Bugün
sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler

Sinir Ucu İltihabı Belirtileri

Salı, 6 Mart 2012
Sinir Ucu İltihabı Belirtileri

Sinir Ucu İltihabı Belirtileri

Çok ağrılı ve rahatsız edici bir hastalık olan sinir ucu iltihabı belirtileri şöyledir;

Zona veya sinir ucu iltihabı olarak da bilinen hastalık Herpes zoster adı verilen suçiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur. Virüs, sinir düğümlerinde pasif bir şekilde yaşamını sürdürür. Vücudun bağışıklık sistemi zayıfladığında, virüs aktifleşir ve gece yanığı denilen hastalık ortaya çıkar.

Suçiçeği geçirenlerin %20’ si zona hastalığına yakalanmaktadır. Hastalık bulaşıcı olmayıp sadece suçiçeği geçirmemiş olanlara bulaşabilmektedir. Fakat bu kişilerde zona değil, suçiçeği gelişir. Bölge olarak genelde sırt, karın, bacak, boyun ve yüzde meydana gelmektedir. Göz ve çevresi en tehlikeli olandır. Ayrı bir uzmanlık alanı istemektedir.Hastalık tekrarlayabilen bir hastalık olup, ilerleyen yaşlarda daha sık görülebilmektedir.

Zona ve zona sonrası geçmeyen ağrılarda neler yapılabilir?
Suçiçeği hastalığına neden olan virüsün oluşturduğu, vücudun tek tarafındaki ağrılı döküntülerle seyreden hastalığa ‘Zona’ adı verilir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda (stres,şiddetli grip ve diğer hastalıklar, ameliyatlar veya kanser), vücutta bulunan virüs faaliyete geçer ve Zona hastalığı oluşur. Yüz, boyun, kol, göğüs veya karın bölgesinde, tek taraflı, kırmızı döküntüler ve şiddetli ağrı ile seyreder. Ağrılar genellikle üç hafta kadar sürer ve hastalık sonlanır. Döküntüler başladığında, Zona’ya yönelik kremler ve tedaviler uygulanır. Ancak bu tedavi yeterli olmayabilir. Bu aşamada, Zona virüsünün yayıldığı sinirlerin çevresine, ilaç enjeksiyonu uygulanmalıdır. Sinir kökünden yayılan ağrının baskılanması sayesinde, hastanın ağrısı geçer ve yalnız krem ile tedavi edilenlere göre hastalık çok daha hızla iyileşir. Bazı hastalarda, özelliklede ileri yaşlarda Zona geçirenlerde, hastalık sonlandığı halde şiddetli ağrılar kesilmez. Bu duruma ‘Zona Sonrası Nevralji’ (Post Herpetik Nevalji) denir. 50′li yaşlardan sonra sık olarak görülür. Gençlerde de ortaya çıkabilir. Tedavisi güçtür. Bu nedenle Zona geçirirken önlem almak gerekir.

Zona ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır. 65 yaşın üzerindeki nüfusun intihar nedenleri arasında, tedavi edilmemiş Zona ağrısı ilk sıralardadır. Vücuttaki diğer nevrit ve nevraljilerde de (sinir dokusu ağrıları ve sinir ucu iltihapları) ağrı tedavisi olanakları vardır. Özellikle sık olan türü, yüzün tek tarafında çok şiddetli ağrılarla seyreden Trigeminal Nevralji’dir. Böyle durumlarda, özel ağrı ilaçları ve enjeksiyon teknikleri ile tedavi sağlanabilmektedir.

Ayaklarda ve bacaklarda hissedilen ve derinlerden gelen kişiyi rahatsız edici hoş olmayan bir duygu bir histir.İnsanı özellikle yatakta rahatsız eden bu şikayet uykuyu da engellediği için önemlidir.Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte 50 yaşından sonra görülme sıklığı daha fazladır.Hanımlarda erkeklere göre daha fazla rastlanmaktadır.
Toplum genelinde /8-12 gibi bir oranda görülen bu hastalıkta irsiyet faktörlerinin rolü vardır.Huzursuz bacak hastalığı adından da anlaşılacağı gibi insanları öncelikle huzursuz etmekte.Hastalar bu huzursuzluğu tanımlamakta ciddi olarak zorlanırlar.Bir kısmı kramp gibi kas kasılması oluyor derken bir kısım hasta ise kaslarım ağrıyor diye tanımlamaya çalışır.Ayaklarımda karınca veya böcek yürüyor gibi bir his beni rahatsız ediyor tarifi ise bu şikayeti daha iyi açıklıyor sanırım.
Şikayetler büyük oranda ayaklarda hissedilirken bazı hastalar aynı şikayetlerin kollarda hatta karın gögüs gibi bölgelerde de olduğu konusunda israrcıdırlar.Gündüz yoğun iş ve mesai saatlerinde pek rahatsızlık vermeyen bu şikayetler gecenin ilerleyen saatleri ile birlikte hastaları daha fazla huzursuz eder ve zor durumda bırakır.
Uykuya dalınacağı zamanlardaki sakinlik ve gevşeklik şikayetleri adeta alevlendirip kişiyi daha fazla huzursuz eder.Bu huzursuzluk bazen o kadar hastayı olumsuz etkiler ki hasta adeta yatağa gitmeye hatta uzanmaya korkar olur.
Ayaklarda yapılan bir hareket, bacak çekme, parmak kımıldatma gibi bir eylem hastayı derhal rahatlatır.Hasta bu duruma zamanla alıştığı için devamlı ayaklarını hareket ettirme ihtiyacı içine girer.Adeta bir tik gibi bir istemsiz hareket gibi algılanan bu hareket kişiyi hemen rahatlattığı için başlangıçta hasta bu yolu bir çözümmüş gibi görür.
Zamanla şikayetlerin kalıcı olduğunun görülmesi ile stres ve gerilim unsurları devreye girmeye başlar.Şikayetlerin devamlı hale gelmesi nedeni ile psikolojik olarak ta şikayet ve bulgular görülmeye başlar.
Daha önceleri sadece akşamları hissedilen şikayetlerin gün içine yayılmaya başlaması hastaların hekimlere müracaatlarının da bir sebebidir.
Şeker hastalığı sinir ucu iltihabı kansızlık vitamin eksikliği nemli ve rutubetli ortamlarda çalışma klimalı ortamlar hastalığa benzer bulgulara sebebiyet veren diğer unsurlar olduğundan teşhis ve tedavide göz önünde tutulması gereken durumlar.
Huzursuz bacak hastalığının teşhisinde en önemli dayanak hastanın anlattıklarıdır. Nörolojik muayenede ve tetkiklerde pek bir bulguya rastlanmaz.Bazı hastaların reflekslerindeki zayıflama bu hastalığa özgü değildir.
Sigara alkol kolalı içecekler ve aşırı baharatlı gıdalar şikayetlerin daha fazla hissedilmesinin sebepleridir.Aşırı çay tüketimi aynı şekilde rahatsızlık hissinin duyulmasını artırır.
Tedavide önce zararlı olmamak kuralı önemsenmelidir.Özellikle uyku ilaçları uyuşturucu ilaçlar iyi sonuç verseler bile dikkatli olmak gerekecek tedavilerdir.Tedavide yararlı olan başlıca uygulamalara gelince:
1- Dengeli ve düzenli beslenme her durumda olduğu gibi bu şikayetlerin az hissedilmesi için önemsenmelidir.
2- Şikayetleri azdırdığı bilinen sıgara kahve çay ve kolalı içecekler hiç olmazsa akşam saatlerinde terk edilmelidir.
3- Çalışılan ortamlarda belirli aralarla istirahatler ve ayakları dinlendirme önemli bir yardım vasıtasıdır. Düzenli uyulmaya çalışılmalıdır.
4- Masaj yoga refleksoloji gibi yardımcı tedavi unsurlarından yararlanmak mümkündür.
5- Akupunktur laser magnetik alan tedavileri başarılı sonuçlar almamıza yardım eder.
6- B vitamini ve C vitamini destek tedavileri hastaları rahatlatır.
7- Hastaların iyi geldiği için kullandıkları bilinçsiz ilaçlar kesilmeli ve yerine zararı olmayan ama yararı da bilinen ilaçlar tercih edilmelidir.
8- Bazı vakalarda beyinden salgılanan dopamin maddesinin eksikliği söz konusu olduğu için tedavi desteği bu yöne kaydırılabilir.
9- İçinde demir bulunan iğneler kısa süreli kullanılarak yararlı olup olmadıklarına göre tedavideki yeri düzenlenmeli.
10- Tedavilere dirençli vakalarda buz masaji sirke masaji hatta alkol masajları geçiçi olarak çözüm sağlayabilirler.
11- Pratik hekimliğimde akupunktur ve tens tedavilerinden bu hastaların önemli yararlar elde ettiklerini söyleyebilirim..
12- Bazı vakalarda susam yağı çörek otu yağı veya saf sızma zeytin yağı masajlarından yarar görülebildiği için denenmesinde yarar vardır.
Huzursuz bacak sendromu sabır gayret ve paylaşım isteyen bir hastalık olup sadece ilaçlar sadece bazı uygulamalarla sonuca ulaşılmayabilir.Azimli kararlı ve hekim-hasta diyaloguna önem veren bir yol izlenirse sonuç almak o kadar da zor değildir.

Bu içerik için bazı arama önermeleri

  • sinir ucu iltihabı belirtileri
  • sinir ucu iltihabı bitkisel tedavi
  • sinir kökü iltihabı
  • sinir uçları iltihaplanması
  • sinir iltihabı
  • sinir ucu iltihabı nasıl geçer
  • sinir ucu iltihabi tedavi
  • sekizinci sinir iltihabi nedir nasil anlaşilir
  • sinir iltihabı bitkisel tedavi
  • sinir iltihabi nasil gecer

1. Yorumlar yazarken Türkçe kurallarına uyulması zorunludur.

2. Her üye yazdığı yorumdan kendisi sorumludur.

3. Küfür, argo ve hakaret içeren yorumlar asla yayımlanmaz.

Sinir Ucu İltihabı Belirtileri başlıklı içerik için hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu siz yapın.

Copyright © Sagligin.Net Hastalık ve Sağlık bilgileri - sağlık, ağız sağlığı, diş sağlığı, kadın sağlığı, hastalıklar, beslenme, zayıflama, diyet, sağlık bilgileri, şifalı bitkiler, besinler