Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Tatlandırıcılar Nelerdir ?

Genel kategorisine
23 Ağustos 2012
eklenmiştir.

Tatlandırıcılar Nelerdir ?

Aroma ve tadı daha cazip hale getirmek, tatlı tadı vermek amacıyla kullanılırlar.
Hem tatlı tadı isteyen, hem de fazla enerji almak isteme-yen tüketiciler ve tüketici beklentilerini karşılayarak kar etmek isteyen üreticiler tatlandırıcı kullanımını desteklemektedirler. Yaklaşık bir asırdır kullanılan sakkarinin, deney hayvanlarında mesane kanserine yol açtığının belirlenmesi ile kullanımı yasaklanmış, ancak bu deneylerde çok aşırı dozların kullanılmış olması, 6000 diabetli üzerinde yapılan çalışma-larda sakkarin kullanımı ile mesane kanseri oluşumu arasında ilişki bulu-namaması ve 5000 den fazla mesane kanserli hastayı içeren 6 çalışmada da yapay tatlandırıcı kullanımı ile mesane kanseri oluşumu arasında ilişki bulunamaması nedeniyle kullanımına izin verilmiştir.
1940 yıllarında keşfedilen siklamatlar 1950’li yıllarda yeni bir tatlandırı-cı olarak kullanılmaya başlamıştır. Sakkarinde olduğu gibi yüksek dozları-nın mesane kanseri riskini artırması nedeniyle 1970 yılında kullanımı FDA tarafından yasaklanmıştır. Ayrıca siklamat ile tatlandırılmış besin tüketi-minden sonra allerjik reaksiyonlar rapor edilmiştir. 10:1 oranında sakkarin ile siklamat karıştırılarak kullanılmaktadır. Yukarıda sakkarin kullanımına izin verme gerekçeleri siklamat için de geçerlidir.
1965 yılında raslantı ile aspartam keşfedilmiş ve 1982 yılında kullanıl-maya başlamıştır. L aspartik asit ile L fenilalaninin oluşturduğu bir dipeptid olan aspartam ile ilgili tüketici yakınmaları baş ağrısı, baş dönmesi, epilep-tik belirtiler ve menstrüel sorunlardır. Bu iddialar bilimsel çalışmalarla doğ-rulanmamıştır. Yapılan kapsamlı çalışmalarda aspartamın ve parçalanma ürünlerinin (aspartik asit, fenilalanin, metanol, diketopiperazin) önemli bir sağlık sorunu oluşturmadığına karar verilmiştir. Beyin fonksiyonlarını de-ğiştirici, davranış değişikliklerine yol açıcı etkileri izin verilen tüketimin 3-4 katı fazla dozlarda bile elde edilememiştir. Doksandan fazla ülkede kulla-nımına izin verilmiştir. Fenilketonuri hastaları için aspartam içeren besinle-rin etiketinde fenil alanin içerir uyarı ibaresinin bulunması zorunludur.
1967 yılında yine raslantı ile bir asetoasetik asit türevi olan asesülfam K keşfedilmiş ve 1983 yılında tatlandırıcı olarak kullanımına izin verilmiş-tir. Sakkarine yapısal benzerliği nedeniyle, çok yüksek dozlarda mesane kanserine yol açabileceği düşünülmüştür. Yapılan çalışmalarda deney hayvanları uzun süre yüksek doz alsalar bile karsinojenik etki saptanama-mıştır. Teratojenik ve mutajenik etkili bulunmamıştır. Aspartam ile birlikte kullanımı sinerjetik etki sağlayarak kullanım düzeyini azaltmıştır.
Şeker alkolleri gastrointestinal kanaldan yavaş emilmeleri nedeniyle kan glukoz ve insülin düzeylerine daha az etki ederler. Enerji değerlerinin normalde 4 kal/g olması beklenirken, yavaş emilmeleri nedeniyle daha düşüktür. A.B. Etiketleme direktifinde poliollerin enerji değerini 2.4 kal/g olarak belirtmiştir. Osmotik diareye yol açmaları nedeniyle besinlerde kul-lanımları ve günlük alımları sınırlandırılmaktadır. Bireysel ayrıcalıklar ol-makla birlikte günde 50 g’ın üzerinde alındıklarında diareye neden olabilir-ler. Poliol içeren besinlerin etiketinde fazla tüketimi diareye neden olabilir uyarı ibaresinin bulunması gerekir.