Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Osteoporoz Nedir

Hastalık kategorisine
8 Nisan 2012
eklenmiştir.

Kemiklerdeki minerallerin yavaş yavaş kaybıyla ortaya çıkan duruma osteoporoz denir. Kemikler zamanla kütlelerinden bir miktarını kaybeder ve gözenekli, zayıf ve kırılmaya eğilimli hale gelir. En çok etkilenen kemikler bel kemiği, kalça kemikleri ve bileklerdir. Osteoporoz yaşlanmayla ilgili normal bir durumdur ve kadınları erkeklere göre 4 kat daha fazla etkiler. Ağır vakalarda osteoporoz ağrıya, acıya ve hareketsizliğe yol açar; hareket kabiliyetinin azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılma riski artar.

Osteoporoza Yol Açan Nedir?
Öteki dokular gibi kemiklerdeki hücreler ve yapılar da sürekli yenilenir. Fosfor ve kalsiyum gibi mineraller eridikleri ve hareket ettikleri için vücut kaybedilenlerin yerine yenilerini getirir. Ne var ki, yaşlandıkça vücudun mineralleri yenileme düzeyi kaybedilen mineral miktarının altında kalır. Bir zamanlar dayanıklı ve sağlam olan kemikler kırılgan ve gözenekli hale gelir. Osteoporozda kemik bozulması ile kemik oluşması arasındaki dengesizlik hormon değişiklikleriyle hızlanır; bu durum kadınlarda özellikle menopoz döneminde görülür. Yiyeceklerdeki kalsiyumun yetersiz olması (özellikle de kemik büyümesinin hızlı olduğu buluğ çağında) önemli bir etkendir; çünkü yeterli kalsiyum alınmazsa, vücudun kemik sağlamlığını kazanması mümkün değildir. Egzersiz kalsiyum kaybını engeller ve kemiğin büyümesini teşvik eder; egzersiz yapmamak ise tam tersine kemik kaybını hızlandırır. Öteki risk faktörleri şunlardır: Sigara ve alkol içmek; aşırı zayıf olmak; hormonal dengesizlik ya da kronik akciğer hastalıkları gibi bazı tıbbi problemler; uzun süre kortikosteroid veya tiroid ikame hormonları almak ve uzun süre yatakta kalmış olmak.

Osteoporozun Belirtileri Nelerdir?
Osteoporoz genellikle çok ilerleyene kadar belirti vermez. Bundan sonra bazı kemiklerde, özellikle belde ağrılar başlar. Kemik kütlesi kaybı bazı kemikleri sıkıştırarak boyun kısalmasına ve kambura yol açar. Rahatsızlanan kemikler özellikle de bilek, kalça ya da bel kemiği en küçük bir olayda bile kırılmaya eğilimlidir. Osteoporoz kemik kalsiyumunun %30’u yitirilmeden röntgende görülmez.

Osteoporoz Önlenebilir mi?
Osteoporozu önlemek için ne kadar erken önlem alırsanız, uzun vadede o kadar yararlı olur. Yeterli miktarda kalsiyum içeren yiyecekler yemek veya kalsiyumlu ilaçlar almak önemli bir önleyici tedbirdir. Risk altındaki kişiler için tavsiye edilen günlük kalsiyum alımı genellikle 1000 – 1500 miligramdır. Tavsiye ilaçları da bu miktarda almalısınız. Kalsiyum açısından zen¬gin olan yiyecekler arasında süt ürünleri de bulunur, ancak yeşil lifli sebzelerde, fasulyede, kuruyemişlerde, saf portakal suyunda ve tahıl ürünlerinde de kalsiyum vardır. Yeterli miktarda

OSTEOPOROZ
D vitamini (günde 400 IU) almak önemlidir; bu vitamin vücudun kalsiyumu emmesine ve kullanmasına yardım eder. Günde 10, 15 dakika güneşte durmak da faydalıdır. Egzersiz de kemikleri güçlü tutmaya yardımcı olabilir. Ancak bu egzersizin düzenli ve “yük kaldırmak”la ilgili olması gerekir. Örneğin koşmak veya yürümek, kemikler açısından yüzmeye göre daha etkilidir. Öteki yük taşımayla ilgili egzersizler arasında tenis, bisik¬let sürmek, dans, kayak, hafif aerobik ve ağırlık kaldırma sayılabilir. Osteoporoz riski sigara içenlerde daha yüksektir; bu nedenle sigarayı bırakmak çok önemlidir . Pek çok kadın menopoza girer girmez başlatılan uzun vadeli östrojen ikamesi tedavisinden yarar görür. Biraz kemik kaybetseler de, kemik kaybı hızı yavaşlar. Östrojen hormonu almak kaybolan kemiği yerine getirmez ve östrojen tedavisi durdurulduğunda kemik erimesi hızla ilerler. Bütün kadınlar östrojen almaya müsait değildir ve bazı kötü riskler de söz konusudur. Östrojen tedavisinin olumlu veya olumsuz yanlan kişiden kişiye değiştiği için, bu konuyu doktorunuzla görüşün.

Osteoporoz Nasıl Tedavi Edilir?
Osteoporoz oluştuktan sonra tedavi, bunu yavaşlatmayı, kemiklerdeki mineral erimesini önlemeyi, kemik kütlesini mümkün olduğu kadar ikame etmeyi ve kınkları önlemeyi hedefler. En önemli adım hem yiyecekler hem de ilaç yoluyla kalsiyum ve D vitamini alımını artırmaktır.

Östrojen tedavisi menopozdan sonra osteo-poroza yakalanan, kendisinde veya ailesinde meme kanseri görülmemiş kadınlar için standart tedavidir. Östrojen, kemiğin mineral erimesini yavaşlatır ve hem ağızdan alınabilir hem de deriye plaster olarak yapıştırabilir. Östrojen tedavisine uygun olmayan kadınların günde 1500 mg kalsiyum ve 400 IU D vitamini alması en iyi yöntemdir. Fosamax (alendronat) gibi bi-yofosfonatlar mineral erimesini yavaşlatır, kemik kütlesini artırır ve kınk riskini azaltır. Östrojen alamayan ve osteoporoza yakalanan kadınlar için bilinen en iyi tedavi yöntemi budur. Çok ağır vakalarda doktorlar kemik minerallerinin erimesini yavaşlatan kalsitonin verirler. Daha önce belirtildiği gibi, ağırlık kaldırma eg¬zersizleri kemik erimesini yavaşlatır. Elbette aşırı zorlayıcı faaliyetler kemik kırılması riskini taşır; bu nedenle osteoporozu olanlar herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce doktora danışmalıdır.

Aspirin gibi ağrı kesiciler osteroporozun yol açtığı ağrıya yardımcı olabilir. Bu hastalığın en büyük tehlikesi düşme ve kırıklar olduğu için, osteoporoz tedavisi çoğu kez yaralanmayı önleyici önlemleri de içerir. Evdeki ışıklandırmanın ve zeminin iyileştirilmesi, banyoya tutunacak yerler yaptırılması, baston ve yürütgeç kullanılması, bunlar arasındadır.