Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kızamık

Hastalık kategorisine
29 Kasım 2011
eklenmiştir.

Kızamık

Kızamık, bir tür virüsün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır. Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar, ardından yüz ve enseden başlayan, gövdeye de yayılan kırmızı renkte döküntü ortaya çıkar.

Henüz aşı olmamış ve anneden geçen korumanın azaldığı bebekler, okul öncesi dönemdeki çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, 2 doz kızamık aşısı yapılmamış kişiler hastalığa yakalanma için yüksek riskli gruplardır.

Mikropla temastan sonra kuluçka dönemi 10-12 gündür. Önce; ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözlerde sulanma ve kızarma, öksürük ve burun akıntısı başlar. 2-3 gün içinde, yanak içlerinde beyaz benekler, bundan 2 gün sonra da yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen kırmızı döküntü ortaya çıkar.

Kızamık geçiren hastalarda, özellikle iyi beslenmemiş çocuklarda bronşit, zatürre, ishal, orta kulak enfeksiyonu, konjonktivit, körlük gibi komplikasyonlar görülebilir. Yıllar sonra ortaya çıkabilen nadir bir komplikasyon da, merkezi sinir sistemini dejenere eden ölümcül bir tablo olan SSPE ( Subakut Sklerozan Pan Ensefalit ) denilen bir hastalıktır.

Kızamık çok bulaşıcıdır. Hasta kişiyle solunum teması, öpüşme, aynı kaptan yeme gibi yollarla virüs alınır. Hastalığın en bulaşıcı olduğu dönem, ateş başlamadan öncesiyle döküntü çıktıktan 4 gün sonrasına kadarki dönemdir. Hasta çocuk, bu dönemde izole edilmeli, döküntü başladıktan sonra en az 5 gün okula gitmemelidir.

Viral bir hastalık olduğu için, etkene yönelik tedavi yoktur. Ancak; yatak istirahati, bol sıvı alımı, öksürük için soğuk buhar yardımcı olacaktır. Doktorun önerdiği ateş düşürücü ve vitamin takviyesi kullanılabilir. Hastalık yaklaşık 1 hafta sürecek, ömür boyu bağışıklık sağlayacaktır.

Kızamık aşıyla önlenebilen bir hastalıktır. Ancak ilk yaş içinde ( genellikle 9 ay dolunca ) yapılan tek doz aşının yeterli olmadığı, en az 2 doz aşı gerektiği unutulmamalıdır. Gelişmekte olan ülkelerde, halen tüm çocuklara aşılanması sağlanamamakta ve 5 yaş altı çocuk ölümlerinde en sık sorumlu olan enfeksiyon etkeni olarak kızamık karşımıza çıkmaktadır. Hedefimiz, aşısı olan bir hastalık yüzünden çocuklarımızın sıkıntı çekmemesi, ölümcül olabilen komplikasyonlarla karşılaşmamalarıdır.

NEDENLERİ
Kızamığın etkeni olan virüs, hastaların burun ve yutak salgılarıyla çıkan dam­lacıklarda bulunur; ağız ya da burun­dan üst solunum yollarına ya da dolay­lı olarak konjunktiva mukozasına girer. Vücuda girdiği yerde üreyerek düşük miktarda bütün vücuda yayılır.
Daha sonra ikinci kez, çok daha uzun süreli ve kitlesel olarak kana yayılır; bu döneme ilişkin ilk belirtiler virüsün bulaşmasından yaklaşık 9-10 gün soma ortaya çıkar. Hastalık bu aşamadan sonra, 14-15′inci güne değin çok bula­şıcıdır. Virüsün vücuda girmesinden yaklaşık 14 gün sonra döküntülerin başlamasıyla virüsün üremesi azalır; 16. günden sonra genellikle kanda vi­rüse rastlanmaz. Yalnız idrarda bulu­nan virüs bu ortamda varlığını günler­ce sürdürür.

Döküntüler kanda hastalığa özgü antikorların belirmesi ve hastanın iyi­leşmeye başlamasıyla aynı dönemde görülür; kızarıklıkların pul pul dökül­meye başlamasıyla bulaşıcılık dönemi bütünüyle sona erer.

BULAŞMA
Kızamık tüm dünyada yaygın olarak rastlanan doküntülü bir hastalıktır. Et­keni, çok küçük ve vücudun dışındaki kimyasal ve fiziksel etkenlere karşı çok az direnci olan bir virüstür. Hastadan sağlıklı kişilere üst solunum yollan yo­luyla ve özellikle konuşurken ve öksu-rürken çıkan tükürük damlacıkları ara­cılığıyla kolayca bulaşır. Bulaşmanın bu kadar kolay oluşu nedeniyle kızamık genellikle ilkbahar ve sonbahar ayların­da küçük salgınlar halinde görülür. Kı­zamık salgınında hastalığa önce çocuk­lar yakalanır; erişkinlerin büyük bir bö­lümü ile üç aylıktan küçük bebekler salgını, hastalığa yakalanmadan atlata­bilir. İlk bakışta tuhaf görünen bu olay kolayca açıklanabilir.

Vücut ilk kez vi­rüsle karşılaştığında hastalığa yakalanır ve virüse özgü antikor üretmeye başlar. Kandaki bu antikorlar virüsle yeniden karşılaştığında, virüsü etkisizleştirir; böylece hastalığa karşı direnç geliştirılmiş olur. Sütçocuklan anne karnındaki yaşamlarında bu antikorları annelerin­den aldıklarından, erişkinlerin büyük bir bölümü de çocukluk çağında hastalı­ğa tutulduklarından salgından etkilen­mezler.

Hastalığın ileri derecede bulaşıcı ol­ması nedeniyle 2-4 yılda bir kızamık salgınları ortaya çıkar. Bir toplulukta salgın görüldüğünde, bağışıklığı olma­yan bütün bireyler hastalanır ve bağışık­lık kazanır; bu nedenle, hastalığa yaka­lanacak yeni bireylerin ortaya çıkması için belli bir süre geçmesi gerekir.

KIZAMIK BELİRTİLERİ
Kızamıkta sıklıkla belirgin olarak birbi­rinden ayrılabilen dört dönem gözlenir: Kuluçka dönemi, döküntü öncesi dö­nem (prodrom dönemi), döküntülü dö­nem ve iyileşme dönemi.
Bulaşma kuluçka döneminde anın­da başlar, virüs 8-12 gün boyunca vü­cutta belirti vermeden ürer. Normal olarak 10. günde döküntü Öncesi dö­nem başlar, ateş hızla yükselir ve ağız­da yanağın içinde, azıdişleri hizasında kırmızı bir alanla çevrili küçük beyaz lekeler belirir; bu lekeler ilk tanımla­yan hekimin adıyla anılır (Koplik lekeleri). 2-3 günden fazla sürmeyen bu donemde çocuk isteksiz, yorgun ve uy­kuludur; iştahı azalmıştır, aksırır, hırıl­tılı, inatçı ve kuru bir öksürüğü vardır; sulanan ve kızaran gözleri güçlü ışık­tan rahatsız olduğundan ışıklı ortamlardan uzak durur. Bu aşamada kızamığa henüz tanı konmamış olsa da son dere­ce bulaşıcıdır ve çocuğun enfeksiyonu aile bireylerine yayma olasılığı yük­sektir.

Ateşin geçici olarak azalmasıyla doküntülü dönem başlar. Döküntüler baş­langıçta düz, sınırlan belirgin pembe renkli küçük lekeler biçimindedir; daha sonra hafifçe kabanr, büyür, sayılan ar­tar ve giderek koyulaşıp kırmızılaşır. Döküntüler çıkarken ateş yeniden yük­selir ve çocuğun genel durumu kötüle-şir. Sürekli yatmak ister ve çok yorgun­dur, gözleri kolayca sulanır, aksırıklar yerini gerçek bir soğuk algınlığına bıra­kır, Öksürük hâlâ hıntılı ve çok rahatsız edicidir, özellikle küçük çocuklarda is­hal görülür. Döküntülerin ortaya çıkma­sından üç ya da dört gün sonra, ateş hızla düşer; kırıklık hali, öksürük ve so­ğuk algınlığı kaybolur, çocuk rahatla­mış görünür. Döküntüler de ilk ortaya çıktığı bölgelerden başlayarak hızla so­lar.

Kızarıklıkların pullanarak dökülme döneminin ardından çocuğun tümüyle iyileştiği söylenebilir. Döküntüler hiç­bir iz bırakmadan hızla kaybolur; özel­likle yüz ve boyun çevresindeki deri pul pul dökülür. Ne var ki, hastalığın bu son evresi her zaman fark edilmez, özellikle hastalığın hafif geçtiği olgu­larda hiç görülmez.

etiketler: kizamik nedir, kizamik belirtileri, kizamik nedenleri, kizamik tedavisi,