Bugün
sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler

Kemoterapi Nasıl Yapılır

Cumartesi, 7 Ocak 2012
Kemoterapi Nasıl Yapılır

Kemoterapi Nasıl Yapılır

Kemoterapi nedir ve nasıl uygulanır?
Kemoterapi kanser hücrelerinin ilaçlarla yok edilmesidir. Özellikle yüksek grade’li osteosarkomlarda ve Ewing sarkomunda uygulanır. Genellikle birkaç ilaç aynı anda verilerek en yüksek tümör hücre ölümü hedeflenir. Bu tümörlerde kemoterapi ameliyat öncesi başlanır. Ameliyatı takiben devam eder.

Kemoterapinin ne gibi yan etkileri vardır?
Günümüzde kemoterapinin sağlıklı dokular üzerindeki etkilerini yine ilaç desteği ile azaltmak mümkündür. Bununla birlikte hastalarda saç dökülmesi bulantı kusma gibi şikayetlerden kan hücrelerinin ciddi şekilde azalmasına kadar yan etkiler görülebilmektedir. Genel olarak vücut direnci iyi genç başka hastalığı olmayan hastalarda kemoterapi iyi tolere edilmekte ve yan etkiler tedavinin kesilmesinden sonra ortadan kalkmaktadır.

Neden ameliyattan önce de kemoterapi uygulanıyor?
Kemoterapi ile alınacak yanıt yani tümör ölümü % 90 yada üzerinde ise iyi yanıt olarak değerlendirilir ve hastanın sağ kalımına ciddi katkı sağlar. Ancak bu yanıt elde edilemez ise ilaç değişikliği yapmak gereklidir. Bu oranı belirlemenin yolu ise ameliyattan önce kemoterapinin başlaması ve ameliyat sırasında çıkarılan tümörlü dokunun patolojik incelenmesi ile tümör ölüm oranının belirlenmesi ile mümkün olmaktadır.

Yine ameliyattan önce kemoterapi verilmesi tümörü küçültmekte ve ameliyatı daha kolay ve emin hale getirmektedir.

İLAÇLAR NASIL ETKİ EDER?
Kemoterapötik ilaçların hemen hepsi kart yoluyla vücuda dağılır ve istenmeyen hücrelerin bölünüp çoğalmalarını engeller. Hücrelerin yok edilmesi her ilaç grubunda farklı yollarla olmakla beraber bütün kemoterapötikler bu hücrelere zarar verir.

Kemoterapötik ilaçlar zararlı hücreleri öldürürken vücudun normal hücrelerini de etkileyebilir. Bu durum, çoğunlukla geçici olan yan etkilere neden olabilir. Kemoterapötik ilaçlardan en çok etkilenen “normal hücreler” en hızlı bölünenlerdir (saç dibi, mide barsak sistemi, kemik iliği hücreleri). Ancak bu hücrelerin etkileme düzeyi ilaçlara ve kişiye göre değişiklik gösterir. Aynı ilaç ve dozu alan hastalar arasında bile farklılık gözlenir. Bazı bireyler hiçbir yan etki olmadan tedaviyi tamamlayabilirler.

KEMOTERAPİ NASIL VERİLİR?
Kemoterapötik ilaçlar genellikle üç yolla verilir:

1. Ağızdan tablet, kapsül şeklinde,

2. Kas içine veya cilt altına enjeksiyon teklinde,

3. Damar yoluyla pute veya infüzyon teklindedir.

Genellikle bu üç yol kullanılabildiği gibi bölgesel ilaç uygulaması da yapılabilmektedir. Böyle bir durumda size açıklama yapılacaktır.

Birçok kemoterapötik ilaç, sindirim yoluyla emilemediğinden kemoterapi için damar yolu tercih edilmektedir. Damar yoluyla verilen ilaçlar dolaşıma hemen katıldığı için etkileri çabuk olmaktadır. Bazen kemoterapi sırasında iki veya üç yol birlikte kullanılabilmektedir, örneğin damar yolu ile birlikte ağızdan ilaç verilmesi. Size ilacınızın nasıl verileceği doktor veya hemşireniz tarafından açıklanacaktır. Aklınıza takılan sorular için yardım isteyebilirsiniz.

KEMOTERAPİ UYGULAMASI ESNASINDA AĞRI VEYA ACI HİSSEDER MİYİM?
Diğer kan veya enjeksiyon testlerinden daha fazla ağrı ya da acı hissetmezsiniz. Bazen ilaç damar dışına sızabilir ve iğnenin takıldığı damar çevresinde şişlik, kızarıklık görülür ve/veya acı, yanma hissedersiniz; sonrasında da o bölgede doku hasarı meydana gelebilir. Böyle bir durumda hemen hemşirenize haber veriniz. Ayrıca bazen verilen ilaçlara bağlı olarak, ilacın verildiği damarda sertleşme, renk koyuluğu ya da ağrı meydana gelebilir.

TABLET ŞEKLİNDE İLAÇLARIM VARSA?
Tablet teklinde ilaçlar, kolay emilen ve sindirim yolunu tahriş etmeyen ilaçlardan oluşur. Bu ilaçların alımı kolay olduğundan genellikle bu tür bir tedavi evde uygulanır. Evde ilaçları ne zaman ve hangi dozda alacağınız size açıklanacaktır. Çeşitli nedenlerle (bulantı, kusma, sosyoekonomik zorluklar, bilgi eksikliği v.b) ilaçlarınızı alamıyorsanız doktor veya hemşirenize çekinmeden bildirmeniz tedavinizin başarısı açısından önemlidir.

YA BAŞKA İLAÇ KULLANIYORSAM?
Evde kullandığınız bütün ilaçlardan doktorunuzun haberdar olmasını sağlayınız. Çünkü kullandığınız ilaçların yerine daha uygun başka ilaç verilebilir. Herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuza mutlaka danışın. Doktorunuzun önerisi olmadan hiçbir ilacı kullanmayın.

HANGİ SIKLIKTA KEMOTERAPİ ALACAĞIM?
Genellikle her tedaviyi bir dinlenme dönemi takip eder. Dinlenme dönemi, tedavi süresinden uzundur. Böylelikle kemoterapötik ilaçların istenmeyen etkilerinden korunma sağlanır. Dinlenme dönemlerini en iyi şekilde değerlendirmeniz (iyi beslenme, kendinizi bulaşıcı hastalıklardan koruma v.b), tedavi dönemlerini daha kolay geçirmenizi sağlar. Bu sırada dikkat etmeniz gereken kurallar daha sonraki sayfalarda açıklanacaktır. Kemoterapi aralıkları tedavi protokollerine göre farklılıklar göstereceğinden hangi sıklıkla kemoterapi alacağınız size doktorunuz ya da hemşireniz tarafından açıklanacaktır.

TEDAVİM NE KADAR SÜRECEK?
Genellikle tedavi suresi önceden belirlenmiş bazı protokollere göre ayarlanır. Size uygulanacak olan tedavi protokolünün süresi doktorunuz tarafından açıklanacaktır. Ancak, planlanan tedavi süresi hastalığınız ve genel durumunuza göre (beyaz küre sayımları, enfeksiyon v.b) değişebilir, tedaviniz uzayabilir veya başka tedavi protokollerine geçilebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda size açıklama yapılmasını isteyebilirsiniz.

HANGİ SIKLIKTA KAN TESTİ YAPTIRMALIYIM?
Her ilaç tedavisi öncesinde tam kan sayımı yaptırmanız gerekir, çünkü bazı ilaçlar kan hücreleri sayısını düşürmektedir. Bunlardan en önemlisi beyaz küre sayısındaki düşmedir. Beyaz küre sayınız düşük çıktığında (genellikle 35OO/mm3’ün altına düştüğünde) yada diğer kan hücrelerinizde belirgin bir düşme saptandığında dinlenme süreniz uzatılır ve kan hücrelerinizin istenilen değere ulaşması beklenir. Böyle bir durum olduğunda size açıklama yapılacaktır.

TEDAVİYE AÇ MI GELMELİYİM?
Aç gelmeniz gerekmez, ancak yemeğinizi tedaviden 1-2 saat önce yemiş olmak ve hafif yiyecekleri tercih etmek sizi rahatlatacaktır. İsteğinize göre ilaç uygulaması sırasında yemek için kraker, meyve suyu veya meyveli şekerler getirebilirsiniz.

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Daha önceden de belirtildiği gibi tedavinizde kullanılan ilaçlar istenmeyen hücrelere zarar verirken vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal hücreler en hızlı bölünenlerdir. Buna kemik iliği hücreleri, mide-barsak sistemi hücreleri, saç kökü hücreleri örnek olarak verilebilir. Ancak tedaviniz sırasında oluşabilecek yan etkilere yönelik önceden önlemler alınabilir. Aşağıda açıklanacak yan etkilerden herhangi birini gördüğünüzde doktor veya hemşirenize danışın.

KEMİK İLİĞİ ÜZERİNE?
Kemik iliğinde kan hücreleri (alyuvar, akyuvar, trombosit) üretilmektedir. Kemoterapötik ilaçlar kemik iliğini baskılayarak kan hücrelerinin sayısını azaltabilirler. Kemik iliğinde üretilen kan hücrelerinin sayısını kan testleri gösterir. Kan testleri yaptırmanız bu nedenle önemlidir.

Beyaz kan hücreleri (akyuvarlar) Vücudun mikroplara karşı savunmasında rol oynarlar. Bu nedenle akyuvarların sayıca azalması infeksiyonların (mikroplu hastalık) ortaya çıkmasına neden olabilir.

İnfeksiyon belirtileri:

Yüksek ateş
Titreme, üşüme
Yeni ortaya çıkan öksürük ve balgam
Boğaz ağrısı, yutkunmakla ağrı
İdrar yaparken ağrı ve/veya yanma hissi
Günde üç defadan fazla sulu dışkılama
Sayılan belirtilerden herhangi birini görürseniz (özellikle yüksek ateş) mutlaka doktorunuza veya en yakın hastanenin acil servisine başvurun. Aldığınız ilaçlara bağlı olarak ateş yükselmesi bekleniyorsa bu size açıklanacaktır. Beyaz kürenizin düştüğü durumlarda (genellikle 3500/mm3ün altına düşünce) dinlenme süreniz uzatılır veya ilaçların dozu yeniden ayarlanabilir.

Kırmızı Kan (Alyuvarlar) Hücreleri : Kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin bütün dokulara oksijen taşır. Oksijen kas ve organ çalışması için enerji sağlar. Alyuvarlar sayıca azaldığında hemoglobin de azalacaktır. Bu durumda dokulara enerji için gerekli olan oksijen taşınamayacağından,

Halsizlik, yorgunluk
Nefes darlığı
Sıcağa tahammülsüzlük
Göğüs ağrısı
Baş ağrısı, baş dönmesi gibi belirtiler görülecektir.
Eğer bu belirtilerden birini görürseniz doktor veya hemşirenize danışın.

Trombositler: Alyuvar ve akyuvarlardan daha küçük yapılar olup kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynarlar.

Normalden daha kolay morarmalarınızın olması
Burun ve diş etlerinin kolay kanaması
Ağız içinde veya vücutta özellikle bacakların alt kısımlarında toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı lekelerin bulunması
Bir kesik olduğunda kanamanın durmaması veya zor durması, trombosit düşüldüğü nedeniyle olabilir.
Böyle bir durumda kendinizi çarpma ve düşmelerden koruyun ve mutlaka doktorunuza başvurun. Gerekirse (trombosit sayımın çok düşük çıktığı durumlarda) size trombosit süspansiyonu verilebilir.

Kemoterapi hakkında bilinmesi gerekenler
Kemoterapi, yan etkilerinden dolayı birçok kişi tarafından negatif şekilde algılanıyor. Bu yanlış algılamadaki en önemli etkilerin başında da daha önce kemoterapi almış hasta ya da hasta yakınlarının anlattıkları geliyor.
Kanserin her geçen gün artan bir sorun olması, ona bağlı terimlerin de daha sık konuşulmasına neden oluyor. Vücuttaki istenmeyen hücrelerin ortadan kaldırılması ya da kontrol altına alınması olarak tanımlanan “kemoterapi” yani ilaçla tedavi de bunlardan biri. Ancak önemli olan nokta artık hastalık kavramının yerini “hasta”nın alması. Yani her hastalık her kişide farklı yaşanıyor.
Kemoterapi, kimyasal ya da biyolojik maddeleri vücuda vererek yapılan bir tedavi. Burada amaç kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek. Kemoterapide her hastanın göstereceği tepkiler ve yaşayacakları değişiyor. Bu nedenle hastanın önyargılardan uzak, hekimlerin bilgilendirmelerine açık olmaları tedavinin de başarıya ulaşmasında etkili oluyor. Multi-disipliner bir yaklaşım gerektiren kanser tedavisi birçok branşı birden ilgilendiriyor. İlaçla tedavi ise tıbbi onkologlar tarafından yapılıyor.
KEMOTERAPİ HASTAYA ÖZEL PLANLANIYOR
Kanser hücresinin DNA sentezi yapmasını ve mitoz bölünmesini durdurmak için kemoterapide bazı ajanlar kullanıldığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Onkoloji Uzmanı Prof.Dr. Necdet Üskent, “Bunlar hem ağız yoluyla hem de damar yoluyla verilebiliyor. Direkt tümöre uygulandığı gibi atardamardan, toplardamardan da verilebiliyor veya doğrudan doğruya beyne direkt gitsin diye omurilik içindeki sıvıya da uygulanabiliyor. Kemoterapi basit bir şey değil. Kişinin yaşı, diyabet, tansiyon gibi kansere eşlik eden diğer hastalıkları, verdiğimiz ilacın hastanın kullandığı diğer ilaçlarla etkileşime girip girmediği gibi konuların çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Yani tümörün bulunduğu yer ve hastanın özelliklerine göre, kemoterapi uygulamasının nasıl olacağı şekilleniyor.” dedi.
YAN ETKİLERİ
Kemoterapi sırasında kemik iliğinin baskılanması ile kemik iliğinde üretilen akyuvarların (lökositlerin), alyuvarların (eritrositlerin), trombositlerin sayısı düşüyor. Bu da kişinin kendini çok daha yorgun hissetmesine neden oluyor. Lökositlerin belirli bir düzeyin altına inmesi de enfeksiyonlara karşı yatkınlığın oluşmasına neden oluyor. Bulantı, kusma, ağız içi yaraları, saç, kaş ve kirpiklerin dökülmesi adet düzensizlikleri kemoterapide görülebilecek yan etkiler arasında bulunuyor. Bu nedenle hasta takip edilirken tüm bu olasılıklar da değerlendiriliyor.

HASTALIĞIN DEĞİL, HASTANIN TEDAVİSİ
Hastalığın vücudun neresine ve ne kadar yayıldığı tedavinin başarı oranını etkileyen unsurların başında geliyor. Az oranda metastaz yapmış bir kanserle çok yapmış bir kanserde elde edilen başarı oranları değişiyor. Bunun yanında hangi organa metastaz yaptığı da önem kazanıyor. Hastanın yaşı ise kemoterapiyi tolere etme gücünü etkiliyor.
Prof. Dr. Haluk Onat, kemoterapinin her yaşta yapılabilmesine karşın çok yaşlı kişilerin kırılgan yapılarından dolayı daha fazla etkilendiklerini belirtiyor. Ancak yaşlı hastalarda da kemoterapi yapmak mümkündür, önemli olan yaşlı hastanın performansıdır. Bunun yanı sıra hastanın kansere eşlik eden farklı hastalıklarının bulunması da ilaç uygulamasını kısıtlayıp sonucu etkileyebiliyor.
HEDEFLER HASTAYA GÖRE DEĞİŞİYOR
Kemoterapinin hastanın hayatına mutlaka katkısı olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Onat, hastaların bu konudaki önyargılarından uzaklaşması gerektiğini söylüyor: “Kemoterapiyi her hastaya hastalıktan kurtarmak amacıyla yapmıyoruz. Hayatını uzatmak ya da hayatını daha kaliteli geçirmek için yapıyoruz ama sonradan hastalığın geri gelip hastayı kaybedebilme ihtimalimiz yüksek. Bu tip hastalarda genellikte, “hasta kemoterapiyi aldı ama kaybettik” yorumunu yapıyorlar, ama bu doğru bir yorum değildir. Çünkü bu durum hastanın yarar görmediği anlamına gelmiyor. Kemoterapi sayesinde hastanın hayatının uzamış olma ihtimali yüksektir, bir süre hastalığın yapabileceği kötü etkilerden korunmuş olabilir ama hasta bir süre sonra kaybedilebilir. Yani hiç yapılmasaydı hastanın ömrü biraz daha kısalacaktı. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta, hastanın kemoterapiden dolayı kaybedilmemesidir. Bunu önlemek için kemoterapi mutlaka tıbbi onkoloji uzmanı tarafından yapılmalı.”
ÇEVREDEN GELEN DUYUMLARA KAPALI OLUN
Prof. Dr. Haluk Onat, “Kemoterapi ünitesine giden hastamızı uzman hemşirelerimiz karşılıyor. Uygulama da uzman hemşirelerimiz tarafından gerçekleştiriliyor. Öncelikle hastalarımızı yaşayabilecekleri yan etkiler konusunda bilgilendiriyoruz. Bu aynı zamanda hastalarla olan iletişimin de başlangıcı oluyor. Kemoterapi uygulanan ünitede hastalar devamlı bir doktorun gözetiminde bulunuyorlar ve her türlü sorunları bu doktor tarafından en kısa zamanda çözülmeye çalışılıyor, gerekirse bizlerle iletişim sağlanıyor. Hemşirelerimiz sorunları olsa da olmasa da o hastaları telefonla arayarak durumlarını öğreniyor, sorularını yanıtlıyor. Ayrıca diyetisyen ve psikoloğumuz bu hastaları en başından itibaren düzenli olarak görüyorlar ve gerekli desteği sağlıyorlar. Hastalar bu eğitimler sayesinde oluşabilecek yan etkiler konusunda bilinçlendirildikleri için bu durumla karşılaştıklarında baş etmeleri daha kolaylaşıyor. Bu da tedaviyi uyumu ve dolayısıyla başarıyı artırıyor” diyor.
KEMOTERAPİ İLE İLGİLİ ÖNYARGILAR
Kemoterapi alması gereken hastalarda en fazla karşılaştıkları sorunlardan birinin de yaşadıkları önyargılar olduğunu belirten Prof. Dr. Onat, ancak her hastanın hastalığının farklı olduğunun unutulmaması gerektiğini söylüyor. Her hastaya kullanılan ilaçların ve bunların yan etkilerinin de farklı olduğunu anlatan Prof. Onat, “Hastaları en fazla etkileyen çevreden duydukları kanser ilaçlarının saç döktüğüne dair söylemler oluyor. Evet, kanser ilaçlarının büyük bir kısmı saç döker ama bu saç da sonradan çıkar. Yine bir başka önyargı bulantı ve kusmada oluyor. Halbuki bu da yanlış bir yaklaşım ve bunu yenmek gerekiyor. İşte bizim multi-disipliner yaklaşımımızın en önemli özelliklerinden biri de bu” diye konuşuyor.
Önyargı ile gelen hastalarda en az bulantı ve kusmanın olabileceği durumda dahi fazla reaksiyon gözlemlediklerini ve kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmanın önemli bir kısmının psikolojik olduğunu söyleyen Prof. Onat, hastalara çevreden gelen duyumlara kapalı olmalarını öneriyor.

Meme kanseri sadece ülkemizde değil tüm Dünyada kadınlar arasında görülen en sık kanser türüdür. Her kadının en az haftada bir kere elle kendisini muayene etmesi ve bu muayeneler esnasında memede sert bir kütleye rastlaması durumunda uzman bir doktora muayene olması şarttır. Günümüzde gelişen teknolojik imkanlar ile birlikte tıptada bir çok yenilikçi tedavi ve teşhis yöntemleri uygulanmaktadır. Dünyada her yıl milyonlarca insanın kanser ve sebep oldukları riskler sonuncunda hayatını kaybetmesi nedeni ile bilim adamları en çok kanser tedavisi ve teşhisine yönelik araştırmalar ile görevlendirilmektedirler. Meme kanseride gelişen teknoloji ile erken teşhisi ve erken teşhis aşamasından sonra tedavisi kolay olan bir kanser çeşididir. Meme kanseri teşhisi konulan bir hastaya öncelikli olarak cerrahi müdahale ve lazer tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedavilerin amacı hastalığın bulunduğu bölgedeki yayılımını önlemektir. Ancak bazen kanser hücreleri lenf bezleri ve kan yolu ile diğer yakın organlarada yayılım gerçekleştirebilir. İşte bu aşamada hastaya kemoterapi uygulanmaya başlanılır. Meme Kanserinde Kemoterapi Uygulaması Nasıl Olur? sorusunun yanıtı ise her hastaya göre değişmektedir. Birden fazla ajanın damar yolu ile hastaya verilmesi ile gerçekleştirilen kemoterapi tedavisinde bu tedavinin kaç kürden oluşacağı, ne kadar süre ile hasataya ne kadar verileceği tedavi gören kişinin hastalık öyküsüne, yaşına, genel sağlık durumuna ve cerrahi müdahale esnasında alınan kanserli hücrelerinin patalojik incelemesine bağlı olarak karar verilmektedir.

etiketler: kemoterapi nedir, kemoterapi nasil yapilir, kemoterapi nasil uygulanir, kemoterapi,

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • Kemoterapi Nasıl Yapılır
  • ameliyat öncesi kemoterapi alinirmi
  • kemoterapi nasıl üretilir
  • kemoterapi nasıl yapılır video
  • kemoterapi nerden uyfulanır
  • kemoterapi tedavisinden sonra tedaviye ağızdan alınacak ilaçlarla devam etmek
  • kemoterapide ilacı nasıl bir şey
  • kemoterapinin dozu nasil ayarlanir
  • kemoterapiye nail baslanir
  • kemoterspiyi neye gore ayarlaniypt

1. Yorumlar yazarken Türkçe kurallarına uyulması zorunludur.

2. Her üye yazdığı yorumdan kendisi sorumludur.

3. Küfür, argo ve hakaret içeren yorumlar asla yayımlanmaz.

Kemoterapi Nasıl Yapılır başlıklı içerik için hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu siz yapın.

Copyright © Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri - sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler