ovuşturmaması gerektiğini belirten Eroğlu, bunun rahatsızlığın daha da ilerlemesine ve korneada yaralanmalara yol açabileceğini kaydetti.
Eroğlu, kar körlüğüne maruz kalmamak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: “Ultraviyole blokajlı koyu renkli güneş gözlükleri kar körlüğünü engeller. Gözlüklerin mümkün olduğu kadar geniş çerçeveli, göz ve çevresini tam kaplayanları tercih edilmelidir.
Özellikle göz hastalığı olanlar, daha önceden göz ameliyatı geçirmiş olanlar ve göz kuruluğu olan kişilerde bu rahatsızlık daha ağır tahribatlara yol açabilir.
Bu kişilerin mutlaka koruyucu gözlükle karlı ortamlara çıkmaları, koruyucu suni gözyaşı damlaları kullanmaları kar körlüğünde oluşacak muhtemel problemlerin önlenmesi açısından önemlidir”

Karın göze direkt etkisinin bulunmadığını ifade eden Özdemir, ”Kar, özellikle güneşli bir havada, üzerine düşen bütün renkleri yansıtır. Güneşte insan vücuduna ve göze zararlı ultraviyole ışınlar var. Dolayısıyla böyle bir ortamda yansıyan ışınlar göze zarar verir” dedi.
Ultraviyole ışınlarının özellikle gözün arkasındaki hücrelere zarar verdiğini ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:
”Gözün ön kısımda kornea dediğimiz bir mercek vardır. Bu mercek ortamdaki aşırı derecedeki ışınları tutarak gözün arkasını korur. Ancak belirli bir süre sonra bu mercekteki hücrelerin ölmesine yol açar. Bu durumda insanın gözünde şiddetli ağrı, sulanma ve kızarıklık gibi rahatsızlıklar başlar. Buna halk arasında ”kar körlüğü” adını veriyoruz. Eğer bu kar körlüğü oluşmuşsa muhakkak bir göz hekimine başvurmak gerekiyor.”

Güneş gözlüğü kullanın önerisi

Prof. Dr. Özdemir, vatandaşların ”kar körlüğü” riski ile karşı karşıya kalmaması için bu tür havalarda güneş gözlüğü kullanmaları tavsiyesinde bulundu. Gözlük kullananların kolormatik camı tercih etmelerini isteyen Özdemir, ”kar körlüğünün” ihmal edilmesi halinde gözü kaybetme riskinin bulunduğunu kaydetti.
Koyu gözlü insanların ışığa karşı biraz daha dirençli olduğunun altını çizen Özdemir, ”Açık renkli gözlü insanlar daha hassastır. Yeşil ve mavi renkli gözlü insanlar ışıktan daha fazla rahatsız olurlar”dedi.