Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kemik Veremi

Hastalık kategorisine
27 Kasım 2011
eklenmiştir.

Kemik veremi

Kemik veremi genelde bel kemi?inde görülen, streptokok ve stafilokok türü bakterilerin neden olduğu kemik enfeksiyonu hastalığıdır. Tıp dilinde osteomiyelit mikrobu denilmektedir.
Kemik veremi ne derece yaygın bir hastalık
Veremden gelen osteomiyelite, sütlerin pastörize olduklarından ve s???rlardan verem büyük ölçüde ortadan kaldırılm?? olduğundan, günümüzde az rastlanmaktadır.
Antibiyotik ilaçlar geli?tirilmeden önce bakterilerle gelen ve kemiklerde görülen osteomiyelite fazlasıyla rastlanmaktayd?. Bu hastalığa genellikle iltihaplanan bademciklerden ve başka enfeksiyonlardan sonra rastlanmaktayd?. Bugün çok az görülen bu durum, yalnız bazı hallerde ufak ya?ta olan çocuklarda meydana gelmektedir.

Osteomiyelit nedir?
Bir kemik enfeksiyonudur.
Osteomiyelitin en genel nedenleri hangileridir?
a. Stafilolok, streptokok vb. mikrop (bakteri) nin neden olduğu bir enfeksiyon.
b. Kemik veremi.
Osteomiyelit ne derece yaygın bir hastalıktır?
a. Veremden gelen osteomiyelite, sütlerin pastörize olduklarından ve sığırlardan verem büyük ölçüde ortadan kaldırılmış olduğundan, günümüzde az rastlanmaktadır.
b. Antibiyotik ilaçlar geliştirilmeden önce bakterilerle gelen ve kemiklerde görülen osteomiyelite fazlasıyla rastlanmaktaydı. Bu hastalığa genellikle iltihaplanan bademciklerden ve başka enfeksiyonlardan sonra rastlanmaktaydı. Bugün çok az görülen bu durum, yalnız bazı hallerde ufak yaşta olan çocuklarda meydana gelmektedir.

Kemik dokusunun yangısı. Nedenlerine göre mikroplu (enfeksiyonlu), mantarlı (mikotik), asalaklı (paraziter) ve zehirli (toksik) osteit olmak üzere dört tür osteit vardır.

MİKROPLU OSTEİT

Bu tür birkaç çeşittir. En önemlileri birincil ivegen ve süreğen osteomiyelit (kemik iliği yangısı), genel ve yerel enfeksiyonlu ikincil osteomiyelitler, verem mikroplu osteitler, cüzam mikroplu osteitlerdir.

Birincil ivegen ve süreğen osteomiyelitler kemik dokusunda ve ilikte görülen ve çoğunlukla sarı piyojen stafilokoklardan ileri gelen ivegen sınırlı yangılardır. Başka kok çeşidi mikroplar ve koliler de bu yangıyı yapabilir. Bunlara birincil osteomiyelitler denmesinin nedeni, herhangi bir enfeksiyon hastalığı sonucu olmayıp, doğrudan doğruya kana girmiş bir mikroskobik canlının meydana getirdiği bir hastalık olmalarıdır. Mikrop kana küçük bir çizikten, bir sıyrıktan girebilir.

Birincil ivegen osteomiyelit daha çok yeni yetişenlerde, 12-17 yaş arasındaki gençlerde, yani gelişme çağında olup enfeksiyonlara az direnç gösterenlerde rastlanır. Ancak 25 yaşını geçmiş erginlerde ve bebeklerde de görülebilir. Hatta doğum sırasında hırpalanan deriden giren mikropların yaptığı ve yalnız yeni doğmuşlarda görülen bir osteomiyelit de vardır. Bu hastalığın en fazla görüldüğü kemikler uyluk kemiği, kaval kemiği, dirsek kemiği, bilekle dirsek arasındaki önkol kemiği, bacaktaki kaval kemiği, el ve ayağın parmak kemikleridir. Bunlardan başka ayağın aşık, topuk kemiği gibi kısa kemiklerinde, dizkapağı kemiğinde, omurlarda, köprücük kemiğinde, çene kemiğinde de aynı yangı görülebilir.

Kan yoluyla gelip yerleşen mikropların kemik dokusunda meydana getirdikleri aşınmalar kısmen mikrobun yaptığı toksinlerden, kısmen de kemiğin o kesimini besleyen kan damarlarının tıkanmasından olur. Hastalık nedeni olan mikrop, kemik dokusuna toksinleriyle hücum etmekle kalmaz, aynı zamanda o kesime kan gelmesini de önler. Böylece kemik dokusu beslenmemiş ve direncini kaybetmiş olur.

Kemiğin en çok hırpalanan kesiminde çürüme, ölme (nekroz) başlar. Bu kesimi çevreleyen ve daha az hırpalanmış olan kemikler ise, dokuyu yenilemek için bir dürtü alırlar ve burada hücre çoğalması başlayarak doku yenilenir. Ancak sekestrektomi yapılması yani cerrahi yolla yangılı kesimin alınması gecikirse, bu kesimdeki irin çevredeki yumuşak dokulara girer ve dışa doğru yönelir. Yakındaki bir eklemin boşluğuna dökülürse piyartr yani eklemarası irin birikimi olur.

İrin oluşması bu hastalıkta en çok karşılaşılan durumdur. Daha hafif geçen durumlar da vardır; bu durumlarda irin ve çürüme olmayabilir. Ancak bunun tam tersine yani büyük bir hızla bütün kemiği etkisi altına alan yangılanmalara da rastlanır.

Hastalık birden ve şiddetle başlar. Sağlıklı görünen çocukta birden ateş yükselir; üşüme, genel bir rahatsızlık, kusma, güçsüzlük, baş ağrısı, uyuşukluk, bazen sayıklama görülür. Hekim hemen ağır bir enfeksiyon teşhisi koyarsa da, enfeksiyonun nerede olduğu, çocuk, kemiklerinden birinin şiddetli ve sürekli ağrımasından şikayete başlamadıkça anlaşılmaz.

Ağrıyan kol ya da bacağın muayenesinde ilk günlerde yalnız hareket güçsüzlüğü görülür. En ufak harekette hasta büyük acı çektiğinden ağrıyan kemiğini kıpırdatamaz. Daha sonra şiş ve kızarma başlar. Üçüncü aşamada bir fistül, yani yarık başgösterir. Buradan irin akar. İrinle birlikte ufalanmış kemik parçacıkları da dışarı çıkar. Fistülden içeriye bir sonda sokularak ölü kemiğin direnci ölçülür.

Hastalığın sonucu ağırlığına ve yangının yayılma derecesine, etkenin gücüne ve hastanın enfeksiyona gösterdiği direncine bağlıdır. Tedavide her şeyden önce genel septisemiye karşı koyma amaç edinilir. Genellikle penisilin, aureomisin ve teramisin gibi antibiyotikler kullanılır. Bir yandan da kimyasal ilaçlar verilir. Böylece genel enfeksiyonun ivegen niteliği hafifletilirken yerel lezyonlar da daha az tehlikeli ve daha az yaygın duruma gelir.

Osteomiyelitin belirtileri nelerdir?
Akut safhalarda yüksek nöbet ve kemik iltihabının olduğu bölgede ağrı meydana gelmektedir. Eğer kemik deri yüzeyine yakınsa, lokalize şişkinlik, ağrı, yangı ve kızıllık meydana gelecektir. Kemikte veya kemik yapısının üzerindeki kısımda, yüzeysel veya derin apseler gelişebilecektir.
Kemikte gelişen osteomiyelit alınacak röntgen filminde görülebilir mi?
Evet, ancak hastalık akut safhasında girdikten birkaç gün ve bazen bir hafta sonra ancak görülebilir ve teşhis olunabilir.
Veremden gelen osteomiyelit nasıl tedavi edilir?
Yeni vereme karşı kullanılmakta olan ilaçların veremden gelen osteomiyelitin tedavisinde çok yararlı oldukları görülmüştür. Ancak, kemiklerde fazla hasar meydana gelmişse, ameliyat dahil, ortopedik metotlara başvurulması gerekecektir. Bu şekilde deformasyonların gelişmesi önlenecek ve zayıf kalmış olan kemik yapıları kuvvetlendirilmiş olacaktır.
Streptokok ve stafilokok gibi bakterilerden ileri gelen osteomiyelitin tedavi metotları nedir?
a. Ameliyat ve iltihaplanmış olan kemik parçalarının kazınarak alınması.
b. Bakterilerin hassas olduğu özel antibiyotik ilaçların verilmesi.
c. Kemikler tamamen iyileşinceye kadar haftalarca ve bazen aylarca sürecek yatakta istirahat.
d. Kemiklerin iyileşme durumunu tespit etmek için sık sık röntgen filmlerinin çektirilmesi.
Kemik veremi çoğunlukla nerede meydana gelir?
Bel kemiğinde.

Kemik veremi tedavisi
Yeni vereme kar?? kullanılmakta olan ilaçların veremden gelen osteomiyelitin tedavisinde çok yararlı oldukları görülmüştür. Ancak, kemiklerde fazla hasar meydana gelmi?se, ameliyat dahil, ortopedik metotlara başvurulması gerekecektir. Bu şekilde deformasyonların gelişmesi önlenecek ve zayıf kalm?? olan kemik yapıları kuvvetlendirilmiş olacaktır.
Osteomiyelitin tedavi metotları
Ameliyat ve iltihaplanm?? olan kemik parçalarının kazınarak alınmas?.
Bakterilerin hassas olduğu özel antibiyotik ilaçların verilmesi.
Kemikler tamamen iyileşinceye kadar haftalarca ve bazen aylarca sürecek yatakta istirahat.
Kemiklerin iyileşme durumunu tespit etmek için sık sık röntgen filmlerinin çektirilmesi.
Kemik veremi tedavisi ne ölçüde ba?arılıdır
Eğer başka organlara bulaşma fazlasıyla meydana gelmemi?se günümüzde veremden gelen osteomiyelitin tedavileri çok ba?arıl? olmaktadır.
Streptokok ve stafilokok gibi bakterilerden meydana gelen osteomiyelitler eğer yukarıda belirtilen metotla gerekti?i yolda tatbik edildi?i hallerde yaklaşık bütün vakalar tam anlamıyla tedavi edilmektedir.

etiketler: kemik veremi nedir, kemik veremi belirtileri, kemik veremi diger adi, kemik veremi tedavisi,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • kemik vereminin diğer adı nedir
  • sekestrektomi