Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Prematüre Bebek

Bebek kategorisine
28 Şubat 2012
eklenmiştir.

Prematüre Bebek

Prematüre bebeklerle ilgili aradığınız herşeyi sitemizden bulabilirsiniz.

Ülkemizde her yıl ortalama 1 milyon 200 bin bebek doğuyor.
Her yüz yeni doğan bebekten yüzde onu düşük doğum ağırlıklı. Basit bir hesapla, 120 bin bebek.
37 haftadan önce gerçekleşen doğumlara da prematüre doğum denir. Prematüre bebekler, hamilelik haftasına göre üçe ayrılır. 24-31 hafta arasında doğanlar ileri derecede prematüre’dir. Bu bebeklerin doğum ağırlıkları 1500 gr’ın altında olduğundan “çok düşük doğum ağırlıklı bebek” de denilir. 36-37. hafta arasında doğanlar ise sınırda prematüredir.
Doğum haftasına göre prematüre bebeklerin yaşadıkları sorunlar da farklıldır.
Prematüreler

Yenidoğan bebeklerin genel olarak kırmızı, şiş olarak göreceğini hayal eden anneler eğer prematüre doğum yaptılarsa, bebeklerini gördüklerinde şok yaşama olasılıkları yüksektir. Çünkü prematüre bebeğin cildi şeffaf görünümdedir. Damarları cildinin üzerinden rahatlıkla görülebilir. Yağ dokusu yeterince gelişmediği için cilt gevşek ve üstünde yumuşak tüyler vardır. Üstelik bu bebeklerde kahverengi yağ dokusu gelişmediğinden kendi ısısını koruma yeteneği de yoktur. İşte bu nedenle kuvözde bakılmaları gerekiyor. Cinsiyet organları da normal doğan diğer bebeklere göre farklılık ortaya çıkıyor. Erkeklerde testislerin torbaya inmeme ihtimali de yüksektir. Ayrıca kas ve sinir gelişimini de tamamlayamadığından çeşitli refleksler (emme, yakalama, irkilme) bulunmayabilir. Emme refleksi gelişmemiş bu bebekleri, uzmanlar sağılmış anne sütünü sonda ile midelerine akıtarak besliyor.
Prematüre doğanların ilk günlerdeki en önemli sorunu solunum güçlüğü. Bebek, yeni doğan uzmanları tarafından solunum cihazına bağlanıyor. Ancak bu bebeklerde “prematüre apnesi” olarak tanımlanan, kısa süreli solunum durmasına sık rastlanıyor. Bu durum genellikle geçici.
Genellikle hayata tutundurmak için epey uğraşılan prematüre bebekler gerçekte doğmaları gereken 40. haftaya ulaştıklarında boyut ve gelişim açısından tipik yenidoğanlara oldukça benziyor..
yaşama şansları

Tıbbi gelişmeler baş döndürücü bir hızla gelişse de, erken doğumların önüne tamamen geçmek henüz mümkün değil. Erken doğumlar dolayısıyla gelişimini tam anlamıyla tamamlayamamış bir çok bebeğin aramıza katılmasını getiriyor.
Gelişimindeki eksikliklerle doğan her bebek de özel bakım gerektiriyor. Ancak neonatoloji yani yeni-doğan bilim dalındaki gelişmeler pek çok prematürenin yaşama tutunmasını sağlıyor. Çok düşük doğum ağırlığıyla doğmuş bebekler bile sağlık sorunlarını aşıyor ve hayata tutunuyor. Ülkemizde doğum ağırlıkları 1000 gram olan bebeklerin yüzde 50’i yaşama şansı buluyor.
Özel bakım şart

Prematüre bebekler organ gelişimlerini tam tamamlayamadan doğduklarında uzun süre yoğun bakımda ve kuvöz içinde izlenmeleri, bazılarının ise solunum cihazına bağlanmaları gerekiyor. İşte bu yüzden özellikle erken doğum tehdidi olan anne adayının doğumunun, yenidoğan yoğun bakımı olan bir hastanede yapılması, prematüre doğacak bebeğin doğduğu andan itibaren yaşama şansını yükseltiyor. Çünkü doğum sonrası yapılacak ilk müdahaleler son derece önemli.
Doğum uygun bir hastanede gerçekleşmediği zaman, prematüre bebeğin tecrübeli bir ‘transport’ yani taşıyıcı ekiple, uygun koşullarda yoğun bakım ünitesi olan bir merkeze sevk edilmesi gerekir. Çünkü bu ulaşım süresinde yaşanacak olumsuzluklar bebeğin hayatta kalma şansını ya da ileride nörolojik özür meydana ortaya çıkma riskini etkiliyor.
Prematüre bebekler, uzun süre yoğun bakımda kalabiliyorlar. Bebek ne kadar erken doğduysa ve doğum ağırlığı ne kadar küçükse bu süre o kadar uzuyor. Yoğun bakım sürecinde uzmanlar, hemşireler ve ailelerin son derece dikkatli ve ilgili olmaları bebeğin daha kısa zamanda ve sorunsuz olarak bu dönemi atlatmasına yardımcı oluyor.
Prematüreleri bekleyen sorunlar Çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebekler yoğun bakım ünitesinden çıktıktan sonra da ilerki dönemlerde de çeşitli sorunlar yaşayabiliyorlar. Ancak bu sorunların hepsinin görülmesi gibi bir durum söz konusu değil. Bebekten bebeğe göre farklı derecelerde farklı sorunlar yaşanıyor.

38. gebelik haftasından (37 hafta + 6 gün) erken dünyaya gelen bebeklere prematüre bebek denir. Gebelik süresini (38 – 40 hafta ) tamamlamış olduğu halde doğum ağırlığı 2500 gr altında doğan bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek, doğum ağırlığı 1500 gr altındaki bebeklere de çok düşük doğum ağırlıklı bebek denir.
Prematüre doğuma neden olabilen etmenler ;

A . Anneye ait nedenler :

Önceki doğumda preterm doğum öyküsü
Malnütrisyon
Uterus anomalileri
Anne yaşının 16’dan küçük, 35’den yüksek olması
Annenin kalp hastalığı
Sık doğum
Enfeksiyon
Travma
Hipertansiyon
Sigara, alkol
Fazla aktivite
Düşük sosyoekonomik düzey
Stres
B. Bebeğe ait nedenler :

Çoğul gebelikler
Kromozom anomlileri
Amnion sıvısının fazla oluşu
Konjenital kızamıkçık
C. Doğum ağırlığı eksikliğine neden olabilen etmenler :

Plesanta yetersizliği, malformasyonalar, vasküler bozukluklar
Annenin akut-kronik hastalıkları
Ağır işte çalışma
Gebelik bakım ve beslenme yetersizliği
Sigara, alkol, ilaç ve uyuşturucu kullanma alışkanlığı
Sosyo-ekonomik etmenler
Gebelikte geçirilen enfeksiyon hastalıkları
Annenin yaşça çok küçük veya ileri yaşta olması
Prematüre bebeklerin vücut yapıları zamanında doğmuş bebeklerden farklıdır.Mideleri çok küçüktür, kolayca kusabilirler. Emme ve yutma refleksleri zayıftır. Toplam ücut sıvıları daha fazla, glikojen ve yağ dokuları daha azdır. Vücut yüzeyleri ağırlıklarına göre fazla olduğu için ısı ve su kayıpları daha fazladır. Beslenme sırasında yorgunluk, aspirasyon ve sonra da regurjitasyon olabilir.

Prematüre bebeklerde sindirim sistemi

Sindirim ve emilim işlemlerinin başlayabilmesi için prematüre bebeğin emme ve yutma fonsiyonlarını yerine getirebilmesi gereklidir. İlk yutma hareketleri intrauterin 12-16. haftalarda amniotik sıvının yutulması ile başlar. 32. haftadan önce doğan bebeklerde emme hareketleri azdır ve hiç yutma hareketi olmayabilir. Zamanında doğan bebeklerde emme-yutma hareketlerinin olgunlaşması doğumdan sonraki 1-2 gün içinde olurken, özellikle 2000 gramın altındaki pretermlerde günler, haftalar gerekebilir.

Prematüre bebeklerde trigliserit sindirimi için lingual lipaz ve bir miktar tükrük amilazı bulunur. Gastrik asit sekresyonu ise düşüktür. Postnatal 4. haftada uygun düzeylerine ulaşıncaya kadar midede HCL salgısında artış olur. Yüksek gastrik asit sekresyonundaki yetersizliğe ilave olarak, pepsinojen salınımı da yarı yarıya azdır. Preterm bebekler beslendikten sonra pepsinojen aktivitelerinde artış olduğu belirlenmiştir. Yüksek gastrik pH ve düşük pepsinojen düzeyleri immünoglobulinlerin aktivitesinin korunması açısından önemli olabilir. Prematürelerin midesinde gsatrik lipaz üretimi fazladır. Bu yağ sindiriminde önem taşır.

Gebelik yaşları 32-34 hafta olan prematürelerde term bebeklere göre pankreatik amilaz, lipaz, tripsin ve kemotripsin düzeyleri çok yetersizdir. Ancak pankreatik proteaz aktivitelerinin düşük oluşu anne sütünde bulunan Ig, laktoferrin, lizozim gibi proteinlerin parçalanmasını engeller.

Pretermlerde safra asit miktarı zamanında doğan bebeklere göre yarı yarıya azdır. Yağ malabsorbsiyonu görülebilir. Azalmış safra asidinin nedeni ise, safra asitlerinin ileumdan emilimindeki yetersizlik ve jejenumnun safra asitlerine daha geçirgen olmasıdır. Ayrıca enterohepatik dolaşım da olgunlaşmamıştır.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • pramatüre