Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

SİGARA-KORONER KALP HASTALIĞI İLİŞKİSİ

Genel kategorisine
8 Haziran 2012
eklenmiştir.

SİGARA-KORONER KALP HASTALIĞI İLİŞKİSİ

Sigara içilmesi ile koroner kalp hastalığı arasında güçlü bir ilişki vardır. Koroner kalp hastalığı sigara içenlerde daha fazla görülür. Bu konudaki ilk bilgiler 50 yıl öncesine kadar gitmektedir. İlk kez 1950’li yıllarda sigaranın sağlık üzerindeki etkilerinin incelendiği araştırmalarda sigara içenlerde akciğer kanserinin daha fazla görülmesinin yanı sıra koroner kalp hastalığının fazla görülüyor olması da dikkatleri çekmiştir. Sigara içen kişilerde damar yapısı bozulur, zaman içinde damar sertliği (ateroskleroz) gelişir. Kan damarlarının iç yüzeyi normal durumda çok ince ve narin bir taba-ka ile kaplıdır, damarın iç yüzeyi pürüzsüz bir yüzeydir. Bu şekilde kan, damarlar içinde rahatça yol alabilir. Damar iç yüzeyinin pürüzsüz yapısı bozulursa kan akışı güçleşir, damar içinde kan akışı yavaşlar, zamanla damar kenarlarında pıhtılar oluşmaya başlar. Bu değişiklikler sonucunda damarda daralma olur, hatta daha ileri durumlarda damar tıkanabilir. Da-ralan damardan az kan geçebileceği için bu damardan beslenen organ yeterli kadar beslenemez. Damarda tıkanma olursa o zaman bu damardan beslenen dokular ve organlar hiç kan alamaz, zamanla harabiyete uğrar. Daralma veya tıkanma koroner damarlarda olduğunda kalbin beslenmesi yetersiz hale gelir ve bu durum göğüs ağrısı ve diğer belirtiler şeklinde kendini gösterir.

Sigara içenlerde koroner kalp hastalığı görülme olasılığı artar. Günde içilen sigara sayısı ne kadar fazla ise risk o ölçüde fazladır.

Damar yüzeyinin bozulması, damar duvarında hücrelerin ve diğer mad-delerin birikmesi bakımından sigara içilmesi çok etkilidir. Sigara içilmesi ile kandaki iyi tabiatlı olan kolesterol (HDL kolesterol) miktarı azalır. HDL kolesterol koroner kalp hastalığından koruyucu etki yapmaktadır. Buna karşılık iyi olmayan kolesterol (LDL kolesterol) miktarında artma olur. So-nuç olarak HDL kolesterol ile LDL kolesterol ara-

sındaki denge bozulmuş olur ki bu durum damar sertliğinin meydana gelmesi bakımından önemli bir faktördür. Sigara içilmesi sonucunda damar içinde-ki kanın akışkanlığı da azalır, bu da damar sertliğini kolaylaştırıcı etki yapar. Öte yandan sigara içildiği zaman sigara dumanı içinde bulunan karbon mo-noksit gazı da kana karışmaktadır. Karbon monok-

sit de damar sertliğinin gelişmesi bakımından etkili olmaktadır. Bir çalışmada %2 ve %4 oranında kar-bon monoksit bulunan hava soluyan kişilerde koroner damarlardan olan kan akımının yavaşladığı, %4 oranında karbon monoksit bulunan hava soluyan-larda azalmanın daha ciddi boyutta olduğu saptan-mıştır. Sigara içenlerin kanındaki karbon monok-sit oranı %5 düzeyine çıkmaktadır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre sigara içilmesi durumunda koroner damarlardan geçen kan akımının ciddi şekilde azalmakta olduğu anlaşılmaktadır.

Damar sertliği bakımından karbon monoksitten başka sigara dumanın-da bulunan formaldehit, nitrozaminler, akrolein, azot oksitleri gibi madde-lerin de etkisi vardır. Sigara içilmesinden sonra 5 dakika içinde koroner damarlardaki direnç %21 oranında artar ve koroner damarlardan geçen kan miktarı %5 oranında azalır. Sigara içilmesi sürekli hale geldiğinde bir süre sonunda koroner damarlardaki daralma da sürekli hal alır, bu durum-da damarlardan kanın geçmesi güçleşir.

Sonuç olarak sigara içilmesi ile kalp krizi geçirme arasında net bir ilişki vardır. Dünyanın değişik ülkelerinde eş zamanlı olarak yapılan çalışmada sigara içenlerin kalp krizi geçirme riskinin daha fazla olduğu ve içilen siga-ra sayısının artması durumunda kalp krizi riskinin daha yükseldiği ortaya konmuştur. Bu çalışma sonuçlarına göre sigara içmemiş olanların riski 1 olarak kabul edildiğinde;

• sigara içmiş ve terketmiş olanların riski 1.3

• günde 15 taneden az sigara içenlerin riski 2.0

• günde 15-24 tane sigara içenlerin riski 3.1

• günde 25 ve daha çok sayıda sigara içenlerin riski 4.9 kat artmış olarak bulunmuştur.

İtalya’da yapılan bir başka çalışmada da kalp krizi olgularının %50’sinin sigara içilmesi sonucu meydana geldiği, yani kalp krizi olgularının yarısı-nın sigara içilmesine atfedilebileceği hesaplanmıştır. Bir başka çalışmada da sigaranın bırakılmasından sonraki 3 yıl içinde kalp krizi geçirme riskinin yarıya düştüğü, 6 yılın sonunda da riskin sigara içmeyen kişilerin düzeyine indiği ortaya konmuştur.

Sigara ile koroner kalp hastalığı ilişkisi yalnızca sigara içenler açısın-dan değildir. Sigara içilen ortamda bulunan ve sigara dumanından pasif olarak etkilenen kişilerde de koroner kalp hastalığı riski artmaktadır. Ben-zer şekilde az sayıda (günde birkaç tane) sigara içenlerde de koroner kalp hastalığı sigara içmeyenlere göre daha fazla görülmektedir.