Sağlık Ansiklopedisi

Hastalık ve Sağlık Bilgileri

Yüz Ağrısı

Genel kategorisine
4 Mart 2012
eklenmiştir.

Yüz Ağrısı

Yüz ağrısının çok çeşitli nedenleri olmakla birlikte belirtilerine göre değişiklikte gösterebilmektedir. Ayrıca yüzdeki sinir kökenli ağrılardır.

Bunların en yaygın olanı damarsal yüz ağrısıdır. Damarsal yüz ağrısı, atardamarların çalışmasındaki bir tür bozukluktan dolayı ortaya çıkar. Günde bir ile sekiz defa kadar, kriz şeklinde kendini gösterir.

Bu krizlerin her biri 15 ile 90 dakika kadar sürer; birkaç gün veya iki ile üç ay arayla peryodik olarak yeniden başlar. Bazen birkaç ay, hattâ birkaç yıl boyunca tekrar etmeyebilir. Ağrı, daima kafanın aynı tarafında hissedilir.

Kimi zaman şakaklara, çeneye ya da diş etlerine doğru yayılabilir ve çeşitli belirtiler ortaya koyar:

1) Gözlerin kızarması ve sulanması,
2) burnun tıkanması veya akması,
3) alında ve yüzde aşırı terleme,
4) göz kapağının şişmesi veya çökmesi,
5) cildde aşırı duyarlık gibi.

Migren, yani yarım baş ağrısının aksine, damarsal yüz ağrısına yol açan belli sebepler (bazen alkol olabilir) ve aileden gelen özellikler bilinmektedir.

Damarsal yüz ağrısı, genellikle 15 ile 40 yaşlarında başlar ve özellikle erkeklerde (yüzde 75 oranında) görülür. Damarsal yüz ağrısının değişik bir şekli olan kronik ve paroksistik hemikrani, kadınları daha çok etkiler. Bu ağrı türünde, kriz süresi daha uzun (yaklaşık 13 dakika) olup daha sık tekrarlanır (genel olarak günde beş defadan fazla).

Yüz ağrılarının diğer bir şekli olan trigeminal (kafa siniri) nevraljisi de yine en çok kadınları etkilemektedir. Bu ağrı türü, çok kısa süreli (birkaç saniye ile bir-iki dakika kadar) ve günde defalarca tekrarlanan krizler şeklinde kendini gösterir. Sebebi bazen skleroz gibi nörolojik bir hastalığa bağlanan trijümo nevraljisinin diğer sebepleri bilinmemektedir.

Yüz ağrısının teşhisi, hastanın sorgulanmasına ve klinikte gerçekleştirilen incelemeye dayanır. Manyetik rezonans (MR) görüntüsüne ve biyolojik analize, özel durumlar (kriz aralarında ağrı, nörolojik belirtiler, vb.) haricinde, ihtiyaç duyulmaz.

Tedavisine gelince….
tedavide, migrene karşı kullanılan ilâçlardan yararlanılır. Bunlardan, 70 yıldan beri kullanılan ergotamin ve özellikle 90’lı yılların başlarında ortaya çıkan triptan türüne dahil ilâçlar başarıyla kullanılıyor. Deri altına zerk yoluyla alınan triptanlar, yaklaşık yüzde 70 oranında etkili olmaktadır. Maske ile oksijen uygulama tedavisi de aynı oranda başarı sağlamakta ve birkaç dakika içinde ağrıları gidermektedir.

Tedavide sık sık olmak üzere hipertansiyon, depresyon, epilepsi, vb. hastalıklara karşı kullanılan ilâçlardan da yararlanılır. Başarıya ulaşılamadığı takdirde, cerrahî müdahale kaçınılmaz olabilir.

Trigeminal nevralji, direk olarak beyinden çıkan 12 çift sinirden beşincisi olan “trigeminal sinir”in tutulduğu, çok şiddetli ağrılarla seyreden bir hastalıktır. Trigeminal nevralji olabilecek en şiddetli ağrılardan biri olarak bilinir ve otuz yaş altında çok nadir olarak görülür. Hastayı, günlük aktivitelerini, hatta yaşamsal işlevlerini dahi yapamaz duruma getirebileceğinden en kısa sürede tanının konması ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir rahatsızlıktır. Buna karşın hastalar genellikle çaresizlik içinde hekimden hekime dolaşır ve bu başedilmesi çok zor ağrılar nedeniyle ümitsizliğe kapılırlar.

Trigeminal nevraljinin en sık sebebi sinirin komşuluğundaki damarsal oluşumlardaki yapısal farklılıklar ve bozukluklardır. Bunun yanısıra kafa içindeki iyi veya kötü huylu kitleler veya Multipl Skleroz da trigeminal nevralji nedeni olabilirler.

Ağrı, trigeminal sinirin yayıldığı yüz bölgesinde, kısa süreli (birkaç saniye ile bir-iki dakika arası), tekrarlayan, elektrik çarpması tarzındadır. Genellikle yüzün dış kısmında, ağız içinde ağrının başlamasını tetikleyen noktalar bulunur. Bu sebeple hasta bu bölgelere dokunmaz, dokundurtmaz; yüz yıkama, diş fırçalama, hatta yeme gibi işlevlerden kaçınır.

Bayanlar olguların % 50 – 75’ini kapsar ve genelde 50 yaş sonrasının bir rahatsızlığıdır.

Trigeminal nevralji çözümü olan bir rahatsızlıktır!

Trigeminal nevraljide hastanın yaşı, sağlık durumu ve altta yatan neden tedavi seçimini etkileyen faktörlerdir. Genellikle ilk basamak ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinde dikkat edilecek noktalardan biri de, ilaç dozunuzu hekiminizin önerileri dışında kesinlikle değiştirmemek ve tedaviyi kesmemektir; aksi taktirde ağrınız tekrar ortaya çıkacak ve kontrol altına alınması daha zor olacaktır.

İlaç tedavisi faydalı olmazsa 60 yaş altı hastalar için önerilen tedavi mikrovasküler dekompresyon ameliyatı, yani, trigeminal sinirin kendine baskı yapan damarlardan biraz uzaklaştırılması ameliyatıdır.

60 yaş üstü hastalarda ise uygun tedavi radyofrekans dalgaları ile trigeminal sinirin ısıtılarak, ameliyatsız olarak devreden çıkartılmasıdır. ilk uygulamada başarı oranı % 90 civarındadır.
Tüm tedavi yöntemlerinin kendine özgü yan etkileri bulunmaktadır.

Bugün için ilaçla tedaviye yanıt alınamayan 60 yaş altı hastalarda ideal tedavi ve çözüm mikrovasküler dekompresyon ameliyatıdır. Bu ameliyatta kulak arkası bölgesinden girilerek beyin sapında trigeminal sinirin çıktığı lokalizasyonda sinire bası etkisi olan damar mikroskop altında saptanır ve bu damar sinirden uzaklaştırılarak araya teflon denilen bir yalıtım maddesi yerleştirilerek sinir bu basıdan kurtarılmış olur. Başarı yüzdesi %90′ ların üzerindedir ve deneyimli ellerde %1-3 riski bulunan bir ameliyattır.