Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Köprücük Kemiğinin Görevleri

Genel kategorisine
21 Mart 2012
eklenmiştir.

Köprücük Kemiğinin Görevleri

Köprücük kemiğinin görevleri nelerdir, şekli nasıldır ve daha fazlası için makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.
Omuz kavşağının ön parçasını yapan bu kemik, uzun ve yatay durumda silik bir S veya italik / harfi şeklinde olup göğsün ön ve üst bölümünde, birinci kaburganın hemen üstündedir.

Büyük bir bölümü yukarıdan aşağıya basık olan bu kemikte, üst alt iki yüz: ön, arka iki kenar; içyan ve dışyan iki uç gözden geçirilir.

Üst yüz; Bu yüzün kenarlara ve özel olarak uçlara yakın oları kısımları pürtüklü olup, geri kalan bölümü kaypaktır.

Alt yüz; Bu yüz; orta bölümünde kemiğin eksenine uygun olarak uzunluğuna bir olukçuk; bunun ortasına yakın olarak foramen nutricium; içyan ucuna yakın tuberositas costalis adı ile pürtüklü bir bölüm; dışyan ucuna yakın tuberositas coracoidea adı ile yine bir pürtüklü bölüm, gösterir. Her iki uca yakın olan bu pürtüklü yüzeylere, kemik uçlarının ilgili bulunduğu eklem bağları yapışır.
Ön kenar in 2/3 içyan bölümü kalın konveks ve pürtüklü 1/3 dışyan bölümü de konkav ince ve yine pürtüklüdür.

Arka kenar m 2/3 içyanı kalın, konkav ve pürtüksüz, geri kalan dışyanı ise, konveks ve pürtüklüdür.

içyan uç; Kemiğin bu ucu en kalın bölümü olup düzensiz üçgen biçiminde bir eklem yüzeyi gösterir. Bu yüzey, önden arkaya konkav, yukarıdan aşağıya konveksdir. (İskelette bu yüz sternum’un inc’ssura clavicularis’i ile eklemlesir).

Dışyan uç; Yukarıdan aşağıya basık olup bunun üzerinde büyük ekseni önden arkaya eliptik bir eklem yüzü vardır ki, iskelette acromion üzerindeki facies articularis ile eklemlesir. Kemikleşme; Köprücük kemik; biri ilkel, öbürü ikincil (secundar) olmak üzere iki kemikleşme noktası gösterir. Birincisi doğumdan bir ay sonra gözükür. İkincisi extremitas sternalis üzerinde olup kemikleşmesi 18 yaşında başlar ve 25 yaşında sonlanır.,

Köprücük Kemiği Nedir?
Köprücük kemiğinin bir diğer adı Klavikula’ dır. Vücudumuzda gövdemizde sağda ve solda iki tane vardır ve kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 16 veya 18 santimetre uzunluğundadır.
Köprücük Kemiği Kırığı Nedir?
Köprücük kemiği hassas bir kemiktir. Sporcuların ve çocukların en sık yaşadığı kırıklıktır. Özelliklede doğum sırasında bebeklerde sıkça köprücük kemiklerinde kırılma yaşanır. Köprücük kemiği ortalama olarak yirmili yaşlara kadar sertleşmemektedir. Bu nedenle her hangi basit bir çarpmada bile çocuklarda kırıklık oluşabilir. Sporcular için durum biraz daha farklıdır. Düşme sonucunda enerji dirseği ve omuzları geçerek köprücük kemiğinde sonlanır ve o enerji nedeni ile de kırılma oluşmaktadır. Köprücük kemiği omuzun bir parçasıdır ve öne doğru gitmesine yardımcı olmaktadır. Bunun yanında kola giden çok önemli damarları ve sinirleri korumak gibi ciddi görevleri vardır. Her hangi bir kırılma durumunda da bu damarlar ve sinirler etkilenmemektedir.

Kırık Nasıl Anlaşılır?
Genel olarak her hangi bir düşme veya darbe sonucunda oluşmaktadır. Kırılma yaşandığı zaman kişide omuz düşüklüğü görülür ve omuz öne doğru meyilleşmiştir. Ağrı olur ve bu ağrı nedeni ile kol hareket ettirilemez. Kola dokunulduğunda veya basınç uygulandığında hassasiyet olur ve acı hissedilir. Nadir olsa bazen kemik deriden dışarı çıkabilmektedir.
Tedavi:
Öncelikle doktora başvurduğunuzda kırık olup olmadığı basit bir röntgen ile belli olabilmektedir. Bununla birlikte damarlarda ve sinirlerde her hangi bir zedelenme olmaması gerekmektedir. Eğer olduysa acil ameliyat gerektiren ve önemli bir durumdur. Kırıklar genel olarak cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilmektedirler. Bu şekilde kırılan kemiklerin tekrar kaynaması oranı yükselir. Ameliyatlarda kaynama oranı biraz daha düşüktür. Cerrahi yöntemler genel olarak damarlarda yaralanma nedeni ile yapılmasının yanında aynı zamanda genç yaşta olan bayanlarda estetik amaç için yapılabilmektedir. Tüm bunların yanında kırılan kemiklerin kaynamaması nedeni ile de ameliyat önerilmektedir. Kırılma sonrasında eğer cerrahi müdahale olmazsa sekiz bandajı denilen bir bandajla kol sabitlenebileceği gibi basit bir boyun askısı ile de kol tutturulabilir. Genel olarak kırığın olduğu alanda ufak şişkinlikler uzun süre kalmaktadır. Fakat kırılan kemikler kaynadıktan sonra her hangi bir şekilde işlevini yerine getirmede bir sorun yaşanmamaktadır.

İSKELET ÇEŞİTLERİ
Hayvanların çoğunda, vücuda destek olan, koruyan ve kaslara bağlanarak hareketi sağlayan iskelet sistemi bulunur. Hayvanlarda görülen iskelet dış ve iç iskelet olmak üzere iki tiptir.
1. Dış İskelet
Dış iskelet özel hücreler tarafından dışarıya salgılanan organik ve inorganik maddelerden meydana gelir. Dış iskelete sahip canlılarda iskelet görevi yapan kısımlar vücut dışında bulunduğu için kaslar iskelete içeriden bağlanır. Eklem bacaklılarda ve bazı yumuşakçalarda görülür.
Dış iskelet büyümeyi sınırlandırır. Bu nedenle dış iskelete sahip hayvanlar, gelişme döneminde iskeletini ya tamamen atarlar veya daha büyüğünü oluştururlar. Bu olaya deri veya kabuk değiştirme denir.
2. İç İskelet
İç iskelet embriyonun mezoderm (orta deri) tabakasından farklılaşır. Genellikle kıkırdak ve kemikten meydana gelir. Kaslar iskelete dışarıdan bağlanır. Canlının büyümesini sınırlandırmaz. Aksine boyca uzamayı sağlar.
* Omurgasızlarda yaygın olarak iç iskelet görülmez. Sadece derisi dikenlilerde gelişmiş bir iç iskelet vardır.
* Omurgalılarda iç iskelet, kıkırdak ve kemik dokudan meydana gelmiştir.
B. İNSANDA İSKELET SİSTEMİ
İnsanda iskelet sistemi kemikler, kıkırdak yapılar ve eklemlerden meydana gelir.
İnsan İskeletindeki Kemik Sayısı – İnsan İskeletinde Kaç Kemik Vardır
Çok kişi vücudumuzdaki kemiklerin dinamik olmayan katı bir doku kütlesinden ibaret olduğunu sanmaktadır. Oysa vücudun en dinamik nerede ise hemen her gün değişik etkilere göre biçimlenen bir sistemini oluşturur. İskelet sistemi cansız bir doku değildir. Kan damarları sinirlerle desteklenen büyüyen gelişen kalınlaşıp incelenen bir yapıdır. Kendisini onarır yeniler gördüğü işlere göre biçimlenir. Olumsuz davranışlar kısa sürede kemiklerde hatalı gelişmelere yol açabilir.
İnsan Vücudundadik Kemik Sayısı; Vücudumuzda 206 adet kemik vardır. Bunlar büyüklük şekil ve görev bakımından önemli değişiklikler gösterir. Eğer kaynaşarak tek bir yapı oluşturan kemikler aynı olarak sayılırsa bu sayı artar. Vücudumuzdaki kemikler orta kulakta bulunan küçük kemikçiklerden bacaklarımızdaki uzun ve büyük kemiklere kadar değişen iriliktedir. Kemiklerin bazıları uzun yuvarlak bazıları yassıdır.
Yeni doğan bebeklerin vücudunda 300′den fazla kemik vardır.Ancak insan büyüdükçe kıkırdak dokuları birleşerek yetişkin insanlarda 206 tane kemik vardır.
İskelet sistemi baş gövde kalça kollar ve bacaklar; uygun kemik parçalarının bir araya gelmesiyle meydana gelir. Uzun kemikler kol kemikleri bacak kemikleri gibi kemiklerdir. El ayak bilek parmak ve omurga kemiklerine kısa kemikler denir. Yassı kemikler ise kafa kaburga ve kürek kemikleri gibi kemiklerdir.
Kemik dokusu tipleri
Kompakt kemik dokusu : kemiklerin oldukça sert olan en dış tabakasıdır.
Spongioz kemik dokusu : kısa ve uzun kemiklerin metyafiz ve epifizlerinin iç kısımları ve yassı kemiklerin iç yüzeylerinde bulunur.
İskeleti oluşturan kemikler 4 grupta incelenir. Bunlar baş kemikleri omurga kemikleri göğüs kemikleri alt ve üst taraf kemikleri
Baş kemikleri (ossa cranii)
Baş kemiklerinin en temel fonksiyonu hayati önemi olan beyni korumaktır.
Kafatası kemikleri baş ve yüz kemikleri olmak üzere 2 kısımda incelenir.
Baş kemikleri
Oksipital kemik (artkafa kemiği): Kafatasının alt ve arka kısmında bulunur.
Sphenoid kemiği (temel kemik): Kafatasının tabanında bulunan kemiktir.
Frontal kemik (alın kemiği): Kafatasının ön yüzünde ve göz yuvalarının (orbita) üst bölümünde yer almıştır.
Parietal kemik (yan kafa çeper kemiği): Kafa boşluğunun yan bölümlerini kaplayan geniş yüzeyli bir çift kemiktir.
Temporal kemik (şakak kemiği): Parietal sphenoid ve occipital kemikler arasında yer alan bir çift kemiktir. Bu kemiklerin iç tarafında işitme ve denge organları bulunur.
Etmoid kemik (kalbur kemiği) : Sfenoid kemiğin önünde ve frontal kemiğin arkasında arda bulunan kemiktir.
Yüz kemikleri
Maxilla ( üst çene kemiği) : Hareketsiz olan çene kemiğidir. Ağız boşluğunun üstünde göz çukurunun altında bulunur.
Os lacrimale (gözyaşı kemiği) : İnce bir kemik olup göz çukurunun iç duvarının ön parçasını oluşturur.
Os palatinum (damak kemiği) : Burun boşluklarının arkasında yer alır.
Os nasale (nazal kemik burun kemiği) : Ortada bir çizgi boyunca bağlanmıştır. Üst çene kemiğinin alın çıkıntıları arasında ve dört köşeli yassı bir kemik olup burun sırtının iskeletini yapar.
Os zygomaticum (elmacık kemiği) : Göz çukurlarının dış alt kısımlarında bulunur.
Mandibula (alt çene kemiği) : Yüz kemiklerinin en büyüğüdür. Çiğneme fonksiyonu ile sindirim sistemine yardımcı olur.
Os hyoideum (dil kemiği) : Dil kökünün aşağısında ve gırtlağın üst kısmında yer alır.
Vomer (sapan kemiği) : Burun boşluklarını birbirinden ayıran kemiğin arka ve alt parçasını yapan ince dikdörtgen şeklindeki kemiktir.
Omurga
Vücudun dorsalinde (arkada sırtta) omurlardan meydana gelmiş vücudun ağırlığını taşıyan ve destekleyen iskelet bölümüdür. Boşluğunda sinir sisteminin önemli bir parçası olan omurilik (medulla spinalis) koruma altına alınmıştır.omurgayı meydana getiren omurların sayısı 33 tanedir. Bu sayı erginde 26’dır.
Omurga beş bölümde incelenir.
Boyun bölgesi omurlar (servikal) : Boyun bölgesi 7 omurdan meydana gelmiştir.
Göğüs omurlar (torasik): Göğüs omurları 12 tanedir.
Bel (lumbar) omurları : Bel omurları 5 tanedir. Vücut ağırlığının taşınmasında önemli role sahiptir. Diğer omurlara göre daha büyük ve enine çıkıntılara sahiptirler.
Kuyruk sokumu omurları (sakral) : Çocukta 5 ayrı omur ergenlikte birleşerek tek omur haline gelir.
Kuyruk omurları (koksik): Sayısı 3-5 arasında değişen kuyruk omurları erginde tek kemik haline gelir.
Göğüs iskeleti (toraks)
Göğüs iskeleti kaburgalar (costae) ve göğüs kemiği (sternum) olmak üzere iki kısımda incelenir.
Omurga dışında göğüste 25 tane kemik bulunur. Bunlardan 12 çifti kaburga bir tanesi ise göğüs kemiğidir.
Sternum önde ve yassıdır. Kaburgalar sağ ve solda 12’şer tanedir. Kaburgaların hepsi arkada omurga ile bağlantılıdır. Önde ise kaburgaların ilk 7 çifti sternuma bağlanır. 8 9 ve 10. çift kaburgalar 7 çifte bağlanır. 11. ve 12. çiftlerin uçları boştadır.
Kaburgaların sternuma birleştiği yerde kıkırdak doku yer alır. Bu sayede göğüs kafesi elastikiyet kazanır.
Üst taraf kemikleri
Köprücük kemiği (clavicula)
Sternum ve kürek kemiği ile eklem yapar. 15-17 cm uzunluğunda 2-3 cm genişliğinde ve herhengi bir travmada kolay kırılabilir bir kemiktir.
Kürek kemiği (scapula)
Üçgen şekilli yassı iki kemiktir. Ön ve arka olmak üzere iki yüzü vardır. Ön yüzde omur kaslarının bağlandığı noktalar vardır.
Kol yada pazu kemiği (humerus)
Vücudun üst kısmına ait en uzun kemiktir. Üstte kürek kemiği altta ise önkol kemikleri ile eklem yapar.
Dirsek kemiği (ulna)
Üst ucu kalın alt ucu incedir.
Radius (önkol kemiği)
Önkolun dış yan tarafında bulunan kemiktir. Ulnaya paralel uzanır fakat daha kısadır.
El kemikleri
Toplam 27 kemikten oluşur. El bilek kemikleri el tarak kemikleri (5) ve el parmak kemikleri (14) olmak üzere 3 grupta incelenir.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • Kprck kemii
  • köprücük kemiği nerede
  • köprücük kemiği
  • köprücük kemiğinin görevi
  • köprücük kemiği görevi
  • kemi?in g?revleri
  • koprucukkemigi görevi