Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Stresin Saç Dökülmesine Neden Olan Etkileri

Bakım kategorisine
4 Şubat 2012
eklenmiştir.

Stresin Saç Dökülmesine Neden Olan Etkileri

Stres yüzyıllardır bütün hastalıkların ana nedeni olarak gösterilmiştir. Bunlardan biride saç dökülmesi. Stresin saç dökülmesindeki etkileri inanılmayacak kadar çoktur. Stresin saç dökülmesine neden olan etkilerini sitemizden öğrenebilirsiniz.

Birçok hastalığın ve rahatsızlığın ana maddesi olarak gösterilen stres, kişinin bu duruma verdiği psikolojik tepkiler dolayısıyla saç dökülmesine neden olabilmektedir.Genellikle saç dökülmesine neden olan stres biçimleri; sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı ve diğer tüm ciddi stres tiplerinde görülmektedir. Tıp dilinde bu durum telojen affeluvium olarak adlandırılırken, kronik, sinsi, yavaş gidişli saç dökülmeleri, dış etkilerin yanında psikonevrozlar ve kronik anksiyet nedeniyle de görülebilir.
Tıpta Alopesi areata olarak adlandırılan saç kıran sorunu da stres gerekçesiyle ön plana çıkarken, 2 ile 2.5 santimetre çapında dairesel saç dökülmeleri gerçekleşebilir. Bu durum her iki cinste de görünebilirken, çoğu vaka stres sonucunda kendiliğinden iyileşir.

Yüzyıllardır kadın ve erkeklerde görülen saç dökülmesinin altında pek çok etmen yatıyor. Uzmanlar, kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülen bu hastalığın pek çok nedeni olduğunu belirtiyor. Stres kaynaklı saç dökülmelerinin görülebileceğini kaydeden uzmanlar, kişinin bu duruma verdiği psikolojik tepkilerin de saç dökülmesini tetikleyeceği yönünde uyarıda bulunuyor. Örneğin, sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı gibi akut ve ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabiliyor.
Saç dökülmesinin hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebildiğini belirten uzmanlar, bu Sağlık sorununun altındaki temel nedenin “stres” olabildiğine dikkat çekiyor. Erkeklerde saç dökülmesinin kadınlara oranla daha sık görüldüğünü söyleyen uzmanlar, bu sağlık sorununun 25 yaşına kadar erkeklerin yüzde 25’ini, 40 yaşına kadar yüzde 40’ını, 50 yaşına kadar yüzde 50’sini etkilediğini kaydediyor. “Deri hastalıklarıyla stres ve ruhsal olaylar arasındaki ilişki öteden beri bilinir. Kişi psikolojik sıkıntılarını, kişisel ya da ailesel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde yansıtabilmekte. Ayrıca kendiliğinden oluşmuş bir deri problemi (saç dökülmesi) kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara; hatta psiko-sosyal olumsuzluklara yol açabilmekte” diyen uzmanlar, saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişkinin söz konusu olabileceğini vurguluyor. Uzmanlara göre bu ilişki ise şu şekilde gerçekleşiyor:
“Birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde organik bir neden olmaksızın, stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir. İkinci ilişki ise saç dökülmesi sonucu oluşan görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır.”
Uzmanlar, saç dökülmesinin tedavisine geçmeden önce de “saç dökülmesi tipinin” mutlaka bir hekim tarafından incelenmesi gerektiğini dile getiriyor. Çünkü birçok hastalıklardan kaynaklanabildiği gibi, hormonal, metobolik ve besinsel etkiler ile de saçlar dökülebiliyor. Bunlar ortadan kaldırılmadan yüzde 100 tedavi ise hiçbir zaman mümkün olmuyor.
SIRMA SAÇLARA STRES ŞOKU
Stres zemininde gelişen saç dökülmelerine ilişkin çeşitli önlemlerin çok eski tarihlere dayandığına işaret eden uzmanlar, tıp literatürünün ani ve ciddi stres sonucu ortaya çıkan dramatik saç kayıpları örnekleriyle dolu olduğunu kaydediyor. Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı gibi akut ve ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabiliyor. Tıpta ise bu duruma stresle tetiklenen “telojen effluvium” deniliyor. Kronik, sinsi, yavaş gidişli saç dökülmelerinde, dış etkilerin yanında psikonevrozlar ve kronik anksiyete (kaygı) de etkili oluyor. Burada saç köklerinin anajen evreden telojen evreye, prematür presipitasyonu yoluyla strese yanıt oluştuğu düşünülüyor.
Uzmanlar tıptaki adı “Alopesi areata” olan saç kıran için ise şu bilgiyi veriyor:
“Madeni para büyüklüğünde yani 2-2.5 cm çapında dairesel saç dökülmesidir. Her iki cinste oluşabilir. Çoğu vaka kendiliğinden geçer. Bu hastalığın ortaya çıkışında psiko-sosyal streslerin etkili olduğu belirtiliyor. Özellikle çocuk hastalarda yapılan incelemelerde saç dökülmesi öncesi dönemde çocukların Negatif yaşam olaylarıyla karşı karşıya kaldıkları tespit edilmiş.”
Psikolojik stres sonrası olan saç dökülmelerinin altında yatan esas olay psiko-nöroendokrin sistemle immun sistem arasındaki karmaşık etkileşmedir. Yani immun sistem; psikolojik olayların etkisiyle harekete geçer ve sonuçta saç dökülmesi meydana gelir.
Stres ile saç dökülmesi arasındaki ikinci ilişki saç dökülmesinin neden olduğu psikolojik sorunlardır; diğer adıyla stres. Saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler “benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı ve kendine güven” gibi duyguların bu durumu etkilediğini ortaya çıkardı.
Uzmanlar saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerin bunu nasıl karşıladıklarını ise şöyle dile getiriyor:
“Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla Depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, öz benlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkarken, kadınlarda ise günlük yaşamları negatif yönde etkilediği ve sosyal problemler yaşattığı görülmüştür. Erkeklerin aktif olarak bu durumla başa çıkabildikleri; ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, çekicilik gibi kültürel ve kişisel özel anlamlar verildiğinden başa çıkmalarının daha zor olduğu tespit edilmiştir. Bu tip kişiler toplum içersinde daha gergin ve utangaç davranmakta, boyunlarını daha dik tutmakta (boyun ağrısına yol açan), sık sık saçını yıkamak, kurutmak gibi yöntemlere başvurmaktadır. Sonuç olarak stresli, gergin, psikolojik problemleri olan bireyler olmaktadırlar. Tedavi konseptinde bu durum dikkate alınmalıdır. Tedavide bilgilendirme, empatik dinleme ve davranışları iyileştirme gibi psikosoyal destek gerekirse ilaç tedavisi uygulanabilir