Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Kötü Beslenme Alışkanlıkları

Beslenme kategorisine
8 Aralık 2011
eklenmiştir.

Kötü Beslenme Alışkanlıkları

Öğün Atlamak: Yoğun çalışma ortamının getirdiği zaman sıkıntısı birçok kişinin sabah kahvaltısı yapmadan çıkmasına veya öğle yemeklerini aksatmasına neden olmaktadır. Sağlıklı bir beslenme günde 3 ana 2 de ara öğünden oluşur. Öğün atlandığında uzun süre besinsiz kalan vücutta kan şekeri düşer. Çok fazla acıkırsınız ve genellikle akşam yemeklerinde artık yemeklere saldırır hale gelirsiniz. Bunun sonunda kan şekeriniz hızla yükselir ve vücuda ağırlık basar. Uykunuz gelir ve bir de bunun üzerine yeterli zaman bırakmadan uyursanız sindirim de yavaşlar ve hızla kilo alırsınız..

Hızlı Yemek: Özellikle öğün atlanması sonucu fazla acıkmanın neticesinde veya alışkanlık olarak hızlı yemek yiyorsanız hem sindirim sistemini çok zorlarsınız hem de gereğinden çok daha fazla yersiniz. Açken saldırırcasına yemek yediğinizde yiyecekleri o kadar hızlı mideye indirmeye başlarsınız ki aslında yeterli miktarı yediğiniz halde, tokluk hissi henüz beyne ulaşmadığından kendinizi hala aç hisseder ve yemeye devam edersiniz.

Sadece Susayınca Su İçmek: Su konularımız arasında ayrı bir bölümdür, ancak su içmekle ilgili yapılan temel yanlış suyu susayınca içmektir. İnsan vücudu susuzluğunu çok geç hisseder. Artık susuzluk çekmeye başladığınızda vücudunuzun tehlike sinyalalleri vermeye başladığını bilmelisiniz. Günde en az 2 litre su düzenli olarak aralıklara içilmelidir. Susayınca değil. Örneğin her yemeğe başlamadan önce bir bardak içmek, sabah yataktan kalkınca bir bardak içmek son derece yararlı olacaktır. Ayrıca su ılık olarak içilmelidir. Buzdolabından çıkarılmış suyu ılıtmadan içmeyiniz.

Su hakkında yapılan bir değer yanlış ta gün içinde içilen çay, kahve gibi içeceklerden günlük su ihtiyacının karşılandığını düşünmektir. Bunlar suyun yerini asla tutmazlar ve günlük sualım gereksiniminizi sadece su üzerinden yapmalısınız. İçtiğiniz çay ve kahvelerdeki suları bunun dışında tutmalısınız..

Yiyecekleri Yeterince Çiğnemeden Yutmak: Genelde hızlı yemek yeme alışkanlığı ile birlikte gelir. Sindirim midede başlamaz, daha ağzınızdayken başlar. Tükürük bezleri vasıtasıyla üretilen enzimler sindirime yardımcı olu ve besinleri parçalarlar. Bu nedenle besinler ağızda iyice çiğnenip yutulmalıdır. Bu yapılmadığında mideye çok fazla yük biner. Yemeklerden sonra şişkinlik, aşırı gaz gibi sorunlar yaşarsınız.

Besinlerin Kabuklarını Atmak ve Rafine Besinler: Pirinç, buğday, bulgur başta olmak üzere birçok besini, vücudumuza son derece yararlı kısımlarını atıp geriye kalan azaltılmış besin değeri olan kısımlarını yiyerek tüketiyoruz. Ayrıca çeşitli sebze ve meyvelerde de bu devam ediyor. Örneğin salatalık, elma gibi sebze ve meyvelerin kabuklarının soyularak yenmesi de kötü bir beslenme alışkanlığı. Yüksek besin değeri taşıyan kısımlarını atarak yeme alışkanlığı çok yayagın bir beslenme yanlışıdır. Ancak aldığımız besinlerin pek çoğu böyledir. günümüzde doğal beslenme giderek yaygınlaşıyor. Doğal ortamda yapılmış yüksek protein ve karbonhidrat değerine sahip el yapımı makarnalar, kabuklu pirinçler, kepekli ve kabuklu buğdaydan yapışmış ekmekler kolayca bulabileceğiniz hale geliyor. Bunları tercih etmelisiniz.

Besin değerleri kabuklara doğru artmaktadır, bu yüzden kabuklarını soyacağınız yiyecekleri çok derin soymayın. Örneğin patates, kabak, havuç gibi sebzerleri eğer kabuklarını soyarak tüketecekseniz en azından kabuklarını derin almamaya özen gösterin..

Yiyecekleri Aşırı Pişirmek: Yiyecekler piştikçe vitamin, mineral ve protein değerlerini kaybederler. Ancak yılların vermiş olduğu ağız tadını değiştirmek hiç te kolay değildir. Bunu sağlayabilmek için yavaş yavaş daha az pişirerek yeme alışkanlığı edinmelisiniz. Yiyecekleri daha kısa sürede pişiren tencereler, buharlı pişiriciler size bu konuda yardımcı olacaktır.

Ayrıca çiğ olarak tüketilen sebze ve meyveleri daha çok tüketmeniz bu konudaki eskiyi artıya çevirebilir. Örneğin bol miktarda salata yiyebilirsiniz. Öğün aralarında meyve yiyebilirsiniz.

Yağlar – Baharatlar – Soslar: Evet bunlar lezzet artırırlar. Bu yüzden de daha fazla yersiniz. Bundan sonra yemekleri lezzetsiz yapın demiyoruz ancak aslında neden olmasın. Sağlıklı beslenme az da olsa ağız tadından fedakarlık gerektiriyor. Ancak eski alışkanlıklar yenisiyle yer değişritmeye başladıkça size çok ta rahatsız edici gelmemeye başlayacaktır.

Yağ yüksek derecede kalori kaynağıdır ve kilo almanın en büyük sebebidir. Yağ kontrol altında tüketilmelidir. Yağlar hakkında bilgi ayrı bir konu olarak işlenmiştir. Ayrıca yağı sadece yemeklere eklediğimiz margarinlerden almayız, yediğimiz birçok besinde de yüksek yağ oranı bulunmaktadır. Besinlerdeki yağ oranını besin değerleri tablomuzdan istediğiniz zaman görebilirsiniz.

Markarna az yağlı ve az pişmiş olarak son derece sağlıklıdır ve yeterli miktarda alınmalıdır. Yeterli miktarda kilo da aldırmaz ancak üzerine eklediğiniz ketçap ve mayonezlerle kilo alırsınız. Aynı şekilde salatalar da kilo yapmazlar ancak üzerlerine eklediğiniz yağ ve soslara dikkat etmek gerekir..

Donmuş Yiyecekleri Dışarda Çözmek: Donmuş yiyecek alırken taş gibi sert olmasına dikkat edin. Yeterince sert değilse veya yumuşaklık hissediyorsanız almayın. Buzdolabında dondurduğunuz besinleri dışarda çözmeyin. Yine buzdolabında +4 derecede çözünmesini sağlayın.

Ayrıca buzdolabınızı tıka basa doldurarak hava sirkülasyonunu engellemeyin..

Besinlerin Yapraklarını Atmak: Çürümüş olmadığı sürece besinlerin dış yapraklarını atmayın. Sebzelerin dıştaki koyu yaprakları, içteki açık renkli yapraklarından çok daha fazla vitamin ve mieral içerir. Kırsal bölgelerde sebzelerin yaprakları atılmazken şehirlerde çok fazla olarak atıldığını görüyoruz. Pazarlarda ve marketlerde sapları ve yaprakları atılmış ve sadece baş kısmı satılan kerevizleri oldukça fazla görmüşsünüzdür. Kereviz pişirirken yaprakları ile de bir deneyin. Göreceksiniz hem daha lezzetli hem daha besleyici ve sağlıklı olacaktır.

Yiyecekleri Çok Küçük Doğramak: Meyve ve sebzeleri çok küçük parçalara kesmeyin. Gıdanın hava ile temas eden yüzeyi ne kadar çok olursa, vitamin değeri o kadar kaybolur.

Yanlış Mutfak Aletleri: Sebze meyve doğradığınız doğrama tahtası üzerinde et kesmeyin. Bunlar için iki ayrı tabla kullanın. Etteki mikrop ve organizmalar diğerlerine bulaşacaktır.

Alüminyum tencere ve mutfak aletleri yerine çelik kullanın.

Yiyecekleri Pişirirken Yanlış Su Kullanımı: Sebzeleri pişirirken mümkün olduğunca az su kullanın, hatta gerekmedikçe su kullanmayın. Sebzelerin pek çoğu kendi suyunda pişebilir. :elik tencerede susuz pişirme besin değerlerini korur.

Sebzelerin ve makarnanın haşlama suyunu dökmeyin. Bu suları çorbalarda ve su gerektiren diğer yemeklerde kullanın. Hem lezzeti artacaktır hem de suya geçmiş olan besin değerlerinden istifade etmiş olacaksınız.
Aynı şekilde konservelerin de suyunu atmayın. Suda çözünen besin öğelerini kaybetmemek için konserve sularını da çorbalarda ve çeşitli soslarda kullanabilirsiniz.

Kızartmalar: Sebze ve etleri kızartarak yemekten uzaklaşın. Kızarmış gıdalar çok yağ çekerek ve bu da kalorilerini çok artırdığından şişmanlatırlar. Ayrıca yüksek sıcaklık neticesinde besin değerleri düşer. Vitaminler koybolur. Aynı yağda tekrar tekrar kızartma yapmak ise yağda biriken kanserojen maddeler yüzünden oldukça tehlikelidir.

etiketler: kotu beslenme aliskanliklari, beslenme aliskanliklari, cocuklardaki kotu beslenme aliskanliklari,